Ülkeler Rehberi İzlenimleri

  1. İdealsas
    Şeyma Akdaş Beşli | 17.11.2016

    San Francisco hakkında ne bilmek istiyorsanız izlenimlerinden okuyabilirsiniz...

  2. San Francisco hakkında ne bilmek istiyorsanız izlenimlerinden okuyabilirsiniz...

    EC San Francisco’da asla sıkılmazsınız. Her gün mutlaka bir aktivite vardır. Her ayın 1 inde 30 günlük aktivite takvimi açıklanır. Ay içinde NBA maçı ya da ünlü bir müzikale gidilir. Beraber Kore ya Türk ya Çin yemeği organizasyonu yapılır. Okulda sinema günü, beysbol maçı, müze ya da üniversite gezilerine katılabilirsiniz. Öğretmenlerden Wasim ile birlikte Çarşamba günleri soccer günüJZaten SF de yapılacak o kadar çok var ki, siz de sınıf arkadaşlarınızla mutlaka plan yapmış oluyorsunuz.

     

     

    EC’nin bulunduğu yer konum olarak çok iyi. Tam merkezde ve çok işlek bir yerde. Okul çıkışı sahile yürüyerek gidebilirsiniz. EC’nin yönetim kadrosu çok eğlenceli insanlardan oluşuyor. İlk gün, oryantasyon ve seviye tespit sınavı yapılıyor. Oryantasyon sunumunda size şehri tanıtan sunumlar yapılıyor, alışveriş-yemek-ulaşım hakkında bilgi veriyorlar. Daha sonra bir banka ve bir telefon şirketi gelip öğrencilere bilgi veriyor. Eğer yanınızda yüklü miktarda para getirdiyseniz bankaya yatırmanız faydanıza olacaktır. Ve eğer uzun süreli kalacaksanız telefon hattı alabilirsiniz. Şehrin çoğu noktasında ücretsiz wifi olduğunu unutmayın. Burası Silikon Vadisi !! oryantasyon bittikten sonra yeni gelen öğrenci grubu ve koordinatör Ryan ile birlikte ufak bir şehir gezisine çıkıyorsunuz. Ertesi gün okulda sınıf listeleri açıklanmış oluyor ve sınıfınızda eğitim başlıyor. Her sınıfın 2 öğretmeni var. Okulda kitaplar ücretsiz veriliyor. Her 6 haftada bir seviye atlama sınavı yapılıyor. Burada aldığınız nota göre bir üst kura geçebilirsiniz. Ama insanlar sınavların zor olduğunu ve seviye atlamanın biraz zor olduğundan bahseder. (EC okullarının içinde en zor okul San Francisco’ymuş) Mezuniyette ise turuncu suits giyip kep atma töreni yapılır, herkes ufak bir konuşma yapar ve sertifikasını alır

     

     

    SF’de konaklama için fazlasıyla alternatif var. Ama yer bulmak oldukça zor. Rezervasyonlar genellikle 1 aylık ve üzeri şeklinde yapıldığından kısa dönemli yer bulmak sıkıntılı olabiliyor. EC’nin kendi yurdu olan Monastry’de kalırsanız çok eğlenceli bir yurt hayatınız olabilir. Çünkü o yurtta sadece EC’nin öğrencilerinin kalması avantaj. Çatı partileri, her akşam birisinin odasında toplaşma, yurttakilerle bara gitme ya da yurda çok yakın olan Dolares parkta piknikler. Bu yurdun dezavantajı kahvaltının dahil olmaması, okula yürüyüş mesafesinde olmaması ve bir de temizlik!. Bunlar önemli değil derseniz Monastry’de çok eğlenebilirsiniz. Özellikle 30 yaş altı gençler için ideal. Yok ben daha derli toplu temiz bir yer isterim derseniz, Usa Student Residance sizin için. Kahvaltısı güzel, temizlik iyi, okula yürüme mesafesinde. Buranın da etkinlikleri oluyor merak etmeyin. Konaklamada yapılması gereken en önemli nokta, 6 ay için gidiyorsanız 6 aylık para ödemeyin. Öncelikle 1 aylık para ödeyin ve gidip diğer yurt alternatiflerini de görün. Yoksa ödediğiniz parayı geri alamazsınız.

     

     

    SF yürümek için inşa edilmiş bir şehir. Yine de ben yürümem derseniz toplu taşıma çok güzel organize edilmiş. Aylık clipper card ücreti 70 usd. Metro-otobüs-vapur-tramvay hepsinde geçiyor. Cable cara binmeden gelmeyin tabi ki. Ve mutlaka bisiklet kiralayıp Golden Gate köprüsünü bisiklette geçinJ

     

     

    San Francisco’ya geldiyseniz gezecek çok yeriniz var demektir. San Diego-Los Angelas-Las Vegas-Monterey-Carmel-Grand Canyon-Tahoe Lake-Yosemite National Park, Silikon Vadisi.. daha bir çok yer.. Dünyanın en güzel sahillerinde gün batımını izleyebilir, belgesellerde gördüğünüz National Parklara gidebilir, Universal Studio’larında film çekme hilelerini görebilir, Six Flags’te hayatınızda binmediğiniz kadar roller costerlara binebilirsiniz. Bu yerlere arkadaşlarınızla beraber araç kiralayıp gidebilirsiniz. Okulda mutlaka gezi organizasyonu olur, onunla gidebilirsiniz. Ya da tren-uçak ulaşımlarını kullanarak gidebilirsiniz

     

     

     

    Şeyma Akdaş BEŞLİ

    Ticari Pazarlama Yöneticisi

    EC San Francisco Dil Kursundaİngilizce dil eğitimi aldı

    ABD, California eyaleti, San Francisco şehri

  3. İdealsas
    Çağla Arıç | 17.11.2016

    İngilizce öğretmeni olarak İngiltere'de “Teacher Training” programına katıldım..

  4. İngilizce öğretmeni olarak İngiltere'de “Teacher Training” programına katıldım...

    Merhabalar,

     

    Ben Çağla Arıç. İngilizce öğretmeniyim.

     

    Konuşma İngilizcemi geliştirmek üzere geçen sene İdealsas Yurtdışı Eğitim ve Danışman Aydın beyin desteği ile Malta’ya gitmiştim. Bu sene ise İngilizcenin ana vatanına gitmeye kararlıydım.

     

     

    İngilizce öğretmeni olarak İngiltere'de “Teacher Training” programına katılmak uzun süredir aklımdaydı. Aydın Bey'in Southampton da Lewis School of English'i önermesiyle bu düşüncemi gerçekleştirdim. 2 hafta General English ve hemen sonrasında 2 hafta “Reflective Teacher Training”  programına katıldım. Teacher training programı gerçek anlamda eğitim anlayışımı değiştirdi. Dersler İngilizce öğretmenliği eğitim fakültesi derslerine benzer ancak 2 haftalık programa bir İngilizce öğretmeninin meslek hayatı boyunca işine yarayacak veya karşılaşacağı problemleri çözebilecek dersleri koymuşlar ve tabi ki hepsi uygulamaya yönelik olduğu için akılda kalıcılığı çok fazla; kalabalık sınıflarda nasıl aktiviteler yapabiliriz veya hiç Türkçe konuşmadan ders içi her durumu öğrencilerimize nasıl İngilizce anlatabiliriz, öğrencilerimizi nasıl yakından tanıyabiliriz ve en güzeli hafta da bir dil okulunda ki dersleri gözlemleme ve ardından bizim “Micro Teaching” yapmamızdı.

     

     

    Anlattığımız dersi programa katılan meslektaşlarımız ve öğretmenimiz izliyor ve kendi dersimizle ilgili neyi çok iyi bulduk neyi daha da geliştirmeliyiz bunlar üzerinde konuşma ve kendimi tanımak adına harika bir deneyimdi. Öğretmenler her konuda yardımcı ve ilgili bir istediğiniz veya probleminiz olduğunda anında çözüm odaklılar. Okul gerçek anlamda standartlarını oluşturmuş ve dil öğrenmek, öğretmek isteyen herkes için fırsatlar oluşturmuş. Southampton ilk etapta sıkıcı bir şehir gibi görünse de şehri tanıdıkça yapılacak çok şeylerin olduğunu ayrıca diğer şehirlere çok yakın olduğundan dolayı her yeri ziyaret etme şansınızın olduğunu göreceksiniz.

     

    Çağla ARIÇ

    İngilizce Öğretmeni

    Uludağ Üniversitesi, İngilizce Öğretmenliği

    Lewis School of English Dil Kursunda İngilizce Dil Eğitimi Aldı

    İngiltere, Southampton

  5. İdealsas
    Arif Çakır | 17.11.2016

    İdealsas 10 gün içerisinde vizemi çıkarmayıp, bütün kayıt işlemlerini halletmese

  6. İdealsas 10 gün içerisinde vizemi çıkarmayıp, bütün kayıt işlemlerini halletmese Malta’ya gelemeyecektim...

    Merhaba, ben Arif Çakır,

     

    Boğaziçi Üniversitesi mezunuyum, ayni zamanda özel bir şirkette çalışmaktayım. Hazırlık eğitiminde takılmam sebebiyle İngilizce konusunda hep bir özgüven eksikliği hissediyordum. Sonrasında yurtdışı dil eğitimi için araştırmalar yapmaya karar verdim. Çalışma hayati öncesi son uzun fırsatımdı. Konuştuğum acenteler bana o yakinliği hissettiremedi, İdealsas Danışmanı Aydın Aykaç ile karşılasana kadar. İlk önce mailleştik fakat ben o sırada İdealsas'ı ve Aydin abiyi çoktan seçmiştim çünkü gayet net bir insandı kendisi yazışmalarda. İlk görüşmeye gittiğimde gayet samimi ve doğrucu bir tutumla karşılaştım. Öncelikle İrlanda’ya gitmem konusunda karar kıldık fakat çeşitle sebeplerle kararımı Malta'ya çevirdik. Bu süreçte Aydin Abi'nin iyiliklerini unutmam mümkün değil. Kendisini tatildeyken bile rahatsız ettiğim halde güler yüzle karşıladı hep beni sağ olsun. İyi ki de Malta olmuş diyorum kendime.

     

     

    4 haftalık Malta maceram başlamıştı, daha önce hiç yurtdışına çıkmamıştım ve tek gidiyordum. Heyecanlıydım. Normalde çok atılgan biri değilimdir. EC Malta okuluna kayıtlıydım. İlk günden okulun tanışma etkinliği olmuştu ve 4 farklı milletten arkadaş edinmiştim bile gün sonunda. Sonra okul başlayınca yeni yeni arkadaşlar edinmeye başladım. Ve yemekleri birlikte yiyip, okul sonrası birlikte takılıyorduk. Yeni insanlarla tanıştıkça özgüven gelmeye başladı, özgüven geldikçe konuşmaya devam ettim. İlk haftanın sonunda 13 farklı milletten arkadaşım olmuştu ve konuşmam akıcılaşmıştı. Artık Türkçe düşünüp çevirmiyordum. Direk konuşabiliyordum. Bununla birlikte okuldaki derslerimi hiç aksatmadım, okul bittiğinde mümkün olduğunca extra ders çalıştım. Okulun aktiviteleri size yeni insanlarla tanışma ortamı yaratmakta ve aynı zamanda tatil imkânı sunmakta. Eğer İngilizceniz orta düzeydeyse gelişiminiz daha hızlı olacaktır. İkinci ve üçüncü haftam öyle güzel İtalyan arkadaşlarla geçti ki okul sonrası bir haftalık İtalya tatilimde bana rehberlik edecekler. Okul hayatim boyunca tek bir Türk arkadaşla muhatap oldum ve o da benim kafadandı. Kendi aramızda genelde İngilizce konuştuk. Yeri geldi onun gramer yanlışlarını düzelttim, onu zorladım ama iyi oldu. Simdi bana teşekkür ediyor.

     

     

    Malta insanın aklını çelebilir çünkü gece hayati ve aktiviteleri insani cezbediyor ama hiç bir zaman asıl amacınızın İngilizce olduğunu unutmayın. Okulu sakin aksatmayın ve yeni insanlarla tanışın. İnsanlarla tanışmaktan çekinmeyin, buradaki insanlar çok sıcakkanlı. Malta’da 15 farklı ülkeden 30’dan fazla yabancı arkadaş tanıyarak ayrılıyorum. Bazıları bir arkadaştan fazlası oldu benim için. Çalışma hayatı öncesi güzel bir tatil oldu, İngilizcem gelişti ve bana burası çok şey kattı olumlu anlamda.

     

    EC okuluna da değinmek istiyorum. Herhangi bir sorun yasadığınızda hep güler yüzle yardımcı olmaya çalışıyorlar, hocaları gayet kaliteli zaten uluslararası bir okul, ben memnun kaldım. Buradan bir kez daha Malta Danışmanı Aydın Abime çok teşekkür ediyorum her şey için. Bana 10 gün içerisinde vize çıkarmayıp, bütün kayıt işlemlerini halletmese Malta’ya gelemeyecektim.

     

     

    Buradan %100 attandance ile, akıcı bir İngilizceyle, uluslararası geçerli Ec sertifikamla ve güzel arkadaşlık-anılarla ayrılıyorum. Yurtdışı ile ilgili kafanızda soru işaretleri varsa İdealsas size yardımcı olacaktır. Bir kere kapısını çaldığınızda farkı hissedeceksiniz.

     

    Goodbye Malta!

     

     

    Arif ÇAKIR

    Boğaziçi Üniversitesi, Kimya Öğretmenliği

    EC Malta Dil Kursundaİngilizce dil eğitimi aldı

    Malta, St. Julians

  7. İdealsas
    Ali Cem Aktan | 17.11.2016

    Burada Amerikalı arkadaşlarım var okul dışında da sürekli onlarla vakit geçiriyo

  8. Burada Amerikalı arkadaşlarım var okul dışında da sürekli onlarla vakit geçiriyorum...

    Okul hakkında bilgi vermek gerekirse ben gayet memnunum okuldan. Eğitimi olsun, hocaları olsun her şey çok iyi. Okul baya yardımcı oldu ilerlememde.

     

     

    Ama burada Amerikalı arkadaşlarım var okul dışında da sürekli onlarla vakit geçiriyorum. Okulun ücretleri ucuz diye pek bir beklentim yoktu açıkçası okuldan ama beklentilerimin üstünde çıktı.

     

    Los Angeles hakkında da birkaç şey söylemek gerekirse iklimi gayet güzel şuan İstanbul baya soğuk diye duydum. İstediğiniz her şeye ulaşabileceğiniz bir yer konum olarak da gezilip görebileceğiniz çok güzel yerler var.

     

     

    Gelecek olan arkadaşlar veya bilgi almak isteyen olursa bana ulaşırlarsa yardımcı olurum.

     

    Ali Cem AKTAN

    Yıldız Teknik Üniversitesi, Elektrik Mühendisliği

    Language Systems Los Angeles-Downtown Dil Kursun’daİngilizce dil eğitimi aldı

    ABD, California, Los Angeles

  9. İdealsas
    Uğur Ramazan Apçin | 17.11.2016

    Los Angeles’ta farkına varamasan da bir süre sonra anlıyorsun ki İngilizcen geli

  10. Los Angeles’ta farkına varamasan da bir süre sonra anlıyorsun ki İngilizcen gelişiyor...

    Merhabalar.

    Ben Uğur Ramazan Apcin. 06 Nisan – 26 Haziran tarihleri arasında Language Systems International’da 12 hafta eğitim aldım.

     

     

    Okuldaki eğitim güzeldi ama daha hızlı olabilirdi. Ancak Asyalılar dersleri çok yavaşlatıyor çünkü zor okuyorlar ve zor anlıyorlar. Öğrencileri zorlayacak bir sisteme de sahip değiller. Hiç çalışmadan 90 - 100 alıyordum hep. Biraz daha sert olsaydı dersler daha güzel olabilirdi.

     

    Okuldan ilk ay için aldığım yurt konaklama çok pahalı geldi. O yüzden değiştirdim kendim buldum bir yer. Yeni bulduğum yerden, iki vesait yaparak gidiyordum okula. Ama ev sahibi temiz olmasa da iyi niyetli tatlı bir kadındı. Pratik açısından pek katkısı olmasa da... Salon kültürleri yoktu. Odalarına çekiliyorlardı fazla görüşemiyorduk.

     

     

    Farkına varamasan da bir süre sonra anlıyorsun ki İngilizcen gelişiyor. Şehir sakin olsa da insanlar konuşkan otobüste bile durduk yere muhabbet edebiliyorlar senle.

     

    Son olarak, bu okula gidecek öğrenciler için önerim, ders için gerekli kitapları kesinlikle okuldan satın almasınlar. Öğrenciler de satıyor ikinci el. Okulda bir pano bulunuyor ve orada oda kiraları, satılık kitaplar var.  Ben kitapları o şekilde aldım ve aynı fiyata sattım.

     

    Uğur Ramazan APÇİN

    İstanbul Ticaret Üniversitesi, Uluslararası Ticaret

    Language Systems Los Angeles-Downtown Dil Kursun’daİngilizce dil eğitimi aldı

    ABD, California, Los Angeles

  11. İdealsas
    Sercan Aksoy | 17.11.2016

    Fiyatına göre okul verimliliği çok iyi, daha pahalı okullardan gelen arkadaşlar

  12. Fiyatına göre okul verimliliği çok iyi, daha pahalı okullardan gelen arkadaşlar var...

    Okuldan memnunum hocalar kaliteli, Türk oranı %5 gibi ama benim sınıfımda tek Türküm. Yani fiyatına göre okul verimliliği çok iyi, daha pahalı okullardan gelen arkadaşlar var oraların artısı okulların konumu ve sosyal aktivite imkânlarının iyi olmasıymış eğitim olarak pek bir fark yok onların dediğine göre.

     

     

    Kaldığım yurdu kesinlikle önermiyorum hiç hijyenik değil ben biyer bulabilsem hemen ayrılacağım, bir de mesela 200$ depozit alıyorlar ayrılırken 150$ veriyorlarmış hiç de bir açıklaması yok sözleşmede yani her yoldan para kurtarmaya bakıyorlar.

     

     

    Genel olarak diyeceklerim bu kadar. Okulun konumu şehir merkezi sayılmaz ama Orange'a göre çok daha iyi. Metro otobüs hatları hemen yanımızda istediğimiz yere gidebiliyoruz. Bir de söylemeyi unuttum yurdun en büyük avantajı okula yürüyerek 2dk, ben derse 10 dakika kala uyanıyorum.

     

    Sercan AKSOY

    Beykent Üniversitesi, Elektronik Haberleşme Mühendisliği

    Language Systems Los Angeles-Downtown Dil Kursun’daİngilizce dil eğitimi aldı

    ABD, California, Los Angeles

  13. İdealsas
    İrem Çakmakçı | 17.11.2016

    6 ayda İngilizcemde çok ciddi değişim oldu gerçekten okul sayesinde...

  14. 6 ayda İngilizcemde çok ciddi değişim oldu gerçekten okul sayesinde...

    Öncelikle LSI ‘dan başlıyım anlatmaya,

     

     

    Gayet güzel bir okul öğretmenleri çok kaliteli sadece 1-2 si dışında ama genel anlamda öğretmenleri iyi. En önemlisi her şekilde sizi anlıyorlar yardımcı olabiliyorlar. Bu tabi benim gibi level 1 den  başlayanlar için önemli tabi. Çünkü ilk zamanlar bir panikle başlanıyor okula ama benim alışma sürecim çok uzun sürmedi 2 haftada filan gayet olumlu hissetmeye başlamıştım. Bir de değinmeden geçemeyeceğim okulun direktörü Ligia Andersen harika bir insan. Her şeyle çok fazla ilgileniyordu çok yardımcıydı. 6 ayda İngilizcemde çok ciddi değişim oldu gerçekten okul sayesinde. Kısacası genel anlamda güzel bir eğitim veren okul.

     

     

    Konaklamaya gelince bununla ilgili çok iyi şeyler söylemeyeceğim okula yakınlığı dışında. Bir kere çok bakımsız ve eski bir yurt. Bir kere ilk odama girdiğimde gayet toz içinde ve pisti bunu anlamak mümkün değildi gerçekten çok zordu ve çok pisti .Ama okula yakın olması ve arkadaş ortamı sebebiyle alışmak zorunda kaldım. Sonrası daha da kolay oldu benim için. Yerinin merkezi olması sürekli İngilizce konuşma şansımızın olması güzel oldu ama bakım sıfırdı resmen. Kapalı dolabım bile yoktu düşünün.

     

     

    LOS ANGELES a gelinceeeeeeeeeeeee. Gerçekten harika bir yer yaşanılacak bir yer. Stresten uzak insanları acele telaş yok orda. Harika gezilecek yerleri var beachleri harika. Ulaşım çok kolay tek otobüsle Santa Monicaya Hollywooda gidebiliyorsun mesela. Metro ulaşımı çok yaygın ve kolay. Sokakları temiz ferah. Kısacası harika bir yerdi bana göre tabi ben çok sevdim….

     

     

    İrem ÇAKMAKÇI

    Bahçeşehir Üniversitesi, Muhasebe ve Uluslararası Rapor

    Language Systems Los Angeles-Downtown Dil Kursun’daİngilizce dil eğitimi aldı

    ABD, California, Los Angeles

  15. İdealsas
    Gözde Özaydın | 17.11.2016

    Normalde benim asla aklıma gelmeyecek ilaveler ile İdealsas vize dosyamı güçlend

  16. Normalde benim asla aklıma gelmeyecek ilaveler ile İdealsas vize dosyamı güçlendirdi...

    Merhaba Arkadaşlar, ben Gözde.

     

    Ağustos ayında başlayan Kanada Toronto dil eğitim sürecimi geçen ay yani Nisan ayı sonunda tamamladım. 9 aylık bir eğitim süreci ile alakalı izlenimlerimi sizlerle paylaşmak isterim.

     

     

    Aslında Kanada'ya gitmeden 1 sene önce her şey hayalden ibaretti. Ailemin ve arkadaşlarımın büyük desteğiyle bunu gerçeğe dönüştürmek için çalışmalara başladım. Bütün belgeleri Kanada Danışmanım Aydın abinin sayesinde daha hızlı ve kolay bir biçimde tamamladım. Normalde benim tek başıma asla aklıma gelmeyecek ilaveler ile vize dosyamı güçlendirdik. Moda ve Tekstil Tasarımı mezunu olduğum için Zorlu Center’da gerçekleştirdiğimiz defilenin fotoğraflarını, tasarladığımız elbiselerin renkli çıktılarını ve sonrasında medyada çıkan haberlerin tüm çıktılarını da vize dosyama ekledik. İngilizcenin mesleğim için ne kadar önemli olduğuna dair ilaveler ile Kanada’ya temelli gitmediğimi, geri döneceğimi dair güveni elçilik görevlilerine vermek istedik.

     

    Ondan sonrasında ise stresli bir bekleyiş başladı. Vizeyi elime alana kadar hala gideceğime inanamıyordum. Daha sonra İdealsas'tan mutlu haberi aldım ve gideceğim kesinleşmişti. Gideceğim gün gelip çattığında çok bir şey hissetmiyordum ama Kanada'ya adım atar atmaz durumun ciddiyetini anladım. Artık ciddi ciddi Kanada'ya gelmiştim ve hayallerime kavuşmuştum. İlk haftalar kolay geçti diyemem. Dilimin yetersiz olması, ülkeye yabancı olmam ve en önemlisi tek olmamdan dolayı korktum ve ürkek davrandım. Fakat ülkeye alışmaya ve keşfetmeye başlayınca güzellikleri görmeyi de başardım. Artık korkmadan otobüsü ve metroyu kullanmaya başladım.

     

     

    2. Ve 3. aydan sonra arkadaşlarım sadece okul arkadaşı olmaktan çıkıp yakın arkadaşlarım olmaya başladılar ve zaman artık su gibi akıp gitmeye başladı. Kanada'da dışarı çıktığımda gece eve dönerken hiçbir korkum olmadan rahatlıkla sokakta tek başıma yürüyebilmemin mutluluğu da ayrı bir konu. Kanada'da hayran olduğum diğer bir konu ise insanlara verilen değerdi. Dışarda özgürce yürüyebildiğin, araçların önceliği yayalara verdiğini gördüm.

     

    Dil konusuna gelirsek. Kesinlikle çok Türk arkadaşı yapmadım olan arkadaşlarımla da dışarda buluşacak kadar muhabbeti ilerletmedim. Oraya neden gittiğimi hiç unutmadım. Burada bana kaldığım ailenin de çok yardımı oldu. Kesinlikle aile yanında kalmayı tavsiye ederim. Normal oda kiralamadan biraz daha pahalı fakat dil konusunda size çok yardımı dokunacağını söyleyebilirim.

     

     

    Gittiğim okul ILAC Toronto’ydu. Ben okuldan ve hocalardan memnundum. Fakat her yerde olduğu gibi orada da Türkler var. Bunun dengesini sizin kurmanız gerekiyor. Tek tavsiye veremeyeceğim veya öneride bulunamayacağım konu özlemdir. Özlemeyi önleyecek hiçbir şey yok maalesef. Ama hayatımda aldığım en önemli kararlardan bir tanesi Kanada'ya gitmekti. İyi ki gitmişim ve herkese şiddetle tavsiye ederim. Teşekkürler

     

     

    Gözde ÖZAYDIN

    Yeditepe Üniversitesi, Moda ve Tekstil Tasarım

    ILAC Toronto Dil Okulu’ndaİngilizce dil eğitimi aldı

    Kanada, Ontario eyaleti, Toronto şehri

  17. İdealsas
    Gülbahar Narin Barder | 17.11.2016

    İdealsas bana hep destek oldu, bilgilendirdi. Başından sonuna kadar çok profesyo

  18. İdealsas bana hep destek oldu, bilgilendirdi. Başından sonuna kadar çok profesyonelce, dürüst bir çalışma sundurlar...

    Bugün kursumun son günü maalesef:( Her şey süperdi, çok fazla insanla tanıştım burada, çok farklı milletten insanlar ile dostluklar kurdum. Çok fazla şey öğrendim ve bu yalnızca İngilizce değildi. Harika turlara katıldım, İngiltere’nin her yerini gezdim, oda yetmedi diğer şehirleri de gezdim; Cambridge, Oxford, Brighton vb . Süperdi. Burada yapılacak o kadar çok şey var ki sıkılmanız imkânsız. Genelde İngilizler soğuk insanlar derler ama ben çok iyi karşılandım burada.

     

     

    EC çok güzel bir ortamı olan bir okul. Ciddi anlamda mesai harcadım İngilizce için ve zannediyorum çok iyi bir noktaya getirdim. İlk geldiğimde tabi ki zor geldi çünkü aksan çok farklı ve zordu. Çok film, çok kitap ve sonuç şuan subtitle (altyazı) olmadan rahatça film izliyor, İngiliz ve diğer insanları çok rahat anlıyorum ve gayet güzel konuşuyorum:)

     

    Buraya geldiğim sürece içerisinde Türkçe konuşmamaya çok özen gösterdim. Ve şansıma geldiğim süreçte en fazla 4–5 Türk öğrenci vardı okulda. Onlarla da İngilizce konuştum.

     

     

    İdealsas ekibine ve özellikle size bu süreçte verdiğiniz emek ve anlayış için çok teşekkür ederim. Her süreçte bana destek oldunuz, bilgilendirdiniz. Başından sonuna kadar çok profesyonelce, dürüst bir çalışma şekliyle davrandınız. Çok teşekkür ederim.

     

    Gülbahar Narin BARDER

    Bütçe Uzmanı

    Sakarya Üniversitesi, Endüstri Mühendisliği

    EC Londra Dil Kursundaİngilizce dil eğitimi aldı

    İngiltere, Londra

  19. İdealsas
    Diren Gül Yıldırım | 17.11.2016

    Vize almaktan konaklamaya, uçak biletinden havaalanı transferlerine her şeyi siz

  20. Vize almaktan konaklamaya, uçak biletinden havaalanı transferlerine her şeyi sizin için İdealsas yapıyor...

    Öncelikle İdealsas’a teşekkür etmek istiyorum, New York’a gitme kararı aldığımdan beri her konuda yardımcı oldukları için. Vize almaktan konaklamaya, uçak biletinden havaalanı transferlerine her şeyi sizin için ayarlıyorlar. Siz sadece gitmek istediğiniz yeri söyleyin. Bu konuda özellikle Danışmanım Gökçe Bayram’a teşekkür ederim.

     

     

    New York benim hayalimdi ve İngilizce öğrenmek için burayı tercih ettim. Hayatımın en güzel 3 ayını yaşadım. Başka ülkelerden arkadaşlarım var ve sürekli konuşuyoruz bu da İngilizceyi unutmanıza izin vermiyor. Fakat sizlere tavsiyem mümkün olduğunca önce kendi ülkenizde İngilizcenizi geliştirin. Benim seviyem ortalamanın üzerindeydi buraya gelmeden önce, yine de ilk zamanlar konuşurken veya anlamaya çalışırken zorlandım. Anavatanında İngilizce öğrenmek o kadar da kolay değilmiş. Bir çok öğrenci gördüm başlangıç seviyesinde gelip, 4 ay harcadıktan sonra bir şey öğrenemeden geri döndüler. Yani yurtdışına gitmek İngilizceyi öğrenmek için yeterli olmuyor, her şey öğrencinin elinde.

     

     

    Kaplan International bana göre ortalama bir okul. Genel olarak eğitim sistemi ezberci olmadığı için İngilizce öğrenmek hem daha kolay hem de daha eğlenceli. Ben İngilizcemi daha çok okul dışında, Amerikalılarla konuşarak geliştirdim. Burada bir eleştiri yapacağım. İlk gün yapılan seviye tespit sınavından sonra bir alt seviyede çıktığımı öğrendim. Değiştirmek istedim fakat 8 haftadan önce böyle bir şeyin olmayacağını (5 hafta sonra bu testi alan arkadaşlarım var) söylediler. 7 hafta sonunda level testi tekrar alarak bir üst seviyeye gectim. İlk 7 hafta benim için zaman ve para kaybıydı. Sınıf arkadaşlarımdan daha iyiydim fakat onlar konuşamadığı için ben de sınıf içinde konuşmamı ilerletemedim. Bunun dışında öğretmenlerin çoğu işinde oldukça iyi Kaplan Midtown şubesinde. Ancak benim tavsiyem bir üniversitenin kursuna gitmek olur, imkânları daha fazla.

     

    Yurtdışında eğitim almayı düşünen herkese böyle bir deneyimi tavsiye ederim. Ufkunuzun genişleyeceğinden emin olabilirsiniz.

     

    Diren Gül YILDIRIM

    Okan Üniversitesi, Kentsel Tasarım ve Peyjaz Mimarlığı

    Kaplan New York Dil Kursundaİngilizce dil eğitimi aldı

    ABD, New York eyaleti, New York şehri

  21. İdealsas
    Nurdan Kevşek | 17.11.2016

    Bournemouth’da hayat sadece okul değil herkes arkadaş canlısı, hocalar sıcakkanl

  22. Bournemouth’da hayat sadece okul değil herkes arkadaş canlısı, hocalar sıcakkanlı...

    Bournemouth'ta 7 hafta geçirdim ama sıkıldığım bir gün olduğunu hatırlamıyorum. Sakin görünüp bir o kadar da öğrenci dolu olan bir şehir istiyorsanız bence Bournemouth. Bournemouth'a gitmeden önce birçok endişelerim vardı. Küçük şehir, acaba sıkılır mıyım? Kalacağım aile yanında sıkıntı yaşar mıyım? Endişelerim gidene kadardı. Gittikten sonra bu endişelerin hiçbiri kalmadı.

     

     

    Bournemouth Londra'ya 2 saat uzaklıkta her yere ulaşımı çok kolay, küçük, sakin, sanki sadece öğrencilerden oluşmuş bir şehir aynı zamanda o kadar da canlı. Hafta içi yaşam sadece okuldan ibaret degil, eğlenmeyi seven biriyseniz her akşam kendinizi çeşitli aktivitelerde, partilerde, club’larda yada sahilde barbekü partisinde bulabilirsiniz. Tabi hafta sonlarını da iple çekmiyor değildim, her hafta sonunu başka bir şehirde geçirebilir, uygun fiyata turlar bulabilir ya da okulun düzenlediği gezilere katılabilirsiniz. Ama bence en güzeli arkadaşlarımla diğer şehirleri gezmek için yaptığımız programlardı. Mesela bisiklet kiralayıp diğer şehirlere tura çıkıp saat 22.00 da kendimizi ormanın içinde bulmak gibi:) Yani unutamayacağınız deneyimleri yaşamak sizin elinizde. İngiltere ne kadar soğuk bir ülke olsa da insanlar bir o kadar sıcak ve saygılı, bende 7 haftada İngilizlere karşı oluşan bir güven var.

     

     

    Okulum United World School of English, tekrar gitsem yine aynı okulu seçerdim diye düşünüyorum, çünkü orda hayat sadece okul değil, herkes arkadaş canlısı, hocalar içten sıcak ve bence hepsi İstanbul hayranı:) Ayrıca sanki hocaların tek derdi sizi konuşturmak, sürekli pratik yaptırmak bu sayede dersler grup çalışması ve diyalog halinde geçiyor ve sürekli İngilizce konuşulan bir ortamın içinde oluyorsunuz. Bu sayede ben bir süre sonra konuşulanları daha çabuk anlayıp daha hızlı konuşmayı başardım. United World School of English kaliteli hocaları ve sürekli olan aktiviteleriyle tavsiye edebileceğim bir okul. Tabi ki tavsiyelerimden biri de aile yanında kalınması, ve umut ediyorum ki kaldığınız evde sizden başka farklı ülkelerden gelen başka öğrencilerin de olması; herşey işte o zaman daha eğlenceli, farklı kültürler ve herkesin bulunduğu ortak bir nokta, ev içinde herkes hoşgörülü sevecen sürekli gülümseyen yüzler, yani kaldıgınız ev, okul ikisi de birbirinden renkli iki hayat olmuş oluyor.

     

     

    Ama şöyle de bir şey var Türkler her yerde, diğer okullarda olduğu gibi benim okulumda da Türkler vardı, ama yabancılarla vakit geçirmek yada Türklerle vakit geçirmek istemek sadece size kalmış bir şey. Yurtdışı yaşanılması gereken bir deneyim, benim ilk deneyimim oldu ve bu deneyim için geç kalmış olduğumu da düşündüm.

     

    Bu deneyimimde İdealsas'ın desteğini de unutamam. Buradaki işlemlerimle ilgilenmelerin yanında, İngiltere’de de ayrıca ilgilendiler, her şey için teşekkürler. İdealsas ve tabiki de irtibatı İngiltere’deyken de koparmayan Danışmanım Gökçe’ye çok teşekkürler :)

     

     

    Nurdan KEVŞEK

    Marmara Üniversitesi, ÇEKO

    United World Bournemouth Dil Kursundaİngilizce dil eğitimi aldı

    İngiltere, Bournemouth

  23. İdealsas
    Erkan Bedir | 17.11.2016

    Tekrar gidecek olsam yine Bournemouth’a giderdim ama...

  24. Tekrar gidecek olsam yine Bournemouth’a giderdim ama...

    İngiltere genel olarak çok güzeldi. Okul biraz sıkıntılı idi bunun en büyük sebebi ise öğrencilerin neredeyse %60 – 70’lık bir kısmının ortalama 22 yaşındaki İspanyollardan oluşmasıydı. Örneğin sınıfımızın bir tanesinde 8 İspanyol, 1 Koreli 1 Arap, 1 Türk ve 1 İtalyan vardık. Okulu bizim kadar ciddiye almayan bu arkadaşlar maalesef kendi aralarındaki İspanyolca sohbetlerle, attıkları kahkahalarla, hocalarla girdikleri saçma diyaloglarla, yüksek özgüvenleri ve bitmeyen hayat enerjileri ile  dersi çok rahat kaynatabiliyorlardı:) Ayrıca pronunciation ve gramer olarak çok kötü olan bu arkadaşlarla ders aralarında sohbet etmek de pek mümkün olmuyordu. Ancak Upper ya da Advance seviyede olanları dediğini anlayabiliyor ve dediği anlaşılabiliyordu. Ama bunun için okulu suçlayamam çünkü İspanyollar ucuz diye o okulu seçiyorlardı. İspanyol istemiyorsan daha pahalı bir okullara gideceksin. Genelde bu işi biraz ciddiye alanlar ücretini ödedikleri süre dolunca okuldan kaydını alıp daha az İspanyol olan daha pahalı başka bir okula gidiyorlardı. Ama ben hepsini peşin ödediğim için öyle bir şansım olmadı. 6 saat o okuldan almaktansa 2 saat daha iyi bir okuldan almayı tercih ederdim ki zaten çoğu zaman derslerin sadece 2 saatine gittim bu yüzden devamsızlığım çok fazla oldu. İşin kötüsü hocaların birçoğu da İspanyolca biliyorlar ya da öğrenmeye çalışıyorlardı. Kısacası İngilizceden çok İspanyolca duyuyorduk. Okulda zaten sanırım sadece iki tane Native öğretmen vardı ama bu bence çok önemli değil.

     

     

    Bana göre okulda sadece iki hoca çok iyiydi bir tanesi ''Ben'' diğeri ise sadece birkaç dersimize girdiği için ismini unuttum. Michel diye Arap bir arkadaş yine bu kaydını başka okula alanlardan biriydi, okuldan gittikten yaklaşık bir ay sonra çarşıda rastladık biraz sohbet ettik gittiği okulda daha az İspanyol olduğunu ve çok daha hızlı öğrendiğini söylemişti ancak yeni okulun 1,5 kattan fazla daha pahalı olduğunu söylemişti. Ben okul dışında kurduğum arkadaşlıklarla okuldan daha faydalı ortamların içine girebildim. Bunun dışında Bournemouth şehir olarak oldukça güzeldi, hatta şu anda çok daha güzeldir. Gece hayatı, lokantaları, alışveriş merkezleri, sahili, diğer şehirlere ulaşımı ile güzeldi. Tekrar gidecek olsam yine Bournemouth’a giderdim ama tabi ki başka bir okula:)

     

     

    Şimdilik söyleyeceklerim bunlar, görüşmek üzere...

     

     

    Erkan BEDİR

    Sakarya Üniversitesi, Makine Mühendisliği

    United World Bournemouth Dil Kursundaİngilizce dil eğitimi aldı

    İngiltere, Bournemouth

  25. İdealsas
    Erdinç Çak | 17.11.2016

    Yeni Zelanda’ya vizem reddedildi, ben de Malta’da dil eğitimi almaya karar verdi

  26. Yeni Zelanda’ya vizem reddedildi, ben de Malta’da dil eğitimi almaya karar verdim...

    Merhaba Ben Erdinç ÇAK,

     

    Ankara’da özel bir firmada Makine Mühendisi olarak çalışıyorum. Kariyerim için İngilizce öğrenmem gerekiyordu. Niyetim Yeni Zelanda’ya gitmekti ama daha önce yurtdışına çıkmadığım için vizem reddedildi, ben de Malta’da dil eğitimi almaya karar verdim.

     

     

    Malta’ya karar vermem de diğer Avrupa ülkelerine göre daha ucuz olması büyük rol oynadı. Siz de gideceğiniz süreyi dikkate alarak toplam maliyetleri kıyasladığınızda buranın çok daha ekonomik olduğunu görebilirsiniz. 12 haftalık bir eğitim için EC Malta’da bulunmaktayım. Size burada kaldığım süre içindeki izlenimlerimi aktarayım;

     

     

    Malta kısa süreli İngilizce eğitimi için uygun bir yer gerçekten. Üç ay çok ideal bir süre. Üç aydan sonra insan sıkılmaya başlıyor. Neden derseniz;  Malta küçük bir ülke ve yapılacak aktivite yok denecek kadar az. Okulum EC’den çok memnunum. Geride bıraktığım 8 hafta içinde beklentimin üstünde bir eğitim aldım. Sunduğu alternatif konaklama seçenekleri ile memnun kalacağınız bir konaklama mutlaka bulursunuz. Ben aile yanı konaklama tercih ettim. Aslında burada çok fazla tercih edilmediğini gördüm. Bir arkadaşım hep aynı yemekleri yaptıkları ve genelde çok yaşlı ailelerin bu işi yaptığını söylemişti. Ama benim şansıma, çok iyi bir aile denk geldi. İlk zamanlar ben İngilizce konuşamadığım için bana çok yardım ettiler. Hatta her akşam bir saat birebir benimle konuşmaya çalıştılar. Yani aile iyi çıkarsa bence hiçbir sorun yok. Diyelim ki aile ile sorun oldu, beğenmedin; bunun için üzülmeye gerek yok. Okulla konuştun mu 1 gün içerinde gerekirse apartmana gerekirse başka ailenin yanına yerleştiriyorlar. Yalnız apart konaklamaların çok kalabalık olduğunu, Türk öğrenciler de dahil öğrencilerin geceleri eğlenmeye gidip, geç vakit döndükleri ve çok gürültü yaptıkları söyleniyor. Tabi bunu bizzat görmedim ama duydum.

     

     

    Gerçekten İngilizce eğitim için bir tercih yapmanız gerekiyorsa, dürüst olayım tercihiniz Malta değil, İngiltere olmalıdır. Bana göre sokak isimleri, tabelalar, trafik, baktığın her yerde İngilizce görmen lazım İngilizce öğrenmek için. Malta’da böyle bir şey yok, her şey Maltaca yazıyor.

     

    Son olarak buraya gelmemde en baştan beri destek olan Malta Danışmanı Aydın Beye ve İdealsas Yurtdışı Eğitim’e gösterdikleri ilgi ve alaka için çok teşekkür ederim.

     

     

    Erdinç ÇAK

    Makine Mühendisi

    Atatürk Üniversitesi, Makine ve Çevre Mühendisliği

    EC Malta Dil Kursundaİngilizce dil eğitimi aldı

    Malta, St. Julians

  27. İdealsas
    Barış Utaş | 17.11.2016

    Amerika için 2 saat içinde 10’dan fazla firmayla konuştum...

  28. Amerika için 2 saat içinde 10’dan fazla firmayla konuştum...

    Merhabalar,

     

    Öncelikle buraya gelmemde bana çok yardımcı olan İdealsas’a çok teşekkür ederim.

     

    Amerika' ya gelmeye bir anda karar verdim. Bir de baktım ki Amerika’dayım. Buraya gelmem sandığımdan çok daha kolay oldu. Piyasada çok kalitesiz firmalar var; buna dikkat etmek gerekir. O yüzden arkadaşlara tavsiyem iyice araştırmalarıdır. Zaten yurtdışı eğitim firmaları birbirine çok yakın. Taksim, Beşiktaş, Şişli bölgesinde yoğunlaşıyor. Ben yaklaşık 2 saat içinde 10’dan fazla firmayla konuştum. Öncesinde de birkaç firmayla konuşmuşluğum vardı. Bu firmalar içinde kendi bütçeme ve kendi kriterlerime uygun olduğu için İdealsas’ı tercih ettim. Yani arkadaşlarıma ve gitmek isteyenlere `ben gittim memnun kaldım, size de tavsiye ederim` derim.

     

     

    3 aydır Los Angeles'tayım. Los Angeles çok güzel bir şehir, dört mevsim yaz. Ama nem olmadığından geceleri çok soğuk oluyor. Öyle ki gündüz sıcaktan pişip, gece soğuktan titreyebilirsiniz. O yüzden yanınızda her zaman bir hırka bulundurmak iyi olur. Sonra, konaklamamı aile yani olarak talep etmiştim; pratik yapma açısından. Ama beklediğim gibi olmadı. Ben bir ailenin yanına gideceğim, bana bir oda verecekler, böylece gün içinde sürekli pratik yapabileceğimi düşünmüştüm. Fakat, bana 2+1 bir ev verdiler; bir odasında ben kalıyordum, diğer odasında başka bir Türk. Odam da sadece yatmak için bir kanepe ve oturmak için bir puf vardı. Ev sahibim çok çalıştığından benle fazla görüşmeye vakti yoktu. Haftada toplamda 10 dakika falan konuşabiliyorduk. Buna karşılık aylık 800 dolar ödüyordum. Ben o evden çıktım. 300 dolara başka bir yere geçtim. Yeni yerim eski evden daha güzel ve daha merkezi bir yerdeydi. Bu yüzden arkadaşlara tavsiyem; konaklamayı kısa süreli yaptırmalarıdır. Benim kurs sürem 12 haftaydı, kısa süreli tuttuğum için daha sonra burada daha uygun fiyatlı başka bir okuluna devam ediyorum.

     

     

    İlk olarak geldiğim Poly Language Institue (POLY)’de Türk öğrenci sayısı fazlaydı. Korelilerin de oranı fazla. Diğer milletlerden de öğrenciler var tabi. Burada Türklerin sayıca fazla olmasının avantajlarını da dezavantajlarını da görüyorsunuz. En büyük avantajı uyum sürecini çabuk atlatmanızı sağlıyor. Gerçekten uyum süreci ciddi bir sorun. Şu ana kadar ailelerinden uzun süre ayrı kalmayanlar için çok zor oluyor alışmak. Dezavantajı ise teneffüslerde ve okul sonrası zamanlarda Türklerle vakit geçiriyorsunuz, sanki Türkiye’de bir dil kursuna gidiyormuş gibi hissettiğiniz zamanlar oluyor.

     

     

    Son olarak, Los Angeles’a en iyi geliş zamanı Eylül ayı sanırım. Ben uçak biletine Ağustosta yüksek sezonda KLM Amsterdam aktarmalı olarak 1000 Euro ödeyerek geldim. Benden bir ay sonra gelen başka bir arkadaşım direk THY ile 400 Euro ödedi.

     

     

    Barış UTAŞ

    İstanbul Üniversitesi, İngilizce İktisat

    POLY Los Angeles Dil Kursundaİngilizce dil eğitimi aldı

    ABD, California, Los Angeles

  29. İdealsas
    Mehmet Talha Çizmeci | 17.11.2016

    KURSUM arkadaşlık, öğretmenlerin samimiyeti ve yardımseverliği açısından birçok

  30. KURSUM arkadaşlık, öğretmenlerin samimiyeti ve yardımseverliği açısından birçok kurstan daha iyi...

    Okuldan nispeten memnun kaldım yani kurslar aslında aşağı yukarı genelde aynı oluyordu ama diğer arkadaşlarımdan dinlediğim kadarıyla benim kursum en azından onlarınkinden daha iyiydi sanırım.

     

     

    Sınıflar genel itibariyle geniş ve ferah bir odada oluyor genel itibariyle. Kursta arkadaşlık çok iyi. Dersler ciddi geçiyor yani devamsızlık yapmamak önemli, öğretmenler yardım etmek için çabalıyorlar her soruya cevap vermeye çalışıyorlar, tabi çok iyi öğretmenler de var çok kötüleri de var bu biraz da sizin şansınıza kalmış bana genelde iyi öğretmenler denk geldi ama arkadaşlarımdan dinlediğim kadarıyla çok çok daha iyi öğretmenler ve çok daha kötü öğretmenler de varmış. Kullanılan teknolojiler derken ders de listening olucaksa tape den oluyordu onun dışında klima vardı sınıflarda, ana bina da internet odası vardı başka da teknoloji falan görmedim.

     

     

    Sosyal aktiviteleri bence biraz zayıftı, okul personeli cana yakın yardım etme çabasındaydı. Hani süper dolu dolu bir öğretimdi kurs İngilizcemi çok çok ilerletti diyemem açıkçası özellikle general english dersleri genel de öğrencileri bayıyordu- özellikle de bizi. (seviye olarak advanced Class daydım) Bir haftalık konular oluyordu (mesela ilk hafta konu sağlık- sonra teknoloji, ertesi hafta politika v.s. şeklinde oluyordu) ve o haftaki konuyla içli dışlı değilseniz sıkıntıdan ölebilirdiniz yada bir hafta boyunca aynı konunun farklı uzantılarında gına gelebilirdi. Ben daha öncede kursa gittiğim için aşağı yukarı neyle karşılaşacağımı biliyordum ama yurtdışından ilk defa gelen birkaç arkadaş hiç beğenmediler mesela (gerçi o heralde shakespeare İngilizcesi görüceğini falan zannediyordu:) konular saçma gelince isyan bayrağını çekti) ama intensive Class en azından diğer general english Class larına oranla daha zevkli ve daha öğretici geçti. Birkaç hafta business english aldım ders ve hocası müthiş sıkıcı olmasına rağmen derste yeni şeyler öğrendiğim için birkaç hafta tahammül ettim sonrasında ise get talking diye sadece konusmaya ağırlık veren başka bir derse geçtim ve o mesela çok daha eğlenceliydi ve ondan da birçok yeni şeyler öğrendim.

     

     

    Özet olarak kurslar genelde aynıdır ama bu kurs arkadaşlık- öğretmenlerin samimiyeti ve yardımseverliği- intensive dersleri açısından birçok kurstan daha iyi sanırım, general english dersleri ise zaten genelde hep aynıdır biraz grammar, biraz speaking biraz listening biraz writing hani çok şaşırtıcı bir şey yok o sebeple burada iş öğretmende bitiyor açıkçası. Benim öğretmenleri süper olmasa da gayet iyiydiler ama çok daha kötü öğretmenleri olan ve daha iyi öğretmenleri olan arkadaşlarım da oldu ec.de...

     

    Umarım yardımcı olmuşumdur, genel olarak bir daha gidecek olursam sürpriz yaşamamak için yine ec.yi seçerim ama tabi biraz daha tecrübeli olarak öğretmenleri kontrol eder, intensive Class lara göz atar ve öğretmenlerine bakar,ona göre sınıfımı seçerim...

     

     

    Mehmet Talha ÇİZMECİ

    Satış & Pazarlama

    Bahçeşehir Üniversitesi, Finansal Ekonomi

    EC Londra Dil Kursundaİngilizce dil eğitimi aldı

    İngiltere, Londra

  31. İdealsas
    İbrahim Durgut | 17.11.2016

    Yurtdışına çıkmaya karar verdikten sonra bir firmayla çalışmanın gerekli olduğun

  32. Yurtdışına çıkmaya karar verdikten sonra bir firmayla çalışmanın gerekli olduğunu anladım çünkü...

    Ingilizcenin yazilisinin ve telafuzunun farkli olmasi bir anlamda Ingilizcenin konusuldugu bir ulkede bulunmayi mecbur kiliyor. Sonucta gunumuzde CD ler telafuza yardimci olsada yalnizca 'proper' ingilizceyi tek bir aksani icerdigi icin pek gercekci olmuyor. Halbuki dilin konusuldugu dogal ortamlarda bulunmak formal, informal, slang, British, American, Irish aksanlarini tanimayi ve dil ogrenimi ve ogretimi konusuna daha genis bir pencereden bakmayi sagliyor.

     

    Artik mufredatlarinda 'yasayarak ogrenme' metoduna gore yeniden duzenlendigi bir donemde dil ogrenimin yasayarak ogrenilmesi kacinilmaz oluyor.Ingilizce ogretmeni olarak hayalimde mutlaka bu dilin konusuldugu bir ulkede bulunma fikrim vardi.

     

     

    Yurtdisina cikmaya karar verdikten sonra bir firmayla calismanin gerekli oldugunu anladim, cunku internetten sagladigim bilgiler bazen cok abartili bazen celiskili, bazen belli okullara yonlendiriciydi. Firma seciminde onceligim yurt disi tecrubesinin olmasinin yani sira sordugum sorulara ne netlikte cevap alacagimdi. Idealsas'la calisirken merak ettigim sorularin tamaminin tereddutsuz cevaplandigini gordum. Bu da firmaya guven duymami sagladi. Oncelikli olarak isin maddi boyutunu ve limitimi belirledim ki okul secimimde ilk etapta bunlar belli oldu. Mumkun oldugunca Turk ogrencilerin az oldugu okullari secmeye calistim ama bunun neredeyse imkansiz oldugunu gordum.

     

    Ilk olarak Hastings'te genel Ingilizce sonrasinda Londra'da Business ve Overseas' Teacher Training Course aldim. Gelmeden once acikcasi okulun cok onemli oldugunu dusunmuyordum ama gunluk 3 saate olsa ciddi oranda bir  ogrenme sinifta gerceklesiyor ve kendi seviyesendeki ogrencilerle aninda iletisim kurma sansi yakaliyorsun.

     

     

    Yurtdisinda dil egitimi almayi dusunenlere mutlaka aile yaninda konaklamayi oneriyorum. Surekli olarak pratik yapabilme, Ingiliz kulturunu yakindan taniyabilmek icin faydali diye dusunuyorum. En azindan ogrendiginiz seyleri surekli olarak sorabileceginiz ve en onemlisi normal bir ailenin kendi diline ne kadar hakim! oldugunu gormek adina mukemmel bir firsat. Normal bir aile gunluk yasamda dilbilgisine ne oranda onem veriyor, gunluk ortalama kac kelime kullaniyor, aile fertleri arasindaki iliskiler nasil? bunlari gormek dil ve dunya konusunda biraz daha vizyon sahibi olmayi sagliyor.

     

    Ozellikle telafuz anlaminda faydali oldugunu dusunuyorum. Ama amaci Turkiye'de ki sadece okuma ve dilbilgisi becerilerini olcen sinavlardan yuksek notlar almak adina yurtdisina cikmayi dusunenlere birkez daha dusunmelerini oneririm. Sonucta biz gunluk hayatta kendi dilimizin dil bilgisine ne oranda hakim ve ne oranda onem veriyorsak dogal olarak Ingiltere de durum bu. Bulundugum siniflarda advanced seviyede bile kullanilan ya da ogretilen gramer cok genel ve Turkiye'de herhangi bir kursta ya da okulda rahatlikla ogrenilebilecek seylerdi. Ingiltere yada ingilizcenin konusuldugu bir yer bence, kesinlikle dil bilgisini ogrenmek icin ideal bir yer degil. Aslinda burada ne kadar surede akici bir sekilde konusulabilecegi, ne kadar kalinmasi gerektigi buraya ne kadar donanimli gelindigi ve burda ki zamanin nasil degerlendirildigi ile alakali. Kisisel dusuncem en az 6 ay ve mumkunse daha fazla kalinmasi.

     

    Toplam maliyet ortalama bir harclik dahil 8 bin ytl civarinda oldu. Gıtmeyı dusunupte maddı olarak tereddut yasayan arkadaşlarıma asla ertelememelerını onerırım cunku verdıgınız paranın her kurusuna degıyor bır anlamda kuresellesıyorsunuz.

     

     

    Londra ozellikle ulasim acisindan cok pahali ve dogal olarak cok uluslu. Sadece kisa bir sure icin kalacagimdan Londra da kalmakta bir sakinca gormedim ve bence Londranin en buyuk dezavantaji aile yani konaklamada saf Ingiliz  bir aile bulmanin zorlugu ki bu da en onemli eksiklik. Ingılızler mantık olarak okula aıle olmak ıcın basvuran aılelerın ıllede saf Ingılız olması gıbı bır krıter ortaya koymuyor bu da Ingılızceyı ogrenmek ıcın gıttıgınız ulkede vaktınızın ve ogrenmenın cogunun gececegı kısılerın aslen Ingılız olamayacagı anlamına gelebılıyor. Bu nedenlerden dolayı Londra ılk etapta ozellıkle ulasımın pahalılıga da hesaba katıldıgında pek cazıp bır secenek gıbı gorunmuyor. Bence en onemlı sey sehır secımı ve bu konuda fırmada konunun uzmanlarından bılgı ve tavsıyeler almak gerekıyor. Hastings cok kucuk olmayan hos bir sahil kentiydi ve nufusun cogunlugu saf Ingilizdi en buyuk artisida buydu. Kucuk yerler Londraya kiyasla gunluk yasam acisindan daha ucuz. 

     

    Gitmeyi dusunen ogrencilere oncelikli tavsiyem mumkum oldugunca donanimli gelmeleri.En azindan kendini ifade edip derste konusulanlari anlayacak kadar bir altyapi ve ozellikle de gramer gerekiyor. Mutlaka guven duyduklari bir firmayla calismanin gerekli oldugunu dusunuyorum cunku firmanin kalitesi ve onemi burada birtakim zorluklarla karsilasildiginda ortaya cikiyor. Diğer arkadaşların bir takım pürüzler çıkınca firmalarını arayıp aldıkları cevapları duyunca ve firmamla kıyaslayınca ne kadar şanslı oldugumu anladım. Firmanın işlevi burdayken ortaya cıkıyor ınsan İngilteredeyken gercekten guven duydugu bır kurumu arkasında hıssetmek ıstıyor kı bu konuda çok şanslı oldugumu dusunuyorum. Fırmaların verdıklerı hızmetlerden ek bır ucret almamaları bir anlamda bedava onlarca sıkıntıdan ve soru işaretınden kurtulmayı saglıyor. Burada gecirilen surecte asla birseyleri ertelememelerini ve her firsatta konusmlarini oneriyorum. tespitim yurtdısına dıl öğrenmek amacıyla gıden öğrencilerin bir öğrenciden çok turıst gıbı yasayıp vakıt gecirdikleri. ulkemızın gelır durumu, hayat sartlarımız gozonune alındıgında yurtdısına cıkmanın ulkemız ıcın oyle sıradan bırsey olmadıgı ortaya cıkıyor kı gıden arkadaslarımın amaclarını unutmamaları ve mutlaka  ıngıltere'de gerektıgı kadar caba sarfedip calışmaları ve ozellıkle amacın Turkçe pratık yapma olmadıgını akıllarından cıkarmamaları hedeflerıne biraz daha yaklastıracaktır dıye dusunuyourm.

     

    Okul disinda evde mumkun oldugunca cok sayida film izlemeye calistim ki ozellikle yasiyan dili gormak adina faydali oluyor ve surekli olarak radyo dinleyip gazeteleri takip ettim cunku dil her dakika her yerde.

     

    Selamlar...

     

     

    İbrahim DURGUT

    İngilizce Öğretmeni

    Selçuk Üniversitesi, İngilizce Öğretmenliği

    Shane Global Hastings Dil Kursundaİngilizce dil eğitimi aldı

    İngiltere, Hastings

  33. İdealsas
    Tarık Çağlar | 17.11.2016

    Toronto da kaldığım üç ay içinde İngilizce seviyem umduğumdan daha fazla bir şek

  34. Toronto da kaldığım üç ay içinde İngilizce seviyem umduğumdan daha fazla bir şekilde gelişti...

    Merhaba arkadaşlar,

     

    Ben Tarık Çağlar. Eğer İngilizce  sizin içinde vazgeçilmez ise öğrenebileceğiniz en iyi yöntem yerinde öğrenmektir ve bunun içinde ilk adım hangi ülkeye, hangi danışmanlık şirketi ile gideceğinize karar vermenizdir. Ben dil eğitimi için Kanada’yı tercih ettim tabi ki İdealsas tecrübesi ile. İlk etapta bu iş olur mu, yapabilir miyim, vize işlemlerini nasıl yapacağım, alışabilir miyim diye çok düşündüm; ancak zamanla İdealsas danışmanların da etkin yardımları ile bütün şüphelerimden kurtuldum.

           

     

    Kanada  özelliklede Toronto dil eğitimi alabileceğiniz en iyi şehirlerin başında gelmektedir. Suç oranı çok düşük, yaşanılması çok rahat, kaybolma şansının nerdeyse olmadığı, tüm şehrin metro ağı ile kaplı olduğu bir metropoldür. İngilizce öğrenmemin yanı sıra eğlence imkanlarının, gezip görülecek yerlerin fazlası ile olduğu bir yerdir. Toronto’nun  soğuk olduğu doğrudur ancak yaz aylarında giderseniz mevsim çok sıcaktır. Özellikle bu mevsimde Niagara şelalesi ile Wasaga Beach’e gitmenizi öneririm.
     


    Toronto da kaldığım üç ay içinde İngilizce seviyem umduğumdan daha fazla bir şekilde gelişti. Teorinin yanında pratik imkânı da olduğu için çok kolay öğrenebiliyor insan. Toronto’da eğitim almak bana İngilizce katkısının yanı sıra dünya farklı kültürlerinden bir çok arkadaş edinmemi de sağladı. Onlarla muhabbet etmek, gezmek  bir şeyleri paylaşmak bende dünya insanıymışım hissi sağladı ve kendime olan özgüvenimi arttırdı.

     

     

    İlk gittiğimde yabancılık çekemiyim diye düşündüysem de bu, okulun başladığı ilk haftada tamamen değişti, o kadar sıcak bir ortamla karşılaşıyorsunuz ki geri dönmek bile istemeyebilirsiniz. Şimdi tatil planları yaparken bile yurt dışından arkadaşlarla görüşüp acaba ortak bir yerde buluşabilir miyiz diye konuşuyoruz.

     

     

    Eğer halen karar vermediyseniz ve iyi bir dil eğitimi almak, dil eğitimi alırken unutulmayacak bir yaz geçirmek istiyorsanız size önerebileceğim en iyi yer Kanada’dır.

     

     

    Bu kararı verirken her şekilde sizin yanınızda olmayı başaran İdealsas tecrübelerinden yararlanabilirsiniz. Her şey için teşekkür ederim İdealsas...

     

     

    Tarık ÇAĞLAR

    Bilgisayar Mühendisi

    Haliç Üniversitesi, Bilgisayar Mühendisliği

    ILAC Toronto Dil Okulu’ndaİngilizce dil eğitimi aldı

    Kanada, Ontario, Toronto

  35. İdealsas
    Derya Şahin | 17.11.2016

    Şimdi herkesle İngilizce konuşabiliyor hatta şirketlere is görüşmesine bile gidi

  36. Şimdi herkesle İngilizce konuşabiliyor hatta şirketlere is görüşmesine bile gidiyorum...

    2002 yılında üniversite eğitimimi tamamladıktan sonra İstanbul’da özel bir firmada beş yıl çalıştım. Bu beş yıl boyunca anladım ki benim iş hayatında başarılı olabilmem için ciddi anlamda İngilizce eğitimine ihtiyacım var.

    Bir çok yurtdışı eğitim danışmanlık firması içinde bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine İdealsas’la bu işe başlamaya karar verdim. Buraya gelmeden önce ilk verdiğim doğru karar bu oldu. Daha sonra İbrahim Bey’le hangi ülkeyi tercih edeceğim konusunda uzun uzun konuştuk ve benim şartlarıma uyan en iyi yerin Avustralya olduğuna karar verdik. Bu da benim ikinci doğru kararımdı. İdealsas’a  ciddi anlamda İngilizce eğitimine ihtiyacım olduğunu ve Avustralya’ya gitmek istediğimi söyledim. İnanması güç ama sadece ve üç hafta içinde her şey hazırdı. Okulum, vize işlemlerim, kalacağım aile, uçak biletim…

     

    Melbourne’e gelmeden önce İbrahim Bey’le okulum, Melbourne, burada yaşayan insanlar hakkında uzun uzun konuştuk. İdealsas benim okulumu, vize işlemlerimi, uçak biletimi, kalacağım aileyi profesyonel bir şekilde organize etmekle kalmayıp beni psikolojik olarak da yurtdışı eğitimine ve yurtdışında yaşamaya hazırladı. Bende İbrahim Bey’in tavsiyeleriyle ve Idealsas’ın bana verdiği güven ve rahatlıkla, buraya içimde hiç bir endişe taşımadan geldim.

     

     

    Ailem ve arkadaşlarım bana hep Avustralya’da yaşamanın ve yolculuğun çok zor olduğunu söylediler. Ama inanın Avustralya’ya gelmek ve burada yaşamak çok heyecan verici ve kolay. Melbourne’de hiç kendimi yalnız, ailemden, ülkemden uzak hissetmedim. Burada yaşayan insanlar çok cana yakın sokakta, trende, parkta, kütüphanede kolayca arkadaş edinebiliyorsunuz ve eğer bir sorununuz varsa size samimiyetle yardımcı  oluyorlar.

     

    Size birazda Melboune’den bahsetmek istiyorum. İlk dört ay Avustralyalı bir aile ile kaldım ama şuan şehir merkezinde bir apartman dairesinde kalıyorum. Şehir çok güzel, her şey çok organize, sokaklar çok temiz ve geniş, insanlar çok kibar ve her şeyden önemlisi çok güvenli. Burada birçok kültürden insanlar yaşıyor. Koreli, Japon, Hindistanlı, Brezilyalı, Yunanlı, İngiliz… Hemen hemen her kültürden insan var burada. Bu da benim için büyük avantaj oldu. Birçok kültürden arkadaşlar edinip farklı dünyalar tanıdım. Burada yapmaktan en çok zevk aldığım şey ise; Latin Amerikalı arkadaşlarımla her pazar akşamı Latin dansına gitmek oldu. Ayrıca buradan diğer şehirlere seyahat etmekte çok kolay ve ucuz. Buraya gelecek arkadaşlara tavsiyem, sadece Melbourne’de  ya da Syney’de  kalmayın. Eğer zamanınız varsa diğer şehirleri de ziyaret edin. Ben yaptım. Hepsi inanılmaz güzel yerler çok doğal ve sakin.(Ama hiç biri İstanbul’dan daha güzel değil.) Ayrıca insan seyahat ederken bir taraftan İngilizcesini de geliştiriyor.

     

    Gelelim İngilizce eğitimim konusuna  ilk günlerde kendimi çok kötü hissetmiştim. Çünkü Avustralyalıların aksanı biraz farklı ve çok hızlı konuşuyorlar. İlk etapta anlamak imkansız ama ben aile yanında kaldığım için ilk iki hafta sonra buna kolaylıkla alıştım. Aslında bu da benim için avantajdı. Böylece diğer İngilizce konuşanları anlamak daha kolay oluyor. Okulum Embassy ve birçok öğrencide benimle bu konuda hem fikir; buranın en iyi okulu. Bana her konuda yardımcı oluyorlar. Özel bir problemim olduğunda bile öğretmenlerimle konuşup onların tavsiyelerinden  faydalanabiliyorum. İngilizcem geldiğim günle bugün arasında çok ilerledi. Şimdi herkesle kendimden emin bir şekilde konuşabiliyorum ve hatta şirketlere is görüşmesine bile gidiyorum. Eminim eğitimimi tamamladıktan sonra İngilizcem daha da ilerlemiş olacak.

     

     

    Buradan Idealsas’a ve özellikle İbrahim ve Aydın Bey’e profesyonel bir şekilde işlerini yaptıklarından dolayı çok teşekkür ediyorum. İlk yurtdışı eğitim deneyimimi onlarla yaptığım için çok mutluyum. Eğer onlarla tanışmasaydım, böyle güzel bir ülkeye gelip böyle güzel insanlarla tanışmamış olacaktım.

     

    Her şeyin çok güzel olacağını düşünerek geldim ve öyle de oldu. Burada kendimi hiç yalnız hissetmedim ve hiç bir zaman uyum problemi yaşamadım. Özlediğim tek şey İstanbul’un Kokusu…… 

     

    Herkese Çok Selamlar…

     

     

    Derya ŞAHİN

    Modelist olarak çalışmakta

    Uludağ Üniversitesi, Tekstil  

    Emabssy Melbourne Dil Kursundaİngilizce dil eğitimi aldı

    Avustralya,Victoria eyaleti, Melbourne 

  37. İdealsas
    Zeynep Ayaş | 17.11.2016

    İş bulmak Avustralya'da eskisi kadar kolay olmamaya başlamış...

  38. İş bulmak Avustralya'da eskisi kadar kolay olmamaya başlamış...

    Work and Holiday programına neden başvuru yaptınız? Bu program için beklentileriniz nelerdi?

    Work and Holiday programı, programın içeriğini öğrendiğim ilk anda ilgimi çekti. Avustralya hem uzaklık açısından Avrupa gibi tercih edilmeyen bir ülke olması hem de bu derece gelişmiş bir ülkede Work and Holiday vizesi ile sahip olacağınız 1 senelik çalışma izni fırsatı dolayısıyla fazlasıyla cazip geldi. Yurt dışı planları yaparken en önemli önceliğim bulunduğum süre boyunca çalışarak kazanacağım para ile hayatımı idame ettirebilmekti. Work anda Holiday programının sağladığı tam zamanlı çalışma izni ile bunu çok rahat gerçekleştirebileceğimi anladım.

     

    Programa katilimken vize konusunda herhangi bir zorluk yaşadınız mı?

    Vize konusunda herhangi bir problem yaşamadım. İstenilen belgeleri zamanında tamamlayıp başvuruyu gerçekleştirmek bu vizenin en önemli adımı bence. Belgelerimi gönderdikten sonra 1 hafta içerisinde mülakatımı gerçekleştirip vizemi aldım.

     

    Program için hangi şehri seçtiniz ve bu tercihinizden memnun  musunuz? Kaldığınız şehri diğer adaylara önerir misiniz?

    Avustralya'da tercihim Melbourne'den yana oldu. Avustralya planları yapmadan önce dahi ilgimi çeken bu şehre geldiğim için memnunum açıkçası. Özellikle kalabalık ve karmaşık bir şehirden sonra Melbourne'deki rahatlık ve sakinlik çok iyi geldi. Melbourne gerçekten ruhu olan bir şehir, diğer adaylara da önerebilirim ancak tek sıkıntısı kışın biraz soğuk olması, sıcak sevenlerin bunu göz önünde bulundurmalarını tavsiye ederim:)

     

     

    İş bulma acısından zorluk çektiniz mi? Gidecek olan adaylara iş bulma konusunda önerileriniz var mi?

    İş bulma konusu anladığım kadarıyla Avustralya'da eskisi kadar kolay olmamaya başlamış. Yaklaşık 1,5 ay iş aradıktan sonra maddi olarak tatmin edici bir işe sahip olabildim. Buraya geldiğinizde iş ararken karşılaşacağınız manzara, buraya özellikle Asya'dan olmak üzere pek çok ülkeden gelen öğrencilerin olduğu ve bu öğrencilerin de sizin gibi iş aradığı olacaktır. Ancak Work and Holiday vizesi ile sahip olacağınız tam zamanlı çalışma hakkı sizi iş bulma konusunda öğrencilerden ayıracaktır. Bunun yanı sıra iş ararken fazla seçici davranmamak da gerekli.

     

    Şuanda hangi işte çalışıyorsunuz ve ortalama aylık kazancınız nedir?

    Şuan Melbourne City'de bulunan bir alışveriş merkezinde temizlik işi yapıyorum ve ortalama aylık kazancım 3,600 AUD.

     

    Genel olarak Avustralya‘yı nasıl buluyorsunuz? Yaşam ve hayat tarzı olarak Türk adaylar için uygun olur mu?

    Avustralya, sokakta yürürken rahatlığını hissedebileceğiniz bir ülke. Ülkenin, topraklarında bulunan her canlıya (sadece insanlara değil!) sağladığı olanaklar ve yaklaşımı, insanların da sakin ve mutlu olmasını sağlayan şey. Kargaşa ve kaostan uzak, olabildiğine samimi bir ülke burası. Açıkçası geldiğim andan itibaren herhangi bir zorluk yaşamadım hayat tarzı olarak, aksine buradaki samimiyete çok rahat uyum sağladım.

     

    Avustralya’da olumsuz olarak adlandırabileceğiniz bir durum var mi?

    Avustralya için olumsuz olarak söyleyebileceğim tek şey sanırım Türkiye'den uçağa bindiğiniz an sürecek uzun yolculuk... Uçaktan indiğiniz an ne kadar uzak olduğunu ancak anlayabiliyorsunuz sanırım:)

     

    Son olarak programa katıldığınız için memnun musunuz ? Program size neler kattı? İngilizce gelişiminiz beklediğiniz yönde oldu mu?  Konuyla ilgili eklemek istedikleriniz nelerdir?

    Programa katılmaktan gerçekten çok memnunum. Avustralya'da insanlar arasındaki eşitliğin, rahatlığın ve mutluluğun sizi de etkileyeceğini göreceksiniz.

     

    Zeynep AYAŞ

    İstanbul Üniversitesi, Siyaset Bilimi ve Uluslararası

    Avustralya’da Work and Holiday Programına katıldı

    Avustralya,Victoria eyaleti, Melbourne şehrinde çalıştı

  39. İdealsas
    Mustafa Kaptan | 16.11.2016

    Aldığım maaş¸, program için harcadığım paradan fazlaydı ve gezmek için param var

  40. Aldığım maaş¸, program için harcadığım paradan fazlaydı ve gezmek için param vardı...

    Merhaba,

    Geçtiğimiz yaz Amerika’nın New Hampshire eyaletinde bulunan Camp Cody’de landscaper olarak yaklaşık 3 ay çalıştım.

     

    Yazın başında Amerika’ya giderken sanki kendi evime gidercesine bir rahatlıkla gitmiştim (bu arada kendime de şaşırıyorum nasıl bu kadar rahat hissediyorum diye

     

     

    Her şey en başından en sonuna kadar mükemmeldi. Zaten kampın yanında bulunan güzel bir gölün yanı sıra kampın kendisi de çok güzel, bakımlı ve büyüktü. Yaz boyunca dünyanın her yerinden çocuklarla ve çalışanlarla beraberdik, sonra inanılmaz bir arkadaşlık ortamının içinde buldum kendimi. Bence yaptığım işin ve benim kişisel girişkenliğimle 150’den fazla yeni arkadaş¸ edindim, bazılarıyla mektuplaşma bile yapıyoruz.

     

    İşe gelince, preseason döneminde kampın normal sezona hazırlanması için biraz yoğun çalışıyorduk sonrasında ise bazı rutin işleri yapmaya başladık; sulama, çim biçme, budama, kampın genel temizliği gibi şeyler. İşverenlerle ve supervisorlarımızla iletişimimiz hep gayet iyiydi, ben onlardan memnundum onlarında benden memnun olduğuna oldukça eminim, hatta arkadaş¸ gibiydik desem yeridir. Konaklamada herhangi bir sıkıntı yaşamadım, çok iyi bir konaklamadan bahsetmiyorum ama normal ve yeterliydi. Bunun yanı sıra yemekler gayet iyiydi özellikle farklılıklar için seçenek bulunması bence en iyi yönü.

     

     

    İş dışındaki zamanlarda kampın faaliyetlerine katıldım. Benim favorilerim paddle boarding başta olmak üzere ok atma ve wibitti. Neredeyse her gün bunlardan biriyle ilgilendim. Akşamlarda ise arkadaşlarla hep beraberlik halindeydik vesaire.

      

    Pre-season, normal sezon ve post-season toplamında elde ettiğim maaş¸, program için harcadığım paradan fazlaydı dolayısıyla gezme dönemi için yeteri kadar param vardı. Aşağı yukarı 2 haftalık gezi dönemimde çok farklı ve ünlü yerleri gezdik. Kısaca East Coast.

     

     

    Son olarak bu yaz Camp Cody’de olduğum için gerçekten kendimi şanslı hissediyorum, hayatımdaki en güzel ve dolu yaz olduğu için; hem dil anlamında hem de diğer imkânlar anlamında.

     

    Gelecekte bir gün tekrar Amerika’ya gitmeyi dört gözle bekliyorum...

     

    Mustafa KAPTAN

    Karabük Üniversitesi, Elektrik-Elektronik Mühendisliği öğrencisi

    İdeal CampUSA Katılımcımız

    ABD, New Hampshire Eyaleti, Camp Cody’de Çalıştı

     

  41. İdealsas
    Rümeysa Çelik | 18.11.2016

    Şikayet edebileceğim eleştirebileceğim bir konu var mı diye çok düşündüm ama bul

  42. Şikayet edebileceğim eleştirebileceğim bir konu var mı diye çok düşündüm ama bulamadım...

    Merhaba,

     

    Benim gittiğim kamp Vermont Eyaletindeki Brown ledge kampıydı.

     

    Ben başta kamp direktörlerim olmak üzere herkesten çok memnun kaldım çok cana yakın ve yardımsever insanlardı. Gerçekten şikayet edebileceğim eleştirebileceğim bir konu var mı diye çok düşündüm ama bulamadım işim, patronlarım arkadaşlarım herkes ve her şey tam anlattığınız gibiydi ve asla üzücü bir olayla karşılaşmadım.

     

     

    Hatta Amerika’da kaldığım süre zarfı içerisinde tek yaşadığım problem 20’lik diş ağrımdı ki bunda da tabi ki kimsenin bir suçu yoktu ve hatta bu konu da kampımdan gereken desteği gördüğüm için çok mutluyum.

     

     

    Ben 2 haftalığına başka bir kampta da post kamp olarak çalıştım yine aynı eyaletteki tyler place adında bir kamptı ve orada sadece 2 hafta kalmama rağmen mükemmel zaman geçirdim eğer tekrar beni davet ederlerse oraya tekrar gitmeyi çok isterim.

     

     

    Her şey için teşekkür ederim size de tüm yardımlarınız için umarım tekrar görüşme fırsatımız olur.

     

    Rümeysa ÇELİK

    Yeditepe Üniversitesi, Endüstri ve Sistem Mühendisliği öğrencisi

    İdeal CampUSA Katılımcımız

    ABD, Vermont Eyaleti, Brown Ledge Camp’ta Çalıştı

     

  43. İdealsas
    Berna Koç | 18.11.2016

    Kamptan sonra Amerika’da görmek istediğim bütün şehirleri gördüm...

  44. Kamptan sonra Amerika’da görmek istediğim bütün şehirleri gördüm...

    Amerika’ya gitmeyi son iki yıldır düşünüyordum ancak karar verdiğimde her şey için çok geç kalmış oluyordum. Bu sene, internette ‘Amerika’da Çalışmak’ gibi araştırmalar yaparken CampUSA diye bir siteye denk geldim ve bu siteden de İDEALSAS’ı buldum daha sonra kampın koşullarını ve sistemini öğrenip gitmeye karar verdim. Gitmeden önce çok heyecanlıydım çünkü deniz aşırı bir yolculuğu ve yurtdışında çalışmayı ilk defa deneyimleyecektim. Haziran’ın başında kampa gittim ve ilk bir hafta gerçekten kolay geçmedi. Çünkü alışma sürecine girmiştim. Ancak her yeni gelen çalışanla birlikte daha çok alıştım. Gerçekten hayatımda geçirdiğim en eğlenceli yazlardan biriydi. Amerika ve Amerikan kültürü hakkında çok fazla şey öğrendim ve tabi ki dil açısından da beni inanılmaz geliştirdiğine inanıyorum.

     

     

    Ben, Aloha Foundation’ın Aloha Hive kampına mutfak çalışanı (kitchen staff) olarak yerleşmiştim. 7-12 yaş arasındaki kız çocuklarına mutfakta yemek hazırlıyorduk. Ancak bizim kamp, çocuklar kadar çalışanları da önemsiyordu. Her akşam hem çalışanlar hem de çocuklar için 20’ler partisi, uptohill ve Harry Potter günü gibi konsept partiler ve aktiviteler düzenleniyordu. Ayrıca, kamptayken canoe yapmak, bisiklete binmek ve trekking gibi bir çok outdoor spor aktivitelerine de katılıyorduk ve boş günlerimde kampa yakın şehirleri gezmeye gidiyorduk.

     

    Kesinlikle çok eğlenceli bir yaz geçirdim ve kamptaki iş sürem dolduktan sonra Amerika’da görmek istediğim bütün şehirleri gördüm. Böyle bir yaz geçirdiğim için çok memnunum. Daha iyisini düşünemezdim. 

     

    Berna KOÇ

    İstanbul Üniversitesi, İngilizce Mütercim öğrencisi

    İdeal CampUSA Katılımcımız

    ABD, Vermont Eyaleti, Camp Aloha Hive’de Çalıştı

  45. İdealsas
    Ahmet Ateş | 16.11.2016

    Gönül rahatlığıyla iyi ki gitmişim diyebilirim...

  46. Gönül rahatlığıyla iyi ki gitmişim diyebilirim...

    Merhaba,

     

    Öncelikli her şey için İdealsas’a tekrar teşekkür ediyorum. Benim genele baktığımda her şey çok güzeldi.

     

     

    Tabi ki campla alakalı ufak tefek sıkıntılarımız oldu. Mesela: altı gün çalışmak biraz yorucu oldu onun haricinde kalma yeriyle alakalı biraz sıkıntı yaşadık 4 kere falan kabin değiştirdik. Onun haricinde kampta bütün imkanlardan yararlanabiliyorduk. Eğer seneye arkadaşlara Camp Jewell denk gelirse rahatlıkla güzel şeyler söyleyebiliriz.

     

     

    Travel kısmında yalnız olduğum için çok farklı yerlere gidemedim bir hafta New York gezisi planladım kendime ve çok keyifli zaman geçirdim.

     

    Gönül rahatlığıyla iyi ki gitmişim diyebilirim.

     

    Ahmet ATEŞ

    Kocaeli Üniversitesi, İktisat öğrencisi

    İdeal CampUSA Katılımcımız

    ABD, Connecticut Eyaleti, Camp Jewell’de Çalıştı

     

  47. İdealsas
    Gülsün Şendul | 16.11.2016

    WAT maceranız başladığında tüm soruları düşünmenin gereksiz olduğunu anlayacaksı

  48. WAT maceranız başladığında tüm soruları düşünmenin gereksiz olduğunu anlayacaksınız...

    Sevgili arkadaşlar,

     

    Hayallerinizi gerçekleştirmek sadece bir uçak bileti kadar uzaklıkta ise ve hayallerinizi gerçekleştirmek bu kadar kolaysa, neden work and travel yapmayasınız?

     

     

    Benim WAT maceram 31 Mayıs'ta başladı ve 22 Eylül'de sona erdi. Tabi ki, gitmeden önce aklınızda bir sürü cevapsız sorular oluyor.

     

    Bunları birincisi İdealsas WAT Danışmanı Gökçe Hanıma sorabilirsiniz elinden geldiğince yardımcı olacaktır.

     

     

    İkincisi, Wat maceranız başladığında bu sorularını düşünmenin gereksiz olduğunu anlayacaksınız. Çünkü fark edeceksiniz ki her şey akışına göre gitmiş. Bu yüzden hiç endişelenmenize ve korkmanıza gerek yok.

     

     

    Ben yalnız gittim. Hiçbir sorunla karşılaşmadım. Her öğrencinin muhakkak work ABD travel programına katılması gerektiğine inanıyorum çünkü farklı insanlarla tanışmak, onların kültürlerini öğrenmek, İngilizceni geliştirme fırsatı, çok değerli bir deneyim kazanımıdır. Sizde deneyimlerle dolu, unutulmaz bir yaz geçirmek istiyorsanız mutlaka WAT programına katılmalısınız.

     

     

    Tabi bunun için iyi bir şirket seçmeniz gerekiyor. İdealsas'ı tavsiye ederim çünkü çok yardımseverler ve çok ilgileniyorlar. İlgilerinden dolayı İdealsas ailesine minnettarım.

     

    Gülsün ŞENDUL

    Gaziantep Üniversitesi, İngilizce Öğretmenliği öğrencisi

    İdeal Work and Travel katılımcımız

    ABD, North Carolina Eyaleti,Blue Mainsail’de çalıştı

  49. İdealsas
    Ezgi Soykan | 16.11.2016

    İnternette gördüğümüz olumsuzlukların çoğu başıma gelmedi...

  50. İnternette gördüğümüz olumsuzlukların çoğu başıma gelmedi...

    Merhaba,

     

    14 ekim cuma günü ülkeye giriş yaptım hayatımın en güzel yazlarından biriydi deneyim ve yenilik dolu bir yazdı.

     

     

    Bizim kaldığımız yer çok büyük bir yerde değildi kasabaydı Pensilvanyanın Pittsburg şehrine bağlı Grove City. Ev ortamı falan güzeldi tabi ki de arabasız hiç bi yere gidilmiyordu market, çamaşırhane vb vb bile.

     

     

    İş verenimiz iyi bir adamdı sağ olsun yardımcı oldu internette gördüğümüz olumsuzlukların çoğu başıma gelmeden sağ sağlım döndüm. Para konusunda biraz düşüktü ama bize tip falanda kalıyordu çok masrafımız olmuyordu yani.

     

    Bi şikayetim yok aynı yere umarım bir daha gidebilirim diye düşünüyorum. 

     

    Ezgi SOYKAN

    Süleyman Demirel Üniversitesi, Maliye öğrencisi

    İdeal Work and Travel katılımcımız

    ABD, Pennsylvania Eyaleti,Seivers Concessions’ta çalıştı

     

     

  51. İdealsas
    Vahide Caymaz | 16.11.2016

    Giden paranın iki katini kazandım tabi alışverişler de yaparak...

  52. Giden paranın iki katini kazandım tabi alışverişler de yaparak...

    Work and travel hayalim yaklaşık 5 yıl önce ablamın gitmesiyle başlamıştı hep gideceğim diye ağzımdaydı gün geldi geçti işlemler oldu bitti be bir baktım Boston havalimanındayım.

     

     

    Elimde dergim gideceğim adres belli (Old orchard beach -Maine). Tabi Amerika dayım biraz heyecanlıyım İngilizce öğretmenliği okumama rağmen o native speakerlar anlamak çok zordu adres soruyorum iki adım sonra söylediklerini unutuyordum (sadece ilk iki gün için geçerliydi bu sonra sihirli değnek değmiş gibi her şeyi tıkır tıkır anlayıverdim) Neyse baktım orda Türkler var gittim onlara nasıl North Stationa giderim dedim. Sen Southa git orda her tren geçer dediler. Ama burada North demeye kalmadan bi baktım South Stationdayım İlk Amerika günüm ilk kaybolmam ve Boston.. Sanırım 3 saat sonra olmam gereken noktaya varabildim oturdum güzelce istasyonda kolumda kırılmış bavulu taşımanın verdiği acıyla bir güzel ağladım. Sonra geldi trenim bindim ve vardım ait olduğum yere. Hiç kimse karşılamadı unutmuşlar beni internet filan yok tahmini bir şekilde yürüyüp buldum sonunda oh be yi çektim. İlk günüm böyle unutulmaz rezillikti sonrası baya normalleşti.

     

     

    İlk işim dunkin donutti ikinci işim de housekeeping tabi ki. 4 gün dayanabildin dunkin donuta bana göre çok stresli bir iş ve kahve kokuları midemi bulandırıyordu hala kokusu burnumda. Sonra bu iş olaylarını managerim halletti bana amusement park da ride operatörlük ayarladı. Ve sanırım çalışmaktan mutlu olmak orası içindi sanırım. Bildiğimiz kiddie rides larini çalıştırıyoruz gelenlere her ne kadar içimizden söylensek de bi beş dakika bos olduğunda ordan oraya sohbet filan ortam çok iyiydi. Ve ordayken tabi ki zaman hızlı geçiyordu.

     

     

    6 Haziran da Amerika’daydım 20 Eylüle kadar aralıksız çalıştım. Artık çok yorgun olduğumu hissediyordum. Travela gücüm kalmamışta gibi düşünüyordum ta ki las vegasa varana kadar. Hi ondan önce Boston'i filan araba kiralayıp gezmiştik. O yüzden direk batıya gittik. Vegas, grand canyon, san francisco, los angeles ve santa barbara derken bitti bati bizim için döndük New York'a iki gece de orayı gezdik Amerika da olduğumuzu doya doya hissettik.

     

     

    Şimdi döneli sanırım iki hafta oldu ama şimdiden bile çok özledim. Belki bir daha olur artık bakalım. Bu arada giden paranın iki katini kazandım tabi alışveriş 2-3 iphone filan derken 2300 dolarla Türkiye ye döndüm. Housekeepingden iyi kazanamadım o yorulmama değmedi hiç.

     

    Neyse ben hayalimi gerçekleştirdiğim için çok mutluyum çok güzel bir tecrübeydi benim için, güzel, iyi kalpli dostlar kazandım ve gelecek için unutulmaz anlar.

     

    Vahide CAYMAZ

    Çukurova Üniversitesi, İngilizce Öğretmenliği öğrencisi

    İdeal Work and Travel katılımcımız

    ABD, Maine Eyaleti,Cafua Management’te çalıştı

     

  53. İdealsas
    Ayşenur İnak | 16.11.2016

    Ya orası neresi New York ta falan iş yok mu ilk tepkimdi...

  54. Ya orası neresi New York ta falan iş yok mu ilk tepkimdi...

    Çok tedirgin bir şekilde gittiğim work and travel macerasının hayatımın en güzel kısmı olacağını tahmin edemezdim.

     

     

    WAT danışmanım Gökçe Abla başta Old orchard beach deyince ya orası neresi New York ta falan iş yok mu ilk tepkimdi. Şu an yaşamak istediğim yer hakkında o zaman haksızlık yapmışım.

     

    İşimin lunaparkta palace playland de olması dünyanın pek çok yerinden yeni insanlar tanıma imkanı verdi, yedisinden yetmişine hala iletişim halindeyiz ve bu duygu çok güzel.

     

     

    Öncelikle bana uygun bu kadar nokta atışı gibi beni maine eyaletine gönderen İdealsas’a tesekkür ederim ve herkesin bu tecrübeyi yaşamasını isterim.

     

    Ayşenur İNAK

    Medipol Üniversitesi, Beslenme ve Diyetetik öğrencisi

    İdeal Work and Travel katılımcımız

    ABD, Maine Eyaleti,Palace Playland’de çalıştı

     

  55. İdealsas
    Yiğit Gençay | 16.11.2016

    Bu işte en deneyimli, en profesyonellerden biri olan İdealsas’a gittik...

  56. Bu işte en deneyimli, en profesyonellerden biri olan İdealsas’a gittik...

    Üniversitemde hazırlık okuduktan sonra kazandığım İngilizce bilgimi unutmamak hatta daha da ilerletmek için yurtdışına çıkmak aklımda her zaman olan bir programdı.

     

     

    Arkadaşımın ‘work & travel’a mı gitsek?’ sorusundan sonra etraflıca bir araştırmadan sonra hem 4 aya yakın bir süre Amerika’da kaldığımızı göz önünde bulundurup hem de kazanacağımız deneyimleri düşününce bu soruyu hemen ‘neden olmasın?’ diye yanıtladım ve başladık şirket araştırması yapmaya. İnternetten bulduğumuz İstanbul’daki şirketleri gezerken internetten de aldığımız yorumlara bakarak bu işte en deneyimli, en profesyonellerden biri olan İdealsas’a gittik. Yaptığımız görüşmelerde Gökçe Hanım’ın kafamızdaki tüm soru işaretlerini silmek için sabırlı bir şekilde programı tüm detaylarıyla anlatmasıyla artık kararımızı vermiştik. Work and travel programını yapacaktık ve yapacağımız şirket İdealsas olacaktı.

     

     

    Gün be gün işlemlerimizi gerçekleştirdik. Gideceğimiz yeri de seçmiştik. New Jersey eyaletinin Atlantic City şehrinde eğlence parkında Game Attendant olarak çalışacak hem eğlence parkındaki oyunlara gelen insanlarla birebir iletişime geçip İngilizcemizi geliştirecek hem de güzel vakitler geçirip değişik kültürden belki de hayatımız boyunca hiç gitmeyeceğimiz ülkeden insanlarla çok yakın arkadaş, dost olacaktık. Bütün işlemler tamamdı son iş olan Amerika’ya gitmek kalmıştı ki oda işin en zevkli kısmıydı.

     

    Direkt uçuşla New York’a ve oradan otobüsle Atlantic City’e geçtik. Gittikten 1 hafta sonra işimiz başladı. Oradaki herkes sizinle aynı durumda olduğu, ülkelerini 3 aylığına Amerika’da sınırsız deneyimler yaşamak için bıraktığından herkesle çok kısa bir sürede çok yakın birer dost olduk. Çalışma saatlerimiz çok iyiydi bu yüzden para sıkıntısı yaşamadık. Öyle ki bazı zamanlar işverenimle bana daha az saat vermesi için konuşuyordum.

     

     

    Çalıştığımız zamanlarda da yakında bulunan Philadelphia, New York gibi yakındaki şehirlere gidip günü birlik gezdik. Bu sırada da işteki arkadaşlarımızdan ülkelerinin geleneklerini, yaşayış şekillerini, insanlarının nasıl olduklarını öğrendik. Ve tabii biz de Türkiye’yi öğrettik. İşten ayrılmamıza kısa süre kala travel planımızı yaptık, biletlerimizi aldık ve travel için hazırdık. Amerika’da deneyim kazanarak geçen 3 ay çalışmanın, para kazanmanın meyvesini çok güzel hazırlanmış bir travel programıyla aldık.

     

    Doğu bölgesinde olduğumuz için Batı’ya gitmeye karar verdik ve Los Angeles’ta 1 hafta kaldık. Ünlü Hollywood filmlerinin çekildiği Universal Studios’dan oyunlarda gezdiğimiz, araba sürdüğümüz Venice Beach’e, günümüz yabancı popçularının evlerinden, Walk of Fame’e her yeri deneyimleme fırsatımız oldu. Los Angeles’tan sonra uçakla Washington DC’ye döndük ve burada da 2 gece kaldık. Burada da bildiğiniz üzere White House, US Capitol’a kadar yine filmlerde gördüğümüz yerleri gördük. En son durağımız Türkiye’ye uçuşumuz buradan olduğu için New York’tu. New York kesinlikle anlatılmaz yaşanılır cinsten bir tecrübeydi. Times Square, Empire State, 5th Avenue, Statue of Liberty, Wall Street, Central Park ve dahası…

     

     

    Size şuan sadece çalışıp, para kazanıp, gezip ülkeme döneceğim düşüncesi varsa kesinlikle yanılıyorsunuz. Work and Travel ne sadece çalışmak ne sadece gezmek ne de sadece para kazanmak. Work and Travel belki de hayatınızda tadabileceğiniz, olgunlaşabileceğiniz, hayat tecrübesi edineceğiniz, yeni kültürler öğreneceğiniz, yeni bir sürü insanlarla tanışacağınız, yeri gelince dostluğu yeri gelince fedakarlığı öğreneceğiniz 3 ayın toplamıdır.

     

    Şuan da belki abartıyorum gibi gelebilir ama siz de deneyimledikten sonra ne demek istediğimiz çok iyi anlayıp bana hak vereceksiniz. Hayatınızın dönüm noktasına hazır olun…

     

    Yiğit GENÇAY

    Bahçeşehir Üniversitesi, Bilgisayar Mühendisliği öğrencisi

    İdeal Work and Travel katılımcımız

    ABD, New Jersey Eyaleti,Atlantic Pier Amusements’te çalıştı

     

  57. İdealsas
    Hasan Abaza | 16.11.2016

    Şirket seçimi en kilit noktalardan bir tanesi birçok şirketle konuştuk fakat...

  58. Şirket seçimi en kilit noktalardan bir tanesi birçok şirketle konuştuk fakat...

    Her şey internette okuduğum bir yazıyı en yakın arkadaşıma anlatmamla başladı.

     

    Work And Travel programını öğrenmiş olduk ve araştırmaya zaman kaybetmeden başladık. Edindiğimiz bilgilere göre şirket seçimi en kilit noktalardan bir tanesi birçok şirketle konuştuk fakat en güvenilir ve gerçekçi anlatan ve samimi olan İdealsas oldu. Bu seçimimizin doğru olduğunu Amerika’da tanıştığımız başka arkadaşların yaşadığı problemlerden sonra daha iyi anladık.

     

     

    Zaman kaybetmeden erken kayıt yaptırdık yavaş yavaş her şey hazırlanıyordu. Mülakatları da başarıyla geçtikten sonra geriye bir tek Amerika’yı beklemek kalmıştı. Zaman çok hızlı geçti ve Amerika’ya yola çıktık.

     

    İşimiz New Jersey eyaletinin Atlantic City şehrinde eğlence parkında Game Attendent olarak çalışmaktı. Atlantic City Amerika’nın doğu kıyısında okyanus kenarında bulunan çok büyük olmayan bir şehir.  İlk gittiğimiz zamanlar da çalışma ve Amerika ortamına ayak uydurmak biraz zor olsa da üstesinden geldik ve Amerika’nın tadını çıkarmaya başladık. 

     

     

    İşimden bahsetmem gerekirse parkta bulunan oyunlarda görev alıyordum. İşyerimizde birçok ülkeden gelen bizim gibi çalışanlar vardı. Sadece Amerika değil diğer uluslar hakkında da bilgimiz oldu ve dünyanın belki de hiç gitmeyeceğimiz yerlerinden birçok insanla tanıştık ve arkadaş olduk. Zaman zaman iş biraz yorucu olsa da genel olarak eğlenceli geçti, bolca çalışma saati alıyordum bu nedenle para konusunda sıkıntı çekmedim. Çalışmadığımız zamanlarda boş günlerimizde yakında bulunan şehirlere gittik gezdik günü birlik.

     

    İşimizin bitmesine az zaman kala travel için harekete geçtik ve gideceğimiz yerleri ve rotamızı belirledik. Los Angeles’ta 7 gün kaldık ve içini dışını gezdik. Hollywood denince aklımıza gelen yerlerden olan Universal Studios bir günümüzü aldı ve filmlerde gördüğümüz bir çok mekanı canlı canlı deneyimleme fırsatımız oldu. Santa Monica Pier den Venice Beache yürüdük ki buralar GTA oyunundan bildiğim için benim açımdan çok farklı bir deneyim oldu ve dahası… Daha sonra Washington DC ye gidip Beyaz Saraydan US Capitola kadar birçok önemli yerleri gezdik ve gördük. Daha sonra New York’a gidip bu metropolde elimizden geldiğince gezdik.

     

    Çok ayrıntıya girmek istemiyorum ama Work And Travelın imkanı olan herkesin hayatında bir kez deneyimlemesi gereken bir tecrübe olduğunu düşünüyorum. Bu programı sadece çalışmak ve gezmekten ibaret sanıyorsanız yanılıyorsunuz, WAT sayesinde yeni hayat tecrübelerinden yeni bakış açılarına, para kazanmanın zorluğundan para harcamanın biriktirmenin ayarına, kadar bir çok şey öğreniyorsunuz. Kendiniz deneyimleyerek demek istediklerimi daha iyi anlayabilirsiniz.

     

     

    Hasan ABAZA

    Bahçeşehir Üniversitesi, Mekatronik Mühendisliği öğrencisi

    İdeal Work and Travel katılımcımız

    ABD, New Jersey Eyaleti,Atlantic Pier Amusements’te çalıştı

     

  59. İdealsas
    Zindan Çakıcı | 16.11.2016

    Hayatımda farklılıklar yaratan ve bakış açımı değiştiren Work and travel...

  60. Hayatımda farklılıklar yaratan ve bakış açımı değiştiren Work and travel...

    Work and Travel programı gençlerin Amerika hayallerini tatmin etmek için oluşturulmuş bir program. Ve tabi ki İdealsas kurumu gençlerin bu hayallerini gerçekleştirmek için hizmet veren bir danışmanlık kurumu.

     

    Ben Zindan ve ben de o Ortadoğulu gençlerden yalnızca biriyim. Work and Travel programını ikinci kez yaşadım. Çünkü herkesin hayran olduğu Hollywood filmlerinin mekanı olan New Jersey’de ikinci defa nefes almak bana çekici geliyordu.

     

    Hikaye 12 saatlik uçak yolculuğu ile başladı ve biraz hüzün, biraz keder ve kısa sürede kurulmuş güçlü dostluklara veda etmekle bitti. Work and Travel okyanusun üzerinde kurulmuş bir eğlence parkında dünyanın farklı renklerini tanımak için mükemmel bir fırsat oldu benim için.

     

    Work and Travel size çok para, iyi bir travel ve İngilizceden öte unutulmaz dostlukların nasıl kurulduğunu öğretir. Aynı zamanda Work and Travel; çok yorulacağınız, çok gezeceğiniz, çok kazanacağınız, çok iyi dostluklar kuracağınız bir program. Hayatımda farklılıklar yaratan ve bakış açımı değiştiren Work and travel her öğrencinin ısrarla yapması gerektiğini düşündüğüm bir program.

     

    İdealsas’a ve en önemlisi Gökçe ablaya teşekkür ediyorum.

     

    Zindan ÇAKICI

    Kadir Has Üniversitesi, Siyaset Bilimi öğrencisi

    İdeal Work and Travel katılımcımız

    ABD, New Jersey Eyaleti,Atlantic Pier Amusements’te çalıştı

  61. İdealsas
    Merve Kahraman | 16.11.2016

    Başka bir şirketle gittiğim wat programında işimi kendim bulmak zorunda kaldım

  62. Başka bir şirketle gittiğim wat programında işimi kendim bulmak zorunda kaldım ve...

    2015 yazında New York'ta katıldığım work and travel programından inanılmaz deneyimler edindim.

     

    Manhattan'da Shake Shack 'te çalıştım. Konum olarak ve iş arkadaşlığı açısından wat programındaki en güzel yerlerden biri olduğunu düşünüyorum. Çalışanların hemen hemen hepsi siyahi ya da Latin kökenliydi ve onlardan gerek müzik kültürleri olsun gerek yaşam tarzları olsun çok şey öğrendim. İşe gelince yemek sektöründe çalışmak kolay değil ama kapanış saatlerini hip hop dinleyerek ve  şarkılara eşlik ederek yapmak çalışmanın en güzel yanlarından biriydi:) İş yerinde Türk olmamasına rağmen kendimi hiç yalnız hissetmedim.

     

    Amerika’nın en güzel şehirlerinden birinde, Amerikalıların bile yaşamak için can attıkları New York 'ta yasama imkânı buldum. Şimdi Üniversiteden sonra NY'a gitmeyi düşünüyorum. 

     

     

    Eğer güzel anlarla dolu bir yaz deneyimlemek istiyorsanız İdealsas’la gitmenizi öneririm. Bana söyledikleri, ayarladıkları işte sorun çıkmamış olması (2014 yılında  başka bir şirketle gittiğim  wat programında işimi kendim bulmak zorunda kaldım ve sponsor bana bulduğum işte bile sorun çıkardı) İdealsas’ı başka bir yurtdışı programında da seçmem için iyi bir neden.

     

    Gitmeyi düşünen herkese şimdiden harika bir yaz diliyorum:)

     

     

    Merve KAHRAMAN

    Mimar Sinan Üniversitesi, Sinema-Tv öğrencisi

    İdeal Work and Travel katılımcımız

    ABD, New York Eyaleti,Shake Shack’te çalıştı

     

  63. İdealsas
    Merve Baykara | 16.11.2016

    Tek başıma gittim, kimseyi tanımadan. Ama hiç yabancılık çekmedim...

  64. Tek başıma gittim, kimseyi tanımadan. Ama hiç yabancılık çekmedim...

    Amerika benim için çok güzel bir tecrübeydi. Her şeyden önce farklı bir ülke, farkı bir dil ve farklı bir kültür, din..

     

    Tek başıma gittim, kimseyi tanımadan. Ama hiç yabancılık çekmedim, çekinmedim. Benim izlenimime göre ırkçılık ve ayrımcılık olmayan bir ülke. Yoldan geçen bir insanın günaydın deyip halinizi hatırınızı sorması bile çok samimi. Açıkçası kendimi Amerika’da çok değerli hissediyordum çünkü Housekeeperlık yapmama rağmen müşteriler benimle gelip sohbet muhabbet kuruyorlardı. Üstümdeki iş kıyafetlerine aldırmadan dostça sarılabiliyorlardı. Açıkçası Türkiye’de bu işi yapıyor olsam en fazla kolay gelsin ve iyi günler kelimesi dışında bir şey duymazdım. Yani Amerika’da insanları güzel, çirkin, zayıf, şişman yada zengin fakir diye ayırt etmeksizin sizi siz olduğunuz için sevip konuşuyorlar.

     

     

    Onun dışında Amerika’nın bir çok şehrini gezdim ama filmlerde gördüğüm gibi değildi maalesef. Biraz hayal kırıklığına uğradım. Beklediğim kadar güzel olmasa bile harikaydı. Her şehri birbirinden farklı Amerika’nın. Ama benim favori şehrim New York oldu. Çok kalabalık olmasına rağmen ulaşımın kolay olması ve binaların büyüklüğü beni çok etkiledi. Amerika’nın her eyaletinde insanlar çok yardımcı. Yoldan geçen birine bir soru sormaktan hiç çekinmedim. En basit örneği olarak yol tarifi sorduğum zaman bilmeseler bile hemen maptan bakıp yardımcı oluyorlar. O yüzden kaybolmaktan hiç korkmadım Amerika’da.

     

    Tekrar gitmeyi de çok isterim :)

     

    Merve BAYKARA

    Okan Üniversitesi, Sivil Havacılık öğrencisi

    İdeal Work and Travel katılımcımız

    ABD, New York Eyaleti,Red Roof Inn’da çalıştı

  65. İdealsas
    Cansev Çelik | 16.11.2016

    Kendi isteğimle günde 12 saat çalıştığım oluyordu...

  66. Kendi isteğimle günde 12 saat çalıştığım oluyordu...

    Selam,

     

    öncelikle Amerika deneyimimin bana çok şey kattığını, başımdan çok güzel şeylerin geçtiğini ve WAT'ın iyi ki yapmışım dediğim bir program olduğunu söylemek isterim.

     

     

    Oraya gider gitmez de haber verdiğim gibi konaklamam oldukça sıkıntılıydı. Sürekli aramızda tartışma ve sürtüşmelerin geçtiği bir ev sahibim vardı. Daha sonra başka arkadaşlarımdan dinlediğim wat deneyimlerini de göz önünde bulundurursam sanırım konaklama konusunda en şanssızı bendim. Yalan söyleyemeyeceğim ama wat'ı ve benim işimi her ne kadar başka bir öğrenciye önersem de konaklamayı hiç önerebileceğimi sanmıyorum. Çünkü evde ben de dahil 9 öğrenci de o ev sahibinden şikayetçiydik sürekli.

     

     

    Onun dışında işe gelirsem, gerçekten hem bulunduğum şehirdeki en kaliteli işlerden biriydi hem de iş ortamım çok güzeldi. Herkes çok arkadaş canlısı ve iyi niyetliydi. Çok güzel dostluklar kurdum ve iş de gayet rahattı. Çok kısa sürede adapte olunup kolayca iş temposuna alışılabilir bir ortamdı. İş hem çok yorucu değildi hem de bir süre sonra maaşın gerçekten tatmin ettiğini farkettim. Yorucu olmadığı için çoğu zaman overtime yaptım ve kendi isteğimle günde 12 saat çalıştığım oluyordu. İş verenlerim, süpervisorlarim hep çok kibardı ve arkadaş gibi olmuştuk bu yüzden ne zaman overtime istesem kabul ettiler. Onun dışında ilgili ve adildiler modumun düşük olduğunu gördükleri zaman hep neyim olduğunu sordular ve işin sevdiğim bölümüne geçmemi söylüyorlardı (fırın kısmından kasaya geçmek gibi:)

     

     

    Evdeki arkadaşlarla uyumsuzluk yaşadığım çok oldu başlarda. Bunun belki de nedeni 4 ayrı ırktan, ayrı kültürden insanların toplanmasıydı ve kalabalıktık. Ama ben zaten gittiğim evde ya da bölgede Türklerin olmaması taraftarıydım ve gayet de memnun oldum bu durumdan. 3 ay boyunca sadece 4-5 tane Türk müşterim dışında hiçbir Türk görmedim ve böylece hiç Türkçe konuşmak zorunda kalmadım:) Ev arkadaşlarıma dönersem çoğuyla problemimizi hallettik ve çok yakın dostluklarımız oldu evden ayrıldıkları gün benim için çok zor bir gün ve çok zor bir vedaydı. Şimdiyse iyi ki onları tanımışım diyorum hala neredeyse her gün konuşuyoruz en kısa zamanda birbirimizin ülkelerini ziyaret edicez.

     

     

    Genel olarak Amerika ile ilgili hayatıma da okuduğum bölüme de katkıları olacak çok güzel gözlemler yaptım ve birçok şeyi yaşayarak gördüm. İnanılmaz alışverişler yaptım ona rağmen hala daha çok şey alsaymışım diyorum:) ve güzel bir tatil planı yapınca tatilin de çok eğlenceli geçtiğini gördüm üstelik Türkiye'ye iyi bir miktarda parayla da döndüm. İyisiyle kötüsüyle Amerika'yı çok seveceğimi biliyordum ve gerçekten de çok sevdim. Tekrar WAT yapmayı düşünüyorum hatta şu an çevremde kime anlatsam bütün arkadaşlarım yapmak istiyor, sürekli arayıp süreci soruyor ya da yakın olmayanlar sosyal medyadan mesaj atıyor:)

     

    Ben de bu süreçte bana yardımcı olduğunuz ve hep ilgilendiğiniz için İdealsas’a teşekkür ederim :)

     

     

     

    Cansev ÇELİK

    Bahçeşehir Üniversitesi, Psikoloji öğrencisi

    İdeal Work and Travel katılımcımız

    ABD, Pennsylvania Eyaleti,Villa Enterprises’da çalıştı

     

     

  67. İdealsas
    Sezen Yıldırım | 16.11.2016

    Kesinlikle iyi ki İdealsas aracılığıyla WAT yapmışım diyorum çünkü...

  68. Kesinlikle iyi ki İdealsas aracılığıyla WAT yapmışım diyorum çünkü...

    Work and Travel programını seçme sebebiniz neydi?

     

    Bu programa katılmayı istedim çünkü hem İngilizcemi geliştirmek istiyordum hem de Amerika’da olma rüyasını yaşamak istiyordum.

     

     

    Work and Travel programına katılmadan önce çekinceleriniz var mıydı? Varsa nelerdi?

     

    Beni nelerin beklediğini bilmediğim ve yalnız gittiğim için ister istemez endişelerim vardı. 

     

     

    Sizin gibi gitmek programa katılmayı düşünen arkadaşlara ışık tutması açısından Başvuru sürecinde neler yaşadınız? Tecrübelerinize dayanarak onlara vereceğiniz tavsiyeler var mı? 

     

    Başvuru sürecinde bir zorlukla karşılaşmadım. Neler yapmam gerektiğini Gökçe Hanım sürekli maillerle ayrıntılı bir şekilde anlattı. Onun dışında istediğim zaman ofise gidip aklıma takılanları sorma, konuşma şansımda vardı. Vize öncesinde sorulabilecek sorular konusunda, uçak biletleri, iş ayrıntıları, iş seçimi vs. her konuda yardım aldım.

     

     

    İdealsas aracılığı ile bu programa katılmış biri olarak, iyi ki İdealsas'ı seçmişim dediğiniz durumlar oldu mu? Yani orada firmadan dolayı mağdur olmuş öğrencilere rastladınız mı? "W&T programını seçerken firma tercihi sizce ne kadar önemli"

     

    Kesinlikle iyi ki İdealsas aracılığıyla Wat yapmışım diyorum çünkü orda da her durumda şirketinizle iletişim halinde oluyorsunuz ve İdealsas dışında başka bir şirketle gelen bir grup arkadaş bazı problemlerinde hiç bir şekilde kendi şirketleriyle iletişime geçememişlerdi. 2013 yazı için WAT düşünen birkaç arkadaşımı da gönül rahatlığıyla İdealsas'a Gökçe Hanıma yönlendirdim.

     

     

    İngilizceniz gitmeden önce ne seviyedeydi, gidip-geldikten sonra ne durumda? Bu programın size dil eğitiminize ciddi bir katkısı oldu mu?

     

    Gitmeden önce belli bir seviyede İngilizcem vardı elbette ama en büyük eksikliğim pratik yapmıyor olmaktı. Çalıştığım yerindeki konumum itibariyle de günde en az 200-250 müşteriyle muhatap oluyordum. İlk başlarda anlamakta ve derdimi anlatmakta çok güçlük çeksem de bir yerden sonra zaten alışıyorsunuz.

     

     

    Gitmeden önce işiniz belli miydi? Orada ne iş yaptınız? İşinizden memnun kaldınız mı? 

     

    Gitmeden önce işim belliydi. Virginia, Richmond'ta McDonalds'ta çalıştım ve işimden de, iş arkadaşlarımdan da memnundum.  

     

     

    Günde kaç saat çalıştınız? Mesai olarak çalışmak mümkün mü ya da ek olarak ikinci bir iş de çalıştınız mı?

     

    Genelde günde 8 saat ve haftada 4-5 gün çalışıyorduk. Mesai olarakta akşam mesaisinde çalıştık ama manager imiz çok iyi bir insandı ve istediğimiz takdirde sabah mesaisine de geçme şansımız vardı.

     

     

    İş hayatında ne gibi zorluklarla karşılaştınız? Bunları nasıl aştınız? Öğrencilere tavsiyeleriniz nelerdir?

     

    Benim iş yerimdeki tek sorunum managerlarımızdan birisinin bana takmış olmasıydı. Benim dışımda çalıştığım McDonalds'ta çalışan 3 Türk daha vardı ama onların hiçbirisine bana yaptıklarını yapmadı. Ettiği bütün hakaretlere rağmen genelde sesimi çıkarmadım. Zaten diğer manager ve çalışanlarda bizi çok seviyordu. Ama malum managerımız, adı Sonya, ciddi bir tavır gördüm. En sonunda da zaten isyan ettim. Travel'a başlamamıza son 1 hafta kala ben ve erkek arkadaşım işten atıldık. Aslında işle ilgili verilecek çokta bi tavsiyem yok. Her konuda çok anlayışlı managerlarla çalıştım çünkü.

     

     

    Amerika gerçekten filmlerdeki gibi büyüleyici bir ülkemi yoksa belli bir süre sonra çok sıradanlaşıyor mu?

     

    3 ay boyunca Richmond'ta kalınca gerçekten bi yerden sonra çok sıkılmıştım çünkü iş beni cıdden cok yoruyordu. Ama travel kısmında gercekten büyüleyiciydi. 

     

     

    Konaklamanızı kim ayarladı? Nerede kaldınız? Ne kadar para ödediniz?

     

    Konaklama zaten gitmeden önce ayarlanmıştı. 4 kişi olarak gittik ve bir otelde kaldık 1 ay boyunca. haftalık kişi başı 110$ verdik. Daha sonra bir ev kiraladık yine 4 kişi ve 2 ayda orda kaldık. Aylık kişi başı 150$ verdik.

     

     

    Program sonunda size sunulan gezi ve seyahat hakkını kullandınız mı? Program sonu gezisini yeni katılımcılara tavsiye eder misiniz? Bu gezi çok maliyetli oldu mu? 

     

    Travel kesinlikle yapılmalı. Cunku dedigim gibi Richmond'tan cok sıkılmıstım ve traveli düsünerek orda günleri gecirdim bi yerden sonra. 2 haftalık bi gezi yaptık. Gittiginiz şehirlerde kalacagınız yerlere önceden rezervasyon yaptırırsanız kesinlikle cok daha hesaplı olacaktır, biz öyle yapmıştık ve elimizde olan parayla olabildigince gezdik. 

     

     

     

    Sezen YILDIRIM

    İstanbul Ticaret Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler öğrencisi

    İdeal Work and Travel katılımcımız

    ABD, Virginia Eyaleti,Richmon McDonalds’da çalıştı

  69. İdealsas
    Sema Meltem Saydam | 25.08.2016

    İkinci haftanın ardından birçok arkadaşım gibi ben de ikinci bir işte çalışmaya

  70. İkinci haftanın ardından birçok arkadaşım gibi ben de ikinci bir işte çalışmaya başladım...

    Her şeyden önce şunu belirtmeliyim ki, WAT çok önemli bir deneyim. Sorumluluk almayı öğrendiğiniz, farklı bir kültürü tanıma şansı elde ettiğiniz ve elbette yabancı dilinizi geliştirme fırsatı veren bir süreç. Bu sürecin içinden geçen biri olarak WAT düşünen arkadaşlara önerim, iki konuya özellikle dikkat etmeleri. Birincisi şirket seçimi, başvurduğunuz şirketin güvenilirliği en önemli konu.

     

    Bu noktada mükemmel bir yaz geçirmeme katkısı olan Gökçe'ye ve İdealsas ailesine ayrıca teşekkür etmeliyim sanırım. Bir diğer dikkat çekmek istediğim konu ise beklentiler. Bu programa başvururken WAT'ın bir tatil programı olmadığı ve ilk süreçte çalışmanız gerektiğini unutmamak gerek. Ayrıca orada sizleri bambaşka bir kültür ve yemek alışkanlıkları bekliyor, bunu da hatırlatmak gerekiyor sanırım. Ama bu gözünüzü korkutmasın farklılıklardan zevk almak bu sürecin en önemli parçası.

     

    Ben, Old Orchard Beach, ME'de bir eğlence parkında ride operator olarak işe başladım. İkinci haftanın ardından da birçok arkadaşım gibi ben de ikinci bir işte çalışmaya başladım. Yorucu bir süreç olduğunu kabul etmeliyim ama bir o kadar da zevkliydi. Old Orchard Beach küçük şirin bir tatil kasabasıydı. Yeni başvuracak arkadaşlara bir diğer tavsiyem de büyük şehirlerden çok küçük kasabaları tercih etmeleri. Çünkü bu tarz yerlerde gerçek "Amerikan Kültürü"nü tanımanız ve insanlarla kaynaşmanız çok daha kolay.

     

    OOB'da insan ilişkileri benim en sevdiğim şeylerden biriydi. İnsanların yolda gülümseyip birbirine selam verdiği, bir kaç kere uğradığınız bir kafede çalışanların size adınızla hitap ettiği, hatta bankaya gittiğinizde bile görevlilerin size tatil planlarınız için bol bol tavsiye verdiği küçük bir tatil kasabasıydı. Amerika ile ilgili bahsetmem gereken bir diğer konu ise kurallara sıkı sıkıya bağlı oldukları. Özellikle çalıştınız yerde buna dikkat etmeye çalışmalısınız. Kurallar konusunda titiz davrandığınız sürece sizin için ellerinden geleni yapacaklardır.

     

    Ortalama üç aylık bir sürecin ardından da "travel" kısmı başlıyor.  Ben Doğu sahilini kapsayan bir tura katıldım, ardından da bir kaç gün daha NewYork'da kaldım. Eğer tatil planlarınızı önceden yaparsınız ve bütçenizi de bu doğrultuda ayarlarsanız yararlı olacaktır. Çünkü işin bir de alışveriş kısmı var ki bu da Amerika'da kaçınılmaz!

     

    Daha anlatılabilecek çok şey var şüphesiz ama geçtiğimiz yaz benim hayatımın en güzel dönemiydi. Hayat boyu sürecek çok güzel dostluklar kazandığım ve birbirinden renkli anılarla dolu geçen bir süreçti.

     

     

    Sema Meltem SAYDAM

    Kocaeli Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler öğrencisi

    İdeal Work and Travel katılımcımız

    ABDMaine Eyaleti, Old Orchard Beach'de çalıştı

  71. İdealsas
    Mithat Şenol | 25.08.2016

    Bir WAT'çının Las Vegas macerası...

  72. Bir WAT'çının Las Vegas macerası...

    Minot havaalanında uçağımızı aramaya koyulduk Las Vegas yazısını görünce ikimizde de biraz heyecan oldu çünkü aylardır hayal ettiğimiz tatile başlamak üzereydik. Uçağa bindik çok uzun sürmedi sanırım 3 saate yakın bi uçuştan sonra Vegas görünmeye başladı ucu görünmez bi düzlük tamamıyla ışıktan oluşan bir şehir nefes kesici bir görüntüydü. Gece 11 gibi sanırım iniş yaptık.
    İlk gördüğümüz havaalanındaki kumar makineleriydi

     

    Sonra arabamızı almaya gittik. İşlemleri yaptık. Dışarda Mustang, Camaro, Challenger vardı, istediğimiz arabayı alabiliyorduk çok zor bi karardı ama Mustang'a karar verdik. İlk siftahı Harun yaptı, sonra otelimizin yoluna koyulduk. Luxor'da kalacaktık hotele gittik o yorgunlukla çok fazla etrafa bakınmadan uyumuşuz.. Sabah oldu yemek yiyecek yer bakınıyoruz Mcdonald’ta 1 dolara cheeseburger vardı onlarla çok karnımızı doyurduk. Mustangla geziyoruz 1 dolarlık hamburger yiyoruz diyenler olabilir ama bunları yapmadan da bazı istekler olmuyor maalesef. Arabayla Vegas turu yaptık ama akşam harika parti vardı aklımız ondaydı Las Vegas Crawl adında bi organizasyon. Akşam 7 de toplanıyorsun sabah 2-3’e kadar Vegas’taki lüks clublara vip olarak girip eğleniyorsun.. Normalde club girişleri 30-40 dolar 5 farklı club + içkileri eklersek bütün maaşı oraya bırakır dönerdik Türkiye’ye sanırım. Facebook adresleri de var https://www.facebook.com/vegascrawl?fref=tsinanılmaz eğlenceli bi gece geçirdik...

     

    Sonraki gün gecenin yorgunluğuyla geç kalktık kahvaltı için yine Mcdonalt'a gittik fastfooddan bıkmıştık ama başka çaremizde yok maalesef. Diğer hotelleri gezmeye koyulduk 2 adım öteye arabayla gidiyorduk çünkü Vegas’ta tüm otoparklar bedava ve her hotelin arkasında 4-5 katlı otoparklar var. Harika bi şehir tamamıyla eğlence ve rahatlık üzerine kurmuşlar. Muazam hoteller yapmışlar. Zamanımız bile yetmedi hepsini gezmeye Luxor, Newyork, Excalibur, Venetian, Cesar, Bellegio ve dahası. Her akşam clublara giriyorduk ücretsiz olarak.. Las Vegas'a giderseniz bi club'a 40 dolar vermeyin akşam üstü yani 6-7 gibi club'ın önüne gidin orda görevliler bedava giriş bileti dağıtıyor ya da rezervasyon yapıyorlar.. En güzel club Luxor'un içindeydi. LAX diye bi club her gün bedava bilet alıyorduk. Bu sayede 4 gece bedavaya girdik eğlendik.

     

    Son güne yaklaşırken Vegas'tan ayrılacağımız için içimizde tatlı bi üzüntü vardı. Çok benimsemiştik şehri. 3 ay North Sakota’ta işten eve evden işe çalışıp direk eğlencenin göbeğine düşmemiz bizi mest etmişti açıkçası sonra Harun’la Grand Canyon turu için plan yapmaya başladık sabah Canyon'u gezip akşam Vegas’ta kaldıktan sonra Los Angelas'a geçecektik tabi ki plan tutmadı yolda birkaç macera ve aksilik yaşadık.. Vegas’tan ayrılırken Venetian’ı gezelim dedik harikaydı ama çok zaman kaybettik 6 saatlik yolumuz vardı saat 3’ü geçiyordu ve hala yola çıkamamıştık... Sonra yakıtımızı fulledik ve Harun’la Grand Canyon yoluna çıktık..

     

     

    Mithat ŞENOL

    Namık Kemal Üniversitesi, Makine Mühendisliği

    İdeal Work and Travel katılımcımız

    ABDNorth Dakota EyaletiWilliston'da çalıştı

  73. İdealsas
    Harun Atik | 25.08.2016

    Aslında tatilinizi sona bırakmak zorunda da değilsiniz, çalışırken de küçük tati

  74. Aslında tatilinizi sona bırakmak zorunda da değilsiniz, çalışırken de küçük tatiller yapabilirsiniz...

    Son pişmanlık fayda etmez derler ya aynen öyle. Bu programa kayıt olma şansını 4. sınıfta yakaladım, stajlar yaz okulu derken bu vakite kaldı. Halbuki üniversiteye gitmeden öncesinde bile haberdardım. Bu program Amerika’da 4 ay boyunca kalınabilecek minimum masraflı en iyi program. Gitmeden önce bi miktar harcıyorsunuz ama gittiğinizde çalıştığınız için günlük masraflarınızı, konaklamanızı, alışverişlerinizi ve en sonunda tatilinizi yapacak kadar para kazanmanızı sağlıyor ve kaldığınız süre boyunca yaptığınız İngilizce pratik size kar kalıyor.

     

    Aslında tatilinizi sona bırakmak zorunda da değilsiniz, çalışırken de küçük tatiller yapabilirsiniz. Benim Minneapolis’te Jennifer Lopez konserine gittiğim gibi. 3 günlük güzel bi tatildi ve sonrasında çalışmaya devam ettik. Güzel bir motivasyon oluyor. Çalışmanın sonunda ise karşılığını fazlasıyla alıyorsunuz. Tatilimize Las Vegas’tan kiraladığımız Mustang Coupemiz ile başlayıp; Grand Canyon, Los Angelas, San Francisco ve tekrar Las Vegas’ta noktaladık bu tatil 2 hafta sürdü ve uçakla Miami’ye geçtik 5 günde Miami de kaldıktan sonra New York’a geçtik 6 günde burda kalıp Türkiye’ye geldik. 25 gün boyunca güzel bi tatil yaptım. Tabi herkesin tatili böyle olmayabilir, herkesin çalışma koşulları aynı değil ama sizde gönlünüzden geçen tatili yapabilirsiniz. 

     

    Bilmeniz gereken şeylerden birisi de oraya ilk önce çalışmaya gidiyorsunuz. Gitmeden önce buna hazır olmalısınız. Tabi bu gitmeden önce seçtiğiniz işe göre değişir. Benim işim zordu ve karşılığını tatilde aldım. Size tavsiyem; eğer böyle bi planınız varsa ertelemeden uygulamanız. Tekrar böyle bi fırsatı yakalayamayabilirsiniz. Sağlıcakla kalın...

     

     

    Harun ATİK

    Sakarya Üniversitesi, Metalürji ve Maden Mühendisliği öğrencisi

    İdeal Work and Travel katılımcımız

    ABDNorth Dakota Eyaleti, Willistan’da çalıştı

  75. İdealsas
    Ezgi Dağlı | 25.08.2016

    Work and Travel programına 3. sınıfta katıldığım için gerçekten çok pişmanım...

  76. Work and Travel programına 3. sınıfta katıldığım için gerçekten çok pişmanım...

    Work and Travel programına 3. sınıfta katıldığım için gerçekten çok pişmanım. Bunu yer yaz yapabilmek vardı.

     

    Work and Travel, Amerika’yı keşfetmenin ve orda uzun süre ikamet etmenin en ucuz yolu. Farklı kültürlerden insanlarla 4 ay geçirmek çok güzel bir deneyimdi. Üstelik kazandığın parayla Amerika turu yapmak hem ucuz hem de çok kolay. Hem alışveriş yaptım hem de tüm doğu kıyısını araba kiralayıp gezdik.

     

    Ayrıca Amerika’dayken de bizi arayıp soran her şey yolunda mı diye mail atan İdealsas WAT danışmanı Gökçe’ye de teşekkürler. Her konuda beni bilgilendirdiler ve yönlendirdiler bu güzel yaz için teşekkürler =)

     

     

    Ezgi DAĞLI

    İstanbul Üniversitesi, İktisat öğrencisi

    İdeal Work and Travel katılımcımız

    ABDNew Jersey Eyaleti, Atlantic City’de Çalıştı

  77. İdealsas
    Erdi Karatepe | 25.08.2016

    Ayrıca iş mülakatlarında da WAT'a katılmanın faydasını göreceksiniz...

  78. Ayrıca iş mülakatlarında da WAT'a katılmanın faydasını göreceksiniz...

    Work and travel, fırsatı olan her üniversite öğrencisinin katılması gereken bir program. İdealsas'da bu süreçte yanınızda olup, her sorunuza yanıt bulabileceğiniz, size bir takım hayalleri değil olanı anlatan bir work and travel şirketi, maalesef bu şirketlerden çok fazla yok. Amerika'da Maine eyaletindeydim, işverenler, insanlar her şey çok iyiydi, öyle ki 3 sene üst üste aynı yere gittim. Bu programda insanların farkında olması gereken şey, kimse size gelip Amerika’da 3 ay boyunca refah  içerisinde yaşayıp günde sadece 2 saat çalışıp bütün gün eğleneceksiniz diye bir şey demiyor, Wat’ı böyle algılayan arkadaşlarımız vardı.

     

    Öncelikle Amerika size minimum ücret veriyor, watın mantığı zaten ucuz iş gücü, Wat’da çalışacaksınız arkadaşlar, ama iş zamanı iş, işten sonra sosyal hayatınızın getirdiği ölçüde eğlence sizi bekliyor. Hayatınızın unutulmaz günlerini yaşayacaksınız. İlk günlerde uyum sorunu çekebilirsiniz, ancak hiç bilmediğiniz bir yere, hiç bilmediğiniz bir kültüre gidiyorsunuz, sonradan alışınca geçecektir. Ayrıca iş mülakatlarında da wata katılmanın faydasını göreceksiniz. Her mülakatta en az 5-10 dk wat üzerine konuşuyorsunuz, bu süre bir mülakatta az bir süre değil, Cv'nizde fark yaratan olaylardan biri Wat. Herkese tavsiye ederim. 3 sene katıldım, mezun olduğum için artık Wat yok ama yine olsa yine yaparım.

     

     

    Erdi KARATEPE

    İstanbul Üniversitesi, Ulaştırma ve Lojistik öğrencisi

    İdeal Work and Travel katılımcımız

    ABDMaine Eyaleti, Old Orchard Beach’te çalıştı

  79. İdealsas
    Demet Yağcı | 25.08.2016

    Daha önce hiç uçağa binmemiş olmamama rağmen 3 aktarmayla Amerika'daydım...

  80. Daha önce hiç uçağa binmemiş olmamama rağmen 3 aktarmayla Amerika'daydım...

    2012 yazı, belki de hayatımın dönüm noktasıydı.

     

    Karar vermem, İdealsas’ı seçmem, vize işlemleri, çalışacağım işi seçmem, uçak biletimi almam darken hazırlık sınıfını bitirmemle kendimi Amerika’da bulmam bir oldu. Daha önce hiç uçağa binmiş olmamama rağmen, bir cesaretle, 3 aktarmayla oradaydım. İlk gece havaalanında sabahladıktan sonra üstüne bir de 9 saat otobüs yolcuğuyla Sheridan, Wyoming’e ulaştım.

     

    HAUSEKEEPING işi yaptım. Uyarmalıyım ki, hiç de kolay bir iş değil bu iş. Kültürlerimiz biraz farklı olduğu için zorlanmadım değil ilk başta. 2 hafta boyunca hiç izin yapmadan çalıştığım oldu. Oldukça yorucu bir iş. Ama alışmama en büyük neden tabi ki patronumdu. Patronum ve ailesinin Müslüman olması, birbirimizi daha kolay tanımamızı sağladı ve her konuda bize yardımcı oldu.

     

    İngilizce seviyem intermediate olarak gittim, çok sıkıntı çekmedim bu yüzden çünkü özellikle Sheridan insanları çok içten, güler yüzlü ve yardımsever insanlardı. Work and Travel dil geliştirir mi diye soracak olursanız, bir yorum yapamam çünkü bu gerçekten insanın kişiliğiyle alakalı.

     

    Travel kısmındaysa yanımda İdealsas’ta tanıştığım arkadaşlarım vardı. Los Angeles, Las Vegas, Arizona ve San Francisco’yu dilediğimizce gezebildik çünkü araba kiraladık. Seyahat ederken hiç sıkıntı çekmedim çünkü Sheridan oldukça fazla para biriktirmemi sağladı. Her akşam ayrı bir otelde konakladık, rahatça uyuduk ve çok güzel 10 gün geçirdik.

     

    4 aylık maceramın bana çok şey kattığına inanıyorum. Gidecek arkadaşlara tavsiyem biraz atılgan olmaları ve her zaman çekinmeden konuşmaya çalışmaları. Her şey sizin yararımıza ve onlar gerçekten çok iyi insanlar.

     

    Demet YAĞCI

    İTÜ, İç Mimarlık öğrencisi

    İdeal Work and Travel katılımcımız

    ABDWyoming Eyaleti, Old Orchard Beach'de çalıştı

  81. İdealsas
    Cenk Elverdi | 25.08.2016

    Duyduklarımız hep, çoğu kişinin work&travel'da zor koşullarda yaşadığı kaldıklar

  82. Duyduklarımız hep, çoğu kişinin work&travel'da zor koşullarda yaşadığı kaldıkları yerden memnun kalmadıklarıydı...

    Daha Üniversiteye girmeden Amerika’yı gidip görmek her zaman hayalimdi. Bunda hem dış kültürlere karşı olan merakım hem de küçüklükten beri izlediğimiz Hollywood filmlerinin etkisi vardı. Üniversiteye girdim fakat 3. Yıla kadar nedense gitmek nasip olmadı.

     

    Biz 3 arkadaş gittik. Tabi insan en yakın arkadaşlarıyla gidince Work and travel daha heyecanlı ve daha zevkli oluyor. Tabi şimdi iş güvenilir bir Work and Travel şirketi bulmaktı. Çünkü etraftan duyduklarımız, bir çok öğrencinin dolandırıldığı, işiniz ayarlandı deyip işlerinin ayarlanmadığı vaad edilen yerden çok farklı yerlere öğrencilerin gönderilmesi gibi şeyler duymuştuk. Çok yakın bir arkadaşımın referansıyla Idealsas'ı buldum. İyi ki de bulmuşum. Daha gider gitmez bana work and travel’ın zor, çalışma gerektiren bir program olduğunu Amerika’nın gerçekleriyle yüzleşmem gerektiğini anlattılar ki bir çok firma sizi kayıt etmek için Amerika’yı ve programı rüya gibi anlatır.

     

    Teksas’ın Port Aransas diye Meksika körfezine kıyısı olan kumsalı olan, sıcak mı sıcak küçük bir kasabaya gittik. Oranın en büyük souvenier store’unda çalıştık. İnanılmaz eğlendik. Benim programımın en artı yeri, iş yerinde birlikte çalıştığımız menajerlerimiz ve diğer work and travel öğrencileriydi. Gerçekten tam bir aile ortamı vardı orada. Keza iş verenlerimizde bizlere çok ama çok sıcak davrandılar. Program ile ilgili çok sıkıntı yaşamadık, en ufak bir problemde bile İdealsas’tan Gökçe anında cevaplarıyla bizlere Amerika’da kaldığımız sürece bizlere sürekli destek ve yardımcı oldu. Off daylerimizde ise kumsala gidip güneşin ve denizin tadını çıkarıyorduk. Tabi çevremizden de duyduklarımız çoğu kişinin work and travel da zor koşullarda yaşadığı kaldıkları yerden memnun kalmadıklarıydı. Bizim kaldığımız yer ve çalıştığımız iş çok rahattı. Sanki work and travel öğrencisi değil de orada yaşayan çalışan bir Amerikalı gibiydik. İnanın siz sadece isteyin, gerçekten Amerika kolay para kazanılacak bir yer.

     

    Asıl olayın zevkli yanı ise kazandığınız para ille alacağınız şeyler. Buradan alamadığımız Tommy, Calvin Klein gibi markalar orada o kadar ucuz ki. Tabi 3 ay bitti sıra traveldaydı. Teksas Miami’ye uçakla 2,5 saat uzaklıkta olunca tabi ki bizim için Miamiye gitmek kaçınılmaz oldu. Miami’nin o Güney Amerika setting i anlatılmaz sadece yaşanır. 4 gün Miamide kaldıktan sonra Boston a geçtik ki. Arkadaşlar işte bir üniversite öğrencisinin yaşaması gereken Dünyadaki en güzel yer belki de. Boston gerçekten inanılmaz bir şehir. Yolda gördüğünüz herkesin sırtında çanta tam bir öğrenci şehri. Çok da Avrupai bir şehir. Amerikanın diğer şehirlerinden çok daha farklı. Yol boyunca yollara taşmış eğlenceler, masalarda içen öğrenciler, eğleniyorlar. Ayrıca çok da doğal bir şehir. Parklar ve binalar iç içe. Son durak New Yorktu. Boston kadar sevmesem de tabi ki Newyork kesinlikle ama kesinlikle görülmeli. Times Square, 5. Cadde, Empire state building’in o muhteşem manzarası.

     

    Sonuç olarak bu deneyimi bana yaşatan İdealsas şirketine gösterdikleri samimiyet, dürüstlük ve ilgileri için kendilerine sonsuz teşekkür ediyorum. Kayıt işlerinden başlayarak sonuna kadar bizlere her türlü kolaylığı sağladılar. Ve siz arkadaşlara fırsatınız varsa bir kere değil birkaç kere gitmenizi tavsiye ediyorum.

     

     

    Cenk ELVERDİ

    İstanbul Kültür Üniversitesi, İngiliz Dili ve Edebiyatı

    İdeal Work and Travel katılımcımız

    ABDTeksas Eyaleti, Port Aransas’ta çalıştı

  83. İdealsas
    Caner Tosun | 25.08.2016

    WAT programı biz üniversite öğrencileri için kesinlikle kaçınılmaz bir fırsat, e

  84. WAT programı biz üniversite öğrencileri için kesinlikle kaçınılmaz bir fırsat, evet biraz cepten para çıkıyor ama...

    • Uçuştan 24 saat önce değiştirdiğimiz iş yeri (Gökce ve Aydın abinin inanılmaz çabaları)!
    • NY sokaklarında Arabesk müzik dinleyen Türk gençleri!
    • Şahane bir tecrübe!
    • Hayatımda ilk defa kendimi bu kadar şanslı hissettiğim bir dönem!
    • Unutulmaz bir macera!
    • 4 ayda verdiğim 16 kg!
    • Harika bir İngilizce geliştirme fırsatı!
    • Ve hergün kendine sorduğun o soru; "Abi ben şimdi  gerçekten Amerika'da mıyım yani?"

    4 aylık USA maceramı özetlemek gerekirse tam anlamıyla, wo0 hoo!!!

     

    20'li yaşlardaki bir öğrenci için Amerika denince akla uçsuz bucaksız hayaller gelir, bende 6 ay öncesine kadar o uçsuz bucaksız hayalleri olan öğrencilerden bir tanesiydim (gerçi halende öyle gibiyim:) İdealsas sayesinde tek kelimeyle muhteşem bir yaz tatiline ve Amerika macerasına sahip oldum. Bütün kayıt işlemlerinin başladığı günden Türkiye'ye geri döneceğim son ana kadar yapmış oldukları herşey için onlara ne kadar teşekkür etsem azdır. Karşılaştığımız her sorunda (NewYork sokaklarında kaybolmak hariç) yardımcı oldular, öyle ki Amerika'ya gitmeden 1 gün önce Gökçe’ye işi değiştirmek istediğimi söylediğimde tereddütsüz evraklarımı hazırlayıp işi değiştirmem konusunda yardımcı oldular, Aydın abi uçak bileti konusunda diğer firmalar aracılığı ile programa katılan arkadaşlardan çok daha ucuza bilet almamı sağladı. Gökce ve Aydın abi, tek kelimeyle muhteşemdiler.

     

    WAT programı biz üniversite öğrencileri için kesinlikle kaçınılmaz bir fırsat, evet biraz cepten para çıkıyor ama şu garanti ki iş kaynaklı bir sorun olmadığı sürece o paranın en az 2 katını kazanıyorsunuz. Çalıştığımız yer New York City'e 30dk uzaklıkta East Norwich şehriydi, iş arkadaşlarımız ve çalışanların hepsi son derece sıcakkanlı iyiydiler haftanın belli günleri çalışıyorduk ve her cuma günü haftalıklarımız bankaya yatırılıyordu, haftada bir gün havuz partilerimiz oluyordu, en güzel yanlarında bir tanesi de yiyecek ve konaklama ücreti vermememizdi, tabi ki de bu İdealsas sayesinde oldu.

     

    Kesinlikle güler yüz ve dürüst olmak çalışma için en önemli etken, eğer işveren sizde o ışığı görüyor ise işverenin gözünde her zaman her şey için +1 'iniz var demektir ve bu da fazladan (Benjamin Franklin demektir;). Çalıştığım yerdeki arkadaşlar benim muhteşem bir doğum günü partisi düzenlediler ve hepsi son derece mütevazi insanlardı  ve bir o kadar da misafirperverdiler öyle ki 13 yıldır USA de yaşayan Çinli dostumuz Shuu bizi ailesi ile tanıştırdı ve hep beraber bir Çin restoranında akşam yemeği yedik. 40 yıldır Amerika’da yaşayan bir akrabamı ziyaret etme fırsatım oldu ve fırsatını bulduğumuz her dakika gezdik.

     

    Ancak ne yazık ki her şeyin olduğu gibi onunda sonu geldi ve Türkiye’ye döndüm. Şu anda halen ordaki arkadaşlarla işveren ile contact halindeyiz ve birçoğu Türkiye’ye gelmek için sıraya girmiş durumda, tabi ki bu da orda yaşarken bırakmış olduğun izlenim ile alakalı.

     

    Türkiye’ye geldikten sonrada İdealsas ile bağlantımız kopmadı ve gelir gelmez hemen TaxBack başvurularımız yaptık ve Ocak ayı gibide ödediğimiz vergileri geri alcaz.

     

    Önerilerim,

    - Çalışacağınız yeri muhakkak çok iyi araştırın,

    - Kesinlikle herhangi birinin sizi havaalanından almasını istemeyin ve o heyecanı birebir yaşayın,

    - İşverenle skype görüşmesinde işin detayları ile ilgili soru sormayı sakın ola unutmayın

    - Çok yemek seçen biriyseniz bol kilo kaybetmeye alışın ve sakın ailenize bu durumu söylemeyin :)

    - Beraber gideceğiniz arkadaşınızın kafa dengi biri olması çok ama çok önemli,

    - Biz Türkleri çok iyi anlatmaya bakın zira "Senin deven varmı, Çölde safari yapıyomusunuz, babanın 4 tane eşi var mı?" gibi sorularla karşılaşmanız çok muhtemel çünkü Türkiye’yi klasik bir Ortadoğu ülkesi zanneden çok kişi var,

    - Kesinlikle anı yaşamaya çalışın,

    - Çin yemeklerinden uzak durun derim,

    - Kesinlikle elektronik eşya ihtiyacınız var ise Türkiye’den almayıp ordan alın,

    - Dışardan gelmiş insanların birçoğu bahşiş verme yarışı içerisindedirler ama asla Türk olduğunuzu unutmayın;),

    - Ve tabi ki de en önemlisi  sağlam ve güvenilir bir firmaya başvurun !.. (like İdealsas:) )

     

     

    Caner TOSUNER

    Kadir Has Üniversitesi, Bilgisayar Mühendisliği

    İdeal Work and Travel katılımcımız

    ABD, New York EyaletiEast Norwich’te çalıştılar

  85. İdealsas
    Bilge Ağrak | 25.08.2016

    Amerika’da inanılmaz güzel bir yaz geçirdim...

  86. Amerika’da inanılmaz güzel bir yaz geçirdim...

    Amerika’ya gitmek üniversiteyi kazandığım günden beri düşündüğüm bir şeydi. Hayatım boyunca iyi ki yapmışım diyebileceğim bir şey yaptığıma inanıyorum.

     

    Amerika’da inanılmaz güzel bir yaz geçirdim. Kendi paramı kazanmak, onu istediğim şekilde harcamak, gezmek, yeni insanlarla farklı kültürlerle tanışmak bütün bunların hepsinin bir arada olması çok güzel bir şey. Ve tabi ki rüya kent New York sokaklarında gezmek:)

     

    Ben Atlantic City’de yaşadım ve bir eğlence parkında çalıştım. Eğlence parkında çalışmak çok eğlenceli. Gerçekten her üniversite öğrencisinin yaşaması gereken bir macera. Herkese tavsiye ederim. Birçok yer görme imkânımda oldu. Bunlardan ilk olarak tabi ki New York ikinci olarak da Niagara Şelalesi beni çok etkiledi. Mutlaka gidip görülmesi gereken bir yer.

     

    Umarım tekrar gitme imkânım olur. Herşey için teşekkürler İdealsas.

     

     

    Bilge AĞRAK

    Fatih Üniversitesi, Endüstri Mühendisliği

    İdeal Work and Travel katılımcımız

    ABDNew Jersey Eyaleti’ndeki, Atlantic City’de Çalıştı

  87. İdealsas
    Yener Aydoğan | 25.08.2016

    WAT programına İngilizce öğrenmeye değil, İngilizce geliştirmeye gidilmesini ve

  88. WAT programına İngilizce öğrenmeye değil, İngilizce geliştirmeye gidilmesini ve sorumluluk almayı öğrenmek için gidilmesini tavsiye ederim...

    Birçok öğrencinin hayalinde olan hem çalışıp hem de İngilizceyi geliştirmek için gittiği USA gerçekten yaşanılmaya değer. İlk ayak bastığımda karşımda bambaşka bir dünyayı görünce heyecanım doruktaydı.

     

    İlk zamanlar düzeni ve çevreyi kavramaya çalıştım çünkü alışmak biraz zaman alıyor ama yalnız değildim benim gibi bir sürü WAT öğrencisi çevremdeydi. Yabancı arkadaşlarla beraber macera dolu günler geçirdik.

     

    Çalıştığım yerde ortam çok iyiydi. USA’a çalışma kültürü TR’deki gibi değil; adamlar işlerini çok ciddiye alıyorlar ve taviz vermiyorlar. Bu arada kendi kazandığım parayı harcamak çok özgür bir duyguymuş onu öğrendim. Sonra 2. İş buldum çünkü 15 gün gezmek istiyordum. 2 işte çalışınca baya bir yoruldum ama son 15 günü hayal ederek kendimi motive ettim.

     

    Sonra gün geldi ev arkadaşlarım, komşularım, iş arkadaşlarımla vedalaştım. Work kısmını tamamladım sıra travel a gelmişti. New York’tan Philadelphia‘ya ordan Wahington’a, Niagara Falls’a, Boston’a, New Jersey’e sonra da Chicago’ya gittim. Sonra dedim yetmez bir de Cincinnati’ye gittim. Sonra gezmekten yorgun argın bir şekilde dönüş uçağına bindim. Aileme veya kimseye gerçek dönüş tarihimi söylemedim yani 6’sında gelicem dedim, 1’inde çıkıp geldim ve herkese sürpriz yaptım.

     

    WAT programına İngilizce öğrenmeye değil, İngilizce geliştirmeye gidilmesini ve sorumluluk almayı öğrenmek için gidilmesini tavsiye ederim.

     

     

    Yener AYDOĞAR

    Marmara Üniversitesi, İngilizce İşletme Öğrencisi

    İdeal Work And Travel Katılımcımız

    ABDNew York Eyaletin'de Çalıştı

  89. İdealsas
    Mehmet Hakan Tohma | 25.08.2016

    Bütün Work&Travel şirketlerini gezdim. Ancak İdealsas, beni diğer şirketlerden d

  90. Bütün Work&Travel şirketlerini gezdim. Ancak İdealsas, beni diğer şirketlerden daha fazla tatmin etti...

    Benim Amerika’ya gitme kararım çok hızlı gelişti aslında. Hep görmek ve gezmek istemiştim ama bir türlü fırsatım olmamıştı. Amerika’ya giden arkadaşlarımı ve onların tecrübelerini dinledikten sonra neden olmasın diye geçirdim aklımdan. Düşüncemi ailemle paylaştığımda, babam yapamayacağımı düşünerek biraz hevesimi kırdı. Ama ben pes etmedim. Aynı gün bütün Work & Travel şirketlerini gezdim. Ancak son olarak geldiğim İdealsas, beni diğer şirketlerden daha fazla tatmin etti. Bu durum danışmanımızın sıcak sohbeti ve programın diğer şirketlerde bahsedilmeyen taraflarını anlatması ile oluştu. O gün hiç beklemeden kaydımı yaptırdım. Eve geldiğimde aileme “Amerika’ya gidiyorum, bugün kaydımı yaptırdım.” dediğimde önce şaşırdılar sonra ise baştaki tutumlarından tamamen farklı olarak olumlu bir tepki gösterdiler. Aklımda tek bir düşünce vardı aslında. Bunu aileme ve kendime ispat edecektim. O da şuydu: “Ben, ailemden destek almadan hayatımı sürdürebilirim. Hem de hiç bilmediğim bir ülkede ve ailemden binlerce kilometre uzakta dahi.”

     

    Vize görüşmem, not ortalamam düşük olmadığı için ve orta seviye İngilizcem sebebiyle beklediğimden rahat geçti. Tabi yadsınamayacak diğer bir konu ise tüm vize süresince İdealsas ve danışmanımızın yardımları ve bilgilendirmelerinin en büyük yardımcım olmasıydı. Beni görüp, kararlılığımdan ve şirketimin güvenilirliğinden etkilenen bir arkadaşım hemen benimle gelmek istediğini söyledi ve hiç vakit kaybetmeden kaydını yaptırdı. Artık 2 kişiydik. Arından danışmanımız ile uzun istişareler sonrası bize en uygun olduğunu düşündüğümüz, North Carolina Eyaleti’nde karar kıldık. Sahil kesiminde yer alan Super Wings Mağazaları’nda çalışacaktık. Her şey hallolup sadece Amerika’ya uçmamız kalmıştı. Nitekim o da oldu. Şunu da söylemeden geçemeyeceğim. W&T programı için iş seçimi çok önemlidir. Tüm Amerika macerasını etkileyecek olan en önemli konudur. Bu yüzden ilgili ve iyi bir kadrosu olan bir şirketle çalışmak her zaman bir avantajdır. Nitekim İdealsas beni en uygun işe yerleştirmeyi başarmıştı.

     

    Türkiye’de de çalıştığım için Super Wings’te çok sorun yaşamadım ama ilk hafta belirtmeliyim ki çok zordu gerçekten. Hatta ikinci gün mesai saatinde eve gelip arkadaşıma “Bavulları topla, dönüyoruz abi. Burda ne işimiz var bizim?” dediğimi çok iyi hatırlıyorum. Akşam oturup konuşup ve biraz daha dayanmamız gerektiğini kararlaştırdık. Bu karara varmamızda Danışmanımız Gökçe’nin ve önceden giden arkadaşların “İlk haftalar çok zorlar ama sonrasında her şey güzelleşir” demeleri etkili olmuştu tabi. Gerçekten de öyle oldu. Hayatımın en güzel 4 ayını yaşadım. İsteğimize bağlı olarak daha çok saat alıp çalışabiliyor ve iyi para kazanıyorduk. Hem de çalışırken eğleniyorduk. Gittiğimiz yer sahil kasabası olduğundan iş dışındaki zamanlar resmen tatildeymiş gibi bir his uyandırıyordu.

     

    Gelelim işverenlerimize. İşverenlerimiz çok iyi insanlardı. Tabi bunda bizim samimiyetimiz ve çalışkanlığımız büyük rol oynuyordu. İşinin hakkını vererek yapmak Amerika’da büyük bir yükümlülük ancak bu durum size çok fazla da avantaj sağlıyor aynı zamanda. Çalıştığım iş İngilizce geliştirmek için birebirdi. İlk zamanlar biraz konuşmakta zorlansam da program sonuna doğru oturup saatlerce sohbet edebilecek seviyede buldum kendimi. Çalışma dönemi bittiğinde gezmeye başladık. İlk defa kimsenin seni tanımadığı hatta dilini dahi bilmediği bir ülkede sırtında çanta gezme keyfini yaşadım. İyi çalışıp, iyi para kazandığımız için batı yakası, doğu yakası, orası, burası demeden gezdik. Belirtmeliyim ki Amerika’da çalışıp kazanılan paranın, yine Amerika’da gezerek harcanması muazzam bir hazdı. Miami, New York, Vegas...

                           

    Bana hem kişisel gelişimim adına, hem de profesyonel iş hayatım adına yararı olan bu program için İdealsas’a ve danışmanımız Gökçe’ye çok teşekkür ediyorum. Özellikle oradayken tanıştığım diğer Türk katılımcıların sıkıntılarını görünce daha fazla anladım ki İdealsas ile gitmek çok doğru bir karardı. Daha programa kayıt olurken, danışmanımız Gökçe’nin programın zor yönlerinden bahsetmesi ne gibi zorluklarla karşılaşabileceğimize dair bir fikir oluşturmuştu zaten. Bunu bilerek ve buna hazırlıklı olarak gitmiştik Amerika’ya.

     

    Bunun yanı sıra en ufak sorunumuzda bile e-mail ile danışmanımıza ulaşabiliyor olmamız ve ertesi gün sorunumuzun çözüldüğüne dair mail almamız da bir ayrıcalıktı bizim için. Bazı arkadaşlarımızın şirketlerine telefon ederek dahi ulaşamadıklarını ya da şirketlerinden yapabileceğimiz bir şey yok cevabını aldıklarını duyduğumuzda onlar adına ne kadar üzülüyor olsak da kendi adımıza seviniyorduk. Her şey için çok, çok teşekkürler İdealsas ve Gökçe...

     

    Mehmet Hakan TOHMA

    Yıldız Teknik Üniversitesi, Elektronik Haberleşme Mühendisliği Öğrencisi

    İdeal Work and Travel katılımcımız

    ABDNorth Carolina Eyaleti, Super Wings Mağazaları'nda çalıştı

  91. İdealsas
    Mehmet Ceyhun Olgun | 25.08.2016

    Mükemmel bir Miami tatili ve ardından harika Amerika turu...

  92. Mükemmel bir Miami tatili ve ardından harika Amerika turu...

    Öncelikle bana böyle bi deneyimde yaşattığınız duyguların ifadesi yok, gerçekten herşey için ne kadar teşekkür etsem az. İlk günden beri yanımda oldunuz, her türlü sorunumda hiç çekinmeden yardım ettiniz, beni oralarda yalnız olmadığım duygusunu hissettirerek güçlendirdiniz. Daha sonrasında herşey yoluna girdikten sonra arayıp soramadım sizi. O kadar çok yoğun bi şekilde çalışıyordum ki haftada 92-95 saat, o yorgunlukla ailemi bile aramadığım zamanlar oldu.

     

    Bana gerçekten hayallerim olan ülkeyi gezmemde yardımcı olduğunuz için özellikle İdealsas ailesine sonsuz teşekkür ediyorum. Orda tanıdığım diğer work and travel öğrencileriyle konuştuğumda sizin de ne kadar değerli insanlar olduğunuzu daha iyi anladım. Mükemmel bir Miami tatili ve ardından harika Amerika turu yapmamda, oradan döndüğümde yüzümde gülümsemeyle geldiğim için mutluyum. Tekrar tekrar sonsuz teşekkür ettiğimi söylemek istiyorum. Ama yine de İstanbula gelirsem, yanınıza uğrayıp orda da teşekkür etmek istiyorum. Ayrıca bu saatten sonra benim de sizin için yapabileceğim birşey varsa mutlaka bana söyleyin.

     

    Bundan sonra Miami Beach e eğer öğrenci gönderecek olursanız mutlaka bana haber verin. Orada çok fazla Türk ile irtibat kurdum ve ne kadar iş sahibi insan varsa hepsini tanıyorum. Burdan gittiğinde hiç bi zorluk çekmemesi için yardımcı olabilirim. Ya da diğer öğrenciler içinde herhangi bi sorunları olursa ya da ne yaşadığımızı, neler yapmaları gerektiğini bilmek istiyorlarsa bana yönlendirebilirsiniz. Her şekilde yardım etmeye hazırım. Araba kiralama, konaklama ya da gezi planı ne olursa :)

     

    Hepinize çok teşekkür ederim :) İyi çalışmalar

     

     

    Mehmet Ceyhun OLGUN

    Dokuz Eylül Üniversitesi – Matematik Öğretmenliği Öğrencisi

    İdeal Work And Travel Katılımcımız

    ABDFlorida Eyaleti'ndekiMiami Beach’te Çalıştı

  93. İdealsas
    Emre Kahraman | 25.08.2016

    Her şeyden önce work and travel’a çalışmak için gidilir...

  94. Her şeyden önce work and travel’a çalışmak için gidilir...

    Gecen yaz gittiğim Amerika’da zamandan dolayı pek fazla gezememenin bana verdiği sıkıntı yüzünden hemen Gökçe Hanımı aradım. Başka herhangi bir firma düşünmedim çünkü İdealsas Türkiye’deki en güvenilir birkaç firmadan birisidir.

     

    Gecen seneden tecrübeli olduğumdan belge işlemlerini rahatlıkla hallettim ve biletimi alarak geri saymaya başladım. Ve sonunda zaman geldi. Hayatimin en güzel anılarını yaşadığım yere tekrar gidecektim. Uçağa bindim. Aktarmalı uzun bir uçak yolculuğundan sonra kalacağım yere vardım. Trenden indim ve kaldığım yerde en ufak bir değişiklik olmadığını gördüm. Sanki aslında yıllardır oraya gelen oranın yerlisi gibi hissettim bir an kendimi. Zaten birkaç ay önceden isimi İdealsas güvencesiyle hazırlamıştım. Bu sefer geldiğim gibi hemen ikinci bir iş de buldum.

     

    Her şeyden önce work and travel’a çalışmak için gidilir. İşten arta kalan zamanda ve travel kısmında zaten bol bol gezilir. Ben eylülün başında iki isimden ayrılarak gecen yaz göremediğim Newyork’a doğru yola çıktım. İçimde müthiş bir heyecan vardı çünkü hep o tvden izlediğimiz yerleri bizzat görecektim. Önceden otel ayarlamıştım. Otele yerleştim ve 4 gün boyunca Newyork’un her yerini gezdim. Ve sonra uçakla Newyork’tan Los Angeles’a geçtim. Önce bir tura katildim. Las vegas ve Grand Canyon’ı gezdim. Sonra Los Angeles a geri donup 3 gün Hollywood da daha önceden ayarladığım bir otelde kaldım. Sanki rüyada gibiydim. Çocukluğumdan beri hayal ettiğim her yere tek tek gidiyor kendime göre paha biçilmez fotoğraflar çekiyordum. Ve tüm bunları sadece 3 ay çalışarak yaptım. Ayrıca bilgisayar ve telefon aldım.

     

    Amerika’ya gitmeyi düşünen arkadaşlar. Birçok güvenilmez firma var Türkiye’de. Ama İdealsas sizin her zaman Amerika’da bile yanınızda olacağı için hiç düşünmeden hemen işlemlere başlayın.2 senedir her konuda bana yardımcı olan Gökçe Hanıma sonsuz teşekkürler...

     

     

    Emre KAHRAMAN

    Karadeniz Teknik Üniversitesi, İnşaat Mühendisliği öğrencisi

    İdeal Work and Travel katılımcımız

    ABDMaine Eyaleti, Old Orchard Beach’te çalıştı

  95. İdealsas
    Bilal Güngör | 22.04.2016

    Mentor, Los Angeles’ın benim tespit edebildiğim en uygun fiyatlı 3 dil kursundan

  96. Mentor, Los Angeles’ın benim tespit edebildiğim en uygun fiyatlı 3 dil kursundan birisi olup...

    Merhabalar herkese,

     

    Los Angeles’a gitmeden önceki yaklaşık 4,5 senede çok güzel bir iş hayatım oldu. Sonuncu olarak Türkiye’nin en büyük holdinglerinden birinin personeli iken hep hayalimde olan yurtdışı dil eğitiminin gerekliliğini hissettim ve araştırmaya başladım. Bunun için bir kaç acenteyle görüştükten sonra, bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine,  bana daha çok çözüm odaklı gelen İdealsas firmasında karar kıldım. İdealsas’ın anlaşmasına da vesile olduğum Mentor Language Institue dil kursunun Beverly Hills kampüsünde eğitim almak üzere, acenteden Aydın Bey’in ve İbrahim Bey’in desteğiyle Los Angeles’a gittim.

     

     

    Mentor, Los Angeles’ın benim tespit edebildiğim en uygun fiyatlı 3 dil kursundan birisi olup, sizin de öğrenme ve İngilizce konuşma çabanız ve aktifliğinizle verdiğiniz paranın karşılığının fazlasıyla alınabileceği bir kurstur. Okulun Hollywood ve Beverly Hills olmak üzere 2 kampüsü mevcuttur. Ben ikisini de görmüş birisi olarak hem lokasyonun güzelliği hem de sınıf yapısının insanı daha rahat ettirdiğini düşünerek Beverly Hills’i bir derece daha fazla tavsiye ederim.  Okulun 2 kampüsündeki öğrencilerin geldikleri ülke ağırlıklarını ve Beverly Hills kampüsünün olduğu binayı aşağıda görebilirsiniz. Gerek öğretmenlerin sıcaklığı olsun, gerek donanımları olsun, gerek okulun partiler vs. sosyal etkinlikleri olsun hepsi okulla ilgili aklımda kalan güzellikler.

     

     

    Gelelim niye Los Angeles ve niye Beverly Hills sorusuna

    Los Angeles, benim fikrimce ABD’nin yaşanılabilirliği en iyi yerlerinden birisi. İnsanların birbirine olan saygıları, kurallara olan bağlılıkları, şehrin bir kısmını televizyonlarda görüp imrendiğimiz bir çok turistik mekana sahip olması ya da komşu olması, neredeyse kış mevsiminin hiç yaşanmaması benim aklımda en çok kalan güzellikler olmuştur. Türkiye’deki uzun süren kavurucu yaz sıcaklarını orada en fazla 1-1,5 hafta yaşarsınız o da muhtemelen Ağustos ve Eylül aylarında. Onun dışında hava sıcaklığı, bizim kış mevsimi olarak düşündüğümüz aylarda 10-15 santigrat derece, diğer zamanlarda ise ortalama 25-30 santigrat derecedir. Yılın çoğu zamanı Pasifik sahillerinde okyanusa girebilir, korkutucu olmayan, kıyıya yaklaştıkça yükselen meşhur dalgaları sayesinde surf yapabilirsiniz. Ayrıca sizi kimse rahatsız etmez ve gerçek huzuru yakalayabilirsiniz. Bunun için tavsiye edebileceğim yerler Newport Beach, Hungtington Beach, Manhattan Beach, eşsiz kumsal genişliğiyle Santa Monica Beach ve sahil kısmında gezilecek yerlerin çokluğu ve canlılığıyla herkesi kendine hayran bırakan Venice Beach. Bunların dışında şehir içerisinde çok sayıda büyük, ağaçlı parklar bulunmakta olup huzur manasında gerçekten insanın yaşam kalitesini artırmakta.  Açıkçası bu saydıklarım bile Los Angeles’ta yaşamak için başlı başına yeterliler. Bunun dışında Hollywood Walk of Fame, Griffth Observatory gibi sonradan turistik amaçla yapılmış, her dünya ülkesinden gelen insanların ilk uğrak yerleri olan, bence değerinden daha çok isim yapmış bir çok yer de mevcut. Beverly Hills ise tam bu güzellikler içerisinde hemen hemen her yerin ortasında yer alan, çok güzel evlerin, malikanelerin yer aldığı, ünlülerin ve elit kesimin alışveriş mekanı olarak bilinen meşhur Rodeo Drive’ı içerisinde bulunduran çok güzel bir şehir. Şehir deyince aklınıza soru işaretleri gelebilir. Çünkü bizim Los Angeles diye bahsettiğimiz geniş bölge aslında Kontluk (County). İçerisinde çok sayıda şehir (Los Angeles City, Beverly Hills…) ve semtler barındırmaktadır. Ancak şehir kavramı bizdekinden biraz daha farklı, pek Türkiye gibi düşünmemek gerek.

     

     

    Son olarak bazı kısa tavsiyelerde bulunmak isterim.,

     

    · Los Angeles’ı ve çevresini tam anlamıyla gezmek ve hayatı dolu dolu yaşayabilmek adına araba şart. Arabasız da rahat yaşayabilirsiniz tabi ki ama arabalıyken ki kadar rahat ve dolu dolu olmayacaktır.  Araba fiyatları bizim dörtte birimiz kadar. Craigslist.org sitesinden bulabilirsiniz.

     

    · Uber programı çok aktif kullanılmakta olup. Havaalanında iner inmez taksilere boşa para vermeyin. Hemen havaalanının Wifi’sine bağlanıp Uber’i kurun ve gideceğiniz yere uberle gidin. Fiyat yarı yarıya fark edecektir. Taksiyle ortalama 50-55 usd lik mesafeye, uberler 20-30 usd arasına gidersiniz.

     

     

    8 aylık bu seyahatimde emeği geçen İdealsas ailesine teşekkür ederim.

     

    Bilal GÜNGÖR

    Kocaeli Üniversitesi, Endüstri Mühendisliği öğrencisi

    Mentor Languaege Institute Beverly Hills Dil Okulunda İngilizce dil eğitimi aldı

    ABD, California, Los Angeles

  97. İdealsas
    Fulya Ayşe Nurgün | 22.04.2016

    Whenever we want, İdealsas were ready to help us in any way…

  98. Whenever we want, İdealsas were ready to help us in any way…

    I could not love Malta and the education which was given by Chamber College more...!

     

    I would like to start the people how pretty and hospitalty to students. They were pretty kindly when we had even a huge problem. I never felt like a foreign person.

     

     

    I spent just 6 months but it did not take ages to me. If I stand on the education, I can say a lot of things about that.

    One of them is, all teacher's patience it was unimaginable..!

    If student does not understand something, they can explain even after the lesson, during the our break time.

    Even though they don't have to explain out of the lessons..

     

    On the other hand, I would like to give a huge thank İdealsas to accommodation. Whenever we want, 

    they were ready to help us in any way. It appreciated..

     

    Also, I started with Pre-int. Level, before I left I was Upper-int. Passing 3 hardest level was not easy 

    but I succeed.

     

    Everyone can do that.. If I had a chance, I could have gone again without thinking.

     

    All the best compliments for them. Many thanks for all helps and kindly behaviors...

     

     

     

    Fulya Ayşe NURGÜN

    Lise son sınıf öğrencisi

    Chamber College Malta Dil Okulunda İngilizce dil eğitimi aldı

    Malta, Gzira

  99. İdealsas
    Mustafa Tunçel | 22.04.2016

    Eğer tatil tadında bir dil eğitimi almak istiyorsanız hiç düşünmeden Malta'yı te

  100. Eğer tatil tadında bir dil eğitimi almak istiyorsanız hiç düşünmeden Malta'yı tercih etmelisiniz...

    Merhaba ben Mustafa,

     

    Üniversiteden mezun olduktan tam 12 gün sonra European School of English (ESE) isimli okulda 24 hafta İngilizce dil eğitimi almak üzere Malta'ya hareket ettim ve Aralık ayında da dönüş yaptım.

     

     

    Öncelikle kafanızdaki "Neden Malta?" sorusuna açıklık getirmekte fayda var. Ben Malta'yı tercih ettim ve pişman olmadım. Çünkü eğer tatil tadında bir dil eğitimi almak istiyorsanız hiç düşünmeden Malta'yı tercih etmelisiniz ayrıca bu durum dil öğrenmenizde de büyük bir avantaj. Sosyal aktivite alanınız gayet geniş olmakta ve aslında eğlenerek öğreniyorsunuz. Malta'nın bir diğer avantajı da Avrupa Birliği üyesi olmasıdır.

     

     

    Eğer multi vizeye sahipseniz bir hafta sonu bile ucuz bir şekilde uçağa atlayıp bir Avrupa ülkesini görebileceğinizi Atletico Madrid-Galatasaray maçına gitmiş biri olarak söylüyorum. Ayrıca ekonomik anlamdaki avantajınız ise İngilizce konuşulan ülkeler arasında ucuz bir ülkeye gidecek olmanızdır. Benim gibi gece hayatından geri durmayan ama abartmayan da biriyseniz aylık ortalama 450 Euro size yetecektir. Bu arada bütün banka hesap kartlarınızı ya da kredi kartlarınızı dilediğiniz gibi sorunsuzca kullanabilirsiniz ve ayrıca Malta'da birçok HSBC ATM leri ile karşılaşacaksınız.

     

     

    Tıpkı gitmeden veya Malta'ya karar vermeden önce bende de olduğu gibi sizin de kafanızda oluşabilecek sorulara da açıklık getireyim. Öncelikle yerel dil konusundaki abartılı söylemlere inanmayın. Çünkü yediden yetmişe herkes İngilizce biliyor ve özellikle muhatap olacağınız genç neslin anadili ya da diğer bir deyişle birinci dili İngilizce tıpkı ESE'de ki hocalarım Miguel ve Julia'nın olduğu gibi. Bir diğer konu Malta'nın küçük olması ve sıkılır mıyım korkusu. Evet, Malta küçük bir yer ve kışın yaklaşık 450 bin kişi nüfusu var ancak yaz döneminde bu rakamın yaklaşık 1.5 milyona çıktığını hesaba katarsanız emin olun sıkılmayacaksınız. Son olarak da en önemli konu Malta'daki Türk nüfusu. Evet Malta'daki Türk oranı çok fazla hatta sınıfınızda da sizden başka 1-2 kişi daha Türk olacaktır ancak benim bu konudaki görüşüm ABD'de Work&Travel yapmış İngiltere'de dil okuluna gitmiş arkadaşlarımın da görüşleriyle gelişmiştir. Kısacası biz Türkler her yerde ve eğer Türklerle takılacaksanız bence rakamın çok bir önemi yok. Benim bu konudaki tavsiyem ise Malta'ya karar verecekseniz eğer turist sayısının yüksek olduğu yaz dönemini tercih edin, bunu yılbaşına kadar kalmış biri olarak söylüyorum ve bu tavsiyemi dikkate alın derim.

     

    Malta dil okullarıyla ünlü bir ada ülkesidir ve gerçekten de gelirlerinin büyük bir kısmını bu sektör oluşturmakta. Birçok okul seçeneğiniz olacak. Ben okulum ESE'den memnun kaldım. Disiplinli, eğitim kalitesi yüksek ve öğretmen kadrosu iyi bir okul ve hatta bence Malta'da en iyi ilk üçte bulunuyor. Aynı zamanda okulun konumu da çok güzel. Okulda ve yurtlarda ücretsiz WiFi hizmeti mevcut ve ilk gününüzde size ücretsiz olarak Vodafone Malta sim kartınız sunulacak. 

     

    Genel İngilizce, Akademik İngilizce konusunda ya da konaklama konusunda kararsızlık yaşıyorsanız eğer huzursuz olmayın çünkü gittiğinizde değişiklik yapabileceksiniz. Ben ESE'nin ekonomik apartında (Tania Flats) kaldım ve gayet memnundum.

    Tavsiyem ekonomik apartı seçerek gidip, beğenmezseniz gittiğiniz değiştirmenizdir. Önerimi soracak olursanız kalite fiyat açısından sırasıyla okul rezidansı, Tamarisk ve ekonomik apart (Tania Flats) ı önerebilirim. Okul rezidansı hariç her konaklamada yemeğiniz size ait olacak. Paylaşımlı dairelerde kalacaksınız, mutfağınız ve her türlü mutfak araç gereciniz mevcut olacak. Tek kişilik oda seçeneğiniz de mevcut olmakla beraber genelde 2 kişilik odalar mevcuttur ve bende 2 kişilik odada kaldım.

     
    Aslında Malta'dan çok fazla bahsetmedim, bunun sebebi de muhteşem bir güzelliğe sahip 

    olmasıdır ve kısacası anlatılmaz yaşanır. Karar verdiyseniz şimdiden iyi eğlenceler:)

    Son olarak her konuda adeta bir abim gibi elinden geldiğince yardımcı olmaya çalışan İdealsas çalışanı danışmanım Aydın Cemil Aykaç'a teşekkürü bir borç bilirim. Kendisine dilediğinizi sorabilirsiniz yardımcı olacaktır arkadaşlar :)

     

    Mustafa TUNÇEL

    Niğde Üniversitesi, Siyaset Bilimi ve Uluslar Arası İlişkiler öğrencisi

    EC Malta Dil Okulunda İngilizce dil eğitimi aldı

    Malta, St. Julians

  101. İdealsas
    Orhan Demir | 18.03.2016

    Avustralya’nın Perth şehrindeki okulumdaki tek Türk benim!

  102. Avustralya’nın Perth şehrindeki okulumdaki tek Türk benim!

    Perth’den Herkese Merhabalar!

     

    Okula başlayalı 3 hafta oldu, 3. seviyeden başladım pazartesi 4. seviyeden devam edeceğim, açıkçası okulu pek beğenmedim perth kings otel binası ile bitişik 1. ve 2. katın yarısında eğitim veriyorlar. umduğumdan daha fazla Asyalı var ve yaş ortalamaları çok düşük (eski sınıfta 4 tane 17 yaşında çocuk vardı). okuldaki tek Türk benim, az miktarda güney Amerikalı var kalanı Asyalı.

     

     

    Okul konum olarak iyi yerde, okulda eğitim veren öğretmenlerin bir kısmı profesyonel öğretmen değil (ingilizce ana dili olan kişiler var). Eğitim kalitesini değerlendirecek olursam sistem Türkiye’deki sistem kitaptan ilerliyoruz ama ortalama eğitim kalitesinde diyebilirim (kötü değil).

     

    Perth gerçekten yaşanabilecek güzel bir şehir, son yıllarda inanılmaz Asyalı göç almasına rağmen her yerinde kuralın hakim olduğu güler yüzlü insanlarla dolu  her yerinde park bulabileceğin bir şehir. yalnız çok pahalı bir şehir ve kışın sürekli yağmur yağıyor.

     

     

    Kendi adıma alıştım buraya, ev ve okul işi rayına oturdu, şimdi iş arıyorum.

     

    Görüşmek üzere

    Selamlar

     

    Orhan DEMİR

    İÜ, Elektrik-Elektronik Mühendisliği öğrencisi

    PICE Perth Dil Okulunda İngilizce dil eğitimi aldı

    Avustralya, Western AustraliaPerth

  103. İdealsas
    İsmail Savaş Köprülü | 18.03.2016

    İngilizcem ciddi anlamda gelişti 3 ay suresince . Ama sanırım 6 ay gelmek biraz

  104. İngilizcem ciddi anlamda gelişti 3 ay suresince . Ama sanırım 6 ay gelmek biraz daha mantıklı...

    Zaman çok hızlı akıp geçti. Şu an Heatrow’dayım dönüş yolunda.

     

     

    Ailem çok iyiydi o konuda çok şanslıydım. Aileyle anlaştım ödemeyi direk onlara yaptım oradan bir tasarruf yaptım.

     

     

    Kurs kaliteliydi sınıflar hocalar ekipmanlar hepsinden memnundum. Yoğun kurs beni biraz sıktı. 20 saat ideal  sanırım 30 fazla geliyor. İngilizcem ciddi anlamda gelişti 3 ay suresince . Ama sanırım 6 ay gelmek biraz daha mantıklı bide en azından 1 ay falan Türkiye’de kursa gitmek iyi olabilirdi.

    Brighton güzel bir şehir her gün eğlence vardı bar pub night club . Ulasim rahatti. Brighton’a geleceklere tavsiye, Gatwick Airport’u kullanın. Heatrow cok uzak Brighton’a..

     

     

    İsmail Savaş KÖPRÜLÜ

    Turizmci

    EC Brighton Dil Okulunda İngilizce dil eğitimi aldı

    İngiltere, Brighton

  105. İdealsas
    Dilek Çatkın | 18.03.2016

    Etraftan duyduğum bilgilere göre Malta’da çok fazla Türk olduğu ve İngilizce öğr

  106. Etraftan duyduğum bilgilere göre Malta’da çok fazla Türk olduğu ve İngilizce öğrenemeyeceğim söyleniyordu. Şimdi ise iyi ki gitmişim diyorum...

    “Kendim olmayı, kendime yetmeyi öğrendim”

    Merhaba ben Dilek, 2 aylık dil eğitimi için Malta AM Language School’a gittim. İlk başlarda çok kararsızdım, etraftan duyduğum bilgilere göre Malta’da çok fazla Türk olduğu ve İngilizce öğrenemeyeceğim söyleniyordu. Şimdi ise iyi ki gitmişim diyorum. Çünkü farklı kültürlerden arkadaşlar ve ingilizce pratiği edindim. Hayatımın en çabuk geçen 2 ayı oldu. Rüya gibiydi. Kendim olmayı, kendime yetmeyi, yeni yerler, yeni insanlar keşfetmenin güzelliğini öğrendim.

     

    “Malta ilk başta çok renksizdi”

    25 Nisanda Malta havaalanına indiğimde okuldan gelen liderler beni karşıladılar ve kalacağım yere götürdüler. Havaalanından kalacağım paylaşımlı apart daireme gelene kadar gördüğüm kadarıyla Malta çok renksizdi. Ülkede çok nadir ağaç vardı ve ben nasıl geçecek bu 2 ay diye düşünmeye başlamıştım. Daha sonra aparta geldik. Oda arkadaşlarım çok yardım sever Fransız ve İtalyan’dı.

     

     

    “Hayatımı değiştiren öğretmenim Seema “

    Pazartesi okula gittiğimde kısa bir okul tanıtımından sonra sınıfıma girdim Öğretmenim Seema isimli Hindistan doğumlu ama yıllarca İngiltere’de yaşamış bir insandı. O gün bilmiyordum ama Seema benim hayatımı değiştiren ve hayatımda en sevdiğim öğretmen oldu. İlk başlarda hiç kimseyi anlamıyor ve kendimi zorladığım için baş ağrıları çekiyordum. Daha sonra alışıyorsun ve kendini konuşurken buluyorsun.

     

    “Çekingen olmama rağmen insanlar bir şekilde sizinle tanışıyor”

    Okulun eğitimi çok güzel, birkaç Türk’le aynı sınıfta olsanız bile asla Türkçe konuşmuyorsunuz dersler eğlenceli geçiyor, farklı kültürleri tanıyorsunuz. Sınıfınızda Alman, İtalyan, Japon, Çinli, Koreli, İspanyol, Libyalı ve Brezilyalı çoğunlukta oluyor. Herkes kendi ülkesinin yemeklerini danslarını müzik zevkini ekonomisini anlatıyor biranda kendinizi Türkiye’den bir şeyler anlatırken bulabiliyorsunuz. 1,5 saat ders sonrası 30dk. Mola oluyor ve molada terasta diğer arkadaşlarla sohbet edip okulun etkinlikleri hakkında size bilgiler veren liderler gelip sizinle konuşuyorlar. Ben normalde çok çekingen biriyim ve kolay kolay insanlarla kaynaşamam buna rağmen insanlar bir şekilde sizinle tanışıyor. Okulun haftalık etkinlik programları çıkıyor her pazartesi Welcome Partisi mevcut, ücretsiz buna katılıyor ve eğlenceli bir gece geçirebiliyorsunuz. Katıldığınızda çok para harcamanıza da gerek kalmıyor çünkü içecekler ücretsiz oluyor. Bunun gibi haftalık bir çok etkinlik sizi bekliyor sinema gecesi, barbekü partisi, Mexico gecesi, Havuz partileri, At Binme, Dalma, Sörf…  Bu etkinliklerden bazıları ücretli olabiliyor. İsteğe göre katılabiliyorsunuz. Okul da her Perşembe sınav oluyor isteyen öğrenciler sınava katılıp yeterli puan alırlarsa level atlayıp gelecek haftayı bir üst seviyede geçirebiliyorlar. Her Cuma elektrik-su faturası ödeniyor haftalık, ben en fazla 10 Euro ödedim 8-11 Euro arasında değişiyor.

     

     

    “2 Haftada Tüm Malta’yı Gezebilirsiniz”

    Malta çok küçük bir yer olduğundan 2 haftada tüm ülkeyi gezerek bitirebilirsiniz. Başkentiyle kaldığınız şehir arasında en fazla 1 saat uzaklık olabilir. Başkenti Valetta’da her Pazar festivaller düzenleniyor; örneğin Müzik festivalleri, yemek festivalleri, dans festivalleri gibi. Ülkenin çoğunu İtalyanlar oluşturduğu için ben ilk başlarda anlamada zorluk çekiyordum.  İtalyanların konuştuğu aksan size garip gelebiliyor ama bir süre sonra alışıyorsunuz. Ülke tarihini o kadar güzel korumuş ki yeni yapı evlere rastlamak nerdeyse imkânsız. Küçük şirin dar sokakları mevcut. Ülkede çok fazla turist bulunurken, Malta’nın yerel halkını bulmak nerdeyse imkânsızdır.

     

    “Malta’da her türlü damak tadını tadabilirsiniz”

    Malta’da yemek olarak çoğunlukla pizza ve makarna bulabiliyorsunuz. Çok fazla yemek kültürleri yok ama birçok yerde Türk kebapçısına rastlıyorsunuz. Yemek fiyatları biraz yüksek ama market alışverişi yapıp evde yemekler yaparsanız çok daha uyguna geliyor. Zaten okulda edindiğiniz arkadaşlar ara ara yemek geceleri düzenliyor. İtalyan yemekleri, Çin yemekleri ve başka yöreye ait yemekler tadabiliyorsunuz. Bizde kalabalık bir Türk yemek gecesi düzenlemiştik. Herkes Türk yemeklerine hayran kalmışlardı. Bunların dışında malta çok sıcak bir ülke bundan dolayı herkes günde birkaç saatini denize girerek geçiriyor. Denize girmeniz için özel plajlara gitmenize gerek yok ben Sliema’da kaldım, Slieam merkezinde bile denize girebiliyor hatta akşamları mangal bile yapabiliyorsunuz. Ama hafta sonları deniz için Golden Bay ya da Paradise plajı daha güzel. Golden Bay’de dağların arasından yürüyerek zirveye çıkabiliyor orada güneşlenebiliyorsunuz.

     

     

    Malta’nın en güzel yanlarından birine tüm Avrupa ülkelerine rahatlıkla geçiş yapabiliyor olmanız. Ben okula 1 hafta ara verip Avusturya ve Hollanda’ya gittim. Hayatımda yaşadığım en güzel zamanlardı. Malta’dan geleli 2 gün oldu. Malta 2-3 ay için yeterli bir süre daha fazlası aynı şeyleri tekrarlamanızı sağlayabilir.

     

    Son olarak, bana bu fırsatı sunan İdealsas çalışanı Aydın Bey’e çok teşekkür ederim. Bir şeylere en uygun ve en güzel yolla başlamamı sağladı.

     

    Dilek ÇATKIN

    Muğla Üniversitesi, Hemşirelik öğrencisi

    Am Language Studio Malta Dil Okulunda İngilizce dil eğitimi aldı

    Malta, Sliema

  107. İdealsas
    Özge Görücü | 18.03.2016

    Yarıyılda sadece iki haftalığına gitmiş olmama rağmen, bu iki haftanın en güzel

  108. Yarıyılda sadece iki haftalığına gitmiş olmama rağmen, bu iki haftanın en güzel geçmesini sağlayan...

    Ben Özge, İTÜ’de hazırlık öğrencisiyim ve yurtdışında ilk dil okulu deneyimimi Malta’da Am Language Studio’da yaşadım.

     

    Okulu benim tercih etme şansım olmadı fakat bir daha Malta’ya dil okulu için gidecek olsam yine aynı okulu seçeceğimi düşünüyorum. Yarıyılda sadece iki haftalığına gitmiş olmama rağmen, bu iki haftanın en güzel geçmesini sağlayan, Malta’nın gezip görülecek yerlerinin çok olması dışında, bütün bu yerleri görmemi sağlayan okulumdu. Hem ders olanakları hem de düzenlediği etkinlikleri açısından gerçekten mükemmel bir okul olduğunu söyleyebilirim. İki haftanın sonunda keşke daha fazla kalabilseydim demiş olmam da bunun sonucu.

    Dersler her sabah 9’da başlıyor ve isteğe göre bazı günler öğlen de ders olan programlar var. Sınıf ortamı gerçekten çok iyi, genelde sınıflar az kişilik. Benim öğretmenim çok eğlenceli biriydi. Derste gurup çalışmaları ve oyunlarla dersi hem daha eğlenceli hem de öğretici hale getiriyordu. Bir şeyi anlamadığım zaman öğretmenime söylemem yetiyordu, bir kelimenin anlamını bilmediğimde sözlük kullanmama gerek kalmıyordu. Sınıflarda farklı milletlerden öğrencilerin olması hem onlarla anlaşabilmek için İngilizce konuşmak zorunda olmam hem de farklı milletlerin kültürlerini, davranışlarını tanımam açısından oldukça iyiydi.

     

    Derslerden sonra okulun düzenlediği etkinlikler sayesinde diğer sınıflardan da kişilerle tanışmış oldum. Gitmeden önce “Hiçbir şey bilmiyorum Malta’da nereleri gezeceğim, nasıl yapacağım? “ diye düşünüyordum ama düşünmeme hiç gerek olmadığını gittikten sonra öğrendim. Okulun aktiviteleri sayesinde Malta’nın birçok yerini gezmiş oldum ve birçok arkadaş edindim. Onlar her konuda yardımcı olmaya hazırlardı.

     

    En başta da söylediğim gibi tekrar Malta’ya gidersem okul olarak Am Language Studio’yu seçerim.

     

    Özge GÖRÜCÜ

    İTÜ, Geomatik Mühendisliği öğrencisi

    Am Language Studio Malta Dil Okulunda İngilizce dil eğitimi aldı

    Malta, Sliema

  109. İdealsas
    Caner Ak | 18.03.2016

    İdealsas’ı seçmemin nedeni daha önce WAT programına yine onların aracılığıyla ka

  110. İdealsas’ı seçmemin nedeni daha önce WAT programına yine onların aracılığıyla katılmam ve bana her konuda yardımcı olmalarıydı...

    Merhaba, ben Caner AK.

     

     

    Kasım ayında İdealsas aracılığıyla İngiltere’ye dil eğitimi almaya gittim. İdealsas’ı seçmemin nedeni daha önce WAT programına yine onların aracılığıyla katılmam ve bana her konuda yardımcı olmalarıydı. İngiltere’de dil eğitimini ise mesleğim gereğince İngilizcemi geliştirmek istememdi ki bunu da kursa “upper-intermediate” seviyesinde başlayıp 6 ay sonunda “advance” seviyesinde bitirerek başardığımı düşünüyorum. Bunun yanında hepimizin bildiği gibi dili ülkesinde öğrenmek gibi bir avantajı da kaçırmak istemedim. Brighton’da6 aylık bir dil kursu aldıktan sonraki düşüncelerim ve vizyonum öncesine göre çok farklı oldu. Okulum EC bizlere gerek hocalarıyla gerekse dünyanın her yerinden tek bir amaç için gelmiş öğrencileriyle çok sıcak bir ortam sundu. 

     

     

    Yaz-kış fark etmeksizin Perşembe günleri okulun organize ettiği pub night lar kaçırılmaması gereken bir aktiviteyken bununla birlikte basketbol, plaj voleybolu ve futbol gibi spor aktiviteleri, salsa kursları, free lecture ve pronunciation dersleri, çeşitli müzelere, şehirlere, hatta ülkelere geziler gibi aktiviteler düzenleyen bir okulumuzun olması bize 6 ay boyunca sıkılmadan İngilizce öğrenmemize olanak sağladı. 

     

     

    EC’nin Londra ve diğer birçok şehirde şubesi varken Brighton’ı seçmem ise en isabetli karardı diye düşünüyorum. Çünkü bir sahil şehri olan ve 2 büyük üniversiteyi barındıran Brighton, insanlarının sıcaklığıyla, kalabalığın ve trafiğin hâkim olduğu bir şehir yaşantısından uzak ve eğlenceyi doruklarda yaşayabileceğiniz bir şehir...

     

     

    Caner AK

    Balıkesir Üniversitesi, Makine Mühendisliği öğrencisi

    EC Brighton Dil Okulunda İngilizce dil eğitimi aldı

    İngiltere, Brighton

  111. İdealsas
    Sinem Sebzeci | 18.03.2016

    Londra çok farklı daha hareketli kalabalık ancak diğer geri kalan tüm şehirlerle

  112. Londra çok farklı daha hareketli kalabalık ancak diğer geri kalan tüm şehirlerle Brighton'ı kıyasladığım zaman kesinlikle Brighton derim...

    İngiltere’de hemen hemen tüm şehirleri gezdim.

     

     

    Londra çok farklı tabi ki daha hareketli kalabalık ancak diğer geri kalan tüm şehirlerle Brighton'ı kıyasladığım zaman kesinlikle Brighton derim yine… Yani aslında benim için İngiltere de uzun süre kalınacak tek yer Londra’dan sonra Brighton. Ancak ben sakin şehir hayatından uzak bunun yanı sıra gece hayatının da hareketli olduğu bir yere gitmek istemiştim… Bu nedenle Brighton tam da benim aradığım şehir olmuştu. Festivalleri gece hayatı ve her nerde olursanız olun gecenin bir körü evinize kolaylıkla ve güvenle ulaşabileceğiniz bir yer Brighton:)))

     

     

    Son bir buçuk ay çoğu vaktim Londra’da geçti bir arkadaşımın orda olması dolayısı ile... Kesinlikle harika bir şehir ama yorucu. Diğer taraftan iş fırsatlarının çok daha fazla olduğu bir şehir. İş kaygınız çok fazlaysa Londra ilk tercih olmalı bana kalırsa.

     

     

    Şayet ben 6 ay kalacağım ve keyifli güvenli bi vakit geçirmek istiyorum diyorsanız Brighton :)

     

    Şimdilik Hoşçakalın :))

     

    Müzeyyen Sinem SEBZECİ

    İstanbul Ticaret Üniversitesi, Dış Ticaret öğrencisi

    St. Giles Brighton Dil Okulunda İngilizce dil eğitimi aldı

    İngiltere, Brighton

  113. İdealsas
    Mesut Gündoğdu | 18.03.2016

    Intrax has been a great place for me to meet students from all over the world...

  114. Intrax has been a great place for me to meet students from all over the world...

    I chose to come to Intrax San Diego because of its reputation for having great teachers, fun activities, and for its reasonable price. I had searched the internet and found Intrax to be the best school for the price and it is in a great location—sunny San Diego. I also have friends who have gone to Intrax in the past and they also recommended that I come to Intrax too.

     

    I have really enjoyed my time at Intrax San Diego, and love its location near to downtown. It has great beaches, good nightlife, and it is close to so many activities and museums in beautiful Balboa Park. I also like that it is close to Los Angeles so I can make trips to the amusement parks and all that L.A. has to offer too. I prefer living in San Diego to Los Angeles, though, because San Diego has more of a community feeling than Los Angeles since L.A. is so huge.

     

     

    Intrax has been a great place for me to meet students from all over the world. I especially feel close to the students in my TOEFL preparation class because to me, we are like a family. When we are not preparing for the TOEFL test, we talk about our lives, our home countries, and our futures and I really enjoy this time. My TOEFL teacher is also fantastic—she works very hard to help us learn and have fun too. She helps facilitate conversations and discussions and she also has games to play that help us to perform better on the exam.

     

    My biggest goal while at Intrax has been to improve my TOEFL score so I can eventually apply to a Master’s in Business Administration (MBA) program here in the United States. I know that this is a difficult program to get in to, but I am certain that I will significantly raise my TOEFL score after completing the TOEFL preparation class at Intrax.

     

     

    For new students who are coming to Intrax, the advice I can give is talk to everyone. Get to know the other students, the teachers and the staff. This is the best way to practice your English and to have a great time here. For me, it has been a great experience, and I definitely recommend Intrax San Diego for prospective students.

     

    Mesut GÜNDOĞDU

    Kocaeli Üniversitesi, Elektronik Haberleşme Müh. öğrencisi

    Intrax San Diego Dil Okulunda İngilizce dil eğitimi aldı

    ABD, California, San Diego 

  115. İdealsas
    Ahmet Tanır | 18.03.2016

    Almanya’da kafamdaki en önemli soru işaretlerinden biri de nerede kalacağımdı...

  116. Almanya’da kafamdaki en önemli soru işaretlerinden biri de nerede kalacağımdı...

    Almanya’ya  dilimi geliştirmek için gitmeye karar verdiğimde ne yapacağımı bilmiyordum. Kafam da bir sürü soru işareti vardı? Nasıl gidecektim, vizeyi nasıl alacaktım, iyi bir okulu nasıl bulacaktım, nerede kalacaktım…

     

    Tesadüfen İdealsas’a geldim ve aslında bu sorunların çok büyük olmadığını anladım, İbrahim Bey’in engin tecrübesiyle teker teker hepsini atlattık. İlk önce vize için gerekli belgeleri hazırladım ve İbrahim Bey vize görüşmesinde dikkat etmem gereken hususları ve püf noktalarını anlattı.

     

     

    Berlin’de GLS Dil okuluna gittim. Okul şehir merkezindeydi hiç ulaşım sorunu yaşamadım zaten Berlin ulaşım bakımından dünyanın en rahat şehirlerinden biri. Okulda ki hocalar her konuda yardımcı oldular, hiç yabancılık çekmedim. Okulumuz çok kaliteli bir okuldu çok yeni tekniklerle Almancayı bana sevdirdiler ve kısa zamanda Almanca bilgim üst seviyelere çıktı.

     

    Orada dünyanın dört bir yanından gelen öğrencilerle kalıcı dostluklar kurdum. Ders dışındaki zamanlarda okulun düzenlediği şehir turlarına katıldım, rehber eşliğinde müzeleri, tarihi ve turistik yerleri gezdim, hiç sıkılmadım. Sadece dil öğrenmekle kalmadım, Berlin’in ilginç tarihini ve Alman kültürünü de tüm detaylarıyla öğrendim. Beraber futbol ve basketbol oynadık sinema ve konserlere gittik. Hafta sonları Berlin’e yakın olan şehirleri de gezdik. Yani tüm zamanımı dolu dolu geçirdim.

     

     

    Kafamdaki soru işaretlerinden biri kalacağım yerle ilgiliydi. Ama çok sıcak bir ailenin yanında kaldım evleri de çok şirindi, tüm endişelerim boşa çıktı. Bana her konuda yardımcı oldular zaman zaman uzun uzun sohbetler yaptık. Bana şehirde gidebileceğim yerleri yapamam gereken ve yapmamam gereken şeyleri anlattılar, ailemin yokluğunu hissettirmediler. Aile yanında konaklamanın dil öğrenimi için çok faydalı olduğunu düşünüyorum sürekli pratik yapma imkânınız oluyor.

     

    Son olarak yurtdışına gidecek arkadaşlara tavsiyem eğitim gibi ciddi bir konuda dikkatli adım atsınlar, kendilerini emin ellere teslim etsinler, İdealsas bu konuda gerçekten profesyonel bir kurum, herkese tavsiye ediyorum.

     

    Başta İbrahim Beye ve tüm İdealsas ailesine teşekkür ederim…

     

    Ahmet Zeki TANIR

    Yıldız Teknik Üniversitesi, İktisat öğrencisi

    GLS Berlin Dil Okulunda Almanca dil eğitimi aldı

    Almanya, Berlin

  117. İdealsas
    Volkan Aktaş | 21.01.2016

    Vize mülakatı öncesi bana mülakatta karşıma çıkacak sorularla ilgili bilgi veril

  118. Vize mülakatı öncesi bana mülakatta karşıma çıkacak sorularla ilgili bilgi verildi, zaten konsolosluğa gitmeden her şeyim hazırlanmıştı...

    WAT programıyla tanışmam arkadaşım sayesinde oldu, daha önce de bilgim vardı fakat maddi olanaksızlıklardan dolayı başvuramadım.

     

    İdealsas bu konuda bana gerçekten çok yardımcı oldu, ne zaman istersem yanımda oldular, her sıkıntımda yardımcı oldular bana, orada nelerle karşılaşacağım konusunda her şeyi bildirdiler bu yüzden başıma geleceklerden az çok önceden haberim vardı ve ona göre yola çıktım. İdealsas'ı dediğim gibi arkadaşım vasıtasıyla tanıdım ve her şeyin yolunda gideceği konusunda güvenimi kazandılar, sonuçta da pişman olmadım. Amerika'nın New York eyaletine gitmeyi tercih ettim. New York herkesin gezip görmek isteyeceği bir yer. İşyeri listesinde en çok ilgimi çeken orası oldu ve New York'u seçtim. Orada bir lunaparkta fast food satan bölümde çalıştım, zaman zaman mutfakta çalıştım, bazen de kasiyerlik yaptım. Yeri geldi hamburger sattım yeri geldi dondurma ve pizza:)

     

     

    Vize aşaması Amerika'ya gitmeden önceki en zahmetli en sıkıntılı aşamaydı, ama onun da üstesinden İdealsas sayesinde geldim, vize mülakatı öncesi bana mülakatta karşıma çıkacak sorularla ilgili bilgi verildi, zaten konsolosluğa gitmeden her şeyim hazırlanmıştı, bütün belgelerim hazırdı, bana sadece gidip orada birkaç soruyu cevaplamak kaldı. İdealsas'ın da vize konusunda %98 başarısı olduğu da bilinen bir gerçek. Amerika'ya gittiğimde beni orada karşılayan olmadı. Sadece elimde kalacağım yerle alakalı üzerinde otelin adresi telefonu yazan bir belge vardı. Sora sora önce otobüse ardından trene, sonra da taksiye binerek zahmetli bir yolculuğun ardından otele vardım. Oraya gidecek arkadaşların gitmeden önce kalacakları otele rezervasyon yaptırmaları şart yoksa sıkıntı oluyor. Ne olur ne olmaz deyip yanınızda para bulundurmanızda fayda var, olur olmadık sürprizlerle karşılaşabiliyorsunuz. Uçaktan inip Amerika'ya ilk ayak bastığımdaki duygularımı hala kelimelere dökemiyorum, nasıl bir duyguydu o eski hayatına dair ne bir kimse ne bir ses yanınızda, tamamen yeni bir hayat önünüzde, komutan da sizsiniz asker de yardım edecek kimseniz yok ve bu durum da insani inanılmaz olgunlaştırıyor ve tek başınıza nelerin üstesinden gelebileceğinizi tartmış oluyorsunuz bir bakıma. Kalacak yerimi ayarladıktan sonra sıra çalışacağım yere geldi, gittiğimde sadece bir form doldurdum ve ertesi gün işe başladım, yani işe başlamak bu kadar kolay, İdealsas gerekli her şeyi önceden ayarladığı için ekstra bir durum olmazsa işe hemen başlayabiliyorsunuz. Dediğim gibi lunaparkta çalıştım, hani burada görmüşsünüzdür Mc Donalds'ta çalışan kişileri, onlardan pek bir farkı yok, farkı varsa o da aleyhinizde zaten, yani daha fazla para kazanıyorsunuz ve daha insanca çalışıyorsunuz çok da eğlenceli...

     

     

    Lunaparkta saati 7$’dan çalışıyordum, haftalık 40 saat üstüne de mesai fazlası olduğu için saat başı ücret 10$a çıkıyordu. Haftada 45-48 saat çalışma imkânı oluyordu, son zamanlarda haftalık 50-55 saat çalışma fırsatımız oldu. Bu şekilde program için harcadığım paranın büyük bir kısmını aileme geri ödeyebildim, gezdim tozdum, alışveriş yaptım, hediyeler aldım ve orada yaşamak için gerekli paramı kazanabildim hatta Türkiye’ye döndüğüm zaman bile cebimde param vardı. Daha çok kazanmak isteyenler bunu rahatlıkla yapabilirler, ikinci bir iş bulup daha fazla para kazanabilirler. Elbette ki ilk başlarda biraz ortama adapte olma konusunda sıkıntı yaşanıyor ama bunu en geç bir hafta da atlatmak mümkün, çünkü oradaki şartlar eşit diğer insanlarla, bütün Avrupa'dan öğrenciler geliyor ve hepsi sizin gibi tek başına, işyerindeki süpervizör ve menajerler de her sene aynı durumla karşılaştıkları için her konuda yardımcı oluyorlar, en kısa zamanda üzerinizdeki gerginliği atıyorsunuz. Çalıştığım yerde iki tane daha Türk arkadaşım vardı, insan Türkleri özlüyor tabi ki anadilini kullanmak istiyor, ama bu İngilizce öğrenme konusunda size büyük bir dezavantaj oluyor, mümkün olduğunca az anadil konuşmak gerekiyor hatta hiç.

     

     

    Sıkıntılı bir şekilde otele yerleştikten sonra, üç hafta otelde kaldım, sonra arkadaşlarım sayesinde ev kiraladık ve orada kalmaya başladık. Evin parka uzaklığı yürüyerek 25 dakikaydı, kolaylıkla gidebiliyorduk, hatta otobüs bile vardı ama gerek yoktu, çünkü para biriktirmek gerekiyordu. Bir ay sonra da başka bir evde kalmaya başladım, bu evin uzaklığı 5 dakikaydı iş yerine hiçbir problem yaşmadım o konuda. Ayrıca otelde kalırken de her sabah otelin servisiyle işyerine gidiyorduk, akşam da gelip alıyorlardı. Ben zaten New York’da kalıyordum, her yerini gördüm, herkese de nerede çalışırlarsa çalışsınlar mutlaka New York’u görmelerini öneririm. Ayrıca Washington D.C. ve Niagara Şelalesini görmelerini isterim, gezebildikleri kadar gezsinler. İnsanları gerçekten çok sıcak, en azından ben iyilerine denk geldim ama özellikle gece tek başına dışarı çıkmasınlar, dikkatli olsunlar. Bir yandan da mesela sabah yürüyüşe çıktığım zaman herkes birbirine selam veriyor tanıdık olsun olmasın, bu durum ilk başta garibime gitti, çünkü Türkiye’de böyle bir durum söz konusu değil. Yiyecek konusu sıkıntı, damak tatları bizimkine uymuyor, sürekli tatlı şeyler ve fast food tüketiyorlar, bu da sağlıksız beslenmeye yol açıyor. Bize uyan yiyecekler de merkezlerde satılıyor ve biraz da pahalı. Work & Travel programının İngilizceye şüphesiz katkısı oluyor ama Türkçeden uzak durmak şartıyla ve Türkiye ye dönünce de sürekli imkân buldukça pratik yapıp unutmamak için çalışmak gerekiyor, hani derler ya “İngilizce kadın gibidir, ilgi göstermezsen kaçar gider” diye, aynen öyle.

     

     

    Türkiye de insan başka bir şehre gidiyor o zaman bile garipsiyor bulunduğu ortamı ama yurtdışına çıkıyorsunuz, düşünsenize bir insan bile yok tanıdık, daha sonra bir sürü arkadaşınız oluyor, Ukrayna’dan, Rusya’dan hatta Jamaika’dan, o insanlarla evinizi, yemeğinizi, gerekirse paranızı paylaşıyorsunuz ama Türkiye’ye dönünce onlarla görüşmeniz neredeyse imkânsız hale geliyor, ancak telefon ve internet yoluyla görüşebiliyorsunuz, insan düşündükçe çok garip hissediyor kendini. Bahsettiğim gibi gidecek olanlar yanlarına alabildikleri kadar para alsınlar, kazanana kadar sıkıntı çekmemek için ve çok dikkatli olsunlar. Ayrıca internetten veya telefondan da özellikle New York ile ilgili bütün sorularını elimden geldiğince yanıtlamaya çalışacağım. Hepiniz iyi eğlenceler…

     

     

    Volkan AKTAŞ

    18 Mart Üniversitesi, İktisat öğrencisi

    İdeal Work and Travel katılımcımız

    ABD, New York Eyaleti’nde,Da Lunapark’ta çalıştı

     

  119. İdealsas
    Burak Ediz | 15.01.2016

    İkinci işimi bir pizzacıda bulmuştum. Sabah haftada 6 gün 9-5 mağazada ve haftad

  120. İkinci işimi bir pizzacıda bulmuştum. Sabah haftada 6 gün 9-5 mağazada ve haftada 3 gün aksam 6-11 de pizzacıda çalışıyordum...

    Üçüncü Work and Travel macerama başlamak üzere (son ikisi İdealsas’la), beraber gideceğim arkadaşlarımla British Airways kontuarında buluştum.

     

     

    İlk deneyimim Maine ve ikincisi Alaska’dan sonra Amerika’nın güneyindeki meşhur Texas eyaletine gitmek beni ilk gidişimmiş gibi heyecanlandırmıştı. Üç arkadaş Londra ve Dallas aktarmalarından sonra Texas’taki Corpus Christi şehrine ulaştık. Gece saat 1 ve havalimanının önünde daha önceden haberleştiğimiz gibi patronumuz ve eşi bizi karşılamaya gelmişti. Beyaz büyük bir Amerikan jeepi üzeri daha önceki Türk watçıların onlara hediye ettiği Türk bayrağını arabanın üstüne asarak bizi karşılamaya gelmeleri, bizim için büyük bir jest oldu. Corpus Christiye bağlı küçük ama bir hayli büyük bir plajı olan tatil kasabasına gittik. Kasaba içerisinde bizim patronların 3 tane hediyelik ve plaj malzemeleri satan storeları vardı. Diğer iki arkadaş ISLANDER adlı büyük bir mağazada, ben kasaba dışında, biraz daha küçük bir mağazada işe başladım. Yaptığım iş dressing room dedikleri kıyafet deneme kabinlerinin önünde gelen müşterilere “do you need dressin room” diyip kapıları açmak ve daha sonrasında “they work out for you” deyip beğenip beğenmediklerini öğrenip ona göre onları kasaya yönlendirip beğenmedikleri ürünleri de yeri geri koymaktı. Benden başka mağazada 3 yetişkin Amerikalı ve 2 tane de biri 16 diğeri 17 yaşında teenagerlar çalışıyordu. Özellikle o iki teenager, İngilizcemin gelişmesinde bana çok yardımcı oldular. Günlük hayatta sıkça kullandıkları slanglere alışmamı sağladılar.

     

     

    İş konusunda patronumuz Wendy esnek ve rahat biriydi. Gündüz ve akşam saatlerine göre ne zaman müsaitsen ona göre schedulını ayarlıyordu. İkinci işimi bir pizzacıda bulmuştum. Sabah haftada 6 gün 9-5 mağazada ve haftada 3 gün aksam 6-11 de pizzacıda çalışıyordum. Wendy overtime ı bizden esirgemediği için 2 işle beraber çalışan herkesin eline iyi bir para geçiyodu. İşten sonra Floridaya gittik. Orda Key Wes,t Miami ve Orlando’da bulunduk, Key West görülmesi gereken yerlerdin biri. Cubaya 90 mil uzaklıkta bir ada. Miamiye club ve party yeri ve Orlando ve tabi ki universal studios. Orda harika iki gün gecirdik. Daha sonrasında arkadaşın kuzenini görmek için Chicago’ya gectik. Ordan Niagara şelaleri, Boston ve en sonunda New york’ a geçtik. Boston tipik bir Avrupa şehrine benziyo. New york ise acayip kalabalık bir yer, açıkçası biraz bunaldık ve tabi ki TÜRKİYE’ye geri dönüş.

     

     

     

    Burak EDİZ

    İstanbul Üniversitesi, Amerikan Kültürü ve Edebiyatı öğrencisi

    İdeal Work and Travel katılımcımız

    ABD, Texas Eyaleti,Islander Souvenirs’ta çalıştı

  121. İdealsas
    Hasan Güler | 15.01.2016

    Neden İdealsas derseniz şunları söyleyebilirim; İşin her noktasını her türlü yaş

  122. Neden İdealsas derseniz şunları söyleyebilirim; İşin her noktasını her türlü yaşanılabilecek olayları anlatmaları, bunların yanı sıra oradayken gerektiğinde ailem arasında bir köprü görevi görmeleri...

    Work and Travel herkesin tatması gereken bir yaz programıdır bence.

     

    Yurt dışında yaşamak hem de kendi imkânlarınla yaşamak anlatılmaz bir şey. Diyebilirim ki birçoğumuz halen baba parası yemekteyiz. Orada şu “alın teri” olayı var ya onu tatmak… Amerika'ya birçokları gibi ben de hayran oldum yaşanılacak memleket diyebilirim. Başlarda zorluk çekmedim değil. Bu sene geçen seneye göre çok şanslıydım. Çünkü çok iyi bir patronumuz vardı, sanki tatile gitmişiz gibiydim. Kendisi bizzat bizi havaalanından alarak en başında gösterdi iyi bir insan olduğunu. İdealsas'a bana bu işi önerdikleri için teşekkür ederim.

     

     

    Amerikalılar benim gözümde çok değiştiler. Aslında birçok Amerikalı ile tanıştım. Hepsi de her türlü konuda yardımcı olmak için can atarlar diyebilirim. Gerçeği bu gittiğiniz eyalete göre değişir diyorlar. Ama hep iyileri de bana düşmez ya... Demek ki milleti gerçekten sıcakkanlı bilhassa yabancılara...

     

     

    Peki, neden İdealsas derseniz şunları söyleyebilirim; İşin her noktasını her türlü yaşanılabilecek olayları anlatmaları, bunların yanı sıra oradayken gerektiğinde ailem arasında bir köprü görevi görmeleri, her türlü sorunu(oradayken) gününde bana tekrar dönmeleri...

     

    Hasan GÜLER

    Sakarya Üniversitesi, Elektrik-Elektronik Mühendisliği öğrencisi

    İdeal Work and Travel katılımcımız

    ABD, Texas Eyaleti,Waterworld Park’ta çalıştı

  123. İdealsas
    Elif Çelik | 15.01.2016

    Teker teker bütün şirketlere gittim ama İdealsas’taki sıcaklığı hiçbir yerde his

  124. Teker teker bütün şirketlere gittim ama İdealsas’taki sıcaklığı hiçbir yerde hissetmedim; girdiğimde oturduğumda sanki kendi evim gibiydi her şeyi bütün gerçekliğiyle anlatıyorlardı…

    Hayatımın en güzel ayları…

     

    İlk olarak okuduğum bölümden de gözüktüğü gibi tam bir Amerika hayranı olduğumu belirtmek istiyorum… Her şey üniversitemin konferans salonunda Work and travel stantlarını görmemle başlamıştı.. O ana kadar bu programla  hiç bir bilgim yoktu ama Amerika’ya gitmek istiyordum. Birer birer stand başındaki danışmanlarla konuştum ve Work and Travel ile Amerika’nın hem daha eğlenceli hem ucuz hem de daha uzun olacağını düşündüm gelelim neden  o kadar şirket arasında İdealsas’ı seçtiğime doğrusunu söylemek gerekirse ilk baştaki sebebi Gökçe Bayram’dı. Stand başındaki görüşmemizde o kadar içten o kadar sıcaktı ki birden ısınıvermiştim. Bir de ailemi ikna etme konusunda bana söz vermişti. Ve Gökçe Bayram sayesinde başladı Work and Travel maceram. Daha sonra başladım araştırmaya teker teker bütün şirketlere gittim ama İdealsas’taki sıcaklığı hiçbir yerde hissetmedim; girdiğimde oturduğumda sanki kendi evim gibiydi her şeyi bütün gerçekliğiyle anlatıyorlardı…

     

    Yola bir kız  arkadaşımla başladım gidecektik kararlıydık. Ama not 

    ortalamamız düşüktü ama ben kendime çok güveniyordum; alacaktım o vizeyi ve çok istiyordum da. Not ortalamam düşük olsa bile alacaktım. Bu arada not ortalamam 1,8’di; arkadaşımın da öyleydi… Vize görüşmesine girdik kendime o kadar güveniyordum ki gülerek çok mutlu bir şekilde gittim görüşmeye vize görevlisiyle biraz daha konuşsaydım harika olacaktı diyebilirim. Ve vizeyi aldım arkadaşım alamadı çünkü çok stres yapmıştı ve bununla birlikte 3 kere daha ret yedi. Ama sakın bunu okuduğunuzda stres falan yapmayın ret yemesinin tek sebebi her halinden her davranışından çok stresli olduğunu anlayabiliyorduk. Rahat değildi hiç bir şekilde vize görevlisine bir güven vermiyordu. Sonuç olarak kaldım tek başıma herkes vazgeçmemi bekledi gitme yapamazsın diyenler gidemeyeceksin diyenler kısacası her kafadan ayrı bir ses çıkıyordu…  Ama gidecektim kararlıydım tek başıma keşfedecektim Amerika’yı. Ailem ilk basta tedirgin olsalar da güveniyorlardı bana; yapabilirdim biliyorlardı. Ve tek başıma düştüm yollara…

     

    Amerika’nın Maine eyaletine gittim, ilk bir hafta tabii ki çok zorluk çektim ilk bir hafta herkes zorluk çekecektir. Eminim farklı bir ortam her şeyi oturtmaya çalışıyorsunuz. Yabancı bir ortam işi öğrenmeye çalışıyorsunuz ama sonra her şey çok güzel olmaya başlıyor Otelde Laundry kısmında çalışıyordum. Her şey süperdi. Günde 8 saat çalışıyordum ve saatim 9 dolardı.  Yani Haftalık 300 dolar alıyordum. Gider gitmez bir de araba aldım; keyfim keyifti. Orda birçok Türk’le tanıştım başka bir şirketle gelmişlerdi ve ikinci haftada yarısı geri döndü, diğer yarısı da ailelerinden para göndermelerini istemişlerdi. Çok şanslı olduğumu düşünüyorum, Tek başıma bir sürü şey yapmıştım. Evde 5 kız kalıyorduk diğer 4 kız Amerika’nın Florida eyaletinden gelmişti yani İngilizcem aldı basını ilerledi. İdealsas emailleriyle her zaman yanımdaydı. Hemen hemen her gün konuşuyorduk diyebilirim… Ve tek başıma bile olsam gezmediğim eyalet kalmadı. Bu sene için tekrar yazıldım. Her ne kadar gidip gezmiş olsam da hala  çok ama çok heyecanlıyım.

     

    Buradan Idealsas ailesine çok ama çok teşekkür ederim iyi ki üniversitemizi ziyaret ettiniz.  

     

    Elif ÇELİK

    Fatih Üniversitesi, Amerikan Kültür ve Edebiyatı öğrencisi

    İdeal Work and Travel katılımcımız

    ABD, Maine Eyaleti,Majestic Regency Hotel’de çalıştı

     

  125. İdealsas
    Duygu Orçun | 15.01.2016

    Seçtiğiniz şirket de bu deneyimiz de çok önemli. İdealsas bu sürecin her aşaması

  126. Seçtiğiniz şirket de bu deneyimiz de çok önemli. İdealsas bu sürecin her aşamasında bizden desteğini esirgemedi. Gitmeden önce de oradayken de kendimizi güvende hissetmemizi sağladı...

    Monoton yazlardan sonra biraz kültürel biraz da eğlence amaçlı Work&Travel programına katılmaya karar verdik ve 2009 yazında Ocean City'e gittik.

     

    Hayatımızın en eğlenceli deneyimlerinden biriydi. Sadece dilimizi geliştirmekle kalmadık, dostluklar kurduk gezdik eğlendik. Eğer siz de farklı bir yaz geçirmek, unutulmaz anılara sahip olmak ve kendi ayaklarınızın üstünde durmanın keyfini yaşamak istiyorsanız hiç durmayın. Bu program bunları sağlamanız için harika bir fırsat!

     

     

    Seçtiğiniz şirket de bu deneyimiz de çok önemli. İdealsas bu sürecin her aşamasında bizden desteğini esirgemedi. Gitmeden önce de oradayken de kendimizi güvende hissetmemizi sağladı. Her şey için teşekkürler.

     

    Duygu ORÇUN

    Maltepe Üniversitesi, Rehberlik ve Psikolojik Danışma öğrencisi

    İdeal Work and Travel katılımcımız

    ABD, Maryland Eyaleti,Brass Balls Saloon’da çalıştı

  127. İdealsas
    Yasin Çınar | 15.01.2016

    Daha şirketleri tanırken İdealsas’la görüşmeye gittiğimde o kadar gerçekçi bir t

  128. Daha şirketleri tanırken İdealsas’la görüşmeye gittiğimde o kadar gerçekçi bir tablo çıkarıldı ki önüme, öyle her şeyin birçok WAT acentesinin söylediği kadar da Amerikan Rüyası olmadığını anladım...

    2 Yıl araştırmıştım...

     

    Daha şirketleri tanırken İdealsas’la görüşmeye gittiğimde o kadar gerçekçi bir tablo çıkarıldı ki önüme, öyle her şeyin birçok WAT acentesinin söylediği kadar da Amerikan Rüyası olmadığını anladım, hayatın ve programın tam da kendisini anlatmıştı bana İdealsas, önce nelerle karşılaşacağımı nasıl baş edeceğimi, kendiliğinden gelmeyeceğini hiç bir şeyin... Döndükten sonra zengin olmayacağımı da… Hâlbuki bir çoğu dönüşümde dolar $$$ milyonerleri gibi iyi kazanacağımı söylemişlerdi:-) İngilizcemin sırf ben Amerika'ya ayak bastım diye akıp gideceğinin aksine, geliştiremeyebileceğim gibi bir gerçeği çekinmeden, müşteri kaybetme korkusu olmadan söylediler ve ben de ancak bu kadar açık sözlü olan bir şirketi seçebildim çünkü araştırmam çok uzun sürmüştü...

     

     

    Gidene kadar her türlü işlemi şehir seçimi bile dâhil İdealsas önerdi, kendileri halletti ben sadece para kısmına geciktirmeden baktım ve vize görüşmesine girdim sadece, tam da şirkette söylenen tüyo sorular soruldu ve kolaylıkla vize de aldım... Vaat edilenin dışına  çıkılmadı... Artık Amerika'daydım ve yanız gitmek istediğim için de yalnız gittim. Söylenenler yine harfiyen çıkmıştı, İdealsas’ın ayarladığı işin dışında ikinci iş bulmak çok zordu, günlerce yürüdüğümü bilirim ama orada 15 kadar Türk arkadaşlarımızla karşılaştığımda farkın farkına vardım çünkü hepsi tam da benim kaldığım otelin yanındaki WET AND WILD adıyla bilinen su parkında çalışacaksınız diye kandırılmış ama ortada ne iş vardı ne başka bir şey. Yine onlar gibi diğer Jamaikalı gençler de kandırılmıştı. Bizim Türk arkadaşlar lanet okumaya başlamıştı şirketlerine ki karşılaştırıyorduk şirketlerimizi, ben anlattığımda İdealsas’ın bana sunduklarını birçoğu kontak için bilgiler istediler, verdim de, bir daha ki yıl İdealsas’la geleceklerini söylediler. Peki, ne mi oldu kandırılan arkadaşlara? İş bulamadılar ve başka eyaletlere iş aramak için gözü kara gittiler, daha sonra haber alamadım...

     

     

    Peki ben? Orlando'da Amerika'nın en geniş-büyük McDonalds'ında 3 ayı aşkın çalıştım, bir zamandan sonra  2. ve 3. işleri de bulabildim kendi girişimlerimle ama dediğim gibi bu tamamen sizin aktifliğiniz ve girişiminiz ile alakalı. Çünkü 3 ay boyunca hiç iş bulamayıp sürekli Türkiye'den para isteyerek TATİL gibi kalanlar da vardı... Açıkçası 2 işte birden çalışmak çok zordu, ben de gitmeden ne kadar zor olabilir  diyordum ama yaşamak gerekli çünkü verdikleri paranın centi centine hakkını alıyorlardı... Gezme imkânı da bulabilmiştim, Florida’da olduğumdan Miami ve Kissimi’ye gittim. New York'a da Türkiye'ye dönerken gittim. Para konusu mu:-) Orada sıkı çalışma, hırs ve en baştan İdealsas’ın verdiği öğütlere göre hayatımı  ayarlamalarım ardından, Türkiye’ye dönerken 3.500 dolar nakitim vardı. Diğer harcamalarımın dışında ama tabi daha önce de dediğim gibi bu da tamamen size kalmış çünkü tek işle bunu yapmak çok zor; zira haftalığınız yalnız otel ve yiyecek olarak uçabilirde. Eğer bir işte çalışırsanız ve çok harcama yaparsanız.

     

    İngilizce konusu ki beni ne para, ne gezmekti, beni tatmin edecek olay, İngilizceydi. Bulduğum 2.işte kasiyerlik yaptım, çok sosyal bir ortamdı ve kendimi inanılmaz geliştirdim. Bu konuda aynı zamanda McDonalds'da da arka tarafta değil Bistro denen kısımda idim, ki burası en sosyal, müşteriyle iç içe olan bölümüydü. Bundan dolayı da konuşmamı akıcı yapabildim... Tabi burada benim kısmetli olmamın etkisi büyük. Türkiye'ye döndüğümde alamadığım son Paycheck’i de İdealsas getirtti Türkiye’ye, benim bir faktörüm olmadı, vergi iadelerinde de bütün işi İdealsas hallediyor ki bir çok şirket siz Türkiye'ye döndükten sonra değil daha siz Amerika'da iken sizi tanımıyor:-) Komik ama gerçek!!!.. 

     

     

    Şimdi sıra sizde, her şirkete sorun ama İdealsas’ı es geçmeyin, HAYAT TECRÜBEDİR ANCAK KÖTÜ TECRÜBE BİR HAYATA BEDELDİR. Kendinize iyi bir kılavuz edinin derim ben hem de daha yolun başından... Bana sormak istediğiniz bir şey olursa, yassin1907@hotmail.com hem Msn, hem de e-mail olarak kullandığım adresime yazabilirsiniz, cevaplamaktan mutluluk duyarım.

     

    Yasin ÇINAR

    Sakarya Üniversitesi, Makine Mühendisliği öğrencisi

    İdeal Work and Travel katılımcımız

    ABD, Orlando Eyaleti,McDonalds’da çalıştı

     

  129. İdealsas
    Rana Nur Özdeşlik | 15.01.2016

    Şuan programı bitirmiş, Boston’da bir hostelde yarın ki uçuşumu bekliyorum. Ve y

  130. Şuan programı bitirmiş, Boston’da bir hostelde yarın ki uçuşumu bekliyorum. Ve yine hemen söyleyeyim benim açımdan muhteşem bir tatildi...

    Öncelikle gecen 3 ay içinde neler olduğunu anlatmadan önce bildirmeliyim ki şuan programı bitirmiş, Boston’da bir hostelde yarın ki uçuşumu bekliyorum. Ve yine hemen söyleyeyim benim açımdan muhteşem bir tatildi.

     

    Bir ailenin yanında kalıyordum; ve daha güzel yani ailenin bütün bireyleriyle birlikte ayni DD da çalışıyorduk (bu kısmı cok onemli cunku kalidigimiz yerle is yeri yuruyerek 1 saatlik uzakliktaydi; is yerine onlarla birlikte arabayla gitmek super oluyodu.) Ayrica tabiki Amerikali is arkadaslarimiz da oldu. Sunu onemle bildirmeliyim ki etrafta tanidik birilerinin olmayisi cok iyi oldu benim acimdan; yani aradigim sey baska insanlarla tanismak bu sayede biraz ingilizce pratik onun yaninda o mesur american kulturunu icinde yasayarak tanimakti. Arkadasimla en azindan kucucuk Portlandda gezilecek okadar yeri nasil bulduk ben de anlamadim ve suanda da Bostoni birlikte geziyoruz. Ikimizinde hala gozleri sis evden ve isten ayrilirken oldukca agladik...  Ve isin guzel tarafi oradakilerle bukadar yakin olduktan sonra gelecek senelerde de green kartimin faydalarindan yararlanarak Manageri direk aramamin ayni DD de calismak icin yeterli oldugunu ve kalicak yer olarakta zaten arkamda tanidigim yakin bir ailenin varligi gercekten sahane bisi. gelecek yaz icin planlarimin bu oldugunu soylemem zor ama varligi benim icin bir guc.

     

     

    SIMDI,,, Genel durum buydu da Peki ne ogrendim 3 ay icinde bana ne katti.

     

    Oncelikle suan yapabildigim yaptigimdada para kazana bildigimi bildigim bir aktivitem var. Cebimde bu ugrasi yapipta kazandigim bir miktar param var (Hicte ogle azimsancak bir mebla da degil hani). Kafamda calisirken edindigim deneyimler, tanisim arkadas oldugum insanlar ve gezip visyonumda yeni pencereler actigim yeni cografyalar var. Ve kalbimde geride biraktigim kisa bir sureligine de olsa bir birlikteligi paylastigimiz o guzel insanlar.

     

    Aslinda simdi bakinca cok sey anldigimi daha rahat goruyorum. Work&Travel isi daha kafamda fikir asamasindayken bile kulagima fisildaniyordu; bu hayatinda 1 kere bile olsa tatman gereken bir deneyim diye... evet bu tanim oldukca dogru ama ben buna bisey daha eklemek istiyorum. Work&Travel basi ve sonu onceden planlanmis bir program ama ben kendi acimdan orada sanki hep oradaymisim ve orada olacakmiscasina yasadim. Bu noktada uyarmaliyim ki her aninizi Turkiyeyi, ailenizi, guzide Turkiyeli arkadaslarinizi dusunerek gecirirseniz o 3 ay pekte kolay gecmez. Yerinize yerlesip, isinize basladiktan, paycheckinizi alip onunla aldiginiz ilk yemeginizi yedikten sonra siz oralisiniz, oradasiniz ve geri kalan suredede orada yasayacaksiniz. Bir ruyadan uyanmiscasina bir gun gelecek birileri artik uyanma zamanini geldigini hatirlatacak.

     

     

    Sizde elinizdeki biletle yine mutluluk ve ayrica gururla tanidiginiz yere yurda geri doneceksiniz cebiniz cantaniz kafaniz ve kalbiniz daha sisman...

     

    Rana Nur ÖZDEŞLİK

    Boğaziçi Üniversitesi, Genetik Mühendisliği öğrencisi

    İdeal Work and Travel katılımcımız

    ABD, Maine Eyaleti,Dunken Donuts’da çalıştı

     

  131. İdealsas
    Oğuzhan Gözek | 15.01.2016

    Orada bazen mağdur öğrencilere rastladım; daha çok işleriyle ilgili sorunlar yaş

  132. Orada bazen mağdur öğrencilere rastladım; daha çok işleriyle ilgili sorunlar yaşıyorlardı. Sanırım gelmeden önce yeteri kadar bilgi sahibi olmamışlardı...

    Soru 1: Merhaba Oğuzcan, ilk olarak Work and Travel Programını seçmenizdeki temel sebep neydi, bunu öğrenerek başlayalım röportajımıza?

    O.G:En önemli sebep hayat tecrübesi edinmekti. İkinci en önemli sebep İngilizceydi. 

     

    Soru 2: Work and Travel Programına katılmadan önce çekinceleriniz var mıydı? Varsa bunlar nelerdi?

    O.G:Herkes gibi benim de vardı. Bu endişeler daha çok orada mutlu olup olmayacağım üzerine yoğunlaşmıştı. Ancak ne olursa olsun sonucun benim yararıma olacağını biliyordum.

     

    Soru 3: Senin gibi gitmek programa katılmayı düşünen arkadaşlara ışık tutması açısından başvuru sürecinde neler yaşadın? Tecrübelerine dayanarak onlara vereceğin tavsiyeler var mı?

    O.G:Başvuru süreci gayet kolaydı. İdealsas’ın rehberliğinde bana yapacak pek bir iş kalmadı. 

     

     

    Soru 4: İdealsas aracılığı ile bu programa katılmış biri olarak, iyi ki İdealsas’ı seçmişim dediğin durumlar oldu mu? Yani orada firmadan dolayı mağdur olmuş öğrencilere rastladınız mı? “W&T programını seçerken firma tercihi sizce ne kadar önemli”

    O.G:“İyi ki İdealsas’ı seçmişim” dediğim durum en çok seyahatimden önce işverenle aramdaki sağlıklı iletişimden kaynaklandı. Orada bazen mağdur öğrencilere rastladım; daha çok işleriyle ilgili sorunlar yaşıyorlardı. Sanırım gelmeden önce yeteri kadar bilgi sahibi olmamışlardı. 

     

    Soru 5: İngilizcen gitmeden önce ne seviyedeydi, gidip-geldikten sonra ne durumda? Bu programın senin dil eğitimine ciddi bir katkısı oldu mu?

    O.G:İngilizcem gitmeden önce dilbilgisi açısından gayet iyi durumdaydı ancak uzun zamandır İngilizce konuşmamış durumda olduğum için Wat programı günlük İngilizce konuşmalarım için çok yararlı oldu diyebilirim.

     

    Soru 6: Gitmeden önce işin belli miydi? Orada ne iş yaptın? İşinden memnun kaldın mı?

    O.G:İşim belliydi. Her şey önceden planlanmıştı. İşimden memnun kaldım. Aslında her türlü iş yapılabilir Wat programında. Müşteriye yönelik mağaza işleri (müşteri temsilciği tarzı) ya da çok daha yorucu olsa da daha iyi finansal getirisi olan restoran işleri iyi tercih olabilir. Ya da ikinci iş düşünülüyorsa kolay bir iş seçilip oraya gidince 2. iş arayışına girilebilir.

     

     

    Soru 7: Günde kaç saat çalıştın? Mesai olarak çalışmak mümkün mü ya da ek olarak ikinci bir iş de çalıştın mı?

    O.G:Günde ortalama olarak 6-8 saat arasında çalıştım. Ancak ilk zamanlarda bu konuda birtakım sorunlar yaşadım. Çok fazla çalışan olduğu için bana az saat düşüyordu. Ancak zamanla bu durum kendimi de ispatlamamla geç de olsa düzeldi. Mesai olarak bir işte çalışmanın mümkün olup olmadığı ne yazık ki oraya gitmeden anlaşılmayacak bir sorunsal. Benim işim parasal anlamda beni tatmin etmiyordu ama yine de ikinci bir iş tercih etmedim.

     

    Soru 8: İş hayatında ne gibi zorluklarla karşılaştın? Bunları nasıl aştın? Öğrencilere tavsiyelerin var mı?

    O.G:Birkaç kere geç gelip azar işitmem, ilk zamanlarda az mesai saati almam ve genel müdürümüzün zaman zaman sinir bozucu konuşmaları dışında hiçbir sorun yaşamadım. Genel olarak keyif verici bir işti. Ancak iyi para getirisi olan bir meslek isteniyorsa Build a Bear Workshop'ın iyi bir seçim olduğunu söyleyemeyeceğim. Yine de denemeye değer.

     

    Soru 9: Amerika’da hangi eyalete ve şehre gittin? Gittiğin şehirde sosyal hayat, farklı kültürlere bakış, güvenlik, ulaşım, beslenme, konaklama vs nasıldı? Kısacası memnun kaldın mı? Yaşadığınız ilginç anekdotları anlatabilir misin?

    O.G:South Carolina'nın Myrtle Beach şehrindeydim. Gittiğim yer tam bir tatil mekânı olduğu için belirgin bir kültür izlenimi edinmedim. İnsanların 1–2 hafta gelip tatil yapıp geri gittiği bir şehirdi. Ulaşım gerçekten çok zayıftı. Ancak bildiğim kadarıyla Amerika'nın çoğu şehrinde toplu ulaşım sistemi çok zayıf. Bu durum da herkesin arabasının olmasından kaynaklanıyormuş. Gittiğim yer aslında zaman zaman eğlenceli olması dışında pek görkemli bir yer değildi. Hatta şehir olarak baz aldığımda Myrtle Beach şehrini pek sevmediğimi söyleyebilirim. Daha çok kısa süreliğine gelinip para harcanıp gidilecek bir yer. Fakat neyse ki benim orada çok fazla ve samimi dostluklar edinmem bu durumu yeteri kadar dengeledi. Biraz şanslıydım diyebilirim.   

     

     

    Soru 10: Amerika gerçekten filmlerdeki gibi büyüleyici bir ülkemi yoksa belli bir süre sonra çok sıradanlaşıyor mu?

    O.G:Belli bir süre sonra “aynı”laşıyor aslında. Her yer gözünüze aynı gelmeye başlıyor. Bunun getirdiği belirgin bir sıradanlaşma hissediyorsunuz. Çünkü Amerika'nın neresine giderseniz gidin her yerde aynı restoranlar, aynı şirket reklamları ve hatta aynı şehir planlaması var. Gittiğim yerler arasında ise New York (özellikle Manhattan semti) gerçekten filmlerdeki gibi büyüleyici ama zaten her üç Hollywood filminin biri Manhattan'da çekiliyor. =) 

     

    Soru 11: İş dışı zamanlarda neler yaptın? Hangi şehirlere gittiniz? Ulaşımınızı nasıl sağladınız? Gezmek için çok büyük paralar ayırmak gerekiyor mu?

    O.G:İş dışı zamanlarda genellikle arkadaşlarla zamanımı geçirdim. Myrtle Beach dışında yine South Carolina'da olan Charleston (oldukça güzel bir şehir) ve Columbia'yı gezme fırsatım oldu. Charleston'a birkaç arkadaşımla araba kiralayarak gittim. Columbia'ya ise Amerika'lı bir arkadaşımın arabasıyla bir arkadaşımızı yolcu etmek için gittim. Bunun dışında arkadaşlarımla Myrtle Beach dışında çeşitli küçük yerleri gezme fırsatım oldu. Son olarak ise uçakla New York'a gittim. 1 hafta doya doya gezdim, iyi vakit geçirdim. İyi bir arkadaşım orada okuduğu için çok şanslıydım, beni konaklama masraflarından kurtardı. Yoksa seyahat için özellikle konaklama konusunda bir miktar para gerekiyor.

     

    Soru 12: Konaklamanızı kim ayarladı? Nerede kaldınız? Ne kadar para ödediniz?

    O.G:Wat programında genel olarak konaklamayı işverenler ayarlasa da benim seçtiğim işte konaklamam işverenden bağımsız olduğu için konaklamayı ben ayarladım. Tabi Myrtle Beach'e gitmeden önce İdealsas’ın çalıştığı sponsor firma olan CHI'ın mail aracılığı ile birkaç motel vb. önerisi vardı.

     

    Soru 13: Yaşam masrafı olarak yani cep harçlığı olarak aylık ne kadar bir bütçe gerekiyor?

    O.G:Bu sorunun cevabı aslında kişiden kişiye değişebilir. Ancak gitmeden önce 800 ile 1500 dolar arasında cep harçlığı almanın yararı var.

     

     

    Soru 14: Gitmeden önce ne kadar bir bütçeniz vardı? Orada ne kadar kazanabildiniz? Gitmek için harcadığınız parayı kazanabilmek mümkün mü?

    O.G:Gitmeden önce yanlış hatırlamıyorsam 1000 ile 1500 dolar arasında bütçem vardı. Orada ise haftada yaklaşık olarak 200-250 dolar arasında kazanıyordum. Elbette zaman zaman dışarıda yemem ve bolca alışveriş yapmamdan dolayı kazancım oldukça yetersiz kaldı. Aileme bir miktar masrafım oldu. Fakat isteseydim biraz daha fazla yorulup kazancımı işimi değiştirerek ya da ikinci bir işte çalışarak rahatça artırabilirdim.

     

    Soru 15: Program sonunda size sunulan gezi ve seyahat hakkını kullandınız mı? Program sonu gezisini yeni katılımcılara tavsiye eder misin? Bu gezi çok maliyetli oldu mu? Hangi eyaletleri gördünüz?

    O.G:Program sonunda daha önceki sorularda da belirttiğim gibi New york'a gittim. Program sonu gezisini kesinlikle tavsiye ederim. Bu gezide başka bir eyalete gidiyorsunuz, konaklama masraflarınız oluyor. Elbette daha önceki zamanlarınıza göre daha masraflı günler geçiriyorsunuz ancak bu gezi harcamalarınıza fazlasıyla değiyor. Daha az maliyetli olması açısından örneğin New York'a gitmek isteniyorsa dönüş uçak bileti New York'tan alınabilir.

     

    İlgi ve sabrın için teşekkür ederiz Oğuzcan, derslerinde başarılar dileriz.

     

    Oğuzcan GÖZEK

    Sabancı Üniversitesi, Mekatronik öğrencisi

    İdeal Work and Travel katılımcımız

    ABD, South Caroline Eyaleti,Teddy Bear’da çalıştı

     

  133. İdealsas
    Mücahit Küçük | 15.01.2016

    Amerika’ya yalnız gittim. Ne kaldığım evde ne de çalıştığım yerde Türk yoktu...

  134. Amerika’ya yalnız gittim. Ne kaldığım evde ne de çalıştığım yerde Türk yoktu...

    Öncelikle söylemem lazım ki benim İngilizce seviyem hiç iyi değildi.

     

    Gitmeden önce gidersem orda kötü bir sürprizle karşılaşır mıyım, vize alabilir miyim gibi bir sürü konuda sıkındı çektim. Amerika’ya yalnız gittim. Ne kaldığım evde ne de çalıştığım yerde Türk yoktu. İlk gittiğim zaman İngilizcede biraz zorlandım. Evdekilerde benim gibi öğrenci oldukları için onlarla anlaşmak zor olmuyordu. İş yerinde de hep aynı terimler kullanıldığı için fazla zorlanmadım. İlk başlarda geri dönsem mi dediğim zamanlar olsa da alıştıkça ve eğlendikçe her şey daha zevkli hale gelmeye başladı. Orada araba kiraladık, arkadaşlarla bol bol gezdik, eğlendik ve daha güzel nasıl yaşanabileceğini öğrendik. Çevremde hiç Türk olmadığı için İngilizcemde gerçekten büyük ilerlemeler oldu. Bu konuda kendimi şanslı görüyorum.

     

     

    Yaşadığım yerin adı “Harrisburg”du. Harrisburg küçük bir şehirdi. İkinci iş imkânı pek yoktu. İkinci iş bulmamız biraz uzun sürdü sonra alışveriş merkezinde stantlarda satış elemanlığı yaptım. Ama ikinci işi bulduktan sonra gerçekten iyi para kazandım. İlk işim McDonalds biraz zor olsa da eğlenceli ortamı bakımından daha iyiydi diyebilirim. Pensilvanya sıradan bir yer ama  New York’a arabayla 2,5 saat uzaklıkta olması büyük avantaj. Ayrıca Atlantic City’ye ve Washington’a falan da yakın olması sebebiyle arabası olanlar için merkezi bir yer.

     

     

    Gitmeyi düşünen arkadaşlara tavsiyem vize alabilir miyim diye kesinlikle endişelenmesinler. Orada konaklama nasıl falan gibi konulara kafalarını fazla yormasınlar, sadece işlerini seçerken iş hangi özellikleri kapsıyor, ne kadar kira verecekler, ayda ne kadar kazanacaklar gibi ayrıntılara baksınlar. Birinci amacı İngilizceyi geliştirmek olanlar Amerikalılarla takılsınlar. Özellikle erkekler için söylüyorum; gittiğiniz gibi Amerikalı bir kız arkadaş bulun. İngilizceyi geliştirmenin en iyi yolu bu (şaka yapmıyorum). Harika bir hayat yaşayabilirsiniz ve seneye bu zamanlar gelecek yazı iple çekiyor olacaksınız; tıpkı şuan benim olduğum gibi.

     

    Mücahit KÜÇÜK

    KATÜ, İktisat öğrencisi

    İdeal Work and Travel katılımcımız

    ABD, Pennsylvania Eyaleti,Philadelphiaşehrindeki McDonalds’da çalıştı

     

  135. İdealsas
    Gökhan Tavşan | 15.01.2016

    Bu benim için büyük bir fırsattı günde yüzlerce müşteriyle yüz yüze konuşma fırs

  136. Bu benim için büyük bir fırsattı günde yüzlerce müşteriyle yüz yüze konuşma fırsatım olup bu benim mevcut olan İngilizce seviyemi bir kademe arttırmak için iyi bir imkândı ve bende bunu iyi bir şekilde değerlendirdiğime inanıyorum...

    Öncelikle gerek program öncesi ve gerek program sonrası göstermiş olduğunuz yardım ve kolaylıklardan dolayı sizlere çok teşekkür ediyorum.

     

    Bildiğiniz üzere ben Pennsylvania eyaletinde 3 ay boyunca kaldım ve programın son zamanlarında New York’u gezme fırsatı elde ettim. Programa katılacak olan arkadaşlarımıza öncelikle uçuş ve yasal olarak çalışma esnasında gerekli olacak tüm evrak, dosya ve belgelerinin hazır olup olmadığını, ayrılmadan kontrol etmelerini önemle hatırlatıyorum, biliyoruz ki bu tur belgelerin eksik çıkması durumunda geri dönüş olmadığı için önemli problemlerle karşılaşma ihtimali doğabilir.

     

     

    Nitekim ben tüm ve belge ve evraklarımı hazırladım ve yanıma bazı kişisel eşyalarımı aldıktan sonra havaalanının yolunu tuttum, artık gitmek için hazırdım önümde uzun bir yolculuk vardı, bağlantılı bir uçuşa sahiptim (İstanbul-Amsterdam-Detroit-Pennsylvania) sevinçli olduğum kadar heyecanlıydım da, Detroit'e kadar güzel bir yolculuk geçirdim ama ne olduysa oraya indikten sonra oldu, uçağımız 1 saat rötar yapmış ve ben son uçağımı kaçırmıştım ve Amerika'ya gelir gelmez benim Amerika maceram bu şekilde başlamış oldu:) neyse ki bir yolunu bulup Pennsylvania' ya gelebildim.

     

    İlk zamanlarda tabi ki ben de oranın kültürüne alışmak adına biraz zorluk çektim ama günler geçtikçe çabucak oranın yasam tarzına adapte olabildim. Güzel bir işim ve arkadaş grubum vardı ve işimi artık gerçekten çok iyi yapar hale gelmiştim, kendim McDonalds'da Front Counter görevlisi olarak çalışıyordum, müşterilerden sipariş alıp onlara yemek konusunda yardımcı oluyordum. Bu benim için büyük bir fırsattı günde yüzlerce müşteriyle yüz yüze konuşma fırsatım olup bu benim mevcut olan İngilizce seviyemi bir kademe arttırmak için iyi bir imkândı ve bende bunu iyi bir şekilde değerlendirdiğime inanıyorum. Elbette bende kimi zaman maddi-manevi zorluklarla karşılaştım ve bunlar bana gerçekten tecrübe kazandırmış oldu ve ben bunları zamanla atlattım, artık o gibi durumlarda neler yapılması gerektiği hakkında bilgi sahibi oldum.

     

     

    Programın benim için ayrı bir önemi de; ilk defa uçağa binecektim, ilk defa ülke dışına çıkacaktım ve ilk defa bir işyerinde çalışacaktım, kendim çalışıp kendi paramı kazanacaktım ve bunları bilmek çok heyecan vericiydi. Orada yaşadığım müddetçe gerek eyalet içi ve gerekse eyalet dışında birçok şehri gezme fırsatım oldu bu sure zarfında ise çok güzel arkadaşlar edinme fırsatı elime geçti. Benim için harikulade bir duyguydu, bambaşka bir yaz dönemi geçiriyordum ve çok mutluydum ve nitekim aynı güzel duygularla programı tamamlayıp ülkeme hayırlısıyla dönüş yapmış oldum.

     

    Programa katılmak isteyen arkadaşlara gelince onlara şunları söyleyebilirim; Gerçekten seveceğiniz ve sizi maddi ve manevi acıdan tatmin edecek işleri seçmeye çalışın. Yanınıza mutlaka ilk birkaç hafta size yetecek kadar para bulundurun. Sorumlu olduğunuz işi elinizden gelen en iyi şekilde yapın çünkü oradaki işverenler çalışkan ve istekli olan çalışanlarını severler ve onları maddi-manevi her zaman kollarlar. Son olarak ve en önemlisi bir kültürü yansıttığınızı asla unutmayın; bu yüzden her zaman açık sözlü, ahlaklı ve dürüst olun çünkü bir Türk olarak hiçbirimiz ülke ve milletimizin kotu şeylerle anılmasını istemeyiz

     

     

    Siz birkaç paragraf demiştiniz ama sanırım benim paylaşacaklarım biraz uzun oldu:) ama inanın daha sizlere hiç bir şey anlatmadım:) Son olarak e-maile birkaç resim ekliyorum.  Yüksek Lisansa başlamam durumunda sizlerle bir başka Amerika macerası neden olmasın.

     

    Hoşçakalın...

     

    Gökhan TAVŞAN

    Erciyes Üniversitesi, Makine Mühendisliği öğrencisi

    İdeal Work and Travel katılımcımız

    ABD, Pennsylvania Eyaleti,Philadelphiaşehrindeki McDonalds’da çalıştı

     

  137. İdealsas
    Birkan Kahraman | 15.01.2016

    Oradayken hissettim Amerika’da olduğumu. Bu sene Amerika’ya gidecek arkadaşlara

  138. Oradayken hissettim Amerika’da olduğumu. Bu sene Amerika’ya gidecek arkadaşlara New York mutlaka uğramalarını tavsiye ederim...

    İdealsas:  Vermiş olduğumuz Work and Travel hizmetinden genel olarak memnun kaldınız mı?

    Birkan:Genel olarak memnun kaldım çünkü olabilecek her konu hakkında bana ellerinden gelen yardımı yaptılar ve de benim insanı bunaltacak sorularıma da gerekli sabrı gösterdiler.

     

    İdealsas:  WAT’a İdealsas güvencesi ile katılmanın en büyük avantajını neydi?

    Birkan:İşimizin ve de kalacak yerimizin garanti olmasıydı.

     

     

    İdealsas:  Amerika’da karşılaştığınız en büyük problem neydi ve bu problemi çözerken nasıl bir yol izlediniz?

    Birkan: En büyük problem demek istemiyorum ama Alaska’dan dönüşte uçağa binmek için x-ray cihazından geçerken valizimin içinde unuttuğum traş bıçağım yüzünden yaklaşık yarım saat kadar ayrıntılı arandım. Ama şanslıydım ki güvenlik görevlilerinden biri Türkiye’de yaklaşık 1 yıl kalmış ve benim de Türk olduğumu öğrenince bu yarım saat boyunca hep Türkiye ve de burada neler yaptığım hakkında konuştuk. Olumsuz durum benim için iyi bir pratik deneyime dönüştü.

     

    İdealsas:  Amerika’da hangi iste çalıştınız, çalıştığınız is maddi açıdan sizi tatmin etti mi? Seçtiğiniz isin sizin için eksileri ve artıları nelerdir?

    Birkan: Alaska’da balık fabrikasında çalıştım. Maddi açıdan pek tatmin olmadım ama manevi açıdan olarak hayatımda yaşadığım en iyi yazdı diyebilirim. Maddi açıdan memnun kalmamamın sebebi bu seneki somon sezonun benim bulunduğum yerde çok kötü olması ya da fabrikanın başarısızlığı da olabilir. Çünkü fabrikaya çok az balık geliyordu.

     

     

    İdealsas:  Bu sene de work and travel programına gitmeyi düşünür müsünüz?

    Birkan: Sadece düşünüyorum ama imkânım olsa her yıl gitmek isterim.

     

    İdealsas:   Work and travel’a giderken beklediklerinizle , karşılaştıklarınız arasındaki farklar nelerdir ?

    Birkan: Aslında kafanda hiç bir şey hayal etmemiştim; burası şöyledir burası böyledir diye. Ben sadece yaşayıp öğrenmek istiyordum. Bu yüzden pek bir hayal kırıklığım yok. Tek hayal kırıklığım herkesin dediği “Alaska’da çok iyi para kazanılıyor” teziydi. Ben bunu biraz yanlış düşünüyorum çünkü sezon çok kötüyse yapacak hiçbir şeyiniz olmuyor; para kazanmak için ama tek iyi yanı konaklamama ve de yemeğe para vermemem oldu. Çünkü bunları fabrika karşılıyordu.

     

     

    İdealsas:   Bir kaç cümle ile genel izlenimlerinizi ve eklemek istediklerinizi aktarabilir misiniz?

    Birkan: Tatilimin Alaska kısmı çok güzeldi. Oraya benim gibi dünyanın her yerinden gelen bir sürü öğrenci arkadaşla tanıştım. Hatta çoğuyla haberleşmem devam ediyor. Hatta biri Türkiye’ye bile geliyor. New York kısmı ise benim için ayrı bir şeydi. Oradayken hissettim Amerika’da olduğumu. Bu sene Amerika’ya gidecek arkadaşlara New York mutlaka uğramalarını tavsiye ederim.

     

    Birkan KAHRAMAN

    Marmara Üniversitesi, Teknik Eğitim öğrencisi

    İdeal Work and Travel katılımcımız

    ABD, Alaska Eyaleti’ndeçalıştı

     

  139. İdealsas
    Rıza Kaya | 15.01.2016

    İlk önce İdealsas’ın ayarladığı otelde kalıyordum. Daha sonra şehri yavaş yavaş

  140. İlk önce İdealsas’ın ayarladığı otelde kalıyordum. Daha sonra şehri yavaş yavaş keşfetmeye başlayınca iş yerine daha yakın bir yere tasındım...

    Sevgili arkadaşlar,

     

    Eminim şu an hepiniz bir takım şeylerin peşinden koşuyorsunuz. Üniversite öğrencileri olarak yıl boyunca gösterdiğimiz emeğin hakkını hepimiz almak için uğraşıyoruz ama bu süreçte kendimizi akademik yönden geliştirirken sosyal yönelimleri eksik bırakıyoruz. Özellikle staj dışında çoğu üniversiteli yaz tatilinde sadece zaman geçiriyor ve belki bize hayatımıza çok önemli şeyler katacak faaliyetlerden uzak duruyoruz.

     

     

    Şimdi hepiniz bu yazıyı okuduğunuza göre work and travel programı hakkında bilgi edinmeye çalışıyorsunuz. Ben İstanbul Teknik Üniversitesi Elektrik Müh. 2. sınıf öğrencisiyim. Bu programı gecen sene duymuştum ve baştan ilgimi çekmişti. Bu sebeplerle programın içeriğini, şartlarını, bana katacaklarını öğrenmek için araştırmaya başladım. Daha önce bu programla Amerika’ya gitmiş öğrencilerle irtibata geçtim ve baştan heveslendiğim bu işi şüpheyle bakmaya başladım. Çünkü birkaç kişi dışında genelde insanlar oraya gittiklerini ve sadece çalışıp döndüklerini anlattılar. Ama yine de ben kendim araştırmaya devam ettim. Sonunda bir karar verip kayıt oldum. Öncelikli amacım yabancı dil sorununu halletmekti.

     

     

    Okul bittikten bir kaç gün sonra toparlandım ve 3 ay boyunca kalacağım bilmediğim bir ülkeye yola çıktım. Basta her şey çok zor görünüyordu ve kafamda birçok soru işareti vardı. Kalacağım yer, oradaki isim, oradaki insanlar ve neyle karşılaşacağım konusunda endişeliydim. Gittiğim yer Mrytle Beach güzel turistik bir sahil kasabasıydı. Başta alışamasam da burayı zamanla sevmeye başladım. İlk önce İdealsas’ın ayarladığı otelde kalıyordum. Daha sonra şehri yavaş yavaş keşfetmeye başlayınca iş yerine daha yakın bir yere tasındım. Otobüs hatlarını ve durakları öğrenip ulaşım sorununu çözdüm. Daha sonra beraber kaldığım arkadaşlarımla araba kiralayarak hem ise rahat gidip gelmeye hem de boş zamanlarımızda Amerika’nın sahil kasabalarını dolaşmaya başladık. Bundan sonra ikinci ise girdik. Hem de tanıdığım herkes rahatlıkla boş zamanlarında yapacak uğraşlar edindi. Bu dediklerimizi yapamayanlar da oldu tabi ki. Ama biz de bu yaptıklarımızı soruşturarak konuşarak cesaret ederek yaptık. 3 ay boyunca tekdüze bir hayat yaşamayı seçmedik. Sonuç olarak insanlarla iyi ilişkiler kurduk ve bu sayede sadece dilimiz değil diğer özelliklerimizi de geliştirme fırsatı yakaladık. Ayrıca iyi para kazandık ve dolu dolu bir 3 ay geçirdik.

     

     

    Benim kanaatimce WAT programı insanların hem kendine vakit ayırması hem çalışarak hayata bir başlangıç yapması hem de yeni bir ülkede farklı insanlarla yaşamayı öğrenmesi bakımından hayatimin en önemli devrelerinden biriydi. İnanın eğer kendinize güvenirseniz yapamayacağınız şey yok. Yasayacağınız zorluklardan bile ileride ders alacak ve tek başınıza onları çözmeyi öğreneceksiniz. Şimdiden hepinize hayırlı yolculuklar dilerim.

     

     

    Rıza KAYA

    İTÜ, Elektrik Mühendisliği öğrencisi

    İdeal Work and Travel katılımcımız

    ABD, South Carolina Eyaleti’nde,Steak-N Shake’de çalıştı

  141. İdealsas
    Bilge Kaan Eroğlu | 15.01.2016

    Masrafınızı çok rahat çıkarıp iyi bir ücretle geri donuyorsunuz ülkenize. Çünkü

  142. Masrafınızı çok rahat çıkarıp iyi bir ücretle geri donuyorsunuz ülkenize. Çünkü ben iyi para kazandım...

    Merhaba arkadaşlar.

     

    Size öncelikle şunu söylemek isterim Amerika’yı mutlaka görmenizi isterim Amerika’da çalışmak ise çok zevkli, hem çalışıyorsunuz hem de İngilizcenizi çok iyi seviyeye taşıyorsunuz.

     

     

    Amerika’da çalışmak ayrıca kolay ve fazla yorucu değil yaptığınız işler. İnsanları ise gerçekten iyi Türkleri seviyorlar. Yeni kültürler görmek yeni insanlarla tanışmak güzel, değişik ülkelerden gelen insanlarla beraber çalışıyorsunuz ve tanışmak fırsatınız oluyor, bu çok güzel bir olay bence.

     

     

    Ücrete gelince masrafınızı çok rahat çıkarıp iyi bir ücretle geri donuyorsunuz ülkenize. Çünkü ben iyi para kazandım, bu arada İdealsas ayrıcalığını da unutmamak gerekir. Amerika’da çalışmak ve gezmek için daha fazla beklemeyin!

     

     

    Bilge Kaan EROĞLU

    Nahcivan Devlet Üniversitesi, Resim Bölümü öğrencisi

    İdeal Work and Travel katılımcımız

    ABD, New York Eyaleti’nde,New Yorkşehrindeki Darien Lake Six Flags’de çalıştı

     

  143. İdealsas
    Paşa Fırat Özer | 15.01.2016

    Programı seçecek arkadaşlar en büyük tavsiyem ise beklentilerini iyi belirleyip

  144. Programı seçecek arkadaşlar en büyük tavsiyem ise beklentilerini iyi belirleyip programın karşılayabilecek olmasını iyi hesap etmeleridir...

    Merhaba bu yaz döneminde New York eyaletinin Buffalo şehrinde Darien Lake isimli Eğlence Parkında çalıştım.

    Hayatımdaki tecrübeler arasında en ilginci olduğunu söyleyebilirim. İlk etapta zorlu bir çalışma evresi geçirdim bu dönemde yemek ve o kültüre alışma konusunda çok zorluk çektim. Sonralarda alışmaya başladım ve Amerika hayalini kafamda farklı kurduğum için bu gezi bana zevk vermemeye başladı ve bu yüzden 2 aylık bir sureden sonra programı bitirme kararı aldım ve bitirdim...

    Benden sonra gelen arkadaşlarımdan aldığım bilgiye göre kalan zamanlarda ortama daha fazla alışıp çok zevkli zamanlar geçirip güzel bir birikim yapabilmişler... Programı erken bitirdiğim için pişman değilim ama kalsaydım daha güzel zamanlar geçirebilirdim kim bilir???:)

    Programı seçecek arkadaşlar en büyük tavsiyem ise beklentilerini iyi belirleyip programın karşılayabilecek olmasını iyi hesap etmeleridir... Ama bence Amerika rüyasına değer....:)  

     

    Paşa Fırat ÖZER

    Nahcivan Devlet Üniversitesi, İngiliz Dili ve Edebiyatı öğrencisi

    İdeal Work and Travel katılımcımız

    ABD, New York Eyaleti’nde,New Yorkşehrindeki Darien Lake Six Flags’de çalıştı

     

  145. İdealsas
    Hülya Topal | 15.01.2016

    Bence herkes en az bir kere gitmeli. Kararsız kalanlar kesinlikle iç rahatlığıyl

  146. Bence herkes en az bir kere gitmeli. Kararsız kalanlar kesinlikle iç rahatlığıyla tercihlerini gitme yönünde kullansınlar...

    İdealsas:Work&Travel programıyla ilk tanışmanız nasıl oldu?

    H.T:Adana’ya arkadaşlarımın yanına gitmiştim onlar da Amerika’ya work and travel programına katılmayı düşünüyorlardı. Anlattılar şartları gerekenleri söylediler. Böylece tanışmış oldum.

     

    İdealsas:İdealsas’ın bu programı tanıtmakta sana ne gibi faydaları dokundu? Gitmeden önce sana anlatılanlarla gittikten sonra gördüklerin ve yaşadıkların arasında bir fark var mıydı?

    H.T:Aslında pek fark yoktu. Klasik anlatılanlar… Gittim, çalıştım, gezdim, alışveriş yaptım geldim.

     

    İdealsas:Neden İdealsas? idealsas Work&Travel programı adına sana, diğer şirketlerde olmayan ne sundu?

    H.T:Açıkçası İdealsas bir tesadüf oldu arkadaşımızın bir tanıdığı bu şirkette çalışıyordu onun vasıtasıyla bu şirketi seçtik ama bir şikâyetim yok yani şirketten memnun kaldım. Orda tanıştığımız diğer firmalardan gelen bazı arkadaşlarımdan memnun olmayanlar vardı.

     

     

    İdealsas:Bir sürü Yurtdışı Eğitim firmasının arasından İdealsas’ı seçtin. İdealsas sana Amerika’ya giderken ve gittikten sonra ihtiyacın olduğunda destek oldu mu?

    H.T:Bizim tek bir şikâyetimiz oldu o da otel konusunda onda da sanırım iletişim probleminden kaynaklandı.

     

    İdealsas:Amerika’nın hangi şehrine gitmeyi tercih ettin? Hangi işi seçtin, neden?

    H.T:Virginia Williamsburg’a gittik. McDonalds’da da çalıştık. İdealsas bizi grup şeklinde McDonalds’a kabul ettirdi, onun için de orayı tercih ettik. Ama tavsiye isterseniz kesinlikle eğlence parklarını öneririm.

     

    İdealsas:Vize aşamasında İdealsas sana danışmanlık hizmeti verdi. Bu hizmetin sana ne gibi faydaları oldu?

    H.T:Vizede çıkacak bütün soruları söylediler.

     

    İdealsas:Amerika’ya ilk ayak bastığında neler hissettin?

    H.T:  Heyecanlandım dünyanın bir ucu sonuçta…

     

    İdealsas:İş yerin nasıldı? Çalışma ortamından ve yaptığın işten memnun kaldın mı?

    H.T:Eğlenceli değildi ama sonuçta çalıştım.

     

     

    İdealsas:Çalışma hayatına başladıktan sonra yaşadığın ülkeye ve yeni ortamına uyum sağlamakta sıkıntı yaşadın mı? Yaşadınsa bunları nasıl aşmayı başardın? Program süresince arkadaşlarını Türk öğrencilerden mi yoksa diğer ülke öğrencilerinden mi seçtin?

    H.T:  Ben sıkıntı çekmedim çünkü biz 8 Türk arkadaştık ve hep beraberdikJBenim İngilizcem çok iyi değildi geliştirmek yerine Türk arkadaşlarla muhabbet etmeyi tercih ettim yani gelişmemesi tamamen benim suçum.

     

    İdealsas:Sence programa Türk arkadaşlarla beraber katılmak ve aynı iş yerinde çalışmak avantaj mı dezavantaj mı? Neden?

    H.T: Elbette İngilizce açısından dezavantaj çünkü genelde onlarla konuşuyorsun McDonald küçük bir mekan o küçücük mekanın içinde 8 Türk

     

    İdealsas:Çalışma saatlerin nasıldı? Fazla mesai yaptın mı?

    H.T: Her gün 8 saat çalıştık bazı günlerde de mesai oluyordu.

     

    İdealsas:İstediğin ya da beklediğin kadar kazanabildin mi?

    H.T: Vergi kesilmiş haliyle 3000 dolar civarı kazandım.

     

    İdealsas:Birikim yapabildin mi? Yoksa Türkiye’ye eli boş mu döndün?

    H.T: Evet, birikim yapabildim.

     

     

    İdealsas:Daha fazla para kazanmak istiyorum diyenler için ikinci hatta üçüncü bir iş bulmak zor mu?

    H.T: Hayır değil. Bunun için biraz erken gitmek lazım (temmuz başı çok geç) çünkü diğer ülkelerden de birçok öğrenci geliyor hatta onlar Türklerden daha önce geliyorlar ve nerdeyse bütün işlere yerleşiyorlar.

     

    İdealsas:Kaldığın yerle çalıştığın yer arasındaki mesafe ne kadardı?

    H.T: Yürüyerek bir saatti…

     

    İdealsas:Ulaşım konusunda herhangi bir zorluk yaşadın mı? Hangi ulaşım aracını kullandın?

    H.T: Otobüs kullandık çünkü bir buçuk dolara bir bilet alıyorduk gün boyu bu bileti sınırsız kullanabiliyorduk.

     

    İdealsas:İş dışında gezip dolaşma fırsatın oldu mu? Nereleri gezdin? Bu programa katılacak olan öğrencilere nereleri gezmelerini önerirsin?

    H.T: Evet iş çıkışlarında hep geziyorduk. Ekstra olarak Washington, Virginia Beach ve New York’u gezdim.

     

    İdealsas:Amerika’da yaşayan insanlar hakkındaki görüşlerin nelerdir? Size yaklaşımları nasıldı? Samimi ve sıcak mı? Yoksa soğuk ve önyargılı mı?

    H.T: Bizlere çok sıcak ve samimi davrandılar ve birçok konuda ellerinden geldikçe yardım ettiler. Baba ve anne gibi tavsiyelerde bulundular.

     

     

    İdealsas:Amerika’nın yemeklerinin çok kalorili olduğu söylenir. Yiyecek konusunda bir sıkıntı yaşadınız mı? Daha çok nerelerde yemek yedin?

    H.T: Biz sürekli McDonald da yedik, her gün bir öğün ücretsizdi otele gidince de çorba, makarna, pizza yapıp yiyorduk orada her şey dondurulmuş mikro dalgaya atıp ısıtıyorduk.

     

    İdealsas:Yeni bir ülkede yaşamaya başlayan insan gittiği ülke ile kendi ülkesi arasında çeşitli karşılaştırmalar yapar. Sence Amerika’da olup da keşke Türkiye’de de olabilseydi dediğin yönler oldu mu? Ya da tam tersine Türkiye’nin ve Türklerin sahip olup da Amerika’da olmayan eksiklikler tespit ettin mi?

    H.T: Orda her şey araba ile yapılıyor ve bunu çok sevdim en güzeli de aldığın bir ürünü açıklama yapmadan geri verebiliyorsun ya da aldığın herhangi bir üründe sorun çıkarsa onu geri alıp açılmamış başka bir paket veriyorlarJYalnız biz New York’a otobüsle gittik bilet aldık otobüsün saati belli olduğu halde o otobüse binemedik sıraya giriyormuşsun kim kaparsa oluyormuş tabi biz Türkiye’de ki gibi koltuk numaralı falan zannettik. Alakası yokmuş bir sonraki otobüs için 2 saat daha bekledik ve ben bu durumu ABD’de yaşadığım için çok şaşırdım…

     

    İdealsas:Bundan sonra Amerika denince aklına ilk gelen ne olacak? Seni en çok etkileyen yönü nedir Amerika’nın?

    H.T: AlışverişJBu kadar ünlü markaların orada bu kadar ucuz olması.

     

     

    İdealsas:Amerika’ya gitmeden önceki dünyaya bakış açınla şu anki bakış açın arasında bir değişiklik oldu mu?

    H.T: Pek olmadı açıkçası aynı görüş açılı ben

     

    İdealsas:Work and Travel programına keşke katılmasaydım dediğin seni hayal kırıklığına uğratacak durumlar oldu mu?

    H.T: Olmadı iyi ki gitmişim diyorum. Bence herkes en az bir kere gitmeli. Kararsız kalanlar kesinlikle iç rahatlığıyla tercihlerini gitme yönünde kullansınlar. Ben gitmeden o kadar çok kararsızlıklar yaşadım ki kararsız kalanları çok iyi anlayabilirim. O yüzden boşuna gitmeme fikriyle yorulmayın.

     
     

    İdealsas:Work and Travel programının sana en cazip gelen ve sana en fazla katkısının olduğunu düşündüğün yönü nedir?

    H.T: Evet bu sayede kolaylıkla Amerika’ya gittim aileme yük olmadan çalışma hayatını orda öğrendim birçok eyalet gezdim gördüm. Alışveriş yaptım ve hayatımda ilk defa çalıştım ve ilk maaşım dolar oldu bu çok hoşuma gitti.

     

     

    İdealsas:Work&Travel İngilizce’ni geliştirmeni sağladı mı?

    H.T: Aslında bu tamamen kişisel çok fazla Türklerle olmazsan illa ki gelişiyor ama dediğim gibi ben genelde Türk arkadaşlarla takıldığım için pek fazla bu konuda fayda sağlayamadım.

     

    İdealsas:İngilizcesini geliştirmek isteyenlere Work&Travel’ı önerir misin?

    H.T: Öğrenmek isteyene hayır derim, geliştirmek isteyenlere ise evet öneririm.

     

    İdealsas:Amerika’da yaşamış biri olarak yeni katılımcılara tavsiyelerin ya da uyarıların var mı?

    H.T: Hayır pek yok. iş olarak eğlence parkını seçmelerini öneririm. Hem daha eğlenceli hem de daha yüksek ücret kazanıyorlar. Ayrıca da İngilizce oralarda daha iyi gelişiyor bir de bavullarını boş götürmelerini öneriyorum çünkü oradan dolup geliyor.

     

    Hülya TOPAL

    KATÜ, Çalışma Ekonomisi öğrencisi

    İdeal Work and Travel katılımcımız

    ABD, Virginia Eyaleti’nde,Washingtonşehrindeki Mc Donalds’da çalıştı

  147. İdealsas
    Halil İbrahim Kurt | 15.01.2016

    En önemlisi iş fakat biz o konuda çok şanslıydık. İdealsas’ın söylediği gibi haf

  148. En önemlisi iş fakat biz o konuda çok şanslıydık. İdealsas’ın söylediği gibi haftalık saatleri olsun alacağımız ücretler olsun aynısıydı...

    Merhaba arkadaşlar ben Halil. Geçen yaz work and travel ile Amerika’ya gittim. South Carolina’nın Myrtle Beach şehrinde Steak’n Shake isminde bir restoranda 3 ay 20 gün çalıştım.

     

    Arkadaşlar buradan giderken en çok ben orada yapamam diye korkan kişilerden birisiydim. Korkmamın nedeni İngilizcemin çok kötü olması hatta vizeyi alırken bile çok heyecanlanmıştım. Her gün alabilir miyim diye İdealsas’da benimle bire bir ilgilenen Aydın Bey’i arıyordum. Neyse ki tek sefer de aldım. Yola çıkacağım son gün Aydın Bey bana havaalanında, uçakta ve oraya varınca ne yapacağımı anlattı. Tabi ilk kez böyle bir yolculuğa çıkacağım için hem korku hem de heyecanlıyım fakat uçakta ve indiğimde her şey bana anlatılanlar gibi geçtiğinden dolayı bayağı rahatlamıştım.

     

     

    Hiç sorun olmadı değil tabi böyle bir riske girmenin en güzel yanı da yaşayarak öğrenmek ve sorunlarla tek başına savaşmak. En büyük sorunumuz kalacak yer oldu. İlk kaldığımız motel hem pahalı hem de işe bayağı uzaktı. Bir diğer problem otobüsler otobüslerin hareket saatlerini biliyorduk fakat geçtiği yeri bulamayınca kaçırıyorduk. Kaçırınca taksi çağırıyorduk fakat taksiler çok pahalı fakat bizden sonra gelen arkadaşlar çok konuda bizden çok şanslıydı. Onlar geldiğinde kalacak yeri de otobüs sorununu da çözmüştük. Aslında en önemlisi iş fakat biz o konuda çok şanslıydık. Bize İdealsas’ın söylediği gibi haftalık saatleri olsun alacağımız ücretler olsun aynısıydı. Orada yine Türk arkadaşlarımızı gördük işi istediği gibi olamayınca bütün düzenleri bozulmuştu. Bazıları geri dönmeyi düşündü bazıları ise eyalet değiştirmek zorunda kalmıştı.

     

     

    Başta da söylediğim gibi İngilizcem iyi olmadığından dolayı en çok korktuğum işte başarısız olmak veya atılmak. Buda beklediğim gibi olmamıştı. Buradan giderken arkadaşım bana korkma sen bu güler yüzünle en iyisi olur ve çok iyi anlaşırsın söylemişti. Nitekim öylede oldu işte hiç sorun yaşamadım hatta müdür benim çok iyi olduğumu söyledi. Kısa zamanda bulunduğum bölümde adeta vazgeçilmez olmuştum. Birde arkadaşımın söylediği gibi güler yüzüm sayesinde adeta oranın maskotu olmuştum. Dönmeme yakın fotoğrafımı panoya asıp güler yüzümden dolayı beni örnek gösterdiler ve CHI’dan çalışmamdan dolayı teşekkür maili aldım.

     

     

    Arkadaşlar gördüğünüz gibi ne dil önemli nede tecrübe biraz güler yüz birazda saygı, sevgi oldu mu inanın yapamayacağınız ülke, başaramayacağınız iş yok. Arkadaşlar ben orda birde kaza geçirdim. Caddenin ortasından giderken başım döndü ve arabanın önüne düştüm. Bisikletim kırıldı beni ambulansla hastaneye kaldırdılar. Neyse ki çok kötü bir şey yoktu.  Fakat çıkışta duyduğum rakamla şaşırdım iki sargı bezi için 185 dolar istediler veya varsa Insurance istediler neyse ki Türkiye’den bana vermişlerdi ve onu verdim ve parayı ödemekten kurtardım.

     

     

    Dahası da var bütün bu tecrübelerin yanında en güzel şekilde eğlendim. Bir tatilde yapabileceğim her şeyi yaptım ve hiç görmediğim sadece sinemalardan görebileceğim yerleri gördüm.

     

    Halil İbrahim KURT

    Sakarya Üniversitesi, Otomotiv Öğretmenliği öğrencisi

    İdeal Work and Travel katılımcımız

    ABD, South Carolina Eyaleti’nde,Steak’n Shake’de çalıştı

  149. İdealsas
    Emel Ayaz | 15.01.2016

    İkinci hatta üçüncü işi bulmak hiç de zor değil. Amerika bu konuda bol seçeneği

  150. İkinci hatta üçüncü işi bulmak hiç de zor değil. Amerika bu konuda bol seçeneği olan bir ülke...

    Work&Travel programıyla ilk tanışmanız nasıl oldu?

    WAT programıyla tanışmam okulda gördüğüm afislerle oldu. Basta hiç bir fikrim yoktu bu program hakkında daha sonra kendimce biraz araştırma yaptım ve benim için uygun bir program olduğuna karar verdim.

     

    İdealsas’ın bu programı tanıtmakta sana ne gibi faydaları dokundu? Gitmeden önce sana anlatılanlarla gittikten sonra gördüklerin ve yaşadıkların arasında bir fark var mıydı?

    İdealsas ile ilk tanıştığımda aslında bilmediğim bir çok ayrıntı olduğunu öğrendim. Hiçbir soruya gerek kalmayacak şekilde eksiksiz bir tanıtım yaptılar bana. Benim seçtiğim is ilk defa WAT programıyla öğrenci alan bir iş olduğu için aslında gitmeden önce iş hakkında pek bilgisi yoktu kimsenin yanı ben ilk olarak gidip yasayarak öğrenmiş oldum.

     

    Neden İdealsasİdealsas Work&Travel programı adına sana, diğer şirketlerde olmayan ne sundu?

    İdealsas’ta ki samimi ortam her şeyden önce endişelerimi en aza indirmemi sağladı bundan dolayı seçimimi İdealsas yönünde kullandım.

     

     

    Bir sürü Yurtdışı Eğitim firmasının arasından İdealsas’ı seçtin. İdealsas sana Amerika’ya giderken ve gittikten sonra ihtiyacın olduğunda destek oldu mu?

    Her zaman destek oldu, ne zaman aklıma bir soru takılsa hepsine bıkmadan cevapladılar.

     

    Amerika’nın hangi şehrine gitmeyi tercih ettin? Hangi işi seçtin, neden?

    Amerika’da Maryland eyaletinde Salisbury şehrine bağlı Hurlock’a gittim. Gıda üretimi yapan bir firmada çalışmayı tercih ettim çünkü aynı zamanda eğitimimle ilgili güzel bir tecrübe yasayabilmeyi amaçladım

     

    Vize aşamasında İdealsas sana danışmanlık hizmeti verdi. Bu hizmetin sana ne gibi faydaları oldu?

    Vize alma konusunda bütün evraklarımı İdealsas hazırladı ve bana gereken tüm bilgileri anlattı, vizemi aldığım gün hiçbir zorluk çekmeden kolayca vizemi aldım.

     

    Amerika’ya gittiğinde havaalanında seni karşıladılar mı? Kalacağın yere nasıl gittin?

    Evet, Amerika’ya gittiğimde beni işyerimden değil kendi tanıdığım bir yakınım karşıladı. Hafta sonu olduğu için onunla birlikte pazartesine kadar kaldım, pazartesi günü otobüs ile New York’tan Salisbury’e geçtim orda işverenim karşıladı ve beni kalacağım yere götürdü.

     

    Amerika’ya ilk ayak bastığında neler hissettin?

    Uzun bir uçuştan sonra birazda yalnız olmanın etkisiyle havaalanından çıkana kadar gergindim daha sonra yeni bir yeri keşfetmenin heyecanıyla gerginlik kalmadı, halimden gayet memnundum.

     

     

    İş yerin nasıldı? Çalışma ortamından ve yaptığın işten memnun kaldın mı?

    İşyerimden çok memnun kaldım, gerek işveren gerek çalışanlar olsun gayet iyi davrandılar. Yaptığım iş konusunda da çok şanslı olduğumu düşünüyorum.

     

    Çalışma hayatına başladıktan sonra yaşadığın ülkeye ve yeni ortamına uyum sağlamakta sıkıntı yaşadın mı? Yaşadınsa bunları nasıl aşmayı başardın?

    Tabi ki yasamakta olduğun ülkede yeni bir kültürün getirdiklerini hemen kabul etmek kolay bir durum değil ama zamanla alıştım. Diğer ülkelerden gelen arkadaşlarımla tanışıp kaynaşmak zorlukları daha kolay anlatmamı sağladı, onlarla kültür alışverişinde bulunmak oldukça eğlenceliydi.

     

    İş yerinde senden başka Türk öğrenciler var mıydı? Program süresince arkadaşlarını Türk öğrencilerden mi yoksa diğer ülke öğrencilerinden mi seçtin?

    Türkiye’den gelen benle birlikte toplam 6 öğrenciydik. Arkadaşlarımı seçerken hiçbir ayrım yapmadım hem diğer Türklerle çok iyi arkadaş hem de diğer ülkelerden çok güzel arkadaşlara sahip oldum.

     

    Sence programa Türk arkadaşlarla beraber katılmak ve aynı iş yerinde çalışmak avantaj mı dezavantaj mı? Neden?

    Aslında bu duruma göre değişir bence, şöyle ki; İngilizceyi geliştirme açısından dezavantaj olsa da bu da çalıştığınız yere bağlı. Benim çalıştığım yerde herkes farklı kısımlarda çalıştığı için aramızda konumsa gibi bir durum olmadı ancak isten sonra bir arada olduğumuz için kendi aramızda Türkçe konuşuyorduk ama eğer ki diğer ülkeden arkadaşlarla berabersek ortak dil İngilizce konuşuluyordu. Türklerle beraber olmanın avantajı ise ülkenden bu kadar uzak yabancı bir yerde kendi milletinden birileriyle birbirine destek ve dayanışma içinde olmak zorluklara karşı tutumunuzu güçlendiriyor.

     

    Çalışma saatlerin nasıldı? Fazla mesai yaptın mı?

    Normalde günde 8 saat haftada 5 gün çalışıyorduk fakat zaman zaman hafta içi iş bitmediği zamanlarda 8 saatten fazla zaman zamansa hafta sonu fazla mesai yaptığım zamanlar oldu.

     

     

    İstediğin ya da beklediğin kadar kazanabildin mi?

    Kesinlikle beklediğim kadar kazandım.

     

    Birikim yapabildin mi? Yoksa Türkiye’ye eli boş mu döndün?

    Dönmeden önce tüm WAT öğrencilerinin yaptığı gibi biraz alışveriş yapmama rağmen elimde ufak da olsa bir miktar para ile döndüm.

     

     

    Daha fazla para kazanmak istiyorum diyenler için ikinci hatta üçüncü bir iş bulmak zor mu?

    İkinci hatta üçüncü işi bulmak hiç de zor değil. Amerika bu konuda bol seçeneği olan bir ülke.

     

    Amerika’ya gittiğin zaman kalacağın yer konusunda bir zorluk yaşadın mı? Yoksa belirtildiği gibi her şey hazır mıydı?

    Kalacağım şehre vardığımda her şey hazırdı.

     

    Kaldığın yerle çalıştığın yer arasındaki mesafe ne kadardı?

    Çalıştığım yer ile kaldığım yer arası araba ile yarım saat mesafedeydi.

     

    Ulaşım konusunda herhangi bir zorluk yaşadın mı? Hangi ulaşım aracını kullandın?

    Ulaşımımızı çalıştığım firmanın sağladığı servis ile gerçekleştirdik.

     

    İş dışında gezip dolaşma fırsatın oldu mu? Nereleri gezdin? Bu programa katılacak olan öğrencilere nereleri gezmelerini önerirsin?

    Düzenli çalışma saatlerim olduğundan gezmek için bol vaktim olsa da benim ikinci isim olduğundan hafta sonları da çalıştım dolayısıyla bos zaman buldukça gezmeye çalıştım. New York, Pennsylvania ve kaldığım eyalet(Delaware)’in sahildeki kasabalarını gezdim. Programa katılacak arkadaşlara kesinlikle New York’u görmelerini tavsiye öneririm.

     

    Amerika’da yaşayan insanlar hakkındaki görüşlerin nelerdir?  Size yaklaşımları nasıldı? Samimi ve sıcak mı? Yoksa soğuk ve önyargılı mı?

    Özellikle çalıştığım yerdeki insanlar gayet sıcak davrandılar, kaldığımız yerdeki komsularımızla da iyi anlaştık.

     

    Amerika’nın yemeklerinin çok kalorili olduğu söylenir. Yiyecek konusunda bir sıkıntı yaşadınız mı? Daha çok nerelerde yemek yedin?

    Yemeklerin kalorili olduğuna tamamen katılıyorum. Gidip de dikkat edilmezse birkaç kilo alınıp gelmek muhtemel bir durum. Genelde Türkiye’den bildiğim yerlerde yemek yedim ama Amerika birçok ülkeden gelen insanlardan oluştuğu için zaman zaman farklı kültürlerin yemeklerini de tattım.

     

    Yeni bir ülkede yaşamaya başlayan insan gittiği ülke ile kendi ülkesi arasında çeşitli karşılaştırmalar yapar.  Sence Amerika’da olup da keşke Türkiye’de de olabilseydi dediğin yönler oldu mu? Yâda tam tersine Türkiye’nin ve Türklerin sahip olup da Amerika’da olmayan eksiklikler tespit ettin mi?

    Amerika hemen hemen her alanda çok düzenli bir ülke olduğu için gittiğim ilk günden itibaren bunu fark etmemek mümkün değil ve orda bulunduğum süre içerisinde hep keşke bizde bu kadar düzenli olabilsek diye düşündüm. Fakat bizde olup onlarda olmayan şey ise yemek kültürüydü sürekli hazır yemeğe yöneldikleri için Türkiye’deki ev yemeklerini anmamak elde değil bence kesinlikle böyle bir kültüre sahip olmaları gerekirdi.

     

     

    Bundan sonra Amerika denince aklına ilk gelen ne olacak? Seni en çok etkileyen yönü nedir Amerika’nın?

    Amerika denince geçirdiğim güzel yaz aklıma gelecek, beni en çok etkileyen yani ise insanların çalışma konusundaki düzen ve azimleri oldu.

     

    Amerika’ya gitmeden önceki dünyaya bakış açınla şu anki bakış açın arasında bir değişiklik oldu mu?

    Döndükten sonra çok daha geniş bir pencereden dünyaya baktığımı fark ettim çünkü gerek edindiğim tecrübe gerekse yaşadığım ülke başlı başına bir pencere olduğu için gidecek olan herkese çok şey katacağından eminim.

     

    Work and Travel programına keşke katılmasaydım dediğin seni hayal kırıklığına uğratacak durumlar oldu mu?

    Hiç böyle bir durumla karsılaşmadım aksine gitmeden önceki tereddütlerimin hepsi olumlu yönde değişti ve iyi ki böyle bir programa katılmışım dedim.

     

    Work and Travel programının sana en cazip gelen ve sana en fazla katkısının olduğunu düşündüğün yönü nedir?

    Bu soruya biraz özel olarak cevap vermek istiyorum. Benim çalıştığım yeri, almakta olduğum eğitime uygun olarak seçmiş olmam ve gerçektende bu konuda yanılmamam beni çok mutlu etti ve çalıştığım bölümde yine gayet isime yarayacak tecrübeler edinmemi sağladı.

     

     

    Work&Travel’ın İngilizceni geliştireceği söylendi. Doğru mu? Gerçekten de artık daha mı iyi konuşabiliyorsun?

    Bulunduğunuz ülkenin dili İngilizce olduğu ve yaşamınızı orda sürdürebilmek için mutlaka İngilizce konuşmak zorunda oluyorsunuz bu da ister istemez siz farkında olmasanız da İngilizcenizin gelişmesini sağlıyor ama bunu ancak geri döndüğünüzde daha iyi anlıyorsunuz.

     

    İngilizcesini geliştirmek isteyenlere Work&Travel’ı önerir misin?

    İngilizceyi geliştirmenin en eğlenceli yollarından biri diye düşünüyorum.

     

    Amerika’da yaşamış biri olarak yeni katılımcılara tavsiyelerin ya da uyarıların var mı?

    İngilizce konusunda kimsenin benim İngilizcem yeterli değil konuşamam, konuşsam da karşımdaki beni anlayamaz gibi bir endişesi olmasın çünkü öyle ya da böyle karşıdaki insan sizi anlıyor, işveren ise zaten ne amaçla oraya gittiğinizi bildiğinden aksine onlar bu konuda size yardımcı olma eğiliminde oluyorlar.

     

    Son olarak Amerika’da yaşadığın ve unutamadığın bir anını bizimle paylaşır mısın?

    Ben Amerika’nın büyük şehirlerinden birinde kalmadım hatta küçük, oranın tabiriyle “country” dediğimiz tarza bir kasabasında kaldım. Buna rağmen ilk günlerde Romanyalı arkadaşlar için ikinci bir is bakmak için girdiğimiz bir restoranın Türklere ait olduğunu öğrenince oldukça şaşırmıştım. Burada da Türklerle karşılaştım diye düşünmüştüm…

     

    Emel AYAZ

    Sakarya Üniversitesi, Endüstri Mühendisliği öğrencisi

    İdeal Work and Travel katılımcımız

    ABD, Maryland Eyaleti’nde,Hurlock’da çalıştı

     

  151. İdealsas
    Cihan Bülbül | 15.01.2016

    Diğer firmalarda yaptığım görüşmelerde, herkes Work&Travel’in iyi tarafından bah

  152. Diğer firmalarda yaptığım görüşmelerde, herkes Work&Travel’in iyi tarafından bahsediyor kimse negatif şeylerden bahsetmiyor, yani orada ekstra olabilecek sıkıntılardan...

    Work&Travel programıyla ilk tanışmanız nasıl oldu?

    İlk Tanışmam üniversitede yapılan seminer programları ile oldu. Daha sonra çevremdeki insanların bu programa katılması ile yakından tanıma imkânı buldum.

     

    İdealsas’ın bu programı tanıtmakta sana ne gibi faydaları oldu? Gitmeden önce sana anlatılanlar ile gittikten sonra gördüklerin ve yaşadıkların arasında bir fark var mıydı?

    Tabii ki de, programın içeriği artısı ve eksisi ile detaylı bir şekilde anlatıldı. Ne denildiyse o gerçekleşti. Ekstrada bir durum söz konusu değildi.

     

    Neden İdealsas? İdealsas, Work&Travel programı adına sana diğer şirketlerde olmayan ne sundu?

    Her şeyden önce, güven ve dürüstlük benim için en önemli şeydir. Bu güveni İdealsas ile yaptığım görüşmelerde hissettim. Diğer firmalarda yaptığım görüşmelerde, herkes Work&Travel’in iyi tarafından bahsediyor kimse negatif şeylerden bahsetmiyor, yani orada ekstra olabilecek sıkıntılardan. Fakat İdealsas’ta her şey en ince ayrıntısına kadar düşünülmüş ve her şey çok acık ve netti. Ayrıca şirketteki müşteri ilişkisi çok samimiydi. Tabiri yerindeyse danışmandan çok bir arkadaş gibiydiler.

     

     

    Bir sürü Yurtdışı Eğitim firmasının arasından İdealsas’ı seçtin. İdealsas sana Amerika’ya giderken ve gittikten sonra ihtiyacın olduğunda destek oldu mu?

    Tabi ki de her zaman İdealsas desteği vardı. Bir problemin olduğunda danışabileceğin birilerinin olması çok güzel…

     

    Amerika’nın hangi şehrine gitmeyi tercih ettin? Hangi işi seçtin, neden?

    Ben New York Buffalo ya gittim. New York şehrine 650 mildi. Niagara Şelaleri’nin olduğu bölge…  Orada büyük bir dinlenme tesissinde, Lavvaza da çalıştım (bir tür Starbucks tarzı kahve satılın yerdi).

     

    Vize aşamasında İdealsas sana danışmanlık hizmeti verdi. Bu hizmetin sana ne gibi faydaları oldu?

    İdealsas’ın tecrübelerinden yaralanarak, gitmeden önce ne tip sorular çıkabilir onlar söylendi ve sorunsuz bir şekilde kolayca vize alabildim.

     

    Amerika’ya gittiğinde havaalanında seni karşıladılar mı? Kalacağın yere nasıl gittin?

    Beni herhangi bir karşılayan olmadı… Zaten öyle bir vaatte söz konusu değildi. Kalacak yerin adresi Türkiye’deyken bize verilmişti. Orada kendi imkânlarımızla motelimize gittik ve sorunsuz bir şekilde yerleştik.

     

     

    İş yerin nasıldı? Çalışma ortamından ve yaptığın işten memnun kaldın mı?

    Benim işyerim güzeldi, tesisin ortasında kahve satılan bir yerdi. Yaptığım işte iyiydi. Genelde kahve hazırlayıp müşteriye servis yapıyordum. Tabi bunu yanı sıra her işi herkes yapmak zorundaydı. Yer temizliğinden, depo da çalışmaya kadar her şeyi yaptık. Çünkü dediğim gibi herkes her işi bilmeli ve yapmalıydı sonuçta sistem buydu. Ara sıra sıkıntı yaşasak da ben memnundum.

     

    Çalışma hayatına başladıktan sonra yaşadığın ülkeye ve yeni ortamına uyum sağlamakta sıkıntı yaşadın mı? Yaşadınsa bunları aşmayı nasıl başardın?

    Şu bir gerçek farklı bir ülkeye gidiyorsun. Milleti, dini, dili, kültürü… Her şeyi farklı. İlk zamanlarda, yani ilk 2 hafta diyelim her şey çok zor geliyordu. Çünkü hiçbir şey bilmiyorsun anlamaya çalışıyorsun hatta anlayamıyorsun da... Ama zamanla her şeye alışıyorsun ve hayatın düzene giriyor. Bunu atlatmanın en ideal yolu, sabretmek ve zamana bırakmak. Tabi birde her şeyin mükemmel olmasını istememek. Çünkü mutlak surette hayatta sıkıntılar olacaktır ve bunlara takılmamak gerek. Aksi takdirde sıkıntılar çekilmez hale gelir.

     

    İş yerinde senden başka Türk öğrenciler var mıydı? Program süresince arkadaşlarını Türk öğrencilerden mi yoksa diğer ülke öğrencilerinden mi seçtin?

    İş yerinde benim haricim de 2 Türk daha vardı. Biri gece çalışıyordu. Onunla görüşme imkânımız olmuyordu. Diğer arkadaşla da çalışma saatlerimiz denk geldiğinde ancak görüşebiliyorduk. Fakat işyerinin bağlı olduğu McDonalds’da çalışsan Türklerin sayısı çoktu. Arkadaşlarım çeşitli milletlerdendi çünkü onları tanıma imkânı bulmuştum. Ama şu da bir gerçek, gezmeye veya dışarıya markete çıktığımda kesinlikle samimi olduğum bir Türk arkadaşımla giderdim. Çünkü diğer milletlerden gelenlerin çoğu hırsızlık yapmaya çok meyilliydi. Bu konuda da yabacı bir arkadaşımızın başı yanmıştı. Hiçbir şey yapmadığı halde polislerle uğraşmış, mahkemelik olmuştu. Onun için sohbet, muhabbet güzel ama beraber gezme ve alışveriş tavsiye etmem.

     

    Çalışma saatlerin nasıldı? Fazla mesai yaptın mı?

    Çalışma saatlerim çok karışıktı. Sabah saat 6’ta işe gidip 2’de geldiğim, öğlen işe gidip gece geldiğimde oluyor… Çalışma zamanın sabit olmaması çok kotu. Fazla mesai yapma imkânımız olmadı. Patronumuz sağ olsun çok para canlıydı. Overtime fazla yazdığı için hafta da 40 saatten fazla çalıştırmıyordu…

     

    İstediğin ya da beklediğin kadar kazanabildin mi?

    Gitmeden önce kafamda belli bir miktar koymuştum ve hedefimin %80’ni tutturdum.

     

    Birikim yapabildin mi? Yoksa Türkiye’ye eli boş mu döndün?

    Ben 2 ay kalmıştım oradaki masraflarımı karşıladım, buradan götürdüğüm cep harçlığımı ve hediyelerimi de alıp birazda gezip Türkiye’ye geldim.

     

     

    Daha fazla para kazanmak istiyorum diyenler için ikinci hatta üçüncü bir iş bulmak zor mu?

    Açıkçası benim gittiğim yerde 2.iş imkânı zordu ve benimde çalışma saatlerim sabit olmadığından maalesef fazla bakamadım. Fakat 2.iş yapabilmek mümkün, bu yaşadığınız eyalete ve ilk işinize bağlı.

     

    Amerika’ya gittiğin zaman kalacağın yer konusunda bir zorluk yaşadın mı? Yoksa belirtildiği gibi her şey hazır mıydı?

    Çok bir zorluk yaşamadım. Elimde zaten adres vardı yani her şey düşünülmüş ve hazırdı…

     

    Kaldığın yerle çalıştığın yer arasındaki mesafe ne kadardı?

    15 mil falandı.

     

    Ulaşım konusunda herhangi bir zorluk yaşadın mı? Hangi ulaşım aracını kullandın?

    İşveren ulaşım sağlıyordu, servis vardı.

    İş dışında gezip dolaşma fırsatın oldu mu? Nereleri gezdin? Bu programa katılacak olan öğrencilere nereleri gezmelerini önerirsin?

    Bana yakın olması sebebiyle Niagara Şelaleri’ne gittim. Daha sonra New York’a gittim. Orada meşhur ve ünlü her yeri gezdim. New York’a mutlak surette gidip gezmek ve alışveriş yapmak lazım…

     

     

    Amerika’da yaşayan insanlar hakkındaki görüşlerin nelerdir?  Size yaklaşımları nasıldı? Samimi ve sıcak mı? Yoksa soğuk ve önyargılı mı?

    Samimi, sıcakkanlı ve kolay iletişim kurulabilen insanlar bence.

     

    Amerika’nın yemeklerinin çok kalorili olduğu söylenir. Yiyecek konusunda bir sıkıntı yaşadınız mı? Daha çok nerelerde yemek yedin?

    Tabi ki de en büyük sorunumuz yemekti… En güzeli marketten malzeme alıp, Türk usulü yemek yapmaktı.

     

    Yeni bir ülkede yaşamaya başlayan insan gittiği ülke ile kendi ülkesi arasında çeşitli karşılaştırmalar yapar.  Sence Amerika’da olup da keşke Türkiye’de de olabilseydi dediğin yönler oldu mu? Ya da tam tersine Türkiye’nin ve Türklerin sahip olup da Amerika’da olmayan eksiklikler tespit ettin mi?

    Amerika’da beni en çok etkileyen insanları oldu. Orada insana ayrı bir değer var. Bir sıkıntınız olduğunda ve bir şey hakkında bilgi edinmeniz gerekiyorsa o konuda yapabilecekleri tüm yardımı size yapıyorlar.

     

    Bundan sonra Amerika denince aklına ilk gelen ne olacak? Seni en çok etkileyen yönü nedir Amerika’nın?

    Özgürlük ve insana değer…

     

    Amerika’ya gitmeden önceki dünyaya bakış açınla şu anki bakış açın arasında bir değişiklik oldu mu?

    Kesinlikle. İnsanın ufku genişliyor. Artık olayları daha iyi değerlendirebiliyor, daha iyi analiz edebiliyorsunuz.

     

    Work and Travel programına keşke katılmasaydım dediğin seni hayal kırıklığına uğratacak durumlar oldu mu?

    Zaman zaman sıkıntıya düştüğümde, özellikle su, yemek ve ulaşım mevzusunda Türkiye’yi çok aradım. Bazen diyordum, nerden girdik bu işlere diye. Ama sonuçta şimdi onlar bile çok güzel hatıralar olarak kaldı hayatımda.

     

     

    Work and Travel programının sana en cazip gelen ve sana en fazla katkısının olduğunu düşündüğün yönü nedir?

    Tek kelime ile Özgüven…

     

    Work&Travel’ın İngilizceni geliştireceği söylendi. Doğru mu? Gerçekten de artık daha mı iyi konuşabiliyorsun?

    Açık konuşmak gerekirse, çok değil. Gelişiyor fakat bir yere kadar ondan ötesi yok. Çünkü oralarda konuşulan kelimeler cümleler hep aynı şeyler, günlük konuşmaydı.

     

    Amerika’da yaşamış biri olarak yeni katılımcılara tavsiyelerin ya da uyarıların var mı?

    Work And Travel kesinlikle katılması gereken bir program. Çok amaçlı gelişim söz konusu, bu bir fırsattır ve değerlendirilmelidir. Gitmeye niyeti olan ve gidecek olan arkadaşlara tavsiyem, kesinlikle tek gitsinler. Orada öğrenilecek çok şey var… İnsan İngilizceyi zora düştükçe öğreniyor. Ve son bir şey daha, hayat orada tozpembe değil… Her şeyi göze almış sıkıntıya hazırlıklı olarak gidilmeli….

     

    Herkese iyi şanslar…

     

    Cihan BÜLBÜL

    Fatih Üniversitesi, Uluslar Arası İlişkiler öğrencisi

    İdeal Work and Travel katılımcımız

    ABD, New York Eyaleti’nde,Lavvaza’da çalıştı

     

  153. İdealsas
    Kenan Karakuş | 15.01.2016

    Benim için gerek İngilizce pratiği gerekse hayat deneyimi açısından bulunmaz bir

  154. Benim için gerek İngilizce pratiği gerekse hayat deneyimi açısından bulunmaz bir fırsattı. Orada ki hayat tecrübesi hayata bakış açımı değiştirdi...

    Öncelikle belirtmek isterim ki WAT programına hazırlanmak gerçekten büyük titizlik ve sabır istiyor.

     

    Eğer Amerika gibi çok gelişmiş ve her kültürden insanın yaşadığı bir ülkeye gitmek için kendinizi hazır hissediyorsanız ve buna karar verdiyseniz bence İdealsas bu program için başvurulacak en iyi aracı kurumdan bir tanesi. Tabi ki her şey aracı kurumla da bitmiyor, sizin bu programa kafa yapısı olarak uygun olmanızda önemli. İdealsas’a benimle her konuda titizlikle ilgilendiği için tekrar teşekkür ederim ve WAT programına katılmak isteyen yeni arkadaşlara yol göstermesi açısından Amerika’daki tecrübelerimi paylaşmaktan mutluluk duyuyorum.

     

     

    WAT programının tek eksik yanı bence Amerika’ya indiğimizde karşılama olmaması. Ben Amerika’ya indiğimde havaalanından gideceğim adrese herhangi bir toplu taşıma aracı bulamadım. Zaten Amerika’da toplu taşıma araçları pek yaygın değil. Böyle olunca ben de bir taksi buldum ve gideceğim yere beni 70$’a götürdü. Taksi şoförü ret etmeme rağmen içimde bir şüphe kalmasın diye taksimetreyi açtı. Ve taksimetrede yazan rakam 100$’di. Amerikalılar gerçekten çok dürüst ve yardımsever insanlar.

     

     

    Orada bulunduğum süre içerisinde hiçbir insanla herhangi bir sorun yaşamadım. İş yerimde tüm çalışanlar gayet nazik insanlardı. Hiç bir zaman kimsenin işten kaytarma düşüncesi aklından geçmezdi. Genel müdürümüz bile eline süpürgeyi alır sağı solu süpürür ve bize selam vererek yanımızdan geçerdi. İş yerinde bazı teknik yanlışlıklarımız olduğu halde hiçbir sorun yaşamadık. Ben New York Eyaletinde Six Flags eğlence parkında çalıştım ve günde 12 saat çalışmama rağmen hiç yorgunluk hissetmiyordum. Çünkü iş yerinde herkes birbirine saygılı ve anlayışlıydı. Bazen iş anında genel müdürümüzle ufak oyunlar bile oynadığımız oluyordu. Orada dünyanın farklı yerlerinden gelmiş çok farklı kültürde insanlarla tanışma fırsatım oldu.

     

    Benim için gerek İngilizce pratiği gerekse hayat deneyimi açısından bulunmaz bir fırsattı. Orada ki hayat tecrübesi hayata bakış açımı değiştirdi. Şimdi dünya bir başka dönüyor benim için. Size tavsiyem elinizdeki fırsatları değerlendirin ve kesinlikle kaçırmayın.

     

     

    Arkadaşlara son aylarında gezmelerini de tavsiye ederim. Ben New York City ve Amerika’nın bağımsızlık savaşını verdiği Philadelphia’ya gittim. Amerika’nın bağımsızlık kararının alındığı kongre salonunu ziyaret ettim. Bu arada yeterli vaktim olsaydı Kanada’ya da gidecektim ama okulum açıldığından dönmek zorunda kaldım. Bence gezin ve yaşayın.

     

    Kenan KARAKUŞ

    Nahcivan Devlet Üniversitesi, Matematik öğrencisi

    İdeal Work and Travel katılımcımız

    ABD, New York Eyaleti’nde,Darien Lake Flags Eğlence Parkında çalıştı

     

  155. İdealsas
    Furkan Karagöz | 15.01.2016

    Yanımda 1000$’lık bir para götürmüştüm. Orada 3 ayda 3500$’a yakın bir para kaza

  156. Yanımda 1000$’lık bir para götürmüştüm. Orada 3 ayda 3500$’a yakın bir para kazandım. Daha fazla çalışıp da çok daha fazlasını kazanmak tamamen kişinin kendisine kalmış...

    Soru 1: Work and Travel Programını seçmenizdeki temel sebep neydi?

    Bu programa katılmaktaki amacım İngilizcemi geliştirmek ve Amerika’da belli bir süre yaşamaktı. Bunun dışında böyle bir ülkeyi görmenin hayatıma olumlu katkı yapacağını ve vizyonumu genişleteceğini düşünüyordum.

     

    Soru 2Work and Travel Programına katılmadan önce çekinceleriniz var mıydı? Varsa bunlar nelerdi?

    Bu programa katılmadan önce çekincelerim vardı. Bu çekinceler yapacağım işin zorluğu, gideceğim yerin hakkında çok fazla bir şey bilmememdi. Fakat oraya gidince bu çekincelerimin gereksiz olduğuna karar verdim.

     

     

    Soru 3: Sizin gibi gitmek programa katılmayı düşünen arkadaşlara ışık tutması açısından Başvuru sürecinde neler yaşadınız? Tecrübelerinize dayanarak onlara vereceğiniz tavsiyeler var mı?

    Vize alma sürecinde biraz heyecanlanmıştım. Belgeleri İdealsas’ın yönlendirdiği şekilde hazırlayınca vizede hiçbir problem çıkmadı. İdealsas zaten bu konuda çok tecrübeli. İdealsas’ın dediklerini harfiyen yerine getirdiğiniz takdirde vize sürecinde hiçbir sorun yaşayacağınızı sanmıyorum.

     

    Soru 4: İdealsas aracılığı ile bu programa katılmış biri olarak, iyi ki İdealsas’ı seçmişim dediğiniz durumlar oldu mu? Yani orada firmadan dolayı mağdur olmuş öğrencilere rastladınız mı? “W&T programını seçerken firma tercihi sizce ne kadar önemli”

    Bu programa giderken bence önemli şey firma tercihi. Ben açıkçası firmamdan çok memnun kaldım ve orada hiçbir sorun yaşamadım. Maalesef orada bazı Türk arkadaşlarla karşılaştık. Onlar gerçekten mağdur durumlarda kalmışlardı. İdealsas ile orada gerçekten hiçbir sorun yaşamadan Türkiye’ye döndük.

     

    Soru 5: İngilizceniz gitmeden önce ne seviyedeydi, gidip-geldikten sonra ne durumda? Bu programın size dil eğitiminize ciddi bir katkısı oldu mu?

    İngilizcemin özellikle konuşma kısmının ilerlediğini söyleyebilirim. 3 ay İngilizcemin belli bir dereceye gelmesini sağladı. Çok yararlı oldu.

     

     

    Soru 6: Gitmeden önce işiniz belli miydi? Orada ne iş yaptınız? İşinizden memnun kaldınız mı? Ne tür işler yapılabilir?

    Gitmeden önce işim belliydi. Ben eğlence parkında oyun departmanında çalıştım. İşten çok memnun kaldığımı söyleyebilirim. Bütün gün ayakta kalma zorluğuna rağmen yapılabilecek fazla yorucu olmayan bir iş bence. Eğlence parklarında önerebileceğim işlerin başında oyun departmanları geliyor. Ayrıca İngilizcenin gelişimine çok katkısı oluyor.

     

    Soru 7: Günde kaç saat çalıştınız? Mesai olarak çalışmak mümkün mü ya da ek olarak ikinci bir iş de çalıştınız mı?

    Günde ortalama 10-12 saat çalıştım. Bizim eğlence parkında ekstra çalışmak isteyen herkesin çalışmasına izin verildi. İkinci bir işte çalışmayı düşünmedim.

     

    Soru 8: İş hayatında ne gibi zorluklarla karşılaştınız? Bunları nasıl aştınız? Öğrencilere tavsiyeleriniz nelerdir?

    Bu programda bütün işler aşağı yukarı aynı zorlukta. Gittiğiniz ilk günlerde biraz ortama alışma açısından zorluklar yaşamıştım. Sonrasında oradaki diğer çalışanların da yardımıyla bu zorlukları aşabildim. Gidecek öğrencilere eğlence parklarındaki işleri tavsiye edebilirim.

     

    Soru 9: Amerika’da hangi eyalete gittiniz. Hangi şehirde idiniz? Gittiğiniz şehirde sosyal hayat, farklı kültürlere bakış, güvenlik, ulaşım, beslenme, konaklama vs nasıldı? Kısacası memnun kaldınız mı? Yaşadığınız ilginç anekdotları anlatabilir misiniz?

    Massachusets eyaletinde Springfield şehrindeydim. Burası Küçük fazla sosyal hayatı olmayan bir şehirdi. Fakat Boston’a 2 saat ve New York’a 4 saat mesafede olması büyük bir avantajdı.

     

    Soru 10Amerika gerçekten filmlerdeki gibi büyüleyici bir ülkemi yoksa belli bir süre sonra çok sıradanlaşıyor mu?

    Amerika tabi buradan bakıldığı gibi ya da filmlerde abartıldığı kadar olağanüstü değil. Fakat büyüklüğünü ve gelişmişliğini inkâr etmemek gerekir. Work and travel programıyla gidenler için gezilmesi ve eğlenmemenin olanaksız olduğu bir ülke.

     

     

    Soru 11: İş dışı zamanlarda neler yaptınız? Hangi şehirlere gittiniz? Ulaşımınızı nasıl sağladınız? Gezmek için çok büyük paralar ayırmak gerekiyor mu?

    İş dışı zamanlarda yakınlarda bulunan büyük şehirlere gittim. Bu şehirler Boston ve Newyork. En son 15 günlük zaman diliminde ise Miami’ye gittim. Gerçekten müthiş geçti.

     

    Soru 12: Konaklamanızı kim ayarladı? Nerede kaldınız? Ne kadar para ödediniz?

    Konaklamayı buradan İdealsas ayarladı. Uluslararası öğrencilerin kaldığı yurtta kaldık. Bu yurtta da hiçbir sorun yaşamadık. Aylık 300$ para verdik bu yurt için.

     

    Soru 13: Yaşam masrafı olarak yani cep harçlığı olarak aylık ne kadar bir bütçe gerekiyor?

    Aylık 600-700$’lık bir bütçe benim için yeterli oldu. Bu kişinin harcamalarına göre değişen bir şey. Yiyecek ve içecek Amerika’da çok pahalı olan bir şey değil.

     

    Soru 14: Gitmeden önce ne kadar bir bütçeniz vardı? Orada ne kadar kazanabildiniz? Gitmek için harcadığınız parayı kazanabilmek mümkün mü?

    Yanımda 1000$’lık bir para götürmüştüm. Orada 3 ayda 3500$’a yakın bir para kazandım. Daha fazla çalışıp da çok daha fazlasını kazanmak tamamen kişinin kendisine kalmış. Bu programda çok rahatlıkla bu işe harcadığınız parayı kazanmanız mümkün. Onun için bütün arkadaşlara bu programı tavsiye ederim.

     

    Soru 15: Program sonunda size sunulan gezi ve seyahat hakkını kullandınız mı? Program sonu gezisini yeni katılımcılara tavsiye eder misiniz? Bu gezi çok maliyetli oldu mu? Hangi eyaletleri gördünüz?

    Program sonunda 2 arkadaşımla birlikte nereleri gezeceğimizi planlarını yapmıştık. Her şeyimizi yurttan ayrılmadan önce hallettik. Daha sonra New York, New Jersey, Miami ve son olarak da Boston’u gezdik. Ben en çok bu son gezide eğlendiğimi söyleyebilirim. Oralarda kalacağımız yerlerin rezervasyonunu daha yurttan ayrılmadan yaptığımız için ekonomik olarak da hiç sıkıntı çekmedik. Gördüğümüz eyaletler: Massachusets, New York, New Jersey ve Florida.

     

    Furkan KARAGÖZ

    Yıldız Teknik Üniversitesi, Makine Mühendisliği öğrencisi

    İdeal Work and Travel katılımcımız

    ABD, Massachusetts Eyaleti’nde,Six Flags Eğlence Parkında çalıştı

     

  157. İdealsas
    Evren Çakırsoy | 15.01.2016

    Gittiğim yabancı dil kursunda WAT için kime ve nasıl başvurmam gerektiğini sordu

  158. Gittiğim yabancı dil kursunda WAT için kime ve nasıl başvurmam gerektiğini sorduğumda bana kesinlikle İdealsas’ı tercih etmelisin denmişti ve bende onlara güvenerek bu tercihimi yaptım...

    Bu yaz Wat Programına İdealsasyardımıyla katıldım. İlk olarak İdealsas’ı seçmemdeki nedenleri açıklamak isterim.

     

    Birincisi WAT’ı tam olarak bilmiyordum ve bu kadar uzak bir ülkeye gitmekte açıkçası biraz ürkütüyordu. Gittiğim yabancı dil kursunda WAT için kime ve nasıl başvurmam gerektiğini sorduğumda bana kesinlikle İdealsas’ı tercih etmelisin denmişti ve bende onlara güvenerek bu tercihimi yaptım. İlk olarak kalacağım yeri ve işimi tespit ettik daha sonrada beni vize için hazırlayarak vize başvurusunda bulunduk tabii vize almanın ne kadar zor olduğunu bildiğim için önceleri büyük bir karamsarlık vardı fakat İdealsas’ın sağladığı güvenle gittiğim ilk seferde vize almayı başarmıştım. Burada şirket üstüne düşen görevi fazlasıyla yapmıştı.

     

     

    Amerika’da ise beklediğimden daha güzel günler geçirdim. İlk günlerde çok zorlansam da Amerikalılar gibi yaşayıp onlar gibi çalışmayı öğrenince her şey yoluna girdi. Oradaki çalışma temposu buradakinin çok daha üstünde ama herkes hak ettiğini alıyor tabii ki. Az çalışmak isteyen az çok çalışmak isteyense çok çalışabiliyor ben biraz daha gezmeye önem verdiğim için çok çalıştığım söylenemez. Bu arada birçok yeri gezdim New York, Boston, Niagara, New Jersey, Philadelphia, Washington DC… İnsanın her zaman hayalini kurduğu şeyleri yakından görmesi inanılmaz bir duygu, özellikle arkadaşlarımın direnmelerine rağmen ilk New York‘a gidişimizde direk olarak Özgürlük heykeline götürmem de hayallerimin aslında çok ta uzak olmadığının bir göstergesiydi. Özellikle bazen yanlış olarak öğrendiğimiz Amerikalıların soğuk insanlar olduğunun da doğru olmadığını belirtmek isterim gördüğüm ve tanıdığım tüm Amerikalılar dost canlısı ve sıcakkanlılardı, gerek metroda gerekse terminallerde ve havaalanlarında yardıma ihtiyacınız olan her yerde birileri size yardım ediyor yeter ki siz yardım isteyin.

     

     

    Çalıştığım yer de Six Flags adındaki eğlence parkıydı burada çalışmak bazen çok zevkli bazense o kadar zordu çünkü herkes eğlenirken siz çalışıyorsunuz bu da insana çok ama çok zor gelmekte. Fakat sizin de boş günleriniz olduğunda parka gidebiliyor ve orada eğlenebiliyor olmanız gerçekten çok güzeldi, parktaki bazı aletlerden çok korkmuş olsam da hepsini denemiş ve hayatımda belki de hiçbir zaman tekrar bulamayacağım tecrübeler edinmiştim. Son 1 ayımda ise işi bırakıp gezdim Washington ve Boston bu gezilerimden birkaçı olmuştu. Özellik Boston benim aşık olduğum bir şehir oldu. 

     

    Dönüş zamanı geldiğinde ise uçak biletimi 2 kere değiştirip öne almak istedim ve her defasında İdealsasbilet tarihlerimi değiştirip istediğim tarihe biletimi temin etti ve bunun için hiçbir ekstra ücret talep etmedi.

     

     

    Benim söylemek istediğim Amerika’ya gitmek ve para kazanmak aynı zamanda da gezmek isteyen arkadaşlara WAT’ı tavsiye edebilirim.

     

    İdealsas’ı seçerek işlerini çok daha kolaylaştırabilirler ve güvenli bir şekilde Wat programına katılabilirler. Amerika gerçekten de hayaller ülkesi herkes görmeli diye düşünüyorum hele ki böyle kolay bir yol varken bence isteyen herkes bunu denemelidir. Benimde gitmemde yardımcı olan herkese ayrıca teşekkür etmek isterim…

     

     

    Evren ÇAKIRSOY

    Sakarya Üniversitesi, MBA öğrencisi

    İdeal Work and Travel katılımcımız

    ABD, Massachusetts Eyaleti’nde,Six Flags Eğlence Parkında çalıştı

  159. İdealsas
    Can Tezcan | 15.01.2016

    Arkanızda güven veren bir şirket olduğunu bilmek gerçekten güzel bir şey. Çünkü

  160. Arkanızda güven veren bir şirket olduğunu bilmek gerçekten güzel bir şey. Çünkü bu bir süreç; anlaşma sadece göndermekle bitmiyor...

    Sevgili gençler,

     

    Ufkunuzun açılmasını istiyorsanız, hayallerinizin peşinden gitmeyi asla bırakmayın. İnsanlar hayatlarında yaptıkları için değil yapamadıkları için pişman oluyorlar. Eğer bu fırsatlarda zaman kısıtlaması varsa, bu biraz daha önem kazanıyor. Üniversite hayatımız boyunca zaten kendi ayaklarımız üstünde durabilmeyi sağlayabiliyorsak, bunu Amerika’da yapmamak için hiçbir engel yok. Ayrıca bunun ekstra bir maliyeti olmadığını düşünürsek (program hiç olmazsa, kendi kendini finanse ediyor), kaçırılmayacak bir fırsat. Yepyeni yüzler, yepyeni kültürel ve sosyal yapı... Ayrıca dil pratiği için çok çok önemli. Bir de dile yatkınlığınız varsa İspanyolca öğrenmek bile mümkün (özellikle güney bölgeler için).

     

     

    Gelelim benim hikâyeme... Ben iki senedir yazlarımın iki ayını Alaska’da geçiriyorum. İlk maceramda Alaska’da kazandıklarımı deyim yerindeyse ABD’de çatır çatır yedim. İnsanın kendi parasını harcaması gibi bir şey yok. 7 eyalet gezdim, teknolojinin sonuna vardım. Tabi işler böyle gidince ikinci yolculuk kaçınılmaz oldu. Bu defa bazı arkadaşlarıma da önderlik yaparak hep beraber yine mekânımıza gittik. Bu sene işler pek parlak değildi,  balık azdı vs. vs. ama yine de kılavuzumuz sağlam olunca pek zorluk çekmedim. Arkanızda güven veren bir şirket olduğunu bilmek gerçekten güzel bir şey. Çünkü bu bir süreç; anlaşma sadece göndermekle bitmiyor, önemli olan orada ve burada güven hissetmek ve Alaska yolculuğumu Avrupa yolcuğuyla tamamladım. Amerika’dan dönüşte bir Avrupa turu Alaska’nın tüm yorgunluğunu aldı.

     

     

    Şimdi donup baktığımda, hayatımda büyük tecrübe, içeride ve dışarıda sadık dostlar ve pasaportumda 3 vize bulunuyor ve yaşım sadece 22... Sizce bu herkese nasip olur mu?

     

     

    Can TEZCAN

    ODTÜ, İşletme öğrencisi

    İdeal Work and Travel katılımcımız

    ABD, Alaska Eyaleti’ndeçalıştı

  161. İdealsas
    Ece Eren | 15.01.2016

    Türkiye’ye döndüğümde sanki evimden ayrılmış gibi hissettim, kamptaki herkes öyl

  162. Türkiye’ye döndüğümde sanki evimden ayrılmış gibi hissettim, kamptaki herkes öyle hissetmiş ve hala hissediyoruz aslında...

    Amerika maceram inanılmazdı!

     

    İlk olarak bana bu konuda yardımlarınız ve desteğiniz  için çok teşekkür ederim. Kamptan çok memnun kaldım bunu check-in’lerimde de hep belirttim. Arkadaşlarımın hepsiyle arkadaştan çok aile gibi olabildik, benim en büyük şansım buydu. Şefim de aşçımız da hiç bir zaman patron gibi olmadılar. Uzun çalışma saatlerimize rağmen o kadar eğlenerek oyun oynayarak çalışıyorduk ki yorgun bile hissetmedim.

     

     

    Araba kiralama imkanımız vardı ve kullanabilecek biri vardı grubumuzda böylece hemen hemen her izin günü bir yerlere gidebildik. Salı akşamları ya bowlinge yada sinemaya gidiyorduk.

     

    Kampla ilgili tek sorunum sağlık konusunda yetersiz olmaları. Doktor son hafta geldi ve hemşirede yetersizdi. Bir kere hasta oldum onda da çok ilgili olmadılar kendi götürdüğüm ilaçları kullandım. Kampımızın direktörü değişti, seneye daha iyi olacağımdan emin olduğum biri geçti. Ama mutfak ekibimizden kimse geri dönmeyecek ve kazıya devam etmek istediğim için bu yıl gitmemeye karar verdim. O kadar gezmenin ardından eve döndüğümde sanki evden ayrılmış gibi hissettim, kamptaki herkes öyle hissetmiş ve hala hissediyoruz aslında:) Gezme sürecime gelirsek mutfaktan tanıştığım Polonyalı bir arkadaşımla Washington DC ve New York'u gezdik.

     

     

    Tabi ki ufak tefek aksilikler, ben burada ne yapıyorum dediğim anlar oldu ama bu yaz benim en güzel yazımdı. İyi ki cesaret edebilmişim. Dilim gelişti, kendime cesaretim arttı. Tabi benim dil konusunda en büyük şansım hiç Türk'ün olmamasıydı bütün yaz sadece İngilizce kullanmak zorunda olmamdı.

     

    Benim izlenimlerim, düşüncelerim, yaşadıklarım kabaca böyle. Dediğim gibi bu yaz gitmeyeceğim ama bir kere daha gideceğim mutlaka :)

     

     

    Her şey için teşekkürler tekrar...

     

    Ece EREN

    Ege Üniversitesi, Protahistorya ve Ön Asya Arkeoloji Öğrencisi

    İdeal CampUSA Katılımcımız

    ABD, Connecticut Eyaleti, Awosting/Chinqueka Camp’ta Çalıştı

  163. İdealsas
    Eda Çağlar | 16.10.2015

    İşimi kendim seçtim, bu İdealsas’ın bize sunduğu güzel bir lükstü...

  164. İşimi kendim seçtim, bu İdealsas’ın bize sunduğu güzel bir lükstü...

    Work and Travel Programını seçmenizdeki temel sebep neydi?

     

    Öğrenci iken yapılabilecek en etkili program bence. Programı tercih sebebim; farklı bir kültürü tanıma isteği ve lisanımı geliştirebilme fırsatını bana sunması oldu. Ayrıca daha da önemlisi hayatıma  yeni bir bakış farklı bir soluk getireceğini düşündüm. 

     

     

    Work and Travel Programına katılmadan önce çekinceleriniz varmıydı? Varsa bunlar nelerdi?

     

    Katılımcılardan edindiğim bilgiler ve onların tecrübeleri bu süreçte yararlandığım kaynaklardı çünkü çevremde bu konuda rehberlik edebilecek bizzat tanıdığım kişi yoktu, ve hal böyle iken şüphelerim oldukça fazlaydı: Hangi koşullarda çalışacak? Nerede kalacak? Olası sağlık sorunlarımı nasıl giderebilecektim ve tüm bunları lisanım bozukken nasıl başarabilecektim?

     

     

    Programa katılmayı düşünen arkadaşlara ışık tutması açısından soruyorum; başvuru sürecinde neler yaşadınız? Tecrübelerinize dayanarak onlara vereceğiniz  tavsiyeler var mı?

     

     

    Vizeyi alabilecek miyim kaygısını yoğun yaşadım. Fakat gerekli koşulları sağladığınız taktirde; özellikle vize görüşmesinde kendinizden eminseniz gerisi avucunuzun içinde… Karamsar olmamakta yarar var, sizden istenilenlere iyi hazırlanırsanız kazanan çoğunlukla  siz olursunuz.

     

     

    İdealsas aracılığı ile bu programa katılmış biri olarak, iyi ki İdealsas’ı seçmişim dediğiniz durumlar oldu mu? Yani orada firmadan dolayı mağdur olmuş öğrencilere rastladınız mı? “W&T programını seçerken firma tercihi sizce ne kadar önemli” ?

     

    Firma seçiminde isabetli olmak çok önemli. Programı tanıma surecinde edindiğim bilgi ve dokümanlar adım adım yapmam gerekenlerde yol gösterici oldu. Programımı sorunsuz tamamlamamda İdealsas’ın etkisi büyüktü. Farklı firmalardan bazı arkadaşlara havaalanında karşılama, ev tutma yada kiralama gibi sözler verilmiş ve mağdur olmuşlardı. İdealsas bize sadece gerçekleri anlattı. Yapmayacağı vaatlerde bulunmadı. Havaalanı demişken; yolculuğa çıkmadan önce ineceğiniz havaalanından  gideceğiniz yere taksiden daha ucuza götüren shuttle’lar için internetten bilet  alabilirsiniz. dolarlar cebinizde kalsınJ

     

     

    İngilizceniz gitmeden önce ne seviyedeydi, gidip geldikten sonra ne seviyede döndünüz? Bu programın  dil eğitiminize ciddi bir katkısı oldu mu?

     

    6 yıl önce aldığım hazırlık sınıfımı baz alırsam dil seviyem upper’a yakın yükseldi. 4 aylık sure de kazandığım pratik, eğitimimi 2 yıl öne attı diyebilirim. Kendinizi iletişim kurmada zorlar ve çaba sarf ederseniz  dil problemini kısa sürede aşabilirsiniz, Türk çevrelerinden dozajında uzak durmakta yarar var. Amaç öncelikle ciddi bir dil eğitimi ise  program seçiminde  bir kez daha düşünmelisiniz.

     

     

    Gitmeden önce işiniz belli miydi? Orada ne iş yaptınız? İşinizden memnun kaldınız mı? Ne tür işler yapılabilir?

     

    İşimi kendim seçtim, bu İdealsas’ın bize sunduğu güzel bir lükstü. Universal Studios’un eğlence parklarından birinde cafede servis yaptım. Wat’a ilk katılacak adaylara Firma seçiminde çok dikkatli olmalarını öneririm. Güvenilir kurumla gittiğinizde sizi bekleyen kötü sürprizlerle karşılaşma durumunuz olmaz.  Örneğin  bir Watzede arkadaş gittiği cafe sahibi tarafından ‘’biz bayan bekliyorduk bay için yerimiz yok’’ denilerek kaderine terk edildi. Sponsor firması yapması gereken desteği vermeyince  o arkadaşın parası bitip Türkiye’ye dönmek zorunda kaldı.

     

     

    Günde kaç saat çalıştınız? Mesai olarak çalışmak mümkün mü ya da ek olarak ikinci bir iş de çalıştınız mı? Gitmeden önce ne kadar bir bütçeniz vardı? Gitmek için harcadığınız parayı kazanabilmek mümkün mü?

     

    Ortalama 6-8 saati geçmiyordu. Overtime ile bu sure 12 ye çıkabilmekteydi. Sosyal güvenlik numaranız elinizde ise ek is bulmada pek sorununuz olmaz. Cep harçlığı 1000$ almıştım, gitmek için harcadığınız miktarları kazanmanız mümkün… 2.bir isim vardı (MC donalds) 3.ye de ok verseydim tip pozisyonlu bir işte yakalamıştım ama seçimimi yaşamımı sürdürebilecek bir bütçe ve tatilden yana kullandım. Evet verdiğiniz miktarları katlayarak kazanabilirsiniz ama yine de bu hırsın eğlencenizin hızını kesmesine izin vermeyin derim.

     

     

    İş hayatında ne gibi zorluklarla karşılaştınız? Bunları nasıl aştınız? Öğrencilere tavsiyeleriniz nelerdir?

     

    Orlando Latin Amerika ve Hispanik’lerin  yoğunlukta olduğu bir yerdi. İyi seviyede İngilizcisi olan arkadaşlar dahil alışma döneminde iletişimde sorun yaşadık. Bu durumu olağan karşılarsanız eğer kendinize de eziyet etmemiş olursunuz. Benim ne işim var burada? Kaygısını ilk zamanlar yaşıyorsunuz. Sizi nelerin beklediğini bilerek gitmek ve kendinizi yaşayacağınızı düşündüğünüz psikolojiye hazırlamak alışma döneminizi hızlandırıyor. Stres ve üzerine eklenen kültür şoku bazen hoş olmayan tavırları da beraberinde getirebiliyor. Anlayış ve sabırla  sorunlarınıza  çözüm bulabilirsiniz…

     

    Danışman firmamdan edindiğim Oryantasyon CD’lerinin oldukça yararını gördüm. Sponsor firmalarınız olası sorunlarınızla ilgilenmekle yükümlü, haklarınızı ve sorumluluklarınızı bilerek hareket edin. Sorunlarınızla tek başınıza mücadele etmeniz söz konusu değil…

     

     

    Amerika’da hangi eyalete gittiniz. Hangi şehirde idiniz? Gittiğiniz şehirde sosyal hayat, farklı kültürlere bakış, güvenlik, ulaşım, beslenme, konaklama vs nasıldı? Kısacası memnun kaldınız mı? Yaşadığınız ilginç anekdotları anlatabilir misiniz? 

     

    Turistik bir şehir olan Orlando’daydım. Florida eyaletinde. Pozisyonum itibariyle beslenmemi çalıştığım cafeden sağlıyordum, konakladığım yer 15dk’lık yürüme mesafesindeydi. Bisiklet almakla nispeten ulaşımıma çözüm bulmuştum. 3 ay garanti kapsamında olan  bisikletimi geri dönüşümde iade edip vergisine kadar ücretini almam oldukça şaşırtıcı ve sevindiriciydiJ, kendinizi son ayiniz da gezerek ödüllendirmelisiniz, seçeneklerden en ideali kafanıza uygun birkaç arkadaşla  araba kiralamaktan geçiyor. Hem eğlenceli hem ekonomik.

     

     

    İş dışı zamanlarda neler yaptınız? Ulaşımınızı nasıl sağladınız? Gezmek için çok büyük paralar ayırmak gerekiyor mu?

     

    Turistik bir şehirde olduğum için  gezme  konusunda pek sıkıntım olmadı. Araba kiralayıp gezme  tercih edilen seçeneklerden. Şehir içindeki ulaşımımda lynx otobüslerinden yararlandım, uçak firmalarının belli zamanlarda yaptığı promosyonları takip ederseniz oldukça ekonomik fiyatlara bilet bulabilirsiniz. Gezmek için büyük miktarlar ayırmak gerekmiyor. Artakalan zaman ve bütçemle elektronik eşyalar aldım (cazibeli fiyatlardan kendinizi alıkoymanız oldukça güç dikkatli olunJ) + alışveriş ve civar da yaptığım seyahatlerle tatilimi tamamladım.

     

     

    Konaklamanızı kim ayarladı? Nerede kaldınız? Ne kadar para ödediniz?

     

    Konaklamamı İdealsas ayarlamıştı, iş yerime 15dk’lık yürüme mesafesinde bir hosteldi. 4 kişi haftalık 300$ ödüyorduk. İlerleyen zamanda  nispeten daha işlek ve hareketli bir mevkiye taşındık orada da konaklamamızı  200$ a ayarladık.

     

    Yaşam masrafı olarak yani cep harçlığı olarak aylık ne kadar bir bütçe gerekiyor?

     

    500$-600$ civarında, ihtiyaçlarınıza göre bu rakam değişiyor.

     

     

    Amerika gerçekten filmlerdeki gibi büyüleyici bir ülkemi yoksa belli bir süre sonra çok sıradanlaşıyor mu?

     

    Beklentileriniz…

    Emin olun ki gidip geldikten sonra hayatınızda bir şeyler değişecek. Ya hayata daha sıkı sarılacaksınız yada farklı açılardan düşünüp kendinizi analiz edeceksiniz… Bu birazda programa kanalize olmanızla alakalı. Sadece zamanınızı tüketmekse amaç; büyüleyici Amerika’nın sıradanlaşması kaçınılmaz… İlk ay benim için çok şaşırtıcıydı hayretler içerisinde kaldım; bir çok şeye ‘’ bu kadarda olmaz’’ diyorsunuz ister istemez. 2.ay sistemin tıkır tıkır isleyişindeki kusursuzluğa hayran oluyorsunuz. 3.ay da yaşamı ve kültürü olağan karşılıyorsunuz. Son ay da daha yeni başlamıştık demeye kalmadan programın bir çırpıda bittiğini fark ediyorsunuz.

     

     

    Gerek Karadeniz Teknik Üniversitesi gerekse diğer üniversitelerden size   ulaşmak isteyen arkadaşlara iletişim bilgilerinizi vermemizin bir sakıncası olur mu? Wat Adaylarına eklemek  istedikleriniz ?

      

    Gecen sene bu zamanlarda bir aday olarak tedirginlikle okuduğum bu sayfaların içinde su an bir katılımcı olarak  endişelerinizi hissedebilmiş ve giderebilmiş isem ne mutlu. Yine de aklınıza takılan sorular var ise  yardımcı olmak isterim.

     

    Kafanızda oluşan soru işaretlerine  kesin  yanıtı gittiğiniz zaman bulacaksınız… Seyahat surecine kadar rahat olun ve hazırlıklı gidin… Vizeyi aldıktan sonra başlıyor  pek çok şey..

     

     

     

    Eda ÇAĞLAR

    Karadeniz Teknik Üniversitesi, Fen ve Teknoloji Bilimleri öğrencisi

    İdeal Work and Travel katılımcımız

    ABD, Florida Eyaleti, Universal Stüdyoları’nda çalıştı

     

  165. İdealsas
    Seda Esra Önal | 15.10.2015

    Geleli 1 ay oldu ve hala hergün çok özlüyorum kampımı, arkadaşlarımı, Amerika'yı

  166. Geleli 1 ay oldu ve hala hergün çok özlüyorum kampımı, arkadaşlarımı, Amerika'yı...

    Hayatımın en güzel üç ayını nasıl nereden başlayarak anlatsam bilemiyorum.

     

    Yolun başında aklımda bile yoktu. Amacım sadece dilimi geliştirmekti. Bir yıl hazırlık okumama, iyi bir gramer bilgisine sahip olmama rağmen konuşamıyordum. Bunun için en mantıklısı yurtdışına çıkıp pratik yapmaktı. Neyse ki bu harika programı buldum.

     

    Süreç başlangıç ücretini ödememle başladı. Açıkçası ben uçaktan inene kadar bir an bile inanmadım Amerika'ya gittiğime çünkü daha önce hiç yurtdışına çıkmamıştım. Çok büyük korkularım vardı; İngilizcem çok kötüydü, yol uzun, ülke uzak, ormanda yaşamak bana göre değil, o kadar insanla nasıl aynı odada kalıcam, acaba insanlar nasıl, çalışırken çok yorulucak mıyım... Bunlar sadece bir kaçı aklımdan binlerce soru geçti. Artık  "bindik bir alamete gidiyoruz kıyamete" dercesine gidiyordum. Neden bilmiyorum hiç bir zaman kabul edileceğime de inanmadım ve tabi ki herkes gibi kabul edildim. Zor bir yarış değildi benim büyüttüğüm gibi güler yüzünüz yeterli karşı taraf için.

     

     

    Bu süreçte benim kampımda çalışan İstanbul’da yaşayan bir arkadaş buldum. Açıkçası benim en büyük şansımdı. Birbirimizi Facebook’tan ekledik. Aynı gün işe başlayacağımız ve birbirimize ihtiyacımız olduğu için uçak biletlerini de birlikte aldık. Korkularımı biraz olsun hafifletmişti açıkçası bu durum.

     

    Tabi ki vize almayı da büyük bir dert haline getirmiştim ama aşırı kolaydı. Eğer öğrenciyseniz böylesine güvenli bir programla gidiyorsanız vize vermemeleri için hiç bir sebep yok demektir. Uçak biletleri, ilk gece New York hostel rezarvasyonu, vize, pasaport her şey tamam. Hayatımın en heyecanlı ve güzel günlerine başlıyordum. 12 saat uçak yolculuğu kulağa korkunç gelse de o heyecanla hiç bir şey anlamadım uçaklar çok geniş, konforlu oturma gibi bir zorunluluğunuz yok. Hiç zorlanmadan geçmişti yolculuğumuz. Times Square'i gördüğüm an gerçekten filmde gibi hissettim. Benim için Amerika sadece bir rüyayadı. Bir gece hostelde kaldıktan sonra ertesi gün otobüsle kampımıza geçtik.

     

     

    Benim kampım otobüsle ve trenle New York'a 2 buçuk saatti. İndiğimiz yerde bizi patronumuz karşıladı ve kampımıza götürdü. O büyük korku hala devam ediyordu çünkü hayatım boyunca tüm hayvanlardan korkan bir insandım. Ormanda yaşamak bana aşırı uzaktı. Kampın girişindeki evimizde bir çok çalışan birlikte kalıyorduk. Bizim odamız 10 kişilikte ama 8 kişi kalıyorduk. Kampım harikaydı izlediğim videolardan bile güzeldi büyük bir gölümüz 2 tane büyük havuzumuz birde spor salonumuz vardı.

     

     

    Kampa geldiğimizin ertesi günü çalışmaya başladık. Ben hausekeeping olarak çalıştım. Tekrar gitsem kesinlikle tekrar yapmak isteyeceğim bir iş çünkü kampın en rahat işiydi belki de. Asla Amerikan temizliği burada ki gibi değil. Sabah 8.30 akşam 16.30 da işimiz bitiyor gün bize kalıyordu genelde işten sonra ya göle gidiyorduk yada havuzda  yüzüyorduk. Açıkçası hiç bir zaman çok çalıştık çok yoruldum diyemem. Patronlarım harika ve çok güler yüzlü insanlardı. Maksimum 5 kez büyük kamp değişiklerinde normalden fazla çalıştık ama öyle günlerin ardından hep işimizi daha erken bitirdik yada fazladan izin günü aldık.

     

     

    Kamptaki arkadaşlarımın hepsi harikaydı. Çoğunun İngilizcesi benden iyiydi. Başlarda büyük sorun olsa da aslında çok büyük bir avantajdı çünkü öğreneceğim çok şey vardı. Gerçekten öğrendim de ilk 3 haftam çok kötüydü. Hiç bir zaman sessiz kalmadım ama ilk zamanlar sadece yes, no dan ibaretti İngilizcem patronları anlamak imkansızdı. Zaman geçtikçe tabi ki hızla geliştim. Üç  ayın sonunda artık çekinmeden derdimi anlatabiliyor ve sohbet edebiliyordum.

     

    Oda arkadaşlarım mükemmel insanlardı. Hepsi oldukça temizdi. Herkes boş zaman bulduğunda odayı temizliyordu. Bir gün bile en ufak bir problemimiz olmadı. Sanırım  bu benim şansımdı. Hala her gün  konuşuyoruz ve gerçekten birbirimizi ve kamptaki evimizi çok özlüyoruz. Birbirimizden ayrılmak inanılmaz zor oldu. Saatlerce  ağladık ve söz verdik birbirimizi ziyaret edeceğimize.

     

     

    Kampımın New York'a yakınlığı bir çok izinli günümüzde NY'a gitmemizi sağladı. Bu sayede travelımızda zamanımızı NY'ta hiç harcamadık. Çalışma süresince NY dışında Niagara Falls'a ve bir çok outlete gitme şansımız oldu.

     

    Travel planı yapmadan kampa gitmiştim. Açıkçası bu büyük bir zorluk oldu. Çünkü genelde herkes planlı gelmişti yada benimle aynı tarihte ayrılmıyordu. Açıkçası her şey tek tek zorlu oldu bu konuda. Ben California'ya gitmek istiyordum 3 arkadaşımı daha ikna ettim. Uçak biletleri, tur rezervasyonu kolay şeyler değil. Kamptan ayrılmaya son bir buçuk ay kala araştırmaya başlamamıza rağmen  son iki gün her şeyi satın aldık. Amerikan hesabımız olmadığı için patronlarımızın kredi kartını kullandık. Açıkçası tekrar gitsem kesinlikle travel için her şeyi ayarlayıp öyle gitmek isterim. Hem daha ucuz hem daha güzel olurdu.

     

     

    California'ya gelince harikaydı, inanılmazdı, gördüğüm en güzel yerlerdi. New York'u gördüğüm ilk an buradan daha güzel bir yer göremem demiştim. Yanılmıştım çünkü California büyüleyiciydi.

     

    Para konusuna gelince 1500 dolar cep harçlığıyla gittim. Türkiye'ye geri döndüğümde 1300 dolarım vardı. 11 hafta çalışmamın karşılığı 2400 dolar kazandım. Hiç teknolojik bir şey almadım ama çok gezdim. New York aşırı pahalı bir şehir. Son gün Los Angeles uçak bileti ve tur almakta açıkçası pahalıya patladı. Eğer kamp süresince ben yerimde duramam gezerim diyorsanız yanınıza iyi para alın derim. Evet belki cebimden 200 dolar çıktı sadece ama maaş gününüz gelene kadar sıkıntı olabiliyor para konusu. Eğer telefon gibi teknolojik bir şey almayı planlıyorsanız tavsiyem 1500 dolardan aşağısıyla gitmemeniz.

     

     

    Kısacası hayatımın en en en güzel günlerini geçirdim. Amerika inanılmaz güzel, insanlar harika, herkes medeni  gezilecek çok yer var. Ömrünüz boyunca kaç kez ormanda yaşayacaksınız. Şuan dünyanın bir çok yerinde arkadaşlarım var. Bu gerçekten harika hissettiriyor. Biraz büyümek dünyaya başka açılardan bakmak için harika bir deneyim. Geleli 1 ay oldu ve hala her gün çok özlüyorum kampımı, arkadaşlarımı, Amerika'yı. Her şey için Gökçe'ye çok ama çok teşekkürler.

     

    Seda Esra ÖNAL

    Yeditepe Üniversitesi, Türk Dili ve Edebiyatı Öğrencisi

    İdeal CampUSA 2015 Katılımcımız

    ABD, Pennsylvania Eyaleti, Camp Marston’da Çalıştı

  167. İdealsas
    Gülçin Fırat | 15.10.2015

    İngilizcemi üç haftada inanılmaz geliştirdim...

  168. İngilizcemi üç haftada inanılmaz geliştirdim...

    Benim kampım Camp Marston adında, San Diego’da bir kamptı.

     

    Kampa gittiğimiz ilk gün çok sevecen ve sıcak bir şekilde  karşılandık. Gece geç geldiğimizden ve uykusuz olduğumuzdan dolayı bizden ilk gün sabah erkenden kalkmamızı istemediler. Çalıştığımız ekip sevecen yardım sever bir ekipti. Zaman zaman anlaşmazlıklar olsa da genel olarak yardım istediğimizde hiçbir zaman geri çevirmediler ve iş dışında da bize her zaman yardımcı olup çevreyi gezdirmeye çalıştılar.

     

     

    Kampımıza yakın olan gene bir YMCA kampı Camp Raintree’ye de gitme imkanı bulduk. Raintree’de çok eğlenceli ve faaliyeti bizden faklı bir kamptı. Kampta bulunduğumuz 9 hafta boyunca yaklaşık 4-5 defa kamp tarafından hafta sonları dışarıya çıkarıldık. Bazı hafta sonları oradan edindiğimiz arkadaşlar ile dışarı çıkma fırsatı bulduk.

     

     

    Bizim kampımız çok sıkı kuralları olan ve kısıtlayıcı bir kamp değildi. İş saatleri dışındaki bütün sürede yapmak istediğimizde serbesttik ve kamp hiçbir şekilde karışmıyordu.

     

     

    Kampımız şehir merkezine yaklaşık 3 saat uzaklıkta olduğu için ve toplu taşıma olmadığı için merkeze inme konusunda sıkıntılar yaşadık. Ama ben İstanbul’da yaşayan ve kalabalıktan bunalan biri olarak doğayla iç içe kalmaktan ve

    dağ gezileri yapmaktan hiç rahatsız olmadım.

     

    Ben gitmiş olduğum kampı öneririm. 

     

     

    Gülçin FIRAT

    Okan Üniversitesi, Dış Ticaret Öğrencisi

    İdeal CampUSA 2015 Katılımcımız

    ABD, California Eyaleti, Camp Marston’da Çalıştı

  169. İdealsas
    Derya Kaya | 08.06.2015

    Okulda internship olarak çalışma şansınız bile olabilir, benim gibi...

  170. Okulda internship olarak çalışma şansınız bile olabilir, benim gibi...

    Malta’ya geldiğim ilk hafta çok zorluk çektim. Büyük bir evde hiç tanımadığım ve aynı dili konuşmadığım insanlarla yaşamak zor geldi.

     

    Çünkü daha önce buna benzer bir tecrübem olmamıştı ama zaman ilerledikçe okul ile ev arasında ki bağlantıdan dolayı herşey daha kolay olmaya başladı. Şöyle ki ayda bir ana sınavlardan sonra sınıflar değişiyor ve aynı level da her öğrenci bir şekilde aynı sınıfı paylaşıyor. Dolayısı ile bu öğrenciler arasındaki duygusal bağı güçlendiriyor. Keza okulda ve okul dışında yapılan aktivitelerde bu durumu güçlendiriyor. Sonrasında gelişen dostluk sürekli birlikte yemekler haftasonu programlarına dönüşüyor ki bu da pratik yapma olanağını güçlendiriyor.

    malta öğrencileri

    Malta hayatı ben İstanbul'dan geldiğim için ilk etapta normal olarak çok yavaş ve sıkıcı idi ama sonrasında sakin ve huzurlu olduğunu gördüm. Hayat kolay yürüyerek şehir değiştirebiliyorsunuz. isterseniz 3 şehri belki 4 şehri yürüyerek birbirine bağlayabilirsiniz. Benim yaşadiğim eve yakın bir Türk bakkal var satılan tum markalar Türk ve çok yakında bir Arap bakkal var. Evime yakın bir eczane ve doktor var. Hastane otobüsle 10 dk. ve taksiyle ortalama 3-5 dk. Okulun doktorunu acil durumlarda arayıp eve çağırabiliyorsunuz. Geceleri evleri dışarıdan kontrole gelen güvenlik görevlileri ve apartmanda her katta kapıları ve asansör çıkışını gören kameralar var. Çevrede çok fazla Türk restaurantı var ve büyük bir market var farklı iki bölgede. Birine yürüyerek yarım saatte diğerine otobüsle yarım saatte gidilebilir.

    maltanın gzira şehri

    Okulda ki öğretmenler öğrencilere destek olabilmek icin her şeyi yapıyorlar breaktime da bile 15 dakikalık tutorial veriyorlar. Okul yönetimi ve çalışanları öğrenciyi olumlu gönderebilmek için var gücüyle çalışıyor. Zaman zaman aksi olduğu oluyor fakat yapılabilecek herşey yapılmış oluyor.

    malta dil kursları

    Gece hayatı cok aktif her Çarşamba ve Cuma istediğiniz takdirde okulun düzenlediği ve öğrencilerin katıldığı "welcome party" düzenleniyor ve grup halinde gidiliyor ki bu da çok güvenli ve yine ilişkileri güçlendiren diğer bir durum. Bunun dışında yaz aylarında scuba diving ve boat turları yapılıyor.

     

    Eğer ilişkilerinizi iyi tutarsanız okulda internship olarak çalışma şansınız bile olabilir, benim gibi :)

     

    Derya KAYA

    Anadolu Üniversitesi, İşletme

    Chamber College Malta Dil Okulu'nda İngilizce Dil Eğitimi Aldı

    Malta, Gzira 

  171. İdealsas
    Seçil Erdoğan | 17.11.2016

    Avustralya kararını vermeden önce 2 ay internetten araştırdım ve...

  172. Avustralya kararını vermeden önce 2 ay internetten araştırdım ve...

    Öncelikle, Avustralya’ya gelmeden önce ve geldikten sonra verdiği destek için İdealsas ailesine çok teşekkür ederim. Siz benim Avustralya sürecimi nasıl geçtiğini biliyorsunuz ama buraya gelmek isteyen diğer arkadaşlara yardımcı olması için özet olarak tekrar anlatmak isterim.

     

     

    Avustralya kararını vermeden önce yaklaşık 2 ay internetten araştırdım ve okuduğum bilgilerin %99 u çok olumluydu. Havası güzel olması, insanları yardımsever olması, öğrencilere çalışma hakkı vermesi, suç oranının çok düşük olması, tabi ki İngilizce konuşulması gibi birçok olumlu bilgiye ulaşmıştım ve kararımı netleştirerek gerekli resmi işlemleri İdealsas ile birlikte tamamladık.

     

    Avustralya’da 4 aydır yaşamaktayım. Buradaki ilk izlenimim herkes gibi benimde pahalılık konusunda oldu. Hiç bu kadar pahalı bir ülke olacağını beklemiyordum. Her şey çok pahalı. İkincisi ise ilk iki hafta alışma süresi ve bu süre boyunca “neden buraya geldim” pişmanlığı yaşadım. Sanırım bu Avustralya ile alakalı değil, nereye gitsem aynı şeyi yaşayacağımı düşünüyorum. Çünkü farklı bir ülke, farlı bir dil, farklı bir kültür ve yalnızsınız. Fakat iki haftanın sonunda olumlu yanlarını görmeye başlıyorsunuz, arkadaş ediniyorsunuz ve artık dili de anlamaya başladığınızda her şey çok keyifli olmaya başlıyor.

     

     

    Doğa olarak baktığınızda Avustralya inanılmaz güzel bir ülke ve bununla birlikte insani şartları da size sunuyor. İstediğiniz gibi sporunuzu yapabilirsiniz, neredeyse her köşe başında kafe ve bar bulabilirsiniz.

     

    Yemek içmek ve alış-veriş konusunda her şeyi ve bütün mutfaklarını burada bulabilirsiniz. Yabancı öğrenci sayısı çok yüksek olması ülkeye adapte olmayı kolaylaştırıyor çünkü herkes sizi anlıyor, anlayışla karşılıyor ve yardım ediyor. İklim olarak yazları yağışlı ve nemli geçiyor, bahar aylarında gece ve gündüz arasındaki ısı farklı çok yüksek oluyor, kış ayları ise ılık ve yağışsız geçiyor.

     

     

    Avustralya’nın en büyük gelir kaynaklarından biri dil eğitimi olduğu için onlarca dil okulu ve çok sayıda yabancı öğrenci var. Öğrencilere çalışma hakkı tanıdığı için birçok öğrencinin ilk seçeneği oluyor ve iş bulmak konusunda genellikle zorluk yaşanmıyor. Ama çalışabileceğiniz alanlar kısıtlı. Bunlar temizlik ve garsonluk. Bunların dışında iş bulmak oldukça zor. Ücretleri ise Türkiye için iyi gibi görünse de Avustralya şartları için düşük denilebilir. Yine de geçim masraflarınızı karşılayabilirsiniz(kalacak yer, yemek, eğlence). Fakat ben yeterli parayla gelinmesini tavsiye ederim.

     

    Eğitim ise umduğumdan çok daha iyi. Ezbercilikten uzak ve konuşma, dinleme ve yazma becerilerini geliştirmeye yönelik. Yine de sıfır İngilizceyle gelinmesini tavsiye etmiyorum çünkü bu öğrenme süresini uzatıyor. Başlangıç seviyesinde bile olsa İngilizce bilmek kolaylık sağlıyor.

     

    Son olarak çok önemli bir konuya değinmek istiyorum. Bir seneden beri burada yaşayan fakat hala başlangıç seviyesinde İngilizce bilgisine sahip, konuşamayan öğrenciler var. Yani yurtdışına gelmek İngilizce öğrenmek için yeterli değil. Eğer sizinle aynı dili konuşan arkadaşlar edinirseniz, kendi dilinizi konuşan bir işyerinde çalışırsanız ve para kazanma derdine düşüp dersler de devamlılık sağlamazsanız İngilizce öğrenmek çok uzun zaman alacaktır.

     

     

    Seçil ERDOĞAN

    Trakya Üniversitesi, Mimarlık

    AIPE Sidney Dil Kursundaİngilizce dil eğitimi aldı

    Avustralya, New South Wales eyaleti, Sidney şehri

  173. İdealsas
    Esin Raşitoğlu | 19.12.2013

    Yazın dil öğrenmenin yanında tatil de yapmak istiyorsanız elbette Malta...

  174. Yazın dil öğrenmenin yanında tatil de yapmak istiyorsanız elbette Malta...

    MALTA!

     

    Anadili Maltaca olarak düşünülen ancak herkesin İngilizce konuştuğu ve aynı zamanda da turistlerin akın akın geldiği adacıklar ülkesi. 2013 yazında 10 haftalık bir programla Ec School‘a gittim ve İdealsas şirketinden çok memnun kaldım. Pek çok arkadaşımdan gittikleri şirketler hakkında bir çok olumsuz şey duydum. Benim için ise her şey çok basit oldu kısacası bunu bütün içtenliğimle dile getirebilirim ki ben pek bir şey yapmadan kendimi Malta’da buldum. Oraya giden öğrenci arkadaşlarımın da söylediği gibi Ec School Malta’daki en iyi dil okullarından birisi ancak şunu da belirtmem gerekir ki özellikle Ağustos ayında birçok Türk ile karşılaşacaksınızdır, bu kaçınılmaz bir gerçek. Bazı arkadaşlarım vardı kendilerini aldattılar, eğitim görüyorum diye hep Türklerle gezdiler; bazıları ise Türklerle bile İngilizce konuştular. Dil öğrenmek kişinin ne yapmak istediği doğrultuda ya ilerler ya da durduğu yerde seker kalır…

    maltada öğrencilik nasıl

    Şunu da unutmamak gerektiğini düşünüyorum Türkler her yerde! Konaklama olarak aile yanı Malta için pek iyi değil. Öğrenciler, genelde aileler okula uzak olduğu için okul civarındaki okulun yurtlarında kalmayı tercih ediyorlar. Ancak uzun süre kalacaklar için şunu da önerebilirim ki orda arkadaş bulabilirseniz kiraya çıkmak çok daha uyguna geliyor. Ben okula yaklaşık yarım saat yürüme mesafesindeki Patricia Residence‘da kaldım. Okula uzaklığı dışında çok memnun kaldığımı dile getirmem gerek. Ama okula yakın Tania, Roulette gibi apartların da iyi olduğunu gördüm. Eğer ki yazın dil öğrenmenin yanında tatil de yapmak istiyorsanız elbette Malta sizin için çok güzel bir seçenek olabilir. Dilin gelişimi ona harcadığın zamanla doğru orantılıdır ve bu yüzden ne kadar üstüne düşüp ona zaman harcarsan karşılığını o kadar alırsın. Umarım birazda olsa aklınızdaki soruları cevaplandırabilmişimdir, teşekkürler.

     

    Esin RAŞİTOĞLU

    Marmara Üniversitesi, İngilizce İktisat

    EC Malta Dil Okulunda İngilizce Dil Eğitimi Aldı

    Malta, St. Julians

  175. İdealsas
    Merve Can Eser | 17.11.2016

    Sanki yanında kaldığım ailenin kızıydım ve ev de kendi evimmiş gibiydi...

  176. Sanki yanında kaldığım ailenin kızıydım ve ev de kendi evimmiş gibiydi...

    Ben EC okullarının Oxford şubesine gittim ve yaklaşık 2 ay yani 8 hafta orada bir aile ile kaldım. Çok harika zaman geçirdim İngiltere harika bi yerdi zaten çok düzenli ve kurallı aynı zamanda Oxford da son derece sakin ve küçük bi yer olmasına rağmen şehir merkezinde aradığım her şey vardı. Arkadaşlarımla başka şehirleri ziyaret ettik özellikle Oxford Londra'ya yakındı otobüsle 1,5 saat ve neredeyse her hafta sonu oradaydık.

     

     

    EC'nin Oxford şubesinden son derece memnun kaldım. Öğretmenler, öğrenciler herkes çok sıcakkanlı ve yardımseverdi. Bu utanmadan, çekinmeden rahatça İngilizce konuşmamı sağladı ve bu sayede İngilizcem düşündüğümden çok daha fazla gelişti. Etkinlikler bol ve eğlenceliydi dünyanın bi çok yerinden arkadaşlar edindim, gezilere katıldım, turla Paris'e bile gittim.

     

     

    Yanında kaldığım aile tam belirttiğim isteklere uygundu bu yüzden çok rahat zaman geçirdim. Hatta bir süre sonra artık sanki evin kızıymışım ve kendi evimdeymişim gibi hissetmeye bile başladım açıkçası. Aile yanında kalmak gerçekten çok daha faydalıydı çünkü onlarla hep bi iletişim içerisinde oluyorsunuz ister istemez ve bu da sizin daha çok İngilizce konuşmanız demek oluyor.

     

     

    Geri dönmekte gerçekten çok zorlandım daha fazla kalmayı çok isterdim gitmek isteyen herkese tavsiye ederim.

     

    Merve Can ESER

    Yeni Yüzyıl Üniversitesi, Beslenme ve Diyetetik

    EC Oxford Dil Kursundaİngilizce dil eğitimi aldı

    İngiltere, Oxford

  177. İdealsas
    Özge Türksoy | 18.03.2013

    Malta’daki 16. haftamı bitirmiş bulunmaktayım ama çok fazla canımın sıkıldığı...

  178. Malta’daki 16. haftamı bitirmiş bulunmaktayım ama çok fazla canımın sıkıldığı...

    Malta'ya gelmeden önce İngilizce dil eğitimi alabileceğim tüm ülkeleri araştırdım. Hem bütçemi fazla zorlamadığı hem de Türkiye'ye yakın olduğu için Malta tercihini yaptım. Diğer seçeceğim ülkelere göre yaşam şartları daha uygun ve Malta'da yaşam gerçekten çok rahat.

     

    ESE Dil okulunda eğitim alıyorum ve bence Malta'da ki en kaliteli okullardan biri olduğunu düşünüyorum. Malta'nın en büyük dezavantajı çok fazla Türk'ün dil eğitimi almak için buraya gelmesi. Doğal olarak sınıfta da kendinden başka kesin birkaç tane daha Türkle karşılaşıyorsun. Sınıf yaz aylarında en fazla 10'ar kişiydi ama kışın gelmesiyle sınıf mevcudu dörde beşe kadar düştü. Ben ESE Dil okulunun Land's End Residans'ında kalıyorum. Kaldığım yerden çok memnunum. Özellikle deniz manzarası olması cezbedici bir özelliği. Okula biraz uzak ama otobüsle gelip gittiğim için sorun yaratmıyor. Bazen yürümeyi tercih ediyorum deniz yolundan gelindiğinde bir hayli keyifli oluyor. Seçtiğim konaklama beklentilerimi fazlasıyla karşıladığını söyleyebilirim. Yemeği genellikle kendim evde yapıyorum.  Bu şekilde hem istediğim şeyi yiyorum hem daha uygun oluyor. Yemek konusunda hiçbir sıkıntı çekmiyorum. Büyük alışveriş merkezine yakın bir yerde kaldığım için istediğim her şeyi orada bulabiliyorum.

    Eğer Malta’ya dil eğitimine gelirseniz cep harçlığı olarak eğer çok lüks yaşayan biri değilseniz 400–500 Euro civarı yeterli olacaktır. Malta çok küçük bir ülke ama ben Malta’daki 16. haftamı bitirmiş bulunmaktayım ama çok fazla canımın sıkıldığı bir zamana rastlamadım. Malta da hayat eğlenceli gece hayatını sevenler için güzel bir seçim olabilir. Özellikle yaz aylarında Avrupa ülkelerinin tatil yapmak için seçtiği yerlerden biri ve bir hayli kalabalık oluyor. Gozo ve Comino adaları görülmesi gereken yerlerden. Dalış yapmayı seviyorsanız güzel seçim olabilir. Onun dışında ben bir haftalık Avrupa turu yaptım ve benim için çok güzel bir deneyim oldu. Malta Avrupa ülkesi olduğu için buradan uygun uçak biletleri bulup Avrupa ülkelerini gezme şansına da sahipsiniz. Vizeniz hiçbir sorun yaratmıyor bu konuda endişelenmeyin.

    Buradaki herkes Maltaca biliyor fakat eskiden İngiliz sömürgesinde olan bir ülke olduğu için çoğu kişi aynı derecede İngilizce de konuşuyor. Evet Malta aksanı biraz değişik fakat zaten İngiltere’ye de gitmiş olsanız kısa bir sürede sizin onların aksanı gibi konuşabilmeniz mümkün olmayacaktır. Genel olarak İdealsas Eğitim Danışmanlığından memnun kaldım. Ama alabileceğimiz İngilizce dil eğitimleri konusunda daha fazla bilgi verilmesi gerekliydi. Genel İngilizce, Akademik İngilizce, ya da birebir dersler bunlar hakkında bize fazla bilgi verilmedi. Bilgi verilmiş olsaydı akademik İngilizce almayı tercih ederdim o konuda pişman oldum. Eğer Malta'da dil eğitimi almak istiyorsanız ilk başta tavsiye edeceğim şey Türk arkadaş gruplarından uzak durun:) Yoksa burada İngilizce eğitimi almanızla Türkiye'de İngilizce eğitimi almanız arasında hiçbir fark olmayacaktır. Zamanınıza yazık edersiniz sadece. Gece hayatının 7–24 olduğu bir yer olduğu için fazla kendinizi kaptırsanız, İngilizce öğrenmeden geri dönersiniz buradan. Bu şekilde birçok Türk öğrenci gördüm o yüzden söylüyorum:) Diğer ülkelerdeki dil eğitimini bilmediğim için kıyaslama yapamayacağım ama eğer dediğim şeylere dikkat ederseniz Malta'da İngilizce öğrenebilirsiniz.

     

    Ben buraya geldiğim için pişman değilim ve burada yaşamaya gerçekten çok çabuk alıştım. Her şey kendinizde bitiyor arkadaşlar İngiltere ya da başka bir ülkeye de gitseniz bir şeylere çaba göstermedikten sonra bir sonuç alamazsınız.

     

    Özge TÜRKSOY

    Yıldız Teknik Üniversitesi, Matematik Mühendisliği

    ESE Malta Dil Okulunda İngilizce Dil Eğitimi Aldı

    Malta, St. Julians

  179. İdealsas
    Esra Yalçın | 18.03.2013

    İngilizce konuşma konusundaki yetersizliğimi yenmek için İngiltere’ye gitme kara

  180. İngilizce konuşma konusundaki yetersizliğimi yenmek için İngiltere’ye gitme kararı almıştım...

    İngilizce konuşma konusundaki yetersizliğimi yenmek için İngiltere’ye gitme kararı almıştım. İdealsas ve Aydın Bey sayesinde hiç bir zorlukla karşılaşmadım. Vize alma da okul kayıt işlemlerinde yardımcı olduğu gibi oradaki cep harçlığına; nasıl vasıtalar kullanıp kalacağım yere gidebileceğime varana kadar her konuda yardımcı oldu. Her şey için tekrar teşekkürler Aydın abi:)

    ces dil okulu, ingiltere worthing

    İngiltere’de hayatımın tecrübesini edindiğimi söyleyebilirim. 2 ay CES Dil Kursunda eğitim aldım ve oradaki eğitim anlayışı belki biraz daha iyi olabilirdi, ama eğitmenler çok memnun ediciydi. Sosyal aktivite olarak her hafta sonu uygun fiyata geziler düzenleniyordu ve hepsi gidilesi yerlerdi. İngiltere insan hakları konusunda her ülkenin örnek alması gereken bi yer bence, orada geçirdiğim iki ay boyunca en ufak bi rahatsız edici olay yaşamadım. Ben Worthing'de kalmıştım, çok nezih bir yerdi. CES Dil Okulu öğrencileri dışında pek fazla genç yoktu ama Londra'ya, Brighton'a çok yakın olması bu sorunu ortadan kaldırdı.

    ces dil kurları, ingiltere dil okulları

    İngiliz insanları evet çok fazla samimiyet sevmiyorlar ama yardım istenildiği zaman da ellerinden geleni yapıyorlardı. Yanında kaldığım aile konusunda çok şanslıydım; sanki çok uzun zaman tanışıyormuşuz gibi samimi sıcak ve içtendi. İngiltere’de aldığım eğitimin yeterliliği konusunda bir şeyler söylemem gerekirse; gitmeden önce klasik ''anlayabiliyorum ama konuşamıyorum'' modundaydım. Ama geldikten sonra böyle bi sorunum kalmamıştı, şuan rahatlıkla konuşabiliyorum.

     

    İngiltere benim için gerçekten çok iyi bir tecrübeydi. Hem dil alanında katkısı oldu hem de değişik milletlerden birçok insanla tanıştım; birçok kültür tanıma fırsatı buldum. Bir daha imkânım olsa hiç düşünmez tekrar giderdim:)

     

     

    Esra YALÇIN

    İstanbul Üniversitesi, İlahiyat

    CES Dil Okulunda İngilizce Dil Eğitimi Aldı

    İngiltere, Worthing

     

  181. İdealsas
    İbrahim Enes Çolpan | 18.03.2013

    Hiç yurtdışına çıkmamış biri olarak tabi ki de kafamda türlü sorularla gittim İn

  182. Hiç yurtdışına çıkmamış biri olarak tabi ki de kafamda türlü sorularla gittim İngiltere'ye

    Merhabalar, ben Enes.

     

    İngiltere'nin Southampton şehrinde bulunan Lewis School of English Dil Kursunda 8 haftalık bir dil eğitimi aldım. Aslında her şey üniversiteyi kazanmamla başladı.

    Kazandığım üniversitede 4 senelik eğitimin yanında 1 senelik de hazırlık eğitimi vardı. Şansımı deneyip hazırlık sınavına girdim ve geçtim. İlk zamanlarda çok mutluydum. Sonuç itibariyle 1 senelik bir avantaj elde etmiştim. Demek ki hazırlık sınavını geçecek kadar İngilizcem vardı; fakat zaman geçtikçe İngilizcemi tartmaya başladım ve İngilizcemin yeterli seviyede olmadığına karar verdim. Yurtdışında bir dil eğitimi fikri cazip gelmeye başladı.

    Bir tanıdık vasıtasıyla İdealsas'a başvurdum ve üniversite seçiminden sonra hayatım için önemli bir kararı daha vermiştim. Hiç yurtdışına çıkmamış biri olarak tabi ki de kafamda türlü sorularla gittim İngiltere'ye. Hiç bilmediğiniz bir ülke, farklı bir dil, farklı bir yaşam, farklı bir aile ve dünyanın dört bir yanından gelen rengârenk insanlar... İlk başlarda çoğu insan gibi ben de özellikle dil konusunda sıkıntı çektim. Konuşurken kafamda hep acabalar vardı. Tabi zamanla bunlar azalmaya başladı. Kendimi İngilizce konuşurken görmek beni mutlu ediyordu. İngilizce düşünmeyi, İngilizce yaşamayı artık öğrenmeye başlamıştım. İngilizlerin dil eğitimi bizimkinden biraz farklı. İlk başlarda biraz garip gelebilir; ama kesinlikle çok eğlenceli. Sosyal aktivite derseniz, zaten ondan bol bir şey yok. Her zaman öğrencilerin birbirleriyle iletişim kurması amaçlanmış. Sizlerle her zaman iletişimde olan öğretmenleriniz ve sıkıntılarınızla birebir ilgilenen okul yöneticileri var. Gerçekten rahat ve kendinizi güvende hissedebileceğiniz bir ortam.

    İngiltere gayet düzenli ve düz bir ülke. Bu nedenle de ulaşım çok kolay. Bulunduğum şehir olan Southampton çok büyük bir şehir değil ama gayet sevimli ve hoş. Londra'ya da gayet yakın. Özellikle hafta sonları arkadaşlarınızla birlikte diğer şehirleri gezebilir, daha değişik aktiviteler yapabilirsiniz. Hem ulaşım da gayet makul fiyatlarda. İşte böyle olanaklarınız olur da gezmemek olur mu?

    Ben de 8 haftalık bir eğitimim sonunda birkaç arkadaşımla birlikte ufak bir İngiltere turu yaptım. Hem eğlenceliydi hem de maceralarla doluydu. Yani kısacası daha çok yaşayarak İngilizce öğrendim dersem daha doğru olur. Eğer siz de benim gibi hayatınızın ufak bir dönemi bile olsa böyle bir maceraya adım atmış bulunduysanız emin olun pişman olmayacaksınız. İnanın hayata dair çok şey öğreneceksiniz.

     

    Benim de bu eğitimime aracı olan başta Aydın Abi'me ve tüm İdealsas ekibine çok teşekkür ediyorum.

     

     

    İbrahim Enes ÇOLPAN

    Yıldız Teknik Üniversitesi, Makine Mühendisliği

    Lewis School of English Dil Okulunda İngilizce Dil Eğitimi Aldı

    İngiltere, Southampton

  183. İdealsas
    Diğdem Erdoğan | 17.09.2015

    WAT programından çok CampUSA programının çok daha avantajlı olduğunu gördüm...

  184. WAT programından çok CampUSA programının çok daha avantajlı olduğunu gördüm...

    Work and travel programından çok Campusa programının çok daha avantajlı olduğunu gördüm.

     

    Çünkü kamp daha samimi bir ortam, gitmeden yaşayacağın yer belliydi nerde yiyeceğim derdi yoktu. Çocuk kampı olduğu için her gün hamburger yeme zorunluluğu yoktu, biraz daha dikkat ediyorlardı.

     

     

    Benim kampım dini kamptı, Yahudilere ait. Geleneklerini sürdürme amaçlı olduğundan onları yakından tanıma fırsatı buldum yani 2 kültürü birden öğrendim o açıdan çok memnunum. Ben mutfakta servis elemanı olarak çalıştım, çalışanların hepsi iyiler, tatlı insanlardı. Buradaki çalışma ortamından farklı olduğu kesin.

     

     

    Benim yaşadığım tek dezavantaj Türklerin olmasıydı. Çok nadir olan şey bizim başımıza geldi 9 kişiydik maalesef. Bizim kamp ilk defa Türk çalışan almış aldım mı da tam almış. Buna dikkat edilmeli! Kampta çok kalabalıktık support staff olarak o yüzden güzeldi, çok güzel zamanlar geçirdik. Dil konusunda ise ilk başlarda daha zordu zamanla adapte olmaya başladık.

     

     

    Ayrıca şunu da ilave etmem gerekir bizim kampımızda çevre yerleri gezme imkanı veriyorlardı, servis koyuyorlardı. Çok büyük bir eğlence Parkı'na da götürdüler (her şey park) Bu birçok kampta olmayan özellikti. Kamp sonrasında 3 arkadaş birçok yeri gezip görüp öyle döndük memlekete.

     

    Diğdem ERDOĞAN

    Marmara Üniversitesi, İktisat

    İdeal CampUSA Katılımcımız

    ABD, Pennsylvania Eyaleti, Capital Camp’ında Çalıştı

     

     

  185. İdealsas
    Selin Zengin | 03.12.2012

    İdealsas, İngiltere’ye gitme kararını aldığımdan itibaren oraya gidiş, orada kal

  186. İdealsas, İngiltere’ye gitme kararını aldığımdan itibaren oraya gidiş, orada kalınacak ailenin bulunması, vize işlemleri ve kurs konusunda çok yardımcı oldu...

    İngiltere’ye gitmekteki amacım İngilizceyi akıcı bir şekilde konuşabilmek konusunda kendimi geliştirmek istememdi. Bunu en iyi şekilde orada 2 ay kalarak yapabileceğimi düşündüm ve 2 ayın sonunda yanılmadığımı anladım:) CES Dil Kursunun eğitim yapısı bana göre çok basit ve eğitmenlerden memnun kaldım.

    İdealsas, İngiltere’ye gitme kararını aldığımdan itibaren oraya gidiş, orada kalınacak ailenin bulunması, vize işlemleri ve kurs konusunda çok yardımcı oldu. Danışmanım Gökçe Hanım’a ve İbrahim Bey'e çok teşekkür ediyorum çünkü ben ve arkadaşıma ne yapmamız gerektiği konusunda ve hazırlanma aşamasında yapılması gereken işlemler konusunda çok yardımcı oldular. Genel olarak, benim için çok iyi bir deneyim oldu. Yurtdışına ilk kez çıkmış olmama rağmen hiçbir aksaklık yaşamadım. Oradaki ailemden çok memnun kaldım. Herkesin böyle bir deneyim yaşaması gerektiğini düşünüyorum.

     

    Selin ZENGİN

    İstanbul Üniversitesi, Turizm İşletmeciliği

    CES School Dil Okulunda İngilizce Dil Eğitimi Aldı

    İngiltere, Worthing

  187. İdealsas
    Emre Işık | 17.09.2015

    Belki klasik olacak ama keşke CampUSA programına daha önce katılsaydım diyorum..

  188. Belki klasik olacak ama keşke CampUSA programına daha önce katılsaydım diyorum...

    İlk defa yurtdışına çıkan her insanın aklında bazı soru işaretleri vardır. Özellikle Amerika gibi ülkenden binlerce kilometre uzak okyanus ötesi bir yere gidiyorsan içinde büyük bir heyecan ve endişe duyuyorsun.

     

     

    Ancak Amerika’ya adım atar atmaz endişelerin yerini hayranlık ve daha güçlü bir heyecan alıyor. New York City’e ilk adımımı attığım an hissettiklerimi hayatım boyunca unutamam. Devasa binaların arasında, hayatında belki bir daha göremeyeceğin kalabalık bir insan topluluğunun ortasında hissettiklerinizle iyi ki bu deneyimi yaşamaya karar verdim diyorsunuz. Belki klasik olacak ama keşke daha önce bu programa katılsaydım diyorum çünkü bir kere gittiğinizde her yaz tekrar oraya gidebilmek için can atıyorsunuz. O yüzden mümkün olan en erken zamanda bu programa dâhil olmak; Amerika’yı doya doya yaşamak için büyük bir fırsat.

     

     

    Gittiğim kamp gidilebilecek kamplar arasında en iyilerindendi. New York City’e yakın olmasının yanında, kampın içerisinde yer alabileceğiniz aktivitelerin çokluğu ve çalışma saatleri dışında özgür olmanız çok önemli artılar. Akşam 5 buçuktan sonra ister kampın havuzunda yüzüyordum, istersem basketbol, futbol ya da tenis gibi sportif aktivitelere katılabiliyordum. Özellikle Jamaikalı arkadaşlarımızla yaptığımız maçları ömrüm boyunca gülümseyerek hatırlayacağım. Haftanın bir günü izinliydik. İzin günlerimizde ya New York City’e gidip şehri gezme şansımız oluyordu ya da yakın yerlerdeki alışveriş merkezlerinde uygun fiyatlara alışveriş yapıyorduk.

     

     

    Kafasında CampUSA programına katılma düşüncesi olan arkadaşlara tavsiyem asla ben yapamam demesinler. İngilizce konusu herkesin kafasını kurcalıyordur fakat emin olun ki kamp içerindeki o sinerjiyle bir süre sonra rahatlıkla kamptaki yabancılarla iletişim kurabildiğinizi fark ediyorsunuz. Elbet başlarda farklı kültürün ve dil sorunun etkisiyle zorluklar yaşanabilir ama ilk haftadan sonra hayatınızda unutamayacağınız bir deneyimin parçası olacaksınız.

     

     

    Emre IŞIK

    Özyeğin Üniversitesi, İşletme Öğrencisi

    İdeal CampUSA Katılımcımız

    ABD, New York Eyaleti, Hopewell Junction Camp’ında Çalıştı

  189. İdealsas
    Kader Beyazıt | 22.11.2012

    Öncelikle Neden Malta sorusunu kendi açımdan cevap vereyim...

  190. Öncelikle Neden Malta sorusunu kendi açımdan cevap vereyim...

    Merhabalar, ben Kader.

     

    Çukurova Üniversitesi Tekstil Mühendisliği bölümünden mezun olduktan bir ay sonra dil eğitimi için Nisan başında Malta, Chamber College Dil Kursuna İngilizce dil eğitimine geldim ve 4,5 ay kaldım.

    Öncelikle Neden Malta sorusunu kendi açımdan cevap vereyim; her ne kadar Maltaca da konuşulsa resmi dili İngilizce olan bir ülke. İkinci olarak diğer İngilizce konuşulan ülkelere göre daha ucuz bir ülke. Avrupa Birliği üyesi olduğu için diğer Avrupa ülkelerine seyahat imkanı olması çok iyi. Kendi adıma 4 farklı Avrupa ülkesini eğitim sürem boyunca görme şansı elde ettim. Hem de çok ucuza getirerek. Son olarak da Malta bir turizm ülkesi. Yani hem eğitim hem tatili bir arada yapabileceğiniz bir yer.

    Küçük bir ada olduğu için her tarafa kolayca erişebiliyorsunuz. Her yerde denize girilebiliyor. Çok gelişmiş bir eğlence hayatı da cabası. 4,5 aylık eğitim yetti mi diye soranlar olabilir? Ben Anadolu Lisesi çıkışlı olduğum için var olan temelimin üzerine pratik yapma fırsatı buldum. Zaten okulda ders alıyorum deyip kişisel çalışmayı elden bırakmamanız da gerekiyor. Kendimizi yeterli derecede geliştirebilmemiz her şeyden önce kendi elimizde çünkü. Hiç İngilizce bilmeyen bir arkadaşımın 8 ay gibi bir sürede İngilizcesinin yeterli düzeye geldiğine tanık oldum.

    Peki, buraların hiç mi olumsuz tarafı yok. Sadece diyebilirim ki, 15 Haziran’dan sonra gelmeyi düşünenler için okuldaki Türk sayısının fazlası ile arttığını söyleyebilirim. Yaz ayları dışında çok rahatlıkla tavsiye edebileceğim bir ülke.

     

    Kader BEYAZIT

    Çukurova Üniversitesi, Tekstil Mühendisliği

    Chamber College Dil Okulunda İngilizce Dil Eğitimi Aldı

    Malta, Gzira

  191. İdealsas
    Burcu Tülin Bay | 16.10.2012

    İngiltere'de yaşadığım hayat tecrübem anlatmakla bitmez

  192. İngiltere'de yaşadığım hayat tecrübem anlatmakla bitmez

    Merhabalar,

    32 haftalık gittiğim dil okulum ve danışmanlık firmam yardımıyla gittiğim İngiltere'de yaşadığım hayat tecrübem anlatmakla bitmez. Canterbury yaşadığım şehir, hem ulaşım açısından kolay hem de trafikten uzak küçük ama bir o kadar da sevimli bir yer.

    Gece hayatını sevenler için küçük ama çok fazla pub var. İlk kez gidenler için kesinlikle görülesi bir mekân, bir de Catedral orda bir kilise görülmesi gereken büyüleyici ve bir o kadar da ürpertici bir havası var. Hayat şartları çok pahalı bir şehir, ben çalışmayı çok istedim ama çalışma iznim olmadığı için açıkçası cesaret edemedim.

    Okulumdan bahsetmem gerekirse, Stafford House Dil Kursu, sınıfları gayet güzel, aktivitelerinden bahsetmem gerekirse, sinema günleri oluyordu sınıfta film izliyorduk, spor aktiviteleri oluyordu erkek öğrenciler için futbola futbol sahasına gidiyorlardı. Bir de pub geceleri vardı okuldaki öğrenciler ve hocalar eşliğinde gidiliyordu. Bu tarz aktiviteler bazen geziler oluyordu günü birlik rehberle birlikte tarihi yerler gezdiriliyordu bu şekilde. Orda yabancı arkadaş edinmek daha da faydalı mümkünse

    Türklerden uzak durun dilinizi geliştirmeniz açısından. Anlattığım gibi ki anlatmakla bitmez gidilmesi, görülmesi ve öğrenilmesi gereken deneyim, sadece İngilizce değil, hayat tecrübesi kazandım. İdealsas’a çok teşekkür ederim…

     

    Burcu Tülin BAY

    Beykent Üniversitesi, Borsa ve Finans

    Stafford House Canterbury Dil Okulunda Dil Eğitimi Aldı

    İngiltere, Canterbury

  193. İdealsas
    Birol Bilgili | 16.10.2012

    İnternet aracılığı ile birçok danışman firma ile bağlantıya geçtim...

  194. İnternet aracılığı ile birçok danışman firma ile bağlantıya geçtim...

    Yurtdışında İngilizce eğitimi almaya karar verdiğim andan itibaren internet aracılığı ile birçok danışman firma ile bağlantıya geçtim. Bunlar arasından tercih yapmak o kadar zordu ki hayatımın en sıkıntılı dönemlerinden birini yaşamadım desem yalan olur. Fakat Aydın Bey’den aldığım telefon sonrası süreç daha hızlı gelişmeye başladı ve yardımları sayesinde Lewis School of English’e gitmeye kara verdim. Vize sürecinde ise sadece onların tavsiyelerine uyarak verdikleri dosya ile başvurarak kolay bir şekilde aldım.

    Lewis Dil Kursunda genelde kış döneminde sınıflar 6-8 kişi oluyor. Yaza doğru bu sayılar max.12 olsa da benim için hiçbir sorun teşkil etmedi. Gerçi ben olduğum seviyelerde max.6 kişi olduk. Hocalar aktif şekilde derse katılımınızı sağlıyorlar. Dersler dışında öğleden sonra isteğe bağlı olarak konuşma kulubü, film izleme ya da gramar clinic'e katılarak İngilizcenizi geliştirme fırsatı oluyor. Okul genelde her haftasonu farklı lokasyonlarda aktiviteler düzenlemekte. Dürüst olmak gerekirse ben bunlardan sadece birine katıldım. Biz daha çok kendi isteklerimiz doğrultusunda arkadaşlarla karar verip gezme taraftarıydık.

    Şehir olarak herşeyi bulabileceğiniz bir şehir fakat akşam 6 dan sonra şehirde hayat duruyor herkes evlerine çekiliyor. Ama diğer şehirlere yakın olması her haftasonu başka yerler görmeniz açısından büyük bir avantaj. Yanında kaldığım aile açısından da şanslı biriyim. İlk geldiğim günden beri aynı ailenin yanında kaldım ve onlar daima beni ailenin bir parçası olarak gördüler. Yemek konusunda hiçbir sıkıntı yaşamadım kilo bile aldım diyebilirim. Birbirimize o kadar alıştık ki seneye onları Türkiye de misafir edeceğim..

    Son olarak Aydın Bey'e tekrar teşekkür eder benim isteklerimi anlayıp Southampton'ı ve Lewis Dil Okulunu tavsiye ettiği için teşekkür ederim…

     

    Birol BİLGİLİ

    Uludağ Üniversitesi, Makine Mühendisiliği

    Lewis School Dil Okulunda Dil Eğitimi Aldı

    İngiltere, Southampton

  195. İdealsas
    Funda İbiş | 16.10.2012

    İngiltere'de yaşadığım hayat tecrübem anlatmakla bitmez

  196. İngiltere'de yaşadığım hayat tecrübem anlatmakla bitmez

    Merhabalar,

     

    29 haftalık gittiğim dil okulum ve sonrasında danışmanlık firmam yardımıyla ve ailemin desteğiyle 9 hafta daha uzatabildiğim dil kursum ve İngiltere'de yaşadığım hayat tecrübem anlatmakla bitmez. Brighton, yaşadığım şehir hem Londra'ya 1 saat uzaklıkta hem de trafikten uzak küçük ama bi o kadar da canlı bir yer.

    st giles dil okulları, ingiltre dil okulları

    Öğrenciler için çok ideal bir şehirdir, Brighton'da yaşayan insanlar çok cana yakın ve yardımseverler. İngiltere’ye ilk gittiğimde pahalı bir şehir olduğu için çalışmak istedim, şansımın yardımıyla bir Türk restoranında 5 ay boyunca garson olarak çalıştım, daha sonra okulum St. Giles dil Kursunun kütüphanesinde, kütüphane görevlisi olarak çalışmaya başladım. Aynı zamanda hem para kazanıyor, hem de ders çalışabiliyordum, Bi taraftan da dilim daha çok gelişiyordu. Hiç bir zaman öğrenci olduğumu unutmadım, Asyalılar kadar olmasa da gezmeye çalıştım.

    Diğer ülkelere ya da İngiltere’nin diğer şehirlerine gitmek için cazip fiyatlara turlar düzenleniyor, boş vakitlerimde birçok yer gezdim. Okulumdan bahsetmem gerekirse St Giles Dil Okulları, eğitim bakımından çok kaliteli bir okul. Her sorunumuzla okul müdürü birebir ilgilenip yardımcı olmaya çalışırdı, öğretmenleri deneyimli ve arkadaş canlısı kişiler, dersler çok eğlenceli geçerdi. Dediğim gibi yaşadığım anılar anlatmakla ve yazmakla bitmez.

     

    Gidilmesi, görülmesi ve öğrenilmesi gereken bir deneyim, sadece İngilizceyi değil, hayat tecrübesini kazandım. İdealsas’a çok teşekkür ederim...

     

    Funda İBİŞ

    Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi, İşletme

    St. Giles Brighton Dil Okulunda İngilizce Dil Eğitimi Aldı

    İngiltere, Brighton

  197. İdealsas
    Gülşah Saymaz | 16.10.2012

    Tekrar gitme şansım olsa yine gitmek isterim. Hem de tek başıma

  198. Tekrar gitme şansım olsa yine gitmek isterim. Hem de tek başıma

    Hiç yurtdışı deneyimi olmayan biri olarak İngiltere hakkında bazı önyargılarım vardı. Bu sebeple üniversiteden arkadaşımla aynı okula gitmeyi ve aynı aile yanında konaklamayı tercih ettim. Ancak İngiltere’ye gittiğim zaman zannettiğimden çok kolay bir hayatın beni beklediğini gördüm.

    Yağmurlu ve kasvetli hava durumu dışında bizi etkileyen olumsuz bir faktör yoktu. Yaşam kalitesi ve kültür seviyesi yüksek bir toplumla yaşamak oldukça kolay oldu. Yanında konaklama yaptığımız aile çok sıcakkanlı ve yardımseverdi. Konaklama süresince bize gerçek ailemiz gibi davranıp yakınlık gösterdiler. Sanılanın aksine İngiliz aileler oldukça sıcak insanlar.

    Günlük yaşam şartları Türkiye’ye kıyasla biraz pahalı. Ancak ailem sabah öğle ve akşam yemeklerimi hazırladığı için ekstra  benim inisiyatifimde olan harcamalardı. Harçlık bütçesini ayarlamak tamamen bana kalmıştı. Ulaşım ve okulun düzenlediği geziler biraz pahalı olsa da yeni yerler görmek pahalı oluşunu unutturan etmenler. Ayrıca otobüs ve trenlerin vaktinde durağa gelmeleri ve kalabalık olmaması da güzel yanlarından biriydi.

    Dil kursunun bitiminde öğleden sonralarımı gezip yeni yerleri keşfederek değerlendirdim. İngiltere Benim için gerçekten çok güzel bir deneyimdi. Hem İngilizce pratik yapma imkânı buldum hem farklı milletlerden arkadaşlar edindim.

     

    Tekrar gitme şansım olsa yine gitmek isterim. Hem de tek başıma ;)

     

    Gülşah SAYMAZ

    İstanbul Üniversitesi, Turizm İşletmeciliği

    CES Worthing Dil Okulunda İngilizce Dil Eğitimi Aldı

    İngiltere, Worthing

  199. İdealsas
    Yusuf  Küçükerkan | 18.03.2016

    23 Ocak – 02 Mart tarihleri arasında 6 hafta Stafford House School of English Lo

  200. 23 Ocak – 02 Mart tarihleri arasında 6 hafta Stafford House School of English Londra şubesinde genel İngilizce dil eğitimi aldım...

    Başlarken “İdealsas Yurtdışı Eğitim Danışmanlığı’na” çok teşekkür etmek istiyorum, onların titiz gayretleri sonucunda doğru bir okula geldim. 23 Ocak – 02 Mart tarihleri arasında 6 Hafta Stafford House School of English Londra Şubesinde Genel İngilizce Dil Eğitimi aldım.

     

     

    İngiltere’yi (Londra) seçtim çünkü İngilizcenin en güzel konuşulduğu yerin burası olduğuna inanıyorum. Kaldığım kısa süre içerisinde (6 hafta) dinamik, çok aktif bir yaşamla karşılaştım Londra’da. Holborn metrosundan giren ve çıkan insanların koşturmaları, ortalama 3’er dakikada bir gelen metro, nereye bakarsanız bakın çift katlı otobüsleri, hem sabah hem de öğleden sonra basılıp dağıtılan ücretsiz mini gazeteleri, en ufak ayrıntıların bile dikkat edilip göze alındığı İngiliz mimarisiyle donatılmış caddeleri, farklı kültürden insanların bir arada yaşayıp değişik renkler sergilemelerinden oluşan kozmopolit bir yaşam. İnsanları gayet kibar ve nazik örneğin bir insana yanlışlıkla dokunsanız sizin ilk başta ona özür dilemeniz beklenirken o kişiden ilk önce “sorry” kelimesini duymanız. Herhalde Kebabın Türkiye’den daha meşhur olduğu yer. Hemen hemen her yerde Türk restorandı ve bakkalı bulmak mevcut. Yaşam standardı pahalı bir ülke. Eğer Türkiye’yle kabaca bir fiyat kıyaslaması yaparsak fiyatların 2 katı civarında olduğunu söyleyebilirim. Buna rağmen oluşan pazardaki rekabet sayesinde ve araştırmalarınız sonucunda neyi nereden nasıl ve ucuz bir şekilde alabilmeniz mümkün. İnternet alışverişin halk arasında yaygın olduğu bu ülkede her türlü alışverişi internetten daha ucuza alabilirsiniz.

     

     

    Malumunuz ilkokuldan beri bizlere İngilizce öğreniriz bu süreç üniversite son sınıfa kadarda sürebilir. Fakat iki üç cümleyi seri şekilde kurup etkin iletişim kurmakta zorlanırız. Bu gayet normaldir. Dil öğrenmenin de belli bir safhaları vardır ve bunlardan en iyisi de dilin kullanıldığı yerde halkın içinde kültürüyle öğrenmektir. Eğer İngilizceyi bildiğinize inanıyor ve kendinize güveniyor olsanız bile bence yut dışında bir deneyim kazanmanız, yeni değişikliklere olanak sağlamanız açısından bir de deplasmana çıkmayı tavsiye ederim. Görebileceğiniz bir yenilik, değişik bir fikir, tanışacağınız kişilerdeki azim kararlılık sizin ilerideki yaşamınızın şekillenmesinde etkin rol oynayabilir.

    Okula gelince, muhtelif fiyatlarda okul bulmanız mümkün. Fakat benim gibi eğer süreniz kısıtlı ise ve kaliteli bir eğitimi iyi bir kadrodan, modern sistemlerle donatılmış akıllı sınıflarından ve tertemiz bir ortamdan almak istiyorsanız gerçekten Stafford House College doğru bir adres derim.  

     

    Yusuf KÜÇÜKERKAN

    Fatih Üniversitesi, İşletme öğrencisi

    Stafford House Londra Dil Okulunda İngilizce dil eğitimi aldı

    İngiltere, Londra 

  201. İdealsas
    Özden Ergin | 18.03.2016

    Biz Türk kızları olarak bu tip programlara cesaretsiziz. Biraz cesaret, hayat ko

  202. Biz Türk kızları olarak bu tip programlara cesaretsiziz. Biraz cesaret, hayat kolay değil ama inanın değecektir...

    Merhabalar…

     

    Gelmek isteyen arkadaşlar için biraz bilgiler vereyim. İlk haftaları da ki dil eğitimi süresince yanında kaldığım aile harikaydı. Hala da görüşüyoruz :)  Okul ortamı da güzeldi. Hocalar gerçekten cana yakınlar ve iyiler. Kantin yemekleri fena değil hatta ben çalıştığım hotelin restoranında çalışırken bazen okuldaki yemekleri arıyordum. Çalıştığım restoran çok kaliteli bir yerdi herkes çok iyiydi ama ben sadece iki aya yakın kalabildim. Şuan otelde housekeping olarak çalışıyorum. Burası da fena değil. Kaldığımız ev güzel, yemeklerimizi kendimiz yapıyoruz. Tayvanlı bir kız arkadaşla ve Fransız bir çocukla kalıyoruz. Güzel bir ortam var evde herkes saygılı birbirine. Burada öyle kız erkek ayrımı yok onu belirtiyim (ama odalar ayrı tabi) Okulda her hafta sosyal faaliyetler, programlar oluyordu, ben katılmaya çalışıyordum. Çalıştığınız yerler de şehir merkezine yakın değildi, iki yerde merkeze 45 dk. otobüsle ama bir sure sonra yakın geliyor.

     

     

    Her şey bir yana ufkunuz genişliyor her ülkeden insanlarla karşılaşıyorsunuz. Kültürleri, yaşam düşünceleri hepsi çok değişik :). Her türlü duyguyu da yaşıyorsunuz. Seviyorsunuz, ağlıyorsunuz, kavga ediyorsunuz, sıkılıyorsunuz, güzel arkadaşlıklar kuruyorsunuz. Umarım bu bilgiler gelmeyi düşünen arkadaşlar için yeterlidir. Bizle Türk kızları olarak bu tip programlara cesaretsiziz. Biraz cesaret, hayat kolay değil ama inanın değecektir.

     

     

    Saygılarımla…

     

    Özden ERGİN

    Anadolu Üniversitesi, İşletme öğrencisi

    Stafford House Canterbury Dil Okulunda İngilizce dil eğitimi aldı

    İngiltere, Canterbury 

  203. İdealsas
    Melike Uzun | 18.03.2016

    Hedefime ulaşmamda bana büyük yardımda bulunan İdealsas’a sonsuz teşekkürler…

  204. Hedefime ulaşmamda bana büyük yardımda bulunan İdealsas’a sonsuz teşekkürler…

    Geleceğim ve kişisel gelişimimde yapmış olduğum bu yatırımda benim için önemli olan güvenirlik, profesyonel destek ve gösterdiğim çabayı boşa çıkartmayacak bir organizasyondu. Bunu da İdealsas’da buldum.

     

    Tarafıma verilen bilgiler, önerilen yer ve okul gerçekten benim için doğru bir kararmış. Okulum muhteşemdi. Dersler çok neşeli, sınıf olarak gruplar halinde yaptığımız alıştırmalar ve yarışmalar sayesinde öğrenmeye teşvik ediciydi. Arkadaşlarımla hem eğleniyor hem de değişik kültürler öğreniyorduk. Öğretmenlerimin performansı ve bizimle olan birebir ilgisi daha da motive ediciydi. Bilgisayar odası ve laboratuvar çalışmalarından büyük keyif aldım ve bunlar sayesinde iletişimimin ilerlediğini hissettim.

     

     

    Tabi ki bu iletişimimin gelişmesinde yanında kaldığım ailenin desteğini unutamam. Bana göstermiş oldukları ilgi ve yakınlık sayesinde daha çabuk adapte oldum. Derslerime de yardımcı oluyorlardı ve benimle sürekli konuşuyorlardı. Onlar sayesinde birçok yeni İngilizce kelime öğrendim.

     

    Brighton benim için unutulmaz. Orada, hepsini teker teker yazmam imkânsız olan birçok anım var. Tanıştığım ve güzel dostluklar kurduğum arkadaşlarım ve aileyle de hala görüşüyorum.

     

     

    Hedefime ulaşmamda bana büyük yardımda bulunan İdealsas’a sonsuz teşekkürler…

     

    Saygılarımla,

    Melike UZUN

    Balıkesir Üniversitesi, İşletme öğrencisi

    SNT Bournemouth Dil Okulunda İngilizce dil eğitimi aldı

    İngiltere, Bournemouth

  205. İdealsas
    Burak Macit | 15.10.2015

    Work&Travel programında gezmek için büyük paralara gerek de yok...

  206. Work&Travel programında gezmek için büyük paralara gerek de yok...

    Work and Travel Programını seçmenizdeki temel sebep neydi?

    İngilizcemi geliştirmek, değişik bir ülke görmek ve farklı kültürlerden insanlarla arkadaşlıklar kurmak bunları yaparken de aileme çok fazla yük olmadan kendi harçlığımı orada çalışarak çıkarabileceğim bir program olduğu için tercih ettim…

     

    Work and Travel Programına katılmadan önce çekinceleriniz var mıydı? Varsa bunlar nelerdi?

    Evet vardı… Programa katılıp yurtdışına çıkınca söz verilenin aksine iş ve kalacak yerin ayarlanmamış olmaması korkusu vardı ki, böyle bir şeyle karşılaşmadık. İşim de Konaklayacağım yer de ayarlanmıştı.

     

    Sizin gibi gitmek programa katılmayı düşünen arkadaşlara ışık tutması açısından Başvuru sürecinde neler yaşadınız? Tecrübelerinize dayanarak onlara vereceğiniz tavsiyeler var mı?      

    Bu konu ile ilgilenen tüm firmaları gezmeleri ve akıllarına yatan en mantıklı açıklama yapan firmayı bulmalarıdır. İdealsas’ı seçmemizin sebebi ise çalışacağımız işi kendimizin seçme imkânı sunmasıydı. Diğer firmalarda bu imkânın sunulmadığını biliyordum. Onların gösterdiği işleri seçmek zorundaydık.                  

     

     

    İdealsas aracılığı ile bu programa katılmış biri olarak, iyi ki İdealsas'ı seçmişim dediğiniz durumlar oldu mu? Yani orada firmadan dolayı mağdur olmuş öğrencilere rastladınız mı? "W&T programını seçerken firma tercihi sizce ne kadar önemli" ?

    Evet oldu. Kendi ülkemizden olmasa da başka ülkelerden mağdur olan insanlar gördük. İnternetten takip ettiğim kadarıyla da mağdur olmuş çalıştığı ve kaldığı yerdeki koşulları çok kötü olan birkaç kişi olduğunu biliyorum… Firma tercihi çok önemli ben flas eğlence parkında çalıştım. Çok büyük bir firma olduğundan 150 tane international üniversite öğrencisi ile çalışma ve aynı yerde yaşama imkânı buldum. Yaklaşık 2000 çalışanı günlük 10.000 müşterisi ile yeni arkadaşlıklar kurma değişik bir kültürü tanıma imkânı oldukça fazlaydı. Ayrıca büyük işyerlerinde çalıştığınızda çalıştığınız bölümü değiştirme ya da kendine uygun bir iş seçme gibi imkânları da daha kolay oluyor.

     

    İngilizceniz gitmeden önce ne seviyedeydi, gidip-geldikten sonra ne durumda? Bu programın size dil eğitiminize ciddi bir katkısı oldu mu?

    Okuma ve yazma anlamında iyi fakat konuşma ve olarak kötüydü.. Gitmeden önce derdimizi zor anlatırken döndüğümüzde her türlü konuda çok rahat anlaşabileceğimiz seviyeye geldi fakat gerçek anlamda bir dil eğitimi düşünülüyorsa o bile hakim olunup konuşulan her şeyi anlamak gibi bir amaç güdülüyorsa work&travel yerine daha uzun vadeli bir dil kursuna kayıt yaptırılmasını tavsiye ederim…

     

    Gitmeden önce işiniz belli miydi? Orada ne iş yaptınız? İşinizden memnun kaldınız mı? Ne tür işler yapılabilir?

    İşimiz belliydi. Eğlence parkında admission bölümünde sezonluk kart verme bilet kesme gibi işlerde çalıştım. Sezon sonuna doğru roller coster’larda ride operatörlük gibi işlerde de çalıştım. Çalıştığım işlerde memnun kaldım…

     

    Günde kaç saat çalıştınız? Mesai olarak çalışmak mümkün mü ya da ek olarak ikinci bir iş de çalıştınız mı?

    Haftada 40 saat çalışıyordum… Mesai olarak her departmanda çalışmak mümkün değil seçtiğiniz bölüme göre de çok çalışmayı ya da az çalışmayı seçmiş oluyorsunuz. İkinci bir iş bulmak çok kolay bir çok yerde iş imkânı var. Tabi ulaşım sorununuz yoksa…

     

    İş hayatında ne gibi zorluklarla karşılaştınız? Bunları nasıl aştınız? Öğrencilere tavsiyeleriniz nelerdir?

    İş hayatında en düşük saat ücretli daha az sorumluluklu ve en kolay işleri seçtiğimden büyük zorluklar yaşamadım…

     

    Amerika'da hangi eyalete gittiniz. Hangi şehirde idiniz? Gittiğiniz şehirde sosyal hayat, farklı kültürlere bakış, güvenlik, ulaşım, beslenme, konaklama vs nasıldı? Kısacası memnun kaldınız mı? Yaşadığınız ilginç anekdotları anlatabilir misiniz?

    Maryland eyaletine gittim yaşadım yer Laurel di… Washıngtona 45dk. New York'a 4 saat uzaklı olması gezme açısından bize çok faydalı oldu. Yaşadığımız yer çoğunlukla siyahların yaşadığı bir bölgeydi ama öyle filmlerde gördüğümüz korkulacak tipler falan değiller insanlara karşı çok sıcak ve yardımseverler. Ulaşım ve konaklama çalıştığımız iş yeri tarafından ayarlanmıştı. Konaklama ücreti haftalık pay check’lerimizden kesiliyordu.

     

     

    Amerika gerçekten filmlerdeki gibi büyüleyici bir ülkemi yoksa belli bir süre sonra çok sıradanlaşıyor mu?

    Elbetteki Washington da Beyaz Sarayı görmek Pentagon'a gitmek Lincoln'u Capitol'u görmek MCI Center'da maç seyretmek New Yorkta Times Meydanında dolaşmak, Özgürlük Anıtı'na İkiz kulelere gitmek Wall Street'te dolaşmak, Empire State'in en üstünden şehri seyretmek Central Parkta gezinmek Brooklyn köprüsünden geçmek bunların büyüleyici şeyler olmadığını söylemek yalan olur… Tabii unutmamak gerekir orada belli zamanlarda bu aktiviteleri yapabiliyorsunuz. Çalıştığınız İşyerinin kurallarına göre davranmak zorundasınız…

     

    İş dışı zamanlarda neler yaptınız? Hangi şehirlere gittiniz? Ulaşımınızı nasıl sağladınız? Gezmek için çok büyük paralar ayırmak gerekiyor mu?

    Ulaşım için büyük paralar gerekmiyor hatta uçak ile bile çok uzak eyaletler görmeye gidilebilir Gezi için büyük paralara gerek de yok. Ama yapacağınız şeyleri biraz sınırlamanız gerekiyor.

     

    Konaklamanızı kim ayarladı? Nerede kaldınız? Ne kadar para ödediniz?

    Haftalık 84 dolar kira ödüyorum. Firma tarafından burası ayarlanmıştı. Çalıştığımız yere 40 dk uzaklıkta içerisinde yüzme havuzu fitness salonu tenis kortu olan bir site de kaldık. Evlerde 4 kişi kalıyorduk…

     

    Yaşam masrafı olarak yani cep harçlığı olarak aylık ne kadar bir bütçe gerekiyor?

    Aylık 350 dolar konaklama – 75 dolar ulaşım – 150 dolar beslenme – 250 dolarda gezme

    İçin ayırtılabilir. Aylık olarak da ortalama 900-1600 dolar arası kazanılabilir…

     

    Gitmeden önce ne kadar bir bütçeniz vardı? Orada ne kadar kazanabildiniz?

    Gitmek için harcadığınız parayı kazanabilmek mümkün mü? Gitmeden önce cebinde 1000 dolarım vardı. Vergi ve kira düşüldükten sonra elime 2000 Dolar para geçti. Ben kazandığım tüm parayı gezmeye ve alış veriş harcadım. Ama tanıdığım birçok kişi bu program için harcadıkları paranın büyük bir kısmını kazanarak geri döndüler…

     

     

    Burak MACİT

    Yıldız Teknik Üniversitesi, İşletme öğrencisi

    İdeal Work and Travel katılımcımız

    ABD, Maryland Eyaleti’nde çalıştı

     

  207. İdealsas
    Seçkin Keleşoğlu | 15.10.2015

    Gitmeden önce eğlence parkında çalışacağımı biliyordum fakat ne işi yapacağım ne

  208. Gitmeden önce eğlence parkında çalışacağımı biliyordum fakat ne işi yapacağım net değildi...

    Work and Travel Programını seçmenizdeki temel sebep neydi?

    Özellikle yurt dışını görmek. Farklı kültürleri tanımak. Değişik arkadaşlıklar kurmak. Gezmek

     

    Work and Travel Programına katılmadan önce çekinceleriniz var mıydı? Varsa bunlar nelerdi?

    Hiç bilmediğim bir yere gitmenin verdiği tedirginlik.

     

    Sizin gibi gitmek programa katılmayı düşünen arkadaşlara ışık tutması açısından Başvuru sürecinde neler yaşadınız? Tecrübelerinize dayanarak onlara vereceğiniz tavsiyeler var mı? 

    Gidecekleri yeri iyi seçmeliler. Evraklarını büyük bir titizlikle hazırlamalılar. Kendileri fazla kaptırmamalılar. Vizenin alınamaması çok büyük hayal kırıklığı doğurabilir.

     

     

    İdealsas aracılığı ile bu programa katılmış biri olarak, iyi ki İdealsas’ı seçmişim dediğiniz durumlar oldu mu? Yani orada firmadan dolayı mağdur olmuş öğrencilere rastladınız mı? “W&T programını seçerken firma tercihi sizce ne kadar önemli” ?

    Çok önemli. İdealsas`ın, iş tercihi sırasında iş seçeneklerini netten online olarak görebilmemi sağlaması benim için ikinci etken oldu. Birinci etken ise referans almam. Mağdur kalan arkadaşla karşılaşmadım fakat mağdur olanlar olduğunu duydum (otel rezervasyonu yapılmamış, taahhüt edilen işi yok gibi)

     

    İngilizceniz gitmeden önce ne seviyedeydi, gidip-geldikten sonra ne durumda? Bu programın size dil eğitiminize ciddi bir katkısı oldu mu?

    Hazırlık sınıfını okumuş her öğrenci teknik olarak İngilizceyi öğrenmiş olabilir fakat uygulamaya gelince çuvallar. Bu sebeple sürekli orada İngilizce konuşarak dilini iyi bir düzeye getirebilir. Benim de İngilizcemde fark edilir bir ilerleme oldu

     

    Gitmeden önce işiniz bellimiydi? Orada ne iş yaptınız? İşinizden memnun kaldınız mı? Ne tür işler yapılabilir?

    Gitmeden önce eğlence parkında çalışacağımı biliyordum fakat ne işi yapacağım net değildi çünkü yapılacak iş oraya gidince seçiliyor. Eğlence parkındaki iş çeşitleri: lifeguard, security, admission, food service, park service.

     

    Günde kaç saat çalıştınız? Mesai olarak çalışmak mümkün mü ya da ek olarak ikinci bir iş de çalıştınız mı?

    Haftada minimum 40 saat idi fakat parkta çok müşteri olmadığı zamanlar erken gönderdikleri oluyordu böylece haftalık çalışma saati 40 saatin altına inebiliyordu. Mesai ücreti almıyorduk. 40 saatin üstüde aynı ücretlendiriliyordu. 2. bir işte çalışma imkânı var fakat şarlar çok zorlaşır.

     

     

    İş hayatında ne gibi zorluklarla karşılaştınız? Bunları nasıl aştınız? Öğrencilere tavsiyeleriniz nelerdir?

    İlk günlerde çok yabancılık çektik. Fakat bu zamanla aşıldı. Çünkü herkes bizim gibi ve herkes birileriyle tanışma çabası içerisindeydi

     

    Amerika’da hangi eyalete gittiniz. Hangi şehirde idiniz? Gittiğiniz şehirde sosyal hayat, farklı kültürlere bakış, güvenlik, ulaşım, beslenme, konaklama vs nasıldı? Kısacası memnun kaldınız mı? Yaşadığınız ilginç anekdotları anlatabilir misiniz?

    Maryland, Laurel. Washington`a yakın olduğu için gezecek yer bulmakta sıkıntı çekmedik. Fakat toplu taşıma olayı çok zayıf. Hatta yok gibi bir şey. Çünkü herkesin aracı var ve yakıt çok ucuz. Ulaşım konusu, Washington metrosu yakın olduğumuz için pek problem teşkil etmedi fakat şehirden uzakta yaşayan arkadaşlar için büyük sıkıntı olabilir.

     

    Amerika gerçekten filmlerdeki gibi büyüleyici bir ülkemi yoksa belli bir süre sonra çok sıradanlaşıyor mu?

    Kesinlikle hayır, gayet sıradan. Fakat alıştıktan sonra, yani ülkemize göre sıra dışı olan sosyal düzene ve temizliğe alışmak gerek.

     

     

    İş dışı zamanlarda neler yaptınız? Hangi şehirlere gittiniz? Ulaşımınızı nasıl sağladınız? Gezmek için çok büyük paralar ayırmak gerekiyor mu?

    Haftada 4 gün çalışıp 3 gün geziyorduk. Bol bol gezdik yani. Gezmek için çok para harcamak kendi elinizde fakat şehir içi ulaşım çok büyük para değil örneğin evden Washington`a gitmek 3,5 $`a mal oluyordu.

     

    Konaklamanızı kim ayarladı? Nerede kaldınız? Ne kadar para ödediniz?

    İşyeri ayarladı ve çok güzeldi. Amerikan vatandaşlarının da kaldığı, merkezi kliması, her türlü ev gereçlerinin içinde olduğu, havuzu ve fitness salonu olan bir sitede kaldık. Haftalık 84$ maaşımızdan kesiliyordu.

     

    Yaşam masrafı olarak yani cep harçlığı olarak aylık ne kadar bir bütçe gerekiyor?

    Haftada bütün giderler (vergi, konaklama, işyerine ulaşım gibi) çıkınca net 100$ gezmek ve yiyecek için yeterli. (kendini fazla yormak, para biriktirmek isteyenler hariç)

     

     

    Gitmeden önce ne kadar bir bütçeniz vardı? Orada ne kadar kazanabildiniz? Gitmek için harcadığınız parayı kazanabilmek mümkün mü?

    Yanıma 1000$ harçlık aldım. Para kazanmak amacım olmadığı için dönerken sadece 200$ gibi yol harçlığı vardı. Orada da kendimi yormadan, haftalık geçimimi sağlayacak kadar çalıştım

     

     

    Seçkin KELEŞOĞLU

    Yıldız Teknik Üniversitesi, İşletme öğrencisi

    İdeal Work and Travel katılımcımız

    ABD, Maryland Eyaleti’ndeçalıştı

     

  209. İdealsas
    Rıza Oğuzhan Akaydın | 15.10.2015

    2 ay kadar çalıştıktan sonra da 4 arkadaş Florida’ya tatile gittik. Bu tatil içi

  210. 2 ay kadar çalıştıktan sonra da 4 arkadaş Florida’ya tatile gittik. Bu tatil için yine bir araba kir...

    Work and Travel Programını seçmenizdeki temel sebep neydi?

    Bu programı seçmemin temel sebebi öncelikle günümüzde tüm üniversite öğrencilerinin ortak sorunu olan İngilizce problemimi çözmekti. Ayrıca değişik kültürler tanımak, yabancı bir ülkede yaşamı görmek fikri bu programı seçmemde etkili oldu.

     

    Work and Travel Programına katılmadan önce çekinceleriniz var mıydı? Varsa bunlar nelerdi?

    Herkes gibi benim de bazı çekincelerim vardı. Öncelikle daha önce yurtdışı deneyimim olmadığı için neyle karşılaşacağımı bilmiyordum. Ayrıca İngilizce seviyemin yeterli olup olmayacağı konusunda biraz endişeliydim.

     

    Sizin gibi gitmek programa katılmayı düşünen arkadaşlara ışık tutması açısından Başvuru sürecinde neler yaşadınız? Tecrübelerinize dayanarak onlara vereceğiniz tavsiyeler var mı? 

    Başvuru sürecinde pek zorlukla karşılaşmadım. İbrahim Bey’in rehberliğinde işlemler sadece birkaç günümü aldı. Öğrencilerin en çok çekindiği konu olan konsolosluktan vize almak da son derece kolay oldu. Konsolosluğa gitmeden önce İbrahim Bey bana orda karşılaşabileceğim sorular ve benim vermem gereken cevaplar konusunda rehberlik etti. Benim öğrencilere tavsiyem bu programa katılmaya karar verdikten sonra danışmanlık şirketlerine güvenmeleri ve hiçbir konuda endişe etmemeleridir. 

     

     

    İdealsas aracılığı ile bu programa katılmış biri olarak, iyi ki İdealsas'ı seçmişim dediğiniz durumlar oldu mu? Yani orada firmadan dolayı mağdur olmuş öğrencilere rastladınız mı? "W&T programını seçerken firma tercihi sizce ne kadar önemli" ?

    Bence Work and Travel programını seçerken en önemli konulardan biri firma tercihidir. Ben bu programa katılmaya karar verdikten sonra en az 5 değişik firmayla görüştüm. Bu firmalardan bazıları bana güven vermedi, bazılarının ise benimle yeteri kadar ilgilenmediğini düşündüm. En son olarak İdealsas'a geldiğimde hem aradığım güven ortamını hem de beklediğim ilgiyi İdealsas’da buldum. İdealsas’ı seçmemin temel nedenlerini bu şekilde belirtebilirim. Öğrencilere tavsiyem firma tercihine önem versinler, bu program için gerçekten önemli bir husus.

     

    İngilizceniz gitmeden önce ne seviyedeydi, gidip-geldikten sonra ne durumda? Bu programın size dil eğitiminize ciddi bir katkısı oldu mu?

    Gitmeden önce burada İngilizce kursuna giderek İngilizcemi biraz geliştirmiştim. Ama pratik yapma şansım olmadığı için konuşma konusunda problemim vardı. Bu programın bana en büyük katkısı İngilizce konuşurken yaşadığım tedirginliği üzerimden atmamdı

     

    Gitmeden önce işiniz bellimiydi? Orada ne iş yaptınız? İşinizden memnun kaldınız mı? Ne tür işler yapılabilir?

    Gitmeden önce işim ve kalacağım yer belliydi, Alabama eyaletinde büyük bir eğlence parkında ride operatör olarak çalıştım, işimden çok memnundum. Görevim parktaki aletleri çalıştırmak, insanlara yardımcı olmaktı. Benim öncelikli amacım insanlarla sürekli iletişim içinde olarak İngilizce pratik yapabileceğim bir işte çalışmaktı ve bu amacımı gerçekleştirdim. Bu programda herkesin amacına göre bir iş bulması mümkün.

     

    Günde kaç saat çalıştınız? Mesai olarak çalışmak mümkün mü ya da ek olarak ikinci bir iş de çalıştınız mı?

    Günde 10 saat ve haftada 6 gün çalıştım ama bu çalıştığınız yere göre değişen çok göreceli bir durum, genel bir ifade kullanmak yanlış olur. Benim çalışma saatlerim uygun olduğu için ek iş bulmama gerek yoktu ama kesinlikle ek iş bulma veya çalıştığınız işi değiştirme imkânı her zaman vardı.

     

    İş hayatında ne gibi zorluklarla karşılaştınız? Bunları nasıl aştınız? Öğrencilere tavsiyeleriniz nelerdir?

    İş hayatında çok fazla zorlukla karşılaşmadım, her türlü sorunumda çalıştığım yerdeki yöneticiler yardımcı oluyorlardı.

     

    Amerika'da hangi eyalete gittiniz. Hangi şehirde idiniz? Gittiğiniz şehirde sosyal hayat, farklı kültürlere bakış, güvenlik, ulaşım, beslenme, konaklama vs nasıldı? Kısacası memnun kaldınız mı? Yaşadığınız ilginç anekdotları anlatabilir misiniz?

    Amerika’da Alabama eyaletinde, Bessemer şehrinde kaldım. Gittiğim şehirde sosyal hayat konusunda biraz problemim vardı. Şehir merkezinden biraz uzakta kalıyordum, sadece izin günlerimde şehre gezmeye gitme şansım oluyordu. İnsanların farklı kültürlere bakışı çok değişkendi. Genellikle beyaz Amerikalılarla hiç problemim olmadı ama zenciler bu konuda bize pekiyi davranmıyorlardı. Kaldığım eyaletin %70’i zenci olduğu için bu konuda biraz sorunum vardı. Konaklama, beslenme konuları ilk bir haftadan sonra halledilebilecek küçük problemler. Güvenlik konusunda bir sıkıntı yaşamadım, kaldığım yer de çalıştığım yer de bu konuda çok iyiydi. Ulaşım olarak ise Amerika’da genel bir problem var, toplu taşıma yaygın değil. Ama bu sorunu çözmek için araba kiralamak hatta satın almak mümkün. Amerika’da araba kullanmak Türkiye’ye oranla çok kolay, kiralama maliyetleri ucuz olduğu için bu iyi bir çözüm.

     

    Amerika gerçekten filmlerdeki gibi büyüleyici bir ülkemi yoksa belli bir süre sonra çok sıradanlaşıyor mu?

    Amerika’nın birçok yeri gerçekten çok güzel. Benim belli bir süre çalıştıktan sonra gezme şansım da oldu ve gerçekten büyüleyiciydi. Çalışırken bazı günler hayatın çok sıradan olduğunu düşünebilirsiniz ama bence gezmek için de mutlaka zaman ayırın.

     

    İş dışı zamanlarda neler yaptınız? Hangi şehirlere gittiniz? Ulaşımınızı nasıl sağladınız? Gezmek için çok büyük paralar ayırmak gerekiyor mu?

    Haftada bir gün iznim vardı, genellikle araba kiralayıp yakınlardaki şehirleri gezerek zaman geçiriyordum. Alabama eyaletinde Hoover, Birmingham, Bessemer gibi şehirleri genelde izin günlerimde gezdim. Buralarda alışveriş yapma imkânım da oluyordu. 2 ay kadar çalıştıktan sonra da 4 arkadaş Florida’ya tatile gittik. Bu tatil için yine bir araba kiraladık ve bir haftada bütün Florida eyaletini gezdik. Orlando, Daytona, Miami, Jacksonville, St Augustine gezdiğimiz yerlerden bazıları… Böyle bir tatil için büyük paralar ayırmak gerekmiyor, iki haftalık kazandığımız paradan daha fazlasını harcamadık diyebilirim.

     

     

    Konaklamanızı kim ayarladı? Nerede kaldınız? Ne kadar para ödediniz?

    Konaklamamızı İdealsas’tan İbrahim Bey ben gitmeden önce ayarlamıştı. Çalıştığım yer yakınlarında bir otelde kaldım, haftalık 127 dolar para ödedim. Ama şöyle bir durum var; ben oraya yanımda bir arkadaşımla gittim ve otelde odalar 4 kişilikti. Dolayısıyla biz 4 kişilik odada 2 kişi kaldığımız için 127 dolar ödemek zorunda kaldım,4 kişi kalan arkadaşlarımız vardı ve haftalık adam başı 63,5 dolara kalabiliyorlardı.

     

    Yaşam masrafı olarak yani cep harçlığı olarak aylık ne kadar bir bütçe gerekiyor?

    Yaşam masrafı olarak aylık ortalama 500 dolarla geçinebilirsiniz.

     

    Gitmeden önce ne kadar bir bütçeniz vardı? Orada ne kadar kazanabildiniz? Gitmek için harcadığınız parayı kazanabilmek mümkün mü?

    Giderken yanımda 550 dolar vardı ve bu bana 2 hafta rahatlıkla yetti. 2 hafta sonra para kazanmaya başladım ve ondan sonra kazandığım parayla yasamaya başladım. Orada aylık 1500-1700 dolar kazanabiliyordum. Gitmek için harcadığınız parayı çıkarmanız mümkün ama eğer hem gezmek, hem alışveriş yapmak, hem para biriktirmek isterseniz biraz zorlanabilirsiniz. Açıkçası ben para kazanmayı 2. planda düşünmüştüm, öncelikli olarak İngilizcemi geliştirmek ve gezmek amacım vardı. Amaçlarımı bir ölçüde gerçekleştirdiğimi düşünüyorum, bu programa katıldığım için memnunum.

     

    Program sonunda size sunulan gezi ve seyahat hakkını kullandınız mı? Program sonu gezisini yeni katılımcılara tavsiye eder misiniz? Bu gezi çok maliyetli oldu mu? Hangi eyaletleri gördünüz?

    Ben herkese mutlaka gezmelerini tavsiye ederim, çünkü çok büyük bir tecrübe bence. Birçok insanın rüyalarını süsleyen Amerika’ya kadar gidip gezip görmeden dönerseniz gerçekten yazık olur.

     

     

    Rıza Oğuzhan AKAYDIN

    Marmara Üniversitesi, İşletme öğrencisi

    İdeal Work and Travel katılımcımız

    ABD, Alaska Eyaleti’nde çalıştı

     

  211. İdealsas
    İsa Pedük | 15.10.2015

    Gitmeden önce yanımda 1.000 Dolar vardı orada 3,5 ayda yaklaşık olarak 4.500 Dol

  212. Gitmeden önce yanımda 1.000 Dolar vardı orada 3,5 ayda yaklaşık olarak 4.500 Dolar kazandım...

    Work and Travel Programını seçmenizdeki temel sebep neydi?

    Her şeyden önce Amerika’yı görmekti amacım. Türkiye de herkesin bir Amerika rüyası vardır. Yani bizim ülkede Amerika oldukça popular bir ülke bu popülaritesinde sanırım birçok ırkı bir arada bulundurmasına ve bunların hepsine eşit mesafede durmasına borçlu her ne kadar 11 Eylül’den sonra bu özgürlük alanı kısıtlansa da gerçekten Amerika herkesin gidip görmesi gereken bir yer

     

    Work and Travel Programına katılmadan önce çekinceleriniz var mıydı? Varsa bunlar nelerdi?

    İşin açıkçası her şeyi göze almıştım. Yani her şeye hazırlıklıydım zaten bu yüzden oralarda karşılaştığım olumsuzluklar beni etkilemedi. Ama gideceğim yere ilişkin olarak merak ettiğim şeylerde yok değildi: acaba iş güzel olacak mı? Gittiğim yer güzel bir yer mi? İngilizcemi ne ölçüde geliştirebileceğim?

     

    Sizin gibi gitmek programa katılmayı düşünen arkadaşlara ışık tutması açısından Başvuru sürecinde neler yaşadınız? Tecrübelerinize dayanarak onlara vereceğiniz tavsiyeler var mı? 

    Arkadaşların her şeyden önce gidecekleri iş ve yer hakkında mümkün olduğunca fazla bilgi edinmelerinde yarar var çünkü orda bizzat gördüm ki bazı arkadaşlar çok iyi şartlarda çalışırken bazıları için bunları söylemek gerçekten çok zordu. En önemlisi buradan giderken iyi bir kalacak yer bulmak buradan gittiğinizde gerçekten iyi bir iş ve kalacak yere sahipseniz alışma döneminde zorluklarla karşılaşmıyorsunuz. Alışma döneminden sonrası ise kolay çünkü sorun çıksa bile onunla baş etmesini öğreniyorsunuz. 

     

    İdealsas aracılığı ile bu programa katılmış biri olarak, iyi ki İdealsas'ı seçmişim dediğiniz durumlar oldu mu? Yani orada firmadan dolayı mağdur olmuş öğrencilere rastladınız mı? "W&T programını seçerken firma tercihi sizce ne kadar önemli" ?

    Yukarıda da bahsettiğim gibi kalacak yer ve iş en önemlisi bunlar bunları da zaten danışmanlık firması sağlıyor. Ben İdealsas'ı seçtiğim için memnundum çünkü işim ve kalacak yerim açısından bir sorunla karşılaşmadım. Ayrıca İbrahim Bey ve çalışma arkadaşlarının güler yüzlü davranışları ve yardımseverliklerini de söylemeden geçemeyeceğim.

     

    İngilizceniz gitmeden önce ne seviyedeydi, gidip-geldikten sonra ne durumda? Bu programın size dil eğitiminize ciddi bir katkısı oldu mu?

    İngilizcemi geliştirdim ama beklentilerimi karşılamadı sanırım bunda da Türk arkadaşlarla kalmam etkili oldu her ne kadar buradan giderken herkes dilinin gelişmesi için Türklerle kalmaması gerektiğini bilse de iş maliyetleri düşürmeye geldiğinde bir anlamda buna mecbur kalıyorsunuz. Çünkü hemen araba almak ve istediğiniz bir yerde oturmak istiyorsanız ilk yapmanız gereken birkaç arkadaş bulmak ve o anda aklınıza ilk gelenler sizinle aynı sorunları yaşayan Türk arkadaşlar.

     

     

    Gitmeden önce işiniz belli miydi? Orada ne iş yaptınız? İşinizden memnun kaldınız mı? Ne tür işler yapılabilir?

    İşim belli idi Alabama eyaletinde bir eğlence parkında çalışacaktım. Orada food and baverage departmanında kasiyer olarak çalıştım. 2,5 ay burada çalıştıktan sonra Pensilvanya eyaletine geçtim burada 1 ay bir çikolata fabrikasında ve Wendy’s de çalıştım. Ondan sonrada New York a geçtim.

     

    Günde kaç saat çalıştınız? Mesai olarak çalışmak mümkün mü ya da ek olarak ikinci bir iş de çalıştınız mı?

    Bu değişiyor örneğin ilk işimde haftada 65–70 saat çalıştım. Ama bu çalışma saatleri sabit değil yani onlar yoğunluklarına göre size çalışma saatleri veriyor. Bu da bazen problem yaratıyor ama çoğu zaman ikinci bir iş bulma şansınız oluyor mesela ben Pensilvanya da iki işte çalıştım. Fazla mesai ise ancak sezonluk olmayan işlerde mümkün oluyor maalesef bizim ilk işimiz sezonluk olduğu için mesai alamadık.

     

    İş hayatında ne gibi zorluklarla karşılaştınız? Bunları nasıl aştınız? Öğrencilere tavsiyeleriniz nelerdir?

    Bir kere çalıştığınız işler basit nitelikte işler bu yüzden çok büyük beklentilere sahip olmamak gerekiyor. Gerçi bu direkt sizin işle ilgili yani farklı yerde aynı işi yapan iki kişiden işleri hakkında farklı duyumlar aldığınız oluyor biri işinden çok memnun iken diğeri hiçte memnun olmayabiliyor. Yani bu biraz şans ben şanslıydım çünkü ilk işimde gerek çalışma şartları gerekse üstlerimin bana karşı tutumları son derece iyi idi. burada benim supervisor'ım olan Chris’e teşekkür etmeden geçemeyeceğim. Gerçekten bana çok yardımları dokundu. Yine aynı şekilde tüm Visionland personelinin karşılaştığımız sorunlar karşısında takındıkları tutum gerçekten beni duygulandırmıştı. Buradan bir kez daha sizin aracılığınızla hepsine teşekkür ediyorum.

     

    Amerika'da hangi eyalete gittiniz. Hangi şehirde idiniz? Gittiğiniz şehirde sosyal hayat, farklı kültürlere bakış, güvenlik, ulaşım, beslenme, konaklama vs nasıldı? Kısacası memnun kaldınız mı? Yaşadığınız ilginç anekdotları anlatabilir misiniz?

    İlk olarak Alabama eyaletine gittim burada Birmingham diye bir şehirde kaldık bir süre bir otelde kaldık ama otelin pek güvenli olmamsı sebebi ile oradan ayrılıp bir apartmana taşındık. Güvenlik açısından bir sorunla karşılaşmadım. Beslenme ise daha çok fast food lar aracılığı ile oluyor çünkü en ucuzu onlar birde apartmana taşınmaya başladıktan sonra kendimiz yemek pişirmeye başladık. Her ne kadar yorucu bir günden sonra eve gelip yemek pişirmek insana bazen zor geliyor ise de sanırım en iyi yol bu. Birde kaldığımız yerde ALI’s GRILL diye Ortadoğu yemekleri yapan bir yer vardı bazen arkadaşlarla beraber buraya takılıyorduk.

     

    Amerika gerçekten filmlerdeki gibi büyüleyici bir ülkemi yoksa belli bir süre sonra çok sıradanlaşıyor mu?

    Bir kere şunu söylemeden geçemeyeceğim izlediğiniz Amerikan filmlerindeki her şey gerçek hem de en küçük ayrıntısına kadar yani kesinlikle bir abartı yok. Amerika geçekten görülmeye değer bir yer buna kuşku yok ama maalesef bizim ülkede biraz abartılıyor yani çok süper bir ülkemi bence hayır. Fırsatlar ülkesini bence hayır yani buradan giderken size öyle bir bahsediliyor ki sanki her şey çok kolay olacakmış gibi geliyor oysa gitmeyi düşünen arkadaşların bilmesi gereken yaşama ilişkin temel zorlukların orada da aynen geçerli olduğu

     

    İş dışı zamanlarda neler yaptınız? Hangi şehirlere gittiniz? Ulaşımınızı nasıl sağladınız? Gezmek için çok büyük paralar ayırmak gerekiyor mu?

    İş dışındaki zamanlarımızda hep gezdik bunun için her şeyden önce bir arabanız olması gerekiyor çünkü Amerika’da çok büyük şehirler dışında maalesef toplu taşıma denen bir şey yok bunun nedeni de herkesin arabasının olması Amerika’da bir arabaya sahip olmak için 1000$ yeterli oluyor. Benzin ucuz ve araba sahibi olmak kolay olduğundan gezmek için çok büyük paralar gerekmiyor. Biz boş zamanlarımızda Atlanta, Washington DC, Newyork ve Newjersey i gezdik.

     

     

    Konaklamanızı kim ayarladı? Nerede kaldınız? Ne kadar para ödediniz?

    Buradan giderken bize bir otel ayarlanmıştı ama maalesef otel çok pahalı idi buradan daha ucuz başka bir otele geçtik burada 4 kişinin kalabileceği bir odaya haftalık 200$ veriyorduk. Bu otelin pek güvenli olmaması nedeni ile buradan ayrılıp bir Apartmana taşındık buraya da aylık 400$ verdik.

     

    Yaşam masrafı olarak yani cep harçlığı olarak aylık ne kadar bir bütçe gerekiyor?

    Bu tabi sizin harcamalarınızla direk ilişkili çünkü bazı arkadaşlar harcamalarda çok tutumlu iken diğerleri bu konuyu çok umursamıyordu ama sanırım ortalama 350–400$ aylık bir masrafınız olacaktır.

     

    Gitmeden önce ne kadar bir bütçeniz vardı? Orada ne kadar kazanabildiniz? Gitmek için harcadığınız parayı kazanabilmek mümkün mü?

    Gitmeden önce yanımda 1.000$ vardı orada 3,5 ayda yaklaşık olarak 4.500$ kazandım. Kanımca harcamalarda ölçüyü kaçırmamak ve gerektiğinde iki işte çalışmayı göze almak koşulu ile masraflarınızı her zaman çıkarabilmeniz mümkün.

     

     

    İsa PEDÜK

    Bilkent Üniversitesi, İşletme öğrencisi

    İdeal Work and Travel katılımcımız

    ABD, Pennsylvania Eyaleti’ndeçalıştı

     

  213. İdealsas
    Eyüp Akçakaya | 15.10.2015

    Amerika’ya 700$ götürmüştüm, Türkiye’ye 4.000$ kazanarak döndüm...

  214. Amerika’ya 700$ götürmüştüm, Türkiye’ye 4.000$ kazanarak döndüm...

    Work and Travel Programını seçmenizdeki temel sebep neydi?

    Amerika’yı görmek ve dünyanın en güçlü ülkesini gözlemleyip yaşam şartları ve iş standartlarını kendimce değerlendirip kişisel gelişimi artırmak.

     

    Work and Travel Programına katılmadan önce çekinceleriniz var mıydı? Varsa bunlar nelerdi?

    Yemek konusunda ve konaklama yeri ve arkadaşlar hakkında bazı çekincelerim vardı ama bu çekincelerimin yersiz olduğunu gördüm kısa sürede bu sorunları aştık çünkü biz 6 arkadaş bir grup olduk ve engelleri daha kolay aştık önceleri kaldığımız yer pahalı ve nahoştu ama araba kiralayıp izinli günlerimizde yeni yerler arayıp bulduk böylece daha ucuza daha konforlu konaklamış olduk. Gıda olayında da domuz eti problemdi ama onu da aldığımız ürünlerin ambalajındaki D ve K harflerine bakarak aldık çünkü bu harfler ürünün domuzla ilgili hiçbir katkının bulunmadığını gösteriyorlar

     

     

    Sizin gibi gitmek programa katılmayı düşünen arkadaşlara ışık tutması açısından Başvuru sürecinde neler yaşadınız? Tecrübelerinize dayanarak onlara vereceğiniz tavsiyeler var mı? 

    Başvuru sürecinde bence en önemli şey zaman çünkü zamanı iyi değerlendirip oldukça erken başvurmakta yarar var ve başvuru yapıldıktan sonra da işlemler sıkı takip edilmeli ben başvurudan sonra biraz yavaş davrandım işlemleri kılı kılına yetiştirdim pasaportum vardı ama bulamadım tekrar çıkartmaya uğraştı. Dersler, bu işlemler sınavlar derken nerdeyse gidemeyecektim. 

     

    İngilizceniz gitmeden önce ne seviyedeydi, gidip-geldikten sonra ne durumda? Bu programın size dil eğitiminize ciddi bir katkısı oldu mu?

    Olmuştur tabi ki, ama Amerika’nın güneyine değil de kuzeyde bir yere gitseydim daha fazla faydalı olabilirdi diye düşünüyorum.

     

    Gitmeden önce işiniz bellimiydi? Orada ne iş yaptınız? İşinizden memnun kaldınız mı? Ne tür işler yapılabilir?

    Tam olarak belli değildi. Eğlence merkezinde game departmanında çalıştım. Memnun kaldım kolaydı ve insanlarla bire bir diyalog halindeydim.

     

    Günde kaç saat çalıştınız? Mesai olarak çalışmak mümkün mü ya da ek olarak ikinci bir iş de çalıştınız mı?

    Hafta içi 10 hafta sonu 12-13 saat çalıştım. Mesai için extra bir ücretlendirme yapılmadı mesai de aynı ücret üzerinden hesaplandı

     

    Amerika'da hangi eyalete gittiniz. Hangi şehirde idiniz? Gittiğiniz şehirde sosyal hayat, farklı kültürlere bakış, güvenlik, ulaşım, beslenme, konaklama vs nasıldı? Kısacası memnun kaldınız mı? Yaşadığınız ilginç anekdotları anlatabilir misiniz?

    Alabama eyaletinin Bessemer ve Birmingham şehirlerinde kaldım. Toplu ulaşım çok zayıftı biz araba kiralamak zorunda kaldık.

     

    Amerika gerçekten filmlerdeki gibi büyüleyici bir ülkemi yoksa belli bir süre sonra çok sıradanlaşıyor mu?

    New York un çok etkileyici bir havası var ama diğer birçok eyaletin çok etkileyici bir havası yok.

     

    İş dışı zamanlarda neler yaptınız? Hangi şehirlere gittiniz? Ulaşımınızı nasıl sağladınız? Gezmek için çok büyük paralar ayırmak gerekiyor mu?

    Bol bol alışveriş merkezi gezdik birçok giyim eşyası ve elektronik eşya aldık. Özellikle de Clearence taki ürünlerin fiyatları çok cazipti bir de New Jersey deki sıfır vergili yerler çok iyiydi.

     

     

    Konaklamanızı kim ayarladı? Nerede kaldınız? Ne kadar para ödediniz?

    Buradan giderken konaklamamız ayarlanmıştı ama odalar 4 kişilik değil 2 kişilik olduğu için bize pahalı geldi bizde Birmingham da apartman dairesi kiraladık aylık 400-800 arası oda sayısına göre.

     

    Yaşam masrafı olarak yani cep harçlığı olarak aylık ne kadar bir bütçe gerekiyor?

    Aylık 500-600 dolar gerekiyor

     

    Gitmeden önce ne kadar bir bütçeniz vardı? Orada ne kadar kazanabildiniz? Gitmek için harcadığınız parayı kazanabilmek mümkün mü?

    700 dolar götürmüştüm. 4000 $ küsur kazandım. Evet, fazlasıyla kazanmak mümkün.

     

    Program sonunda size sunulan gezi ve seyahat hakkını kullandınız mı? Program sonu gezisini yeni katılımcılara tavsiye eder misiniz? Bu gezi çok maliyetli oldu mu? Hangi eyaletleri gördünüz?

    Evet, 1 hafta New York'ta arkadaşlarla araba kiraladık gezdik. Bence Work and Travel programının en güzel tarafı gezme imkânı sağlaması biraz maliyetli oldu tabi. Ne de olsa New York pahalı bir şehir ama bence değdi. Arabayla her yeri gezdik Empire State'e çıktık. Statue of Liberty'i gördük New Jersey'e gittik alışveriş yaptık.

     

     

    Eyüp AKÇAKAYA

    Bilkent Üniversitesi, İşletme öğrencisi

    İdeal Work and Travel katılımcımız

    ABD, Alaska Eyaleti’nde, Six Flags’deçalıştı

     

  215. İdealsas
    Çağrı Çığ  Sığırcı | 16.10.2015

    WATçı olmak ya da WATçı olmamak...

  216. WATçı olmak ya da WATçı olmamak...

    Amerikan konsolosluğunun 2006 yazı Work and Travel katılımcıları arasında yapmış olduğu kompozisyon yarışma sonuçları açıklanmıştır. İdealsas öğrencilerinden Çağrı Çığ Sığırcı’nın ‘’To Wat Or Not To Wat‘’ başlıklı kompozisyonu ödüle layık görülmüştür.

     

     

    WAT’lı olmak ya da WAT’lı olmamak

     

    Amerika yeni bir dünya...

    Atlantik Okyanusu’nun öteki tarafında yaşayan insanlar için Amerika tarihi boyunca umutlar, fırsatlar ve özgürlükler ülkesi olmuştur.

     

    İlk koloniler dini sorunlar nedeniyle Britanya’dan Amerika’ya göç ettiler. Sonrasında yeni koloniler onları izledi ve değişik ülkelerden pek çok insan farklı nedenlerle bir araya geldiler.

     

     

    Takip eden yıllarda Amerika yeni bir yapılanmaya giderek “türünün tek örneği” olarak ”e pluribus unum” haline geldi. (yani pek çok medeniyetten tek bir medeniyet elde edildi)

     

    Amerika, benim gibi pek çok insanın da gidip görmek istediği bir yer. Çünkü teknolojinin ve globalizmin çocukları olan biz, Amerika sinemalarında, dizilerinde, reklamlarında, yemek sektöründe ve politik alanda pek çok farklı bakış açısıyla karşılaşıyoruz. Sürekli yeni bilgilerle ilişki içindeyiz.

     

    Amerika hakkındaki umutlarımı bir sıraya koyarsam, Amerika’ya WAT programı çerçevesinde gittim. Maceram, Orlando’nun “güneş ışığı eyaleti” olarak adlandırılan Florida eyaletinde başladı.

     

    Orada çok çeşitli işler yaptım. Mc Donalds’da amigolarla çalıştım, daha çok akşamları Brezilya Restoran’ında çalıştım ve bir keresinde dünyanın en eğlenceli insanlarının Brezilyalılar olduğunu anladım. Umuyorum ki herkes dünyaya onların gözlerinden bakmayı başarabilir.

     

     

    Bundan başka haftanın bazı günleri, Orlando caddelerinde kiralık araba şoförlüğü yaptım. Bu benim için yorucu ama bir o kadar da heyecan verici bir deneyimdi. Çünkü farklı kültürlerden insanları taşıdım; Arap, PortoRicolu, Amerikalı, İspanyol ve tabii Türkler (Türkler her yerdeler). Hepsiyle iletişim kurup bana ve ülkeme karşı sempatiyle yaklaştıklarını görmek beni oldukça mutlu etti.

     

    Amerika’da beni başka ne şaşırttı? Hayatın her aşamasında her alanında belli bir sisteme uyuluyor. Her şey belli bir düzen içerisinde yürütülüyor.

     

    Kurallar var ve insanlar onlara uyuyorlar. Aksi takdirde yaptırımların ağır olacağını biliyorlar. En çok da trafik kurallarına uyuyorlar. (Beni en çok şaşırtansa sürücülerin yayaları gördüklerinde durup onlara yol vermeleri olmuştu)

     

     

    Ayrıca küçük yaşta alkol kullanımıyla ilgili kısıtlamalar getirilmiş durumda ki insanlar bunu çok yapıyorlar. Diğer bir izlenimim ise, Amerika’da İspanyolca konuşan pek çok insanın bulunduğu... Ve pek çok insana göre, bundan 50 yıl sonra İspanyolca konuşan insanların sayısı İngilizce konuşan insan sayısını geçecek. Çalışırken anladığım bir diğer şey, çalışanlara bahşiş verilmesine önem verildiği. Ülkeme döndüğümde de bu nedenle çalışanlara az ya da çok bahşiş vermeye dikkat ettim. Çünkü artık bahşiş almanın onları mutlu ettiğini biliyorum. Diğer ilgimi çeken şey, düşünce özgürlüğüne önem verilmesi oldu. New York’un merkezinde insanların George Bush ve babası Washington Bush’a hakaret içeren tişörtleri giydiklerini ve sattıklarını gördüm.

     

    Bunun aracılığıyla, benim yolculuk hikâyemin ünlü Amerikan Rüyası’ndan bir bölüm olduğunu fark ettim. Aynı zamanda, tamı tamına Davit Lynch filminin benim filmim olmasını umdum. Yönetmen bendim, baş aktör bendim, film müziğini ben bestelemiştim. Filmin geçtiği yer Amerika, aktör ve aktrisler,  Orlando’dan Miami’ye, Fort Myers’dan Tapma’ya Amerika yolculuğumda karşılaştığım insanlardı. Pek çok arkadaş canlısı insanla, güzel bayanlarla tanıştım ve ağacından taze hindistan cevizi yedim. Başarılı sokak müzisyenleri gördüm. Hatta saksafon çalan bir adama, Türk şarkısının notalarını verdiğimde onu çaldı.

     

    Otobüs şoförlüğü yaptığı yerde restoran sahibi olan insanlarla tanıştım. Amerika’ya gemi yolculuğu yaparak zorluklarla gelen aşçılar tanıdım. İnanılmaz lüks yatlara, villalara ve gece hayatına karşın Amerika’nın zengin ve fakir olan taraflarını gördüm. Sokakta yaşayan hiç de azımsanmayacak derecede olan insanları da gördüm. Miami’yi gördüm, karanlık Miami sokaklarında Al Pacino olduğunu varsaydım: Çizikyüz’deki Tony Montana gibi ağzında sigara ve elinde büyük bir silahla “arkadaşıma merhaba de” Eğlence parkları gördüm. Büyük palmiye ağaçları gördüm. Tropikal yağmurlarda ıslandım. Çok güzel sahiller gördüm; cennetin bir parçası olduğunu düşündüğüm, Fort Myers’ın sessizliğinin ve renklerinin hâkim olduğu.

     

     

    WAT maceram bana hayatımın geri kalanında kullanabileceğim pek çok deneyim kazandırdı. Hayallerini gerçekleştiren ya da korkularını yenen pek çok insanla tanışma fırsatı buldum. Yeni yerler gördüm, değişik kültürleri tanıdım, farklı bir ülkede çalışmak bakış açımı oldukça genişletti. Bundan dolayı diyorum ki WAT’lı olmak ya da WAT’lı olmamak işte bütün mesele bu.

     

     

     

    Çağrı Çığ SIĞIRCI

    Bahçeşehir Üniversitesi, AB İlişkileri öğrencisi

    İdeal Work and Travel katılımcımız

    ABD, Florida Eyaleti, Falls Eğlence Merkezi’nde çalıştı

     

  217. İdealsas
    Ali Rıza Özdemir | 15.10.2015

    Amerika’da 800 - 900 Dolara iyi bir model otomobil satın alınabilir...

  218. Amerika’da 800 - 900 Dolara iyi bir model otomobil satın alınabilir...

    Work and Travel Programını seçmenizdeki temel sebep neydi?

    Temel sebep İngilizcemi geliştirmek ve Amerika’yı görüp gezmek.

     

    Work and Travel Programına katılmadan önce çekinceleriniz var mıydı? Varsa bunlar nelerdi?

    Amerika’ya gittikten sonra işverenin işe almamasından endişeleniyordum fakat böyle bir şeyle karşılaşmadım.

     

    Sizin gibi gitmek programa katılmayı düşünen arkadaşlara ışık tutması açısından Başvuru sürecinde neler yaşadınız? Tecrübelerinize dayanarak onlara vereceğiniz tavsiyeler var mı? 

    Yaşanılan bazı zorluklara rağmen her öğrencinin katılması gereken bir program, özellikle mezun olduktan sonra Amerika’da master yapmak isteyenler mutlaka bu programa katılmalı ve tecrübe kazanmalı. Ancak en güneydeki ve orta kısımdaki eyaletlere pek tavsiye etmem. Türkiye’den bir arkadaş grubu ile gidilirse daha iyi olur.

     

     

    İdealsas aracılığı ile bu programa katılmış biri olarak, iyi ki İdealsas’ı seçmişim dediğiniz durumlar oldu mu? Yani orada firmadan dolayı mağdur olmuş öğrencilere rastladınız mı? “W&T programını seçerken firma tercihi sizce ne kadar önemli” ?

    Firmadan dolayı bir sıkıntı yaşamadım. Gerekli olan bilgileri zamanında duyurdular ve orada sorun yaşayan bazı arkadaşların sorunlarını giderdiler.

     

    İngilizceniz gitmeden önce ne seviyedeydi, gidip-geldikten sonra ne durumda? Bu programın size dil eğitiminize ciddi bir katkısı oldu mu?

    Biz İngilizce yönünden biraz şansızdık çünkü Alabama’da nüfusun %70i zenci idi ve anlaşılması zor bir aksanları vardı. İlk gittiğim gün beni karşılayan Kaliforniya’dan manager İngilizceni geliştirmek istiyorsan yanlış yere geldiğimi söyledi çünkü kendisinin de bazen bazı konuşmaları anlamakta zorlandığını söyledi. Buna rağmen yine de İngilizcemin iyi geliştiğine inanıyorum.

     

     

    Gitmeden önce işiniz bellimiydi? Orada ne iş yaptınız? İşinizden memnun kaldınız mı? Ne tür işler yapılabilir?

    Gitmeden önce işim belliydi eğlence parkında çalışacaktım ama oraya gidince farklı departmanlarda secim yapma şansımız var ama başka departmanda eksik varsa o zaman seçim yapma şansın azalıyor onların istediği departmanlara gitmek zorunda kalıyorsun ama bu çok nadir oluyor. Yiyecek, oyun, ride operator, temizlik, lifeguard gibi departmanlar vardı. Ben yiyecek departmanında pizza yaptım. İşim iyiydi, her şey hazır olarak geliyordu, dondurulmuş pizza ekmeğinin üzerine malzemeleri koymak ve pişirmek bana kalıyordu.

     

     

    Günde kaç saat çalıştınız? Mesai olarak çalışmak mümkün mü ya da ek olarak ikinci bir iş de çalıştınız mı?

    Günde ortalama 10 saat çalıştım mesai olarak çalışmak mümkün, ikinci bir işte çalışmadım.  

     

    İş hayatında ne gibi zorluklarla karşılaştınız? Bunları nasıl aştınız? Öğrencilere tavsiyeleriniz nelerdir?

    Çalıştığım yerde hiçbir zorlukla karşılaşmadım ama bazı arkadaşlar karşılaştı ve sorunlarını manager ya da supervisorlara bildirip hallettiler. İşyerinde bir sorununuz varsa supervisor ya da managerla beraber çözmelisiniz, yoksa kendi başınıza sorunu daha da büyütebilirsiniz. Bazen işyeri dışındaki sorunlarınızı bile çözmede yardımcı oluyorlardı.

     

     

    Amerika’da hangi eyalete gittiniz. Hangi şehirde idiniz? Gittiğiniz şehirde sosyal hayat, farklı kültürlere bakış, güvenlik, ulaşım, beslenme, konaklama vs nasıldı? Kısacası memnun kaldınız mı? Yaşadığınız ilginç anekdotları anlatabilir misiniz?

    Alabama’ya gittim Birmingham şehrinde idim. Alabama Amerika’nın fakir eyaletlerinden biriydi pek beklediğim gibi çıkmadı ama yine de fena sayılmazdı. Bize yabancı olduğumuz için kötü davranan hemen hemen hiç olmadı ama işyerinde zencilerlerle ufak tartışmalar olmadı değil. Gece yolda yürürken ya da yalnız bir yerlere yürüyerek giderken sizden para isteyebilirler onun için yanımızda fazla para taşımıyorduk. Konaklama olarak çoğunlukla otelleri kullanıyorduk ama yalnız iseniz kazandığınız parayı otele verirsiniz, ev tutmayı da düşündük fakat ev kiralamak için en az 6 ay kontrat yapmak istiyorlar. Şehir merkezinde öğrenciler ya da hostel tipi apartmanlar bulunabiliyor, onlar otellere göre çok ucuz, sonradan bu tarz bir apartman bulduk ve orada 1 ay kaldık. Sonra çeşitli nedenlerden dolayı apartmandan atıldık. Ulaşım konusuna gelince Amerika’da çoğu eyalette toplu taşıma yaygın değil, arabanız yoksa hiçbir şey yapamazsınız. Gidecek olanlara tavsiyem 3-4 kişi gidip gittiklerinde ilk önce bir araba satın almaları. 800-900 dolara 90,95 model arası bir araba satın alınabilir tabi bunun sigorta masraflarını da unutmamak lazım çünkü başınıza bir kaza gelebilir. Biz satın almadık kiraladık ve satın almadığımıza çok pişman olduk. 

     

    Amerika gerçekten filmlerdeki gibi büyüleyici bir ülkemi yoksa belli bir süre sonra çok sıradanlaşıyor mu?

    Bu tamamen sizin gittiğiniz eyalete bağlı mesela Alabama’nın pek büyüleyici bir tarafı yoktu ama Florida çok güzeldi. Birde para Amerika’da her şey çalışamazsanız ve parasız kalırsanız Amerikan rüyası kâbusa dönüşür.

     

     

    İş dışı zamanlarda neler yaptınız? Hangi şehirlere gittiniz? Ulaşımınızı nasıl sağladınız? Gezmek için çok büyük paralar ayırmak gerekiyor mu?

    İş dışı zamanlarda gezdik alışveriş yaptık. Gittiğim şehirler Newyork, Atlanta, Orlando, Miami, St. Augustine, Jacksonville, Daytona, Savannah… Araba kiraladık. Yalnız iseniz büyük paralar gerekir diyebilirim ama 4 kişilik bir arkadaş grubuysanız kişi başına 500- 600 dolar parayla ve makul ölçülerde bir haftalık bir gezi yapabilirsiniz bunu içine araba kirası ve yakıt parası da dâhil.

     

    Konaklamanızı kim ayarladı? Nerede kaldınız? Ne kadar para ödediniz?

    Konaklamamızı kendimiz ayarladık. İlk önce otelde sonra apartmanda sonra tekrar otelde kaldık. Bazı otellerde ve apartmanlarda uzun süreli kalacak olursanız pazarlık yapılabiliniyor.

     

    Yaşam masrafı olarak yani cep harçlığı olarak aylık ne kadar bir bütçe gerekiyor?

    Bir aylık ortalama masraf 150 – 200 dolar civarında tabi sigara veya çeşitli alışkanlıklarınız yoksa.            

       

    Gitmeden önce ne kadar bir bütçeniz vardı? Orada ne kadar kazanabildiniz? Gitmek için harcadığınız parayı kazanabilmek mümkün mü?

    Giderken 1000$ götürdüm Amerika’da 3000$ civarında para kazanabildim. Gitmek için harcadığın parayı hatta daha fazlasını kazanmak mümkün ama orada şartları zorlamak gerekiyor ikinci iş falan vs. Ya da hiç boş gün almadan çalışmak lazım yada garsonluk gibi bahşişli işlerde çalışmak gerekir, en çok bahşişli işlerde çalışanlar kazanabiliyor.

     

    Program sonunda size sunulan gezi ve seyahat hakkını kullandınız mı? Program sonu gezisini yeni katılımcılara tavsiye eder misiniz? Bu gezi çok maliyetli oldu mu? Hangi eyaletleri gördünüz?

    Seyahat hakkımı kullanmak için program sonunu beklemedim 15 Ağustos’tan sonra 8 günlük bir Road Trip programına çıktık. Georgia, Florida ve South Caroline’yı gördük.  Bana göre bu programın en zevkli tarafı da çalıştıktan sonra kendi kazandığın parayla gezmek. Daha öncede söylediğim gibi 3-4 kişi olunursa maliyetler çok düşüyor. Program sonu gezisini herkes yapmalı bence çünkü çalışırken sadece bulunduğun eyaletin bile tamamını gezemezsin.

     

     

    Ali Rıza ÖZDEMİR

    Fatih Üniversitesi, İşletme öğrencisi

    İdeal Work and Travel katılımcımız

    ABD, Alaska Eyaleti’nde çalıştı

     

  219. İdealsas
    Gürkan Topbaş | 16.10.2015

    Doğru bir seçim yaptığımı Amerika’ya ilk adım attığımda anladım...

  220. Doğru bir seçim yaptığımı Amerika’ya ilk adım attığımda anladım...

    Eğlenceli ve yararlı bir yaz geçirmek için, İdealsas yardımıyla Work and Travel in USA programına katıldım.

     

    İlk korkularımı ve endişelerimi İdealsas ile ilk yüz yüze görüşmemizden sonra çok geçmeden yendim. Bu programa katılmamın sebebi ilk olarak İngilizce seviyemi en üst seviyeye yükseltmekti. İkinci sebebim ise filmlerde gördüğümüz eğlenceli Amerikan yazlarından birini yaşamak ve Amerikan kültürünü kalın kitaplar yerine yerinde öğrenmek.

     

     

    Doğru bir seçim yaptığımı Amerika’ya ilk adım attığımda anladım. Tabi ki gitmeden önce kafamda bazı sorular vardı işte bu noktada İdealsas’ın danışmanlığıyla ve düzenlediği Oryantasyonla kafamdaki soruların hepsinin cevabını aldım. Özellikle evrakları düzenlerken ve vize görüşmesinden önce İdealsas’ın yardımlarıyla hiçbir sorun yaşamadım.

     

    Ben New Jersey, Ocean City’ye gittim. Orada hayatımın en eğlenceli 3 ayını yaşadım. Kaldığım yerde Amerikalılar haricinde benim gibi Work and Travel programıyla gelmiş olan Rus, Bulgar kültürlerini tanıma fırsatı buldum. Son 15 gün gittiğim arkadaşlarla araba kiralayıp Washington’dan başlayarak Philadelphia, Boston ve New York’u gezdim. Özellikle New York’ta geçirdiğim geceler çok eğlenceliydi. Çalışıp kazandığım parayla hem alışveriş yaptım, hem gezdim hem de Türkiye’ye yanımda 1500 dolarla döndüm.

     

     

    Bence biraz cesaretli olup mutlaka bu programa katılmalısınız. Bu programınızın sorunsuz geçmesi için İdealsas’ı seçmelisiniz.

     

    Şimdiden iyi eğlenceler.

     

     

    Gürkan TOPBAŞ

    Yıldız Teknik Üniversitesi, İnşaat Mühendisliği öğrencisi

    İdeal Work and Travel katılımcımız

    ABD, New Jersey Eyaleti, Ocean City’de çalıştı

     

  221. İdealsas
    Tolga Altuntaş | 18.03.2016

    Tüm tedirginliklerim LSC'ye attığınız ilk adımla beraber, yerini 'iyi ki buraday

  222. Tüm tedirginliklerim LSC'ye attığınız ilk adımla beraber, yerini 'iyi ki buradayım' cümlesine bırakıp, uçup gidiyor…

    Farklı bir ülke ve farklı insanların arasında 'acaba ne ile karşılaşacağım' sorusunun tedirginliği, London Study Centre yani LSC'ye attığınız ilk adımla beraber, yerini 'iyi ki buradayım' cümlesine bırakıp, uçup gidiyor…

     

     

    Gerek eğitmenler gerekse öğrenciler, sınıfa adapte olma sürecinde ellerinden gelen gayreti gösteriyorlar. Ben özellikle eğitmenlerin fazlasıyla sorumluluk almalarına hayran kaldım. Gerçekten öğretmek için çabalamaları, uyguladıkları farklı tekniklerle bu işi eğlenceli hale getirmeleri sizin de öğrenme isteğinizi arttırmakla kalmayıp performansınızı en uç noktaya çıkarıyor.

     

    Bunların yanı sıra okulun düzenlediği etkinliklerde olmaktadır. Çeşitli Müzeler ve Tarihi Üniversiteleri gezme fırsatı da yakalayabilirsiniz. Samimiyetle söyleyebilirim ki hayatımın en eğlenceli günleriydi. Ayrıca okulun Londra Merkeze yakın olması (Sadece 1 otobüsle ulaşılabiliyor), ders sonrasında arkadaşlarınızla farklı planlar yapma açısından oldukça güzel.

     

     

    Okul ile alakalı tek olumsuz görüşüm Tuvalet temizliği daha iyi olabilirdi ve sınıflar bazen kalabalık olabiliyor…

     

    Tolga ALTUNTAŞ

    KATÜ Üniversitesi, Ekonometri öğrencisi

    LSC Londra Dil Okulunda İngilizce dil eğitimi aldı

    İngiltere, Londra

  223. İdealsas
    Onur Özkan | 18.03.2016

    Okulum sosyal aktiviteler bakımından çok yoğundu haftanın her günü bir aktivitey

  224. Okulum sosyal aktiviteler bakımından çok yoğundu haftanın her günü bir aktiviteyle geçiyordu...

    Öncelikle danışmanım Aydın Cemil AYKAÇ’a her şey için sonsuz teşekkürlerimi sunarım.

     

     

    Okul hakkındaki düşüncelerime gelince her şeyiyle kusursuzdu. Okul yönetimi öğrenciler ve sorunlarıyla çok ilgiliydi. Tüm problemlerimize, istek ve şikâyetlerimize ellerinde geldiğince yardımcı oldular ayrıca okul sosyal aktiviteler bakımından çok yoğundu haftanın her günü bir aktiviteyle geçiyordu. %30 gelişmemi sosyal aktivitelerde sağladım diyebilirim. Cuma günleri okulun bahçesinde yapılan barbekü partilerinde de arkadaşlık ortamı tavan yapıyordu. Öğrenci bakımından Avrupa’nın her yerinden öğrencilerle tanışma fırsatı sağladım ayrıca ulus bakımından çok dengeli bir öğrenci kapasitesine sahip. Baskın olan bir ulus yok her ulus eşit düzeye yakındı.

     

     

    Londra’nın tam merkezlerindeki okullara nazaran şiddetle LSI HAMPSTEAD’ı önerebilirim. Kesinlikle öğretmen kalitesi ve okul yönetimi açısından unutulmaz bir deneyim yaşadım.

     

    İdealsas’ı seçtiğim ve böyle bir okulu bana önerdikleri için çok teşekkür ederim.

     

     

    Onur ÖZKAN

    KATÜ Üniversitesi, İşletme öğrencisi

    LSI Londra Hamstead Dil Okulunda İngilizce dil eğitimi aldı

    İngiltere, Londra

  225. İdealsas
    Yüksel Ümit | 22.08.2012

    Ben tam bir yıldır Sidney’de yaşıyorum...

  226. Ben tam bir yıldır Sidney’de yaşıyorum...

    Merhaba,

    Ben tam bir yıldır Sydney’de yasiyorum. Buraya gelmeden once Turkiye’de iyi standartlara sahip oldugumu dusunuyordum. Iyi bir sirkette orta duzey yonetici ayrica ozel bir dersanede hafta sonlari egitmenlik yapiyordum. Buraya gelmemde ki en onemli neden  Ingilizce dil egitimi. 
    Sydney’e gelme karari verdigimde cevremdeki bircok kisi verdigim karari anliyamadi onlara gore benim sahip olduklarim cok degerliydi. Bence en buyuk deger kendinize kattiginiz degerdir. Bu kararim uzerine ilk once internetten arastirmalar yaptim. Hangi ulke, hangi okul vb tabi en onemli detay  bu yolculugumda beni yonlendirecek cok iyi bir kurum secimi. Istanbul’da bircok acente ile gorustum taki İdealsas’tan Gokce Hanim ile tanisincaya kadar, karar vermis degildim. Onunla yaptigim sohbet sonunda kesinlikle kendisi ile calismaya karar verdim. O, cok ozel ve cok duyarliydi ayni zamanda detayci, yasadigim coskunun her anina tanik olan samimi ve isini gercekten cok iyi yapan biri. 
    Ulke secimimi Avustralya-Sydney'den yana kullandim. Her seyden once sicak bir ulke diger alternatiflerime gore ayrica calisma imkani olarak mukemmel bir yer, dil egitminizi alirken ayni zamanda burda hem calisip hemde kendi masraflariniz karsiliyabiliyorsunuz. Sydney gercekten cok ama cok guzel bir sehir, yesilligi, dogal guzelligi, sahilleri, denizi pardon okyanusu ve ozellikle  insanlari cok duyarli, yardimsever  diger bir cok ulkedeki ayrimcilik falan gibi sorunlar kesinlikle yok. Burda her ulkeden insan mevcut. Sydney de ilk bir ay bir aile yaninda kaldim ve halen onlarla gorusyorum. Buraya gelirken ingilizcem elementary seviyesinde idi. Ilk gun okulda yapilan gorusmede kendimi ifade edememistim ingilizce yetersizliginden dolayi. Simdi akademik ingilizce egitimi almaktayim ve sonrasinda Master programi dusunuyorum ve bu gun universite ile kendi gorusmelerimi kendim yapiyorum. Okulum ile ilgili bilge vermem gerekirse okul egitimi gercekten kaliteli ve disiplinli.
    Ayrica okulda bircok aktivite yapiliyor partiler, piknikler, spor etkinlikleri soyallesmek adina guzel bir durum.  Ingilizce ogrenmek icin Sydney mukemmel otesi bir secip bircok ulkeden farkli kulturlerden insanlar ile arkadas oluyorsunuz bu cok ozel bir ve unutulmaz bir tecrube. Gece hayatini seven arkadaslar icin anlatilmaz yasanir diyorum sadece. Hayatiniz boyunca unutamiyacaginiz bir cok aniya sahip olacaksiniz yasama bakisinizi degistirecektir bu deneyim ve dil egitimi.  
     
    Tesekkurler İdealsas ekibine ozellikle Gokce Hanim’a bu yolculugumda yanimda olduklari icin sevgiler…
     
    Yüksel ÜMİT
    Embassy Dil Okulunda İngilizce Dil Eğitimi Aldı

  227. İdealsas
    Mehmet Karaca | 18.03.2016

    Standart 20 ders program yerine yoğun 30 ders programı öneririm. Çünkü okuldaki

  228. Standart 20 ders program yerine yoğun 30 ders programı öneririm. Çünkü okuldaki tüm ders ve aktiviteler öğleden sonra gerçekleştiriliyor...

    Öncelikle okul ile ilgili düşüncelerimi paylaşmak isterim.

     

    Bir kere okul beklentilerimin büyük çoğunluğunu karşılıyor. En ufak bir problemde bile muhatap bulabilmek çok güzel. Derslerde maksimum 14 kişi oluyoruz, ortalama ise 8 – 9 kişi ancak oluyor. Gerçi yaz aylarında okula gelenlerin sayısı artıyor ama yine de sınıfların mevcudu 14 kişiyi geçmiyor. Biz şu ara çok sık kullanmasak da sınıflarda akıllı tahta teknolojisi kullanılıyor. Hocamız, bir kelimeyi anlamadığımızda hemen akıllı tahtadan anlamını bulabiliyor. Bazı hocalar yaşlı olduğu için bu son teknoloji aleti kullanamayabiliyor. Bir iki hoca hariç hocaların kalitesi çok iyi. Öğrenciler, bu iki hocanın sınıfına denk gelmemek için sınıf bile değiştirebiliyor. Okul görevlileri, sınıf değiştirmek istediğinizde sebebini soruyorlar, sebebini söylediğinizde bir engel çıkartmadan bu isteğinizi anlayışla karşılıyorlar. Öğrenci memnuniyeti bu okul için çok önemli, öğrenci odaklı bir yönetim hâkim.

     

    Okulda şuan toplamda sadece 7 Türk öğrenciyiz. Bu açıdan gerçekten çok iyi bir durum. Okulda daha çok Koreli ve Arap öğrenciler ağırlıkta ve hemen hemen toplam öğrenci sayısının %80’ini oluşturuyorlar. Kısaca bu okulda okumayı düşünenlere gönül rahatlığı ile buraya gelmelerini öneriyorum. Yalnız gelen öğrencilere standart (20 ders) program yerine yoğun (30 ders) programa kayıt olmalarını öneririm. Çünkü okuldaki tüm program ve aktiviteler öğleden sonraki oturum sonrası gerçekleştiriliyor. Yani herkes dersteyken sen eve gitmek zorunda kalıyorsun ve yapacak bir şey de genel de olmuyor.

     

     

    İdealsas’tan aldığım hizmetten memnunum. Canterbury'e geldiğimde çok büyük bir sürprizle karşılaşmadım. Yani danışmanların anlattığına yakın şeylerle karşılaştım. İstediğim zaman İdealsas’tan geri dönüşte alabiliyorum. Gönül rahatlığıyla arkadaşlarıma tavsiye edebilirim.

     

    Canterbury eğlenceyi çok seven insanlar için çok da iyi bir yer değil gece kulüpleri falan çok yok. Eğer aklında bunları da yapmak istiyorum diye bir fikirle gelirlerse burada hayal kırıklığına uğrayabilirler. Her şeyin çok rahatlıkla bulunabileceği bir şehir, büyük süpermarketler var. High street’te markaların çoğu var. Canterbury’de bir şeyi bulamıyorum diye bir sıkıntı yaşamazlar. Burası, Türkler için tavsiye edebileceğim bir yer. Türk sayısı bakımından iyi bir şehir çoğunlukla Araplar var, ayrıca uzak doğulular var. Avrupalı öğrencilerin çok tercih ettiği bir şehir değil. 

     

    Bana göre okulun en iyi 3 özelliği,

    1) Okulun konumu çok merkezi olduğu için öğle yemeklerinde bile şehir merkezine inip birçok alternatiften faydalanabiliyorsun.

    2) Öğrenciye değer verdiklerini her hallerinden anlayabiliyorsunuz. En ufak bir probleminizde dahi çözmek için hemen harekete geçiyorlar.

    3) Sınıflar ortalama 8–9 kişi olduğu için etkili bir öğrenim ortamı sunuyor.

     

     

    Okulun bana olumsuz gelen yönleri,

    1) Okulda beğenilmeyen hocalar var, eğer bu hocalardan birine düşer ve sınıf değiştirmezseniz mutsuz olabilirsiniz

    2) Okulun aile yanı konaklamaları için ücretsiz servisi mevcut. Aslında olumlu bir hizmet. Fakat benim kaldığım eve saat 07.55’de geliyor. Okula 08.20’de ulaşmış oluyor. Hâlbuki dersler 09.00’da başlıyor ve 40 dakika gibi bir boşluk oluyor. O yüzden ben servisi kullanamıyorum. Akşam da saat 17.00’den sonra geri dönüyor. Yani programınız servise uymazsa çok da bir anlamı olmuyor.

    3) Sosyal aktivite yönünden biraz eksik bir okul. Öğrenci katılımına göre düzenledikleri için de olabilir tabi

    4) Yanında kaldığım ailenin okula yürüme mesafesinde olmaması. Burada herkes ailesinden memnun. Bir iki kişi ancak gördüm memnun olmayan.   

     

    Mehmet KARACA

    SAÜ, Endüstri Mühendisliği öğrencisi

    Stafford House Canterbury Dil Okulunda İngilizce dil eğitimi aldı

    İngiltere, Canterbury 

  229. İdealsas
    Duygu Bekli | 15.10.2015

    İşinizi ciddiye alırsanız liderler ve kamp yöneticisi kariyerinizde size referan

  230. İşinizi ciddiye alırsanız liderler ve kamp yöneticisi kariyerinizde size referans olabilirler...

    CampUSA programına İdealSas aracılığıyla gidişimin ikinci seferiydi. Programa geç başvurmam sebebiyle kamp bulmak neredeyse imkansızdı. Ancak, Eğitim Danışmanı Gökçe Hanımın desteğiyle kamp bulduk nihayet. Haziran başında kampı bulduk, vize, uçak bileti derken Haziran sonrasında kampa başladım. Gökçe Hanımın gerek kamp, gerekse uçak bileti bulmamda emeği çoktu. Kendisine bir kez daha buradan teşekkür etmek isterim.

     

    Velhasıl kampa geldim. Ben Ohio’da bir yaz kampında Camp Counselor olarak çalıştım. Yoğun bir çalışma temposu sizi bekliyor olacak. Kamplar genellikle sabah 7’den gece 10’a kadar sürer (bu süre bazen daha da uzun olabiliyor). Ancak, bu tempoda her ne kadar yoruluyorsanız da bir o kadar çok eğleniyorsunuz. Kampınızda yüzmeden, okçuluğa kadar geniş yelpazede aktivite bulunuyorsa şanslısınız demektir. Tadını çıkarın.

     

     

    Kampa başvurmayı düşünen veya bana soran arkadaşlara önerilerim şöyle olacaktır. Unutmayın kampa siz bir çalışan olarak gidiyorsunuz, her kampın kendisine ait kuralları ve çalışma şekli var, bunlara uymak zorunluluğunuz var. Kamp dışında istediğinizi yapmakta serbestsiniz. Çocuklarla iletişiminiz çok önemli, buna çok dikkat etmeniz gerekiyor. Amerika çocuk haklarına ve çocuk istismarına çok önem bir ülke. İşinizi ciddiye alırsanız kamptaki herkes (özellikle sizden sorumlu liderler ve kamp yöneticisi) sizi çok sevecektir ve ileriki kariyerinizde size referans olabilirler. Girişken olun, guruplara katılmaya çalışın böylece kamptaki etkinliklerden haberdar olursunuz ve daha çok eğlenirsiniz, uzun süren arkadaşlıklar edinirsiniz. Farklı toplumda insanları tanıma şansınız olur.  Kamp sonrasında asıl Amerika macerası başlar, ver elini New York, Chicago, LA, LV. Unutulmaz bir deneyim sizi bekliyor…

     

     

    Duygu BEKLİ

    İstanbul Üniversitesi, Eğitim Yönetimi ve Denetimi Mastır Öğrencisi

    İdeal CampUSA 2015 Katılımcımız

    ABD, Ohio Eyaleti, Y-Noah Camp’ta Çalıştı

  231. İdealsas
    İbrahim Ethem Yıldız | 17.09.2015

    Yurtdışına çıkmak için hep bir fırsat bekleriz ama beklemek zaman kaybetmek deme

  232. Yurtdışına çıkmak için hep bir fırsat bekleriz ama beklemek zaman kaybetmek demektir...

    Herkesin hayalidir yurtdışında farklı bir deneyim yaşamak. Hep fırsat bekleriz ama bilinmez ki beklemek zaman kaybetmektir.

     

     

    İlk yıl kamp deneyimi yaşayacağım zaman oldukça heyecanlı ve stresliydim gerek dil probleminin oluşu gerekse de farklı bir ülkede farklı insanlarla bir arada bulunma hissi hem heyecanlandırıyor hem de strese yapıyordu. Ama kampa ulaşınca endişeye kapılmanın yersiz olduğunu gördüm çünkü gelen tüm ekip benim gibi farklı bir heyecan yaşamak için kampa gelmişti.

     

    Kampa katılacak arkadaşlara tavsiyem kesinlikle dil konusunda endişeye kapılmasınlar. 2 aylık kamp döneminde İngilizcelerinin gözle görülür seviyede ilerlediğini görecekler. İş seçme konusunda özgürlüğünüz varsa eğer mutfakta çalışmayınJ

     

     

    WAT programına hiç katılmadım ama katılan çok arkadaşım ve kuzenim var ve memnun olanların sayısı bir elin parmaklarının sayısını geçmez ben aynı kampa 3 yıl gittim ve hepsinde de ayrı bir deneyim yaşadım kurduğum sıkı arkadaşlıklar oldu. Belki ekonomik anlamda getirisi üst düzeyde olmayabilir ama ilginç bir deneyim yaşamak isteyenler için kamp programı bulunmaz bir fırsat...

     

     

    İbrahim Ethem YILDIZ

    Marmara Üniversitesi, Gazetecilik Öğrencisi

    İdeal CampUSA Katılımcımız

    ABD, New York Eyaleti, Hopewell J. Camp’da Çalıştı

     

  233. İdealsas
    Tuğçe Arugün | 17.09.2015

    Yapmadığım spor faaliyeti, yakmadığım kamp ateşi, tanışmadığım milletten insan k

  234. Yapmadığım spor faaliyeti, yakmadığım kamp ateşi, tanışmadığım milletten insan kalmadı...

    Üniversitenin bitmesine çeyrek kala bu Amerika çılgınlığı gerçekten hayatımda aldığım en doğru karardı diyebilirim. Nasıl başlasam, nerden başlasam bilemiyorum…

     

    7’si 24’ünü doya doya yaşadığım esasında göz açıp kapayıncaya kadar geçen 3 buçuk muhteşem ayı kelimelerle ifade etmeye çalışırken zorlanıyorum. Öyle bir yerde yaşadım ve çalıştım ki 100’e yakın çalışanı bulunan bu kampın her bir bireyi kendi içerisinde o kadar muhteşem, o kadar enteresan özelliklere sahipti ki bu yarışma programlarına 'seçmece' diye aldıkları insanların hepsine bir kamara koysak bizim hayatımızı imrenerek izleyebilirdi.

     

     

    Evet, çalışma koşulları benim gibi hayatını hep ekmek elden su gölden idame ettirmiş bir insan için zorluydu ama şimdi geriye bakınca bir tane bile kötü anı aklıma gelmiyor. İlk gittiğimde havaalanından beni karşılamaya geldiklerinde adımı telaffuz etmeye çalıştıklarını bile anlayamayışımdan başlayan, kültürel farklılıkların etkisinde korku dolu süreç ve akabinde bütün sınırların yıkıldığı, söylenmeyenin söylenip yapılmayanın yapıldığı çılgın bir süreç. Böyle bir tecrübeyi ben 23 yaşımda ilk defa yaşarken o camper çocukların ne kadar şanslı olduğundan söz etmek bile istemiyorum.

     

     

    Yapmadığım spor faaliyeti, yakmadığım kamp ateşi, tanışmadığım çeşit çeşit insan kalmadı. Bildiğim bütün tabuları bu kampta yıktım ben. İnsanları sevmeyi, anlamayı, dinlemeyi ve hatta dokunmayı burda yeniden öğrendim. Gerçekten samimi bir tavsiye istiyorsanız duygularının gerçekten esiri biriyseniz gitmeyin! Öyle bir şey ki dünyanın her yerinden onlarca seçilmiş insanın bir arada, her anı, iyisiyle kötüsüyle yaşadığı, tek yürek olduğu bir yerde aylarınızı geçirip sonrasında o veda anı geldiğinde bir daha herkesi aynı yer ve zaman dilimi içerisinde göremeyeceğini bilmek bile bile lades demek.

     

     

    Şuan nereye aitim, hangisi benim ailem bilemiyorum. İlk başta adımı söylemeye çalıştıklarını anlamadığım insanlar sayesinde adımın telaffuzunu dönene kadar unuttum. Şansım mı diyim, nasıl düşünürsünüz bilemem ama kampımda hiç Türk olmaması asıl amacım olan İngilizce pratiğime sonsuz faydalı oldu. Bundan önce de cesaret edip bir türlü üstesinden gelemediğim, evde beni bekleyen İngilizce romanlarımı yalayıp yutuyorum. Daha önce kafamda düşünüp sonrasında söylediğim tüm cümleleri düşünmeden konuşmayı öğrendim ben başka bir dilde.

     

    Nasıl söylesem benim kalbim hala Amerika'daki ailem ve kampım için atıyor…

     

     

    Tuğçe ARUGÜN

    Kadir Has Üniversitesi, İletişim Tasarımı Öğrencisi

    İdeal CampUSA Katılımcımız

    ABD, Maine Eyaleti, Kingsley Piles Camp’ında Çalıştı

  235. İdealsas
    Mustafa Cenker Can | 17.09.2015

    2 ay kampta çalıştıktan sonra kazandıklarımla 15 gün Amerika’nın tüm doğu sahili

  236. 2 ay kampta çalıştıktan sonra kazandıklarımla 15 gün Amerika’nın tüm doğu sahilini gezdim...

    2011 yılının yazında hazırlıkta aldığım İngilizce eğitimine destek olması ve ABD de bir yaz geçirmek için CCUSA programına katıldım.

     

    Elbette ki programa katılmadan önce dil okulu, work and travel gibi birçok programı araştırdım ancak CCUSA de karar kıldım. Bu programda karar kılmamda pek çok etken olmasına rağmen en büyük etkenler bana yurt dışında pek çok farklı milletten üniversite öğrencisiyle birlikte 3 ay geçirme şansı vermesi, ortam nedeniyle sürekli İngilizce konuşmamı sağlayacak olması ve bugünlerde iş dünyasında önemli bir yer tutan yurt dışı iş tecrübesini bana katacak olmasıydı. CCUSA programında karar kıldıktan sonra İdealsasyetkililerinden Gökçe Hanımla e-mail ve telefon irtibatı kurdum ve programa katılım için gereken her türlü belgeyi Gökçe Hanım'ın ilgisi ve yardımıyla internet üzerinden temin ettim. Başvurular kolaylıkla yapıldıktan belgeler alındıktan sonra geriye bir tek bir kamp tarafından kabul edilmek kalmıştı ve başvurumdan bir kaç ay sonra West Virginia da bulunan Timber Ridge Camp tarafından istediğim pozisyon olan kitchen staff olarak kabul edildim.

     

     

    Haziran ayı başında ABD ye gittiğimde doğrusu ilk hafta İngilizce konusunda biraz zorlandım çünkü bulunduğum kamptaki hatta belki de kampımın bulunduğu kasabadaki tek Türk bendim ancak bu durum İngilizcemi geliştirmem konusunda bana çok yardımcı oldu. Kampta benim dışımda 2 Avustralyalı, 2 Güney Afrikalı, 5 Macar ve 6 Rus international staff ayrıca toplamda 60 adet ABD’li counselor vardı. Biz, international stafflar çocuklardan ayrı cabin denilen ahşap büyük kulübelerde kaldık. Benim kabinimde ben hariç 3 Macar arkadaş vardı. Cabinimiz çok lüx olmasa da her türlü ihtiyacımızı karşılayacak düzeyde ve gerçekten 4 kişi için çok büyüktü ayrıca ömrümde ilk kez tanımadığım insanlarla aynı odada kaldığım için oda arkadaşlığı kavramını kazanmamı sağladı.

     

    İş konusuna gelirsek doğrusu beklediğimden daha zordu ancak yine de work and travel’a katılan arkadaşlarımın işleri kadar zor değildi. Kabaca anlatmak gerekirse mutfakta hazırlık, servis, bulaşık ve temizlik işlerinden sorumluyduk kampım çok büyük olduğu için mutfakta 2 aşçı, 2 yardımcı aşçı ayrıca1 Rus ve 4 Macar international staff çalışıyorduk iş niteliği nedeniyle mutfakta 7 bayan 3 erkektik ancak doğrusu bundan şikâyetçi olduğu söyleyemem:) İşe sabah 7 de kahvaltı hazırlığı  ve kahvaltı servisi ile başlayan gün kamptaki 300 kişiye yemek servisi ardından bulaşıklar ve yemekhane temizliğiyle devam ediyordu saat 10.30-11 gibi işimizi bitirip 2-2.30 saatlik bir molanın ardından aynı işleri öğle yemeği için yapıp tekrar bir mola verip ardından akşam yemeğiyle işi bitiriyorduk. Haftada 1 day-off ve 1 night-off umuz vardı bu günler de kamp bizi Virginia’nın Winchester adında ki küçük kasabasına bırakıyordu ve biz o kasabada eğlence de dâhil her türlü ihtiyacımızı küçük olmasına rağmen karşılayabiliyorduk.

     

     

    Kampta eğlenceli arkadaş ortamında geçen 2 aydan sonra 15 gün boyunca ABD’nin doğu sahilinde seyahat ettim. Doğrusu gezim maaşımdan fazlaya mal oldu ancak bunun sebebi kesinlikle benim kişisel konaklama tercihlerimdi yani biraz tasarruf yapıp hostellarda konaklanırsa kazandığınız para 2 hafta boyunca her türlü seyahat masrafınızı karşılayacaktır.

     

    Kısacası amacı İngilizce geliştirmek, ABD’de kısmen de olsa kendi ayakları üstünde durup uluslararası bir arkadaş ortamında 3 ay geçirmek isteyen herkese bu programı tavsiye ediyorum ve eğer rahat bir başvuru dönemi yaşamak ve hızlı cevap almak istiyorsanız İdealsas’lakontak kurmanızı öneriyorum. Benim TR de veya ABD de attığım her maile anında cevap veren Gökçe Hanıma da teşekkürlerimi sunuyorum umarım amacınıza ulaşır ve ömrünüzde önemli bir yer edecek deneyimlerden biri olan CCUSA deneyimini sorunsuz bir şekilde yaşarsınız.

     

     

    Mustafa Cenker CAN

    Gazi Üniversitesi, İşletme Öğrencisi

    İdeal CampUSA Katılımcımız

    ABD, Virginia Eyaleti, Timber Ridge Camp’da Çalıştı

     

     

     

     

  237. İdealsas
    Çağrı Türkmen | 17.09.2015

    Kampta Rus, Çek, İrlandalı, Slovak, Kolombiyalı, Avustralyalı, Yeni Zelandalı ve

  238. Kampta Rus, Çek, İrlandalı, Slovak, Kolombiyalı, Avustralyalı, Yeni Zelandalı ve Güney Afrikalı 14 çalışandık...

    2011 yazında İngilizcemi geliştirmek amacıyla yurtdışına çıkmak istiyordum ve bu yüzden arkadaşımın bana söylediği CCUSA programına başvurmak için İdealsas ofisine gittim.

     

     

    İşlemler kolay oldu İdealsas sağ olsun. Belgeler tamamlandıktan sonra bir süre kamp çıkmasını bekledim. Ne kadar olduğunu hatırlamıyorum ama çok fazla değildi. Kaliforniya’daki Camp Bloomfield'tan çağrıldım. Kampa ilk gittiğimde ilk hafta İngilizce anlamında çok sıkıntı yaşadım ama sonradan sonraya alıştım. Zaten ilk aydan sonra tamamıyla adapte olmuştum. Kampta iş zordu ama çokta eğlenceliydi. Sabah 7.30'ta başlıyorduk. Her gün yapılacak bir sürü iş oluyordu. Kısaca bahsetmek gerekirse 4 kişiydik ve bahçıvanlık, boyama, taşıma, temizleme gibi işler yapıyorduk.

     

     

    İki Rus, iki Avustralyalı, bir Yeni Zelandalı, bir İrlandalı, bir Çek, bir Slovak, bir Güney Afrikalı, üç Kolombiyalı ve bir Meksikalı olmak üzere 14 kişilik bir international staffımız vardı. 16-17 kişilikte Amerikan staff vardı. Biz 10 kişi filan aynı kabinde kalıyorduk. Arkadaş ortamımız çok iyiydi. 4 buçuk gün çalışıp 3 buçuk gün de off oluyorduk. Off günlerde yakınlardaki yerleri gezmeye gidiyorduk. Ben Vegas'a Hollywood'a filan gittim.

     
    Fırsatım olursa bir daha gitmeyi düşünüyorum.
    İdealsas’a özelliklede Gökçe'ye teşekkürler.

     

    Çağrı TÜRKMEN

    İTÜ, Elektrik Mühendisliği Öğrencisi

    İdeal CampUSA Katılımcımız

    ABD, California Eyaleti, Camp Bloomfield'ta çalıştı

     

  239. İdealsas
    Gözde Kaya | 19.10.2011

    10 gün boyunca tüm Kaliforniya'yı arabayla gezdik

  240. 10 gün boyunca tüm Kaliforniya'yı arabayla gezdik

    Öncelikle gerçekten çok teşekkür ederim. İyi ki gitmişim diyorum bu yaz için. Başta çok uzun gibi düşünmüştüm ama uzun da değilmiş:) Bütün kamplar o şekilde mi bilmiyorum gerçekten. Benim olduğum kamp resmen aile gibiydi. Komün hayatı yaşadık üç ay boyunca. Tatil günlerinde de hep farklı bir program yapıyorlardı. Birlikte bişeyler yapıyorduk.

    Hiç Türk olmaması çok büyük bir avantajdı zaten benim için. O yüzden İngilizcem için baya faydası oldu diyebilirim. Herkesin kamp ismi vardı, o yüzden bütün yaz boyunda "Fanfan" dım. Gözde dediklerinde zaten anlamıyordum telaffuzlarından ve bakmıyordum. Onun dışında kamp tam bir doğa harikasıydı. Okyanusun kıyında ve ormanın içinde, ana yola gitmek için araba yoksa bir saat orman yolundan yürümemiz gerekiyordu. Ayrıca kampta ayı ve puma tehlikesi vardı. Kamp onların doğal yaşam alanındaydı çünkü. Heryerde ayı veya puma görürsek ne yapmamız gerektiği yazıyordu. Ama ben hiç göremedim, en çok üzüldüğün şey o oldu:)

    Mutfaktaki işimden sonra kampta serbest oluyordum. Bazı akşamlar kamp ateşinde çocuklar için yaptıkları gösterilerde bende oynuyordum. En şanslı olduğum nokta "travel camp"e gidebilmem oldu. Yazın başında travel kamp koordinatörü gelmek ister misin diye sorduğunda öylesine soruyor diye düşünmüştüm ama sonunda ben gittim. 10 gün boyunca Kaliforniya'yı arabayla gezdik. Altı tane lise öğrencisiyle.

    Travel camp'e katılan sadece bir kız vardı benimde görevim o kızla aynı çadırda kalmaktı. Onun dışında sadece hiç para ödemeden gezmiş oldum. Hergün farklı kamp alanlarında çadır kurduk. Kamp ateşinde kendimize yemek yaptık. Tek zorlandığım şey gittiğimin ikinci haftası bir hafta hasta yatmamdı. O da benim şanssızlığım:) O bir haftayı saymazsak her şey çok güzeldi. Ama çadırda kalmak, böcek vs gibi korkuları olanlar için kesinlikle tavsiye etmeyeceğim bir program:)

     

    Teşekkür ederim çok çokk :)

     

    Gözde KAYA

    Kadir Has Üniversitesi – İç Mimari Öğrencisi

    İdeal CampUSA 2011 Katılımcımız

    ABD, Oregon Eyaletindeki Camp Westwind'de çalıştı 

  241. İdealsas
    Erkin Seyfi Bozdoğan | 17.09.2015

    Bence, kampı eviniz gibi hissetmemeniz için hiç bir neden yok...

  242. Bence, kampı eviniz gibi hissetmemeniz için hiç bir neden yok...

    Merhaba ben Erkin,

     

    2 yıl önce ben de arkadaşım aracılığıyla tanıştım CampUSA ile. Kampa gitmeden önce kamp programı ve kamp yaşamı hakkındaki birçok şeyi ondan öğrenmiştim ama yaşayarak öğrenmek tabi ki daha farklıydı. Kampa geldiğimde kafamda bazı soru işaretleri tabi ki vardı ama arkadaşlığın yüksek seviyede olduğu kamp ortamı gerçekten bunları sildi diyebilirim. Tabi bu durum sosyal olmanın gerekliliğine de bağlı tabi ki. Kamp işi için birkaç işin arasından mutfakta çalışmayı seçmiştim. Kampta işi en erken açan ve en geç kapatan işti ama molaların olması olayı bence daha iyi yapıyordu. Kampa ilk geldiğimiz gün biraz garipti ama bu güzel bir garipsemeydi, normal bir şeydi çünkü ilk defa yeni bir ülkeye geliyorsunuz. Bunun yanı sıra, kampı düşündüğümüzde 9 hafta gibi bir süre her gün göreceğiniz insanlar, yepyeni bir ortam, dünyanın her yerinden gelmiş arkadaşlar ve bunun gibi birçok şey var.

     

     

    İş kısmına geldiğimde, çalıştığım yer olan mutfakta günde 3 periyotta çalışıyorduk. Sabah 7-9.30 arası yine öğlen yemeği için 11.30-14.00 arası ve son olarak akşam yemeğinde 17.00-20.00 arasıydı. Toplamda mutfakta 8-8,5 saat civarı bir zaman geçiriyorduk. Kâh biraz yorucu kâh eğlenceli geçmişti ilk günler ama 1-2 haftadan sonra alışınca işler biraz olsun kolaylamaya başladı.

     

     

    Tabi iş aralarında neler yapıyoruz diye sorarsanız, ilk ara biraz az olduğundan biraz dinlenme biraz geyikle geçiyordu. İkinci aramızı ise kampta havuzda yüzmek olsun, göldeki aktiviteler olsun oldukça güzel vakit geçirerek değerlendiriyorduk. Daha sonra tabi yine iş başı. Akşam servisinin bitişi saat akşam 8’i buluyordu. Bu biraz da işe alışmaya bağlı dediğim gibi ilk zamanlar işler yavaş gidiyor haliyle geç bitiyordu, ortalarına geldiğimizde öğrendiğimizden hızlanmış oluyorduk bu da saate yansıyordu tabi ki. İşiniz bittikten sonra bütün gece size iyi bir zaman kalıyor ve bu, yine arkadaşlarınızla takılmak için gerçekten güzel bir zaman. Bu arada, kamplar genellikle şehir merkezlerinden uzak, sadece bazı küçük kasabalara yakın olduklarından yapılacak şeyler de belirliydi. Bazı akşamlar kampa yakın kasabadaki bara kampın sağladığı araçlarla gidip eğleniyorduk, bazı akşamlar futbol veya basketbol oynuyorduk, bazı akşamlar kampta genel aktiviteler oluyordu ve onlara katılıyorduk.

     

     

    Zamanı nasıl değerlendireceğiniz konusu biraz da size bağlı ama bence kampı eviniz gibi hissetmemeniz için hiçbir neden yok. Öte yandan tabi ki her kamptaki durum aynı veya benzer olamayabilir. Anlattığım imkânlar başka kamplarda bundan daha iyi ya da daha kötü de olabilir. Ama en azından kendi çalıştığım kamptaki ortamı ve olası kamp işleyişini anlatmak istedim. Kampın sonuna geldiğimizde oradan birçok tecrübeyle ayrıldık. İngilizce pratiğimizin gelişmesinin yanı sıra yeni insanlar ve kültürler tanımak, yeni ve farklı ülkelerden arkadaşlarla tanışmak kesinlikle çok güzeldi. Belki de işten veya birçok şeyden çok daha önemlisi de buydu.

     

     

    Erkin Seyfi BOZDOĞAN

    Marmara Üniversitesi, Radyo-Tv-Sinema Öğrencisi

    İdeal CampUSA Katılımcımız

    ABD, New York Eyaleti’nde Çalıştı

  243. İdealsas
    Eda Yücerman | 21.08.2015

    Bu benim ilk Amerika tecrübemdi ve samimiyetle diyebilirim ki, iyi ki de katılmı

  244. Bu benim ilk Amerika tecrübemdi ve samimiyetle diyebilirim ki, iyi ki de katılmışım!

    Amerika'nın Maine eyaletinde, Portland şehrine çok yakın bir kamp olan Camp Vega'da çalıştım. Bu benim ilk Amerika tecrübemdi ve samimiyetle diyebilirim ki: iyi ki de katılmışım!

     

     

    Şansıma kampta tek Türk bendim ve böylece sürekli İngilizce pratik yapma imkânı buldum. Başka kamplar nasıldı pek bilemiyorum fakat benim kampım gerçekten çok profesyonel ve anlayışlıydı. Çalışma şartlarım o kadar rahattı ki bazen kendimi ben burada çalışıyor muyum yoksa tatil mi yapıyorum diye sormaktan alıkoyamadımJKamp süresince kalacak yer ve yemek ihtiyaçlarım kamp tarafından karşılandığı için neredeyse kazandığım bütün para kampın bitiminde elimdeydi. Ayrıca çoğuyla hala görüştüğüm dünyanın dört bir yanından bir sürü arkadaşım oldu. Kısacası hedefi dilini geliştirmek ve kendi kazandığı parayla Amerika'yı gezmek isteyen biri için kamplarda çalışmak en iyi fikir smiley

     

    Eda YÜCERMAN

    Boğaziçi Üniversitesi, Tarih Öğrencisi

    İdeal CampUSA Katılımcımız

    ABD, Maine Eyaleti, Camp Vega’da Çalıştı

  245. İdealsas
    Elif Gödek | 18.03.2016

    İdealsas danışmanlığı bana çok da tatlı bir arkadaş kazandırdı, şimdi tüm eğitim

  246. İdealsas danışmanlığı bana çok da tatlı bir arkadaş kazandırdı, şimdi tüm eğitim planlarımı birlikte yapıyoruz ve ben onlarla olmaktan çok mutluyum...

    Bournemouth...

     

    Hayatımın en unutulmaz yazlarından biri, İngiltere’nin en şirin sahil kasabası. Kurs sürem boyunca diğer şehirleri de gezme imkânım oldu ama her zaman iyi ki burayı seçmişim dedim.

     

    Geceleri kumsaldaki partileri, sabah saatlerinde okul çıkışı gidip uzandığımız yemyeşil parkları, cıvıl cıvıl meydanı ve eğer benim kadar şanslıysanız denize girecek kadar sıcak bir İngiltere yakalarsanız soğuk okyanus suları:) her anı bir başka güzeldi Bournemouth'un.

     

     

    BBSI 'a gelirsem; sınıf arkadaşlarımın internasyonelliği, hocaların tecrübesi ve öğrencilerin yabancılık çekmemesi için düşünülen bin bir türlü eğlenceli etkinlik. Eğer hayatınızda bir kez olsun kendiniz ve kariyeriniz için iyi bir şeyler yapmayı düşünürseniz mutlaka tavsiye ederim. İngilizlerin sıcak karşılamaları ve her ülkeden farklı farklı edindiğiniz yeni arkadaşlarınız bir yana eğitim ve genel kültür olarak da kendinize yepyeni bakış açıları kazandıracağınız kesin.

     

     

    Tüm bu maceram sırasında bana yardımcı olan İdealsas çalışanlarına, özelliklede danışmanım Gökçe'ye ne kadar teşekkür etsem az. Bu danışmanlık bana çok da tatlı bir arkadaş kazandırdı, şimdi tüm eğitim planlarımı birlikte yapıyoruz ve ben onlarla olmaktan çok mutluyum:)

     

    Elif GÖDEK

    Bahçeşehir Üniversitesi, Hukuk öğrencisi

    BBSI Bournemouth Dil Okulunda İngilizce dil eğitimi aldı

    İngiltere, Bournemouth

  247. İdealsas
    Demet Gül | 17.09.2015

    CampUSA programı hayatımda başıma gelen en güzel şeydi...

  248. CampUSA programı hayatımda başıma gelen en güzel şeydi...

    Bu yaz hayatıma damgasını vurdu!

     

    Bunu tüm içtenliğimle, hiç tereddüt etmeden söyleyebiliyorum. İdealsas ile camp Amerika başıma gelen en güzel şeydi. Bu programa katılmak isteyen ama gerekli cesareti bulamayan arkadaşlara sesleniyorum: Hiç tereddüt etmeyin çünkü çok güzel ve farklı bir tecrübe edinmeye gidiyorsunuz! Döndüğünüzde ise tekrar gitmek için can atacaksınız. Ben Washington State‘de Orcas adında bir adada kaldım. Başta biraz çekiniyordum. Ada sonuçta, imkânlar kısıtlı nasıl yaparım diye... Öyle değilmiş işte.  Kamp ormanlık bir alandaydı ve tabiî ki okyanus kıyısındaydı. Biz ahşap 2 katlı çok şirin bir kabinde kaldık 8 kız. Ev son derece konforluydu. Mutfakta çalıştım ben ve mutfak çalışanları hep ayrıcalıklıydıJ! Bizler kabinde kalırken counselor’la çadırda kalıyordu. Bizim gün içinde  bir dolu serbest vaktimiz varken onların yoktu…

     

     

    Çalışma koşullarına gelince, ben sabah shiftinde çalışmak istedim. Sabah 6 da mutfakta olup öğlen 12’de işi bitiriyorduk. Bu arada 1 saatlik molamız var.  Shiftini tamamladıktan sonra ister kampta kal ve çocukların katıldığı faaliyetlere katıl ister dışarı çık adayı gez, denize gir ya da al kahveni okyanusa karşı kitap oku, müzik dinle… Biz çalışmaktan ziyade tatil yapıyorduk oradaJAyrıca kamptaki tek Türk bendim ve ilk birkaç hafta dışında hiç zorluk çekmedim. Başta sohbet etmek zor gelirken kampın sonlarına doğru kendime inanamadım! Resmen saatlerce sohbet ediyordum ana dili İngilizce olan insanlarla! Ayrıca çok güzel arkadaşlıklar kurdum çoğuyla hala görüşmekteyim, hala oturup saatlerce ahh ah kamp ne kadar da keyifliydi! muhabbeti yapıyoruzJAyrıca Amerikalıların yemek kültürünü keşfetmek (aslında daha çok Meksika), mutfakta kendiniz geliştirmek ve Türk yemeklerini tanıtmak açısından bulunmaz fırsat!

     

     

    Vee en güzel kısmı, kamp sonrası seyahat! Vizeniz bittikten sonra bile 1 ay gezme hakkınız var Amerika’da. Ben Polonyalı arkadaşımla tura katıldım. Fiyatı ve güvenilirliği açısından çok uygundu. Bir haftalık bir paketti ve San Francisco, Los Angeles ve Las Vegas içeriyordu. Tüm görülmesi gereken yerleri gezdik bu turla. 4 gün daha Los Angeles’da vakit geçirip Seattle ve oradan da İstanbul’a döndüm. Uçağa nasıl bineceğim bileti nasıl hallederim yolumu nasıl bulurum diye korkmayın. Çünkü cidden kolay. Ayrıca kampa giderken beni direk havaalanında alıp kampa kadar getirdiler. Sözün özü,

     

    Her anı her dakikası bende iz bıraktı Amerika’nın. Duvarlarım fotoğraflarla dolu. Düzenli skype görüşmeleri yapıyoruz artık Amerika’daki arkadaşlarlaJ

     

     

    Hiç korkmayın! Döndüğünüzde birçok şey değişmiş olacak sizde. Çok iyi İngilizce konuşacaksınız, istediğiniz yere istediğiniz gibi korkusuzca seyahat edebileceksiniz ve Gökçe’ye binlerce teşekkür edeceksiniz! Gerek gitmende önce gerek gittikten sonra gerekse döndükten sonra olsun, hep hep ilgilendi benimle ve hiçbir mailimi cevapsız bırakmadı!

     

    Tekrar binlerce Teşekkürler İdealsas’a!!

     

    Demet GÜL

    Trakya Üniversitesi, İngilizce Tercümanlık Öğrencisi

    İdeal CampUSA Katılımcımız

    ABD, Washington Eyaleti, Four Winds Westward Camp’ında Çalıştı

     

  249. İdealsas
    Fırat Uran | 17.11.2016

    Hayallerimin peşinden gittim ve New York’ta 6 hafta yönetmenlik eğitimi aldım...

  250. Hayallerimin peşinden gittim ve New York’ta 6 hafta yönetmenlik eğitimi aldım...

    New York a gidip, New York Film Academy’de yönetmenlik dersi almak benim bir hayalimdi.

     

    Bu yaz kendime ne yapmak istediğimi sorduğumda aslında cevabı biliyordum. Hayallerimin peşinden gittim. New York Film Academy 6 Hafta “film making” programına kayıt oldum.

     

     

    New York’ta İdealsas’ın tavsiye ettiği EHS öğrenci Yurdunda kaldım. Kalabileceğim en güzel yerlerden biriydi. Yurtta sadece öğrenciler kalıyor, 24 saat güvenlik, temiz odaları ve harika bir arkadaş ortamı vardı. Ayrıca çeşitli organizasyonları sayesinde insanlarla tanışmanız kolaylaşıyor…

     

    Okula ilk gittiğim gün bize bir dosya verdiler; içinde takvim, ders saatleri, yönetmenlik, New York’ta film çekme, kamera ve ışık ile ilgili yararlı bilgiler vardı. Sınıfımız 10 kişilikti. Dünyanın her tarafından insan vardı. İlk hafta 16 mm lik nostaljik siyah beyaz kameraları kullanmayı öğrendik. İkinci hafta ise 4’lü gruplara ayrılıp dışarıda film çekmeye başladık.

     

     

    Toplamda 3 tane film yaptık, Final filmlerimizi dijital kamerayla çektik ve sinema salonunda sergiledik.

     

    New York Film Academy bana çok şey öğretti, Harika bir yaz geçirdim, gitmeyi düşünenlere tavsiye ederim.

     

     

    Fırat URAN

    Bahçeşehir Üniversitesi, Hukuk öğrencisi

    New York Film Academy’de yönetmenlik eğitimi aldı

    ABD, New York Eyaleti, New York şehri

  251. İdealsas
    Kemal Mert Makinacı | 17.09.2015

    Work and Travel, dil kursu gibi çeşitli programları araştırdım, en iyisi CampUSA

  252. Work and Travel, dil kursu gibi çeşitli programları araştırdım, en iyisi CampUSA idi...

    İdealsas:Kamp Programına katılmaya nasıl karar verdiniz?

    K. Mert Makinacı:Üniversitede hazırlık sınıfındayken İngilizcemi pratik olarak geliştirmem gerektiğini fark ettim, günümüz iş dünyasında akıcı İngilizce artık çok istenen bir durum olduğu için. Ayrıca A.B.D. gezip görmek isteğim bir ülkeydi. Çeşitli programlar araştırdım work and travel, ccusa ve dil okulu programları. Araştırmalarım sonucu en iyi fiyat, en güvenilir iş anlaşması ve İngilizcem için en iyi ortamın CCUSA programı ile gidebileceğim yerlerde olduğuna karar verdim.

     

    İdealsas: Hangi Kapma gittiniz ve genel olarak kampın konumunu, genel yasam şartlarını anlatır mısınız?

    K. Mert Makinacı:Massachusetts eyaletinde bir kız izci kampı olan Timber Trails kampına gittim. Boston şehrine 3 saatlik konumda idi. Ayrıca 1’er saatlik mesafelerde 2 büyük şehir daha vardı. Kamp ormanlık büyük bir bölge içindeydi ayrıca arazi içinde göl vardı. Kamptaki tahtadan yapılmış kabinlerde konaklıyorduk. Benim kaldığım kabinde yataklarımız haricinde TV ve DVD oynatıcı koltuk vardı kabinde 4 kişi kalıyorduk. Hepimiz mutfak ekibiydik. Counselarların kaldığı kabinler farklıydı onlar çocuklarla kalıyor ve kabinlerinde yalnızca yatakları vardı, ayrıca ortak duş alanları bizim ise 6 kişinin ortak kullandığı 2 duş ve wc vardı.

     

     

    İdealsas:Kamptaki göreviniz neydi? Örnek olarak bir gününüzü bize anlatabilir misiniz?

    K. Mert Makinacı:Kampta mutfak elemanıydım mutfaktaki her türlü iş görevimizdi ve dönüşümlü olarak yapıyorduk bu işler; yemek yapımına yardım, malzemelerin organizasyonu, servis, bulaşık, mutfak ve çevresinin temizlenmesi. Sabah 6 ya da 6.30 da gün başlar kahvaltı sonrası bizim hızımıza bağlı olarak 10 civarı mola verilirdi. 11.30 gibi öğle yemeği hazırlığı için tekrar mutfağa gidilir yine hızımıza bağlı olarak 2 civarı mola verilir 4.30da akşam yemeği için gidilir akşam yemek servisinden sonra günlük mutfak temizliği bitimi ile gün sona ererdi.

     

    İdealsas:Kampa ilk giderken ne gibi zorluklar yaşadınız? Havaalanından indikten sonra kampa ulaşımda herhangi bir zorluk çektiniz mi?

    K. Mert Makinacı:İlk kez yurtdışına çıkıyordum ve tek başınaydım ayrıca daha öncesinde anadili İngilizce olan kişilerle konuşma fırsatı olmamıştı. Tüm bu tecrübesizliğime rağmen bana İdealsastarafından verilen yönlendirmeler sayesinde hiçbir problem yaşamadım sadece verilen direktifleri izledim. Havaalanı kamp arasında da kamp kabul mektubundaki direktifleri izleyerek sorunsuzca ulaştım. New York JFK havalında şehre metroyla gitmem gerektiği ve şehirdeki otobüs terminalinden hangi şehre gitmem gerektiği yazıyordu. Aynen uyguladım. Kamp yetkilileri de tam belirttikleri saatte gittiğim şehir terminalinde beni aldılar.

     

    İdealsas:Kamp programına katıldığınız için memnun musunuz? Size kattıkları nelerdir?

    K. Mert Makinacı:Bu kamp hayatımda gerçekleştirdiğim en önemli olaydı ve çok memnunum. Bana ulusları insanlarla iletişim pratiği, müthiş bir İngilizce pratiği, değişik kültürleri anlam yorumlama yeteneği ve birçok müthiş arkadaş kazandırdı.

     

     

    İdealsas:Genel olarak kamp programını tavsiye eder misiniz?

    K. Mert Makinacı:Para amacını ön planda tutmayan herkese bu programı öneririm. Müthiş arkadaşlıklarım oldu kamp ortamı arkadaşlık için en uygun ortam. Ayrıca arkadaşlık üst düzeyde olduğu için farklı konularda çok uzun süre konuşabiliyorduk bu da İngilizce pratiği açısından çok büyük bir fırsat. Ayrıca diğer Amerika çalışmalarından farklı olarak iş güvencesi daha yüksek. Konaklama ve yemek sorununuz yok tüm bunlar programı eşsiz kılıyor.

     

    İdealsas:Kazandığınız ücret Amerika'da gezmenize yetti mi? Sizce yeterli miydi?

    K. Mert Makinacı:Benim kazandığım para Amerika’ya gitmek için harcadığım her türlü gideri (pasaport defter parası, vize parası, CCUSA’ye ödediğim ücret, uçak biletim vs.) karşıladı ve bana bunun üstüne 300 usd gibi bir miktar kaldı. Ben Boston, New York ve Washington’u kapsayan 12 günlük bir gezi gerçekleştirdim. Bu 300 usd tabi ki bu gezi için yeterli değildi ama harcamalar kişiye göre değişiyor. Ben bu gezi süresince yemeklerim dâhil 750 usd harcamıştım. Yanımda gö