MENÜ
Yurt Dışı Eğitimde Son Haberler

Ucuz ve Kaliteli Dil Okulları Ülkesi, Malta

Danışmanlarımızdan Aydın Cemil AYKAÇ, Malta gezisini ayrıntılı bir şekilde anlatıyor... 

 
İngilizce öğreniminde son yılların gözde ülkesi Malta’ya bir eğitim danışmanı olarak 2014 yılı Ekim ayında, Avrupa’nın birçok ülkesinden eğitim danışmanlarının da katılımı ile gerçekleşen Am Language Studio Familirization Tour programı çerçevesinde 6 günlük bir süre için geldim. (Malta'daki dil okullarına dair yaptığım gezi yazısını okumak için buraya tıklayabilirsiniz!) Türkiye’den katılan tek acente; İdealsas Yurtdışı Eğitim Danışmanlığı olarak, hem bizi davet eden okulu hem de diğer okulları bu süre zarfında yakından görme fırsatı bulmuş olduk. Bu kısa geziden çok güzel izlenim ve gözlemler ile ayrıldım. Yaşadıklarımızı sizlerle paylaşmak için yazdığım bu izlenim yazısında Malta'yı bir de benim gözlemlerim ile dinleyin.
 
Yolculuğumuz Türk Hava Yollarının TK 1369 sefer sayılı 12.35 uçuşu ile gerçekleşti. İstanbul ile Malta arası 2 saat 5 dakika sürüyor. Malta havalimanına inerken çok kuvvetli bir rüzgâr uçağı beşik gibi sallarken yanımdaki çiftin sımsıkı birbirlerine sarıldıklarını görüyorum. Neyse ki tecrübeli pilotlarımız ile sağ salim varıyoruz. Malta Havalimanı oldukça küçük, ilk defa yurtdışına giden biri için kaybolması imkânsız bir alan. Havalimanında ücretsiz Wi-Fi hizmeti de var. Malta yüzölçümü açısından çok küçük bir ülke. Bütün ülke, toplamı 316 kilometrekare olan 3 adadan oluşuyor: Malta 246, Gozo 67, Comino 2.7 km2. Uçak inişe geçerken, uçak nereye inecek acaba diye aklınızdan geçiriyorsunuz… Nüfusu 400 bin olan ülkenin yazın tatilcilerin gelmesi ile nüfusu 1 milyona yaklaşmaktadır. Ülkeyi yılda 1,5 milyon turist ziyaret etmektedir. 
 
 
Malta’da trafik, tıpkı İngiltere’de olduğu gibi soldan işliyor, yani bize göre tersten akıyor. Avrupa Birliği'nin bir üyesi olan Malta, ağırlıklı olarak İtalyan, İngiliz ve Arap kültürlerinin bir karışımını size yansıtıyor. Zaten, Adanın dili de Arapça, İngilizce ve İtalyanca'nın bir karışımı diyebiliriz. Ülkenin kuzey komşusu olan ve benzer bir kültürel ortama sahip olması beklenen İtalya ile olan etkileşim, oldukça uzun bir zaman önce adayı yönetmiş olan Araplar'ın kültürü ve 1964'te ayrılarak bağımsız kaldıkları Birleşik Krallık'ın kuzeyli kültürü ile iç içe geçip ilginç bir sentez oluşturmuş. Malta'nın geçmişine şöyle bir bakarsak Fenikeliler, Romalılar, Araplar, İspanyollar, Aziz John Şövalyeleri, Fransızlar ve İngilizler tarafından yönetildiği dönemleri görüyoruz. Çok renkli ve merak uyandıran bir tarihe sahip. Doğal olarak, her dönem bu ülkede bir iz bırakmış. İlginç bir nokta ise adayı hiç ele geçiremediği ve dolayısıyla yönetmediği halde Osmanlıların bıraktığı etki. 1565’deki Osmanlı çıkartması bu ülkede derin etkiler bırakmış. 
 
Kanuni Sultan Süleyman Rodos'u alınca şövalyelerin adayı terk etmelerine izin veriyor. Hospitalier tarikatının devamı olan şövalyeler büyük üstadları eşliğinde Malta'ya göç ediyor ve burada uzun zaman sürecek bir şövalyeler dönemini başlatıyorlar. Kanuni, Malta'yı fethetmek için Turgut Reis'i görevlendirince adadaki Osmanlı etkisinin temelleri atılıyor. Osmanlı donanması adaya varıyor ancak kötü planlama ve yanlış taktikler sonucunda, 1000 deniz mili uzaklığı ve yaklaşan kış ayını da düşünüp geri dönüyor. Bu arada Turgut Reis de hayatını kaybediyor. Osmanlı'nın mutlaka tekrar geleceğine inanan Maltalılar ise çok daha büyük bir kuşatmaya hazırlanmaya başlıyor. Şövalyelerin lideri, yani büyük üstadı olan Jean Parisot de Valetta kendi adıyla anılan başkenti kuruyor, kaleleri güçlendirip, surları yükseltiyor ve senelerce didiniyorlar ve Osmanlı saldırısına hazır hale gelmeye çalışıyorlar Osmanlılar nesilden nesile, bir efsane gibi içlerine işliyor ama bir daha Osmanlı gelmiyor. Devamlı ve yüzyıllar boyunca Roma İmparatorluğunun ufacık bir parçası ve sonra Arap kolonisi ve İngiliz kolonisi olarak yaşayıp giden ve bu arada bütün Avrupa ülkelerinden gelen bir avuç maceraperest şövalyeler tarafından yönetilen Malta’yı, ulusal açıdan birleştirebilecek başka bir konu yok, Sadece ama sadece 1565´deki Türk kuşatması.
 
Malta; gürültülü sokakları, karmaşık trafiği, az yeşili, bol betonu, rahat insanları, uzun bekleme süreleri ile çok Akdenizli, az Avrupalı bir ülke. Şu sıralar adeta bir şantiyeyi andırıyor. Durmadan yeni binalar inşa ediliyor. Tüm adayı çevreleyen, AB destekli bir otoyol çalışması en dikkat çekici alt yapı yatırımı olarak dikkat çekiyor. Adada yeşilden çok bina ve otomobil olmasına şaşırmamak lazım. Malta’da gezerken görecekleriniz sizde gerçek bir kafa karışıklığı yaratabilir. Bazen bir Avrupa ülkesinde, bazen de bir Ortadoğu ülkesinde olduğunuzu düşünebilirsiniz. Ama pek çok şeye ve pek çok yere benzemekle birlikte, Malta kendine özgü ve özgün bir ülke. Koyu Katolik bir yapısı olan Malta’da, 350’ye yakın kilise bulunmaktadır. Şehrin her noktasında farklı mimari özellikleri olan kiliseler her daim göze çarpıyor. İşin en ilginç noktası, kilisenin hala ülke yönetiminde söz sahibi olması, birçok gayrimenkul ve maddi güce sahip olduğu gerçeği bana göre.

 
Program yarın başlayacağı için hemen kendimi Malta’nın sokaklarına bırakıyorum… İlk dikkatimi çekenler, krem rengi kesme taşlarla yapılmış, genelde 2 – 3 katlı evler, daracık kaldırımlar ve ne kadar uğraşsanız da fotoğraf karesinden kovalayamayacağınız kadar çok araba! Evlerin cephelerindeki taş işlemeler ve ahşap çıkmalarla bakmaya doyamayacağınız eski binalar, çok sık olmasa da sokağı şenlendiren çiçekler, sarmaşıklar, güller de dikkati çekiyor. "Triq" Malta dilinde sokak demek. "Sqaq" ise küçük, çıkmaz sokaklar için kullanılıyor. Sokak girişlerindeki tabelalarda her ikisini de görebilirsiniz. Özellikle eski binalar ve kiliseler inanılmaz güzellikte. Hemen hepsi adadan çıkarılan krem rengi kesme taşlardan yapılmış. Ön cephelerdeki hafif çıkmalar, renkli ahşap panjurlar, taş süslemeler ile eski binalar bütünsel ve hoş bir görüntü oluşturuyor. Malta’da bir şehirden diğer şehire genelde yürüyerek, ya da otobüsle 10 ile 15 dakikada ulaşabiliyorsunuz. Tabii bu kadar küçük olması insanda acaba sıkılır mıyım endişesi yaratıyor ilk başta ama zamanla adayı gezdikçe aslında hiç de sıkılacak bir yer olmadığınıanlamanız uzun sürmüyor. 

İDEALSAS Yurtdışı Eğitim Danışmanlığının Malta Konsolosluğu tarafından RESMİ VİZE ACENTESİ olarak tanındığını biliyor muydunuz?

 
Malta'yı gezmek için küçük bir ipucu verelim. Muhteşem bir otobüs ağı adayı kaplıyor. Günlük otobüs bileti 1,5 Euro, aylık kart ise sadece 20 Euro. Kısaca, ulaşım çok ucuz ve her yere ulaşıyor. İsteyen araba da kiralayabilir ancak ters yönden akan trafik büyük sorun. Otobüs ağının kapsamı nedeniyle başka bir ulaşım aracına pek ihtiyacınız kalmıyor.
 
 
Malta’da gündüzleri sokaklar çok kalabalık olmuyor ama akşam olup güneş çekilince insanlara sokaklara akın ediyor. Özellikle Paceville bölgesi eğlence mekanı olarak ön plana çıkıyor. Malta çok küçük bir ülke olmasına rağmen birbirinden farklı özelliklere sahip şehirleri var. Adanın ortasında yer alan Mdina da kesinlikle görülmesi gereken bir kasaba. Mdina'ya sessiz şehir deniyor. Gerçekten de çok sakin, sessiz bir ortamı var. Burası, aslında bildiğimiz Medine. Yani Arapça, surlarla çevrili şehir. Demiştim ya Arap etkisi de görülüyor diye, işte en güzel örneği bu harika kasabanın adı. Mdina'nın hemen dışında da Rabat kasabası var. Her iki şehir de mutlaka gezilip görülmesi gereken yerler.
 
 
Valetta'nın kuzeyindeki St.Julians modern Malta'yı temsil ediyor. Alışık olduğumuz apartmanlar sahil boyunca kilometrelerce dizilmiş. Sliema güzel bir liman şehri. Ama aynı zamanda bütün büyük ve tanınan mağazaların da olduğu bir şehir. Yani hem deniz kenarında yürüyüş yapıp hem de alışverişinizi yapabilirsiniz.
Bu iki popüler şehir dışında diğer bir şehrimiz de Valetta. Valetta, Maltanın başkenti. Ama bizim alışık olduğumuz şekilde büyük devlet binalarının olduğu bir başkent değil. Dar sokakları, müzeleri, Parlamento binası ile sevimli küçük bir başkent.
 
 
Biraz uzun bir girizgâh sonrası, asıl anlatmamız gereken, dil eğitimi açısından Malta’ya bir göz atalım ve bu konudaki izlenimlerimizi paylaşalım. Malta turistik özelliklerinin yanı sıra dil eğitimi açısından da öğrencilerin özellikle son 3 yılda fazlasıyla tercih ettiği bir ülke. Bu ülkeye gidecek öğrencilerin kafasındaki en büyük sorun günlük hayatta konuşulan dilin Maltaca olduğu fikridir. Halbuki ana dilleri Maltaca olmasına rağmen 4 yaşından itibaren vatandaşlarına İngilizce öğrenme zorunluluğu getiren bir eğitim sistemine sahipler. Herkes çok akıcı bir şekilde İngilizce konuşuyor.
 
 
Malta’nın en büyük geliri Turizm ve İngilizce Dil eğitimi. Bu sebepten ötürü birçok uluslararası okulun Malta’da şubesi mevcut ve Malta merkezli okullarla birlikte toplamda 45 tane dil okulu faaliyet gösteriyor. National Statistics Office (NSA)’nın 2011 yılı verilerine göre Malta’ya senede 80.000 öğrenci eğitim amaçlı geliyor. Bu rakamın geride kalan 3 yılda çok daha arttığı söyleniyor.
 
 
Malta’yı avantajlı kılan özelliklere bakacak olursak, ilk başta Türkiye ile coğrafik olarak çok yakın olması, Akdeniz iklimine sahip olması; Mart ayından itibaren baharın bütün sıcaklığını ve güzelliğini hissedebiliyorsunuz. Yıl boyunca, kışın bile çok az yağmur yağan karın ise hiçyağmadığı bir iklimi var. Ulaşım imkânlarının rahatlığı, güvenli bir ülke olması, kültürel zenginlik ve çeşitli sosyal aktiviteleri, düşük maliyetler (uçuş, okul, konaklama), gelişmiş iletişim altyapısı, uluslararası isim yapmış dil okullarında eğitim görme imkanı da Malta’nın tercih edilmesinde önemli etkenlerdir.
 
 
Son söz olarak, dil eğitimi için Malta’yı tercih etmeyi düşünen öğrencilere açık yürekle söyleyebilirim ki, Malta’ya gelin ve burada uygun fiyatlarla dil öğrenin. Burada tek dikkat etmeniz gereken şey, klasik olacak biraz ama Türklerle daha sınırlı bir arkadaşlık yapmak ve daha çok yabancı arkadaş edinmek. İkinci olarak, da turizm ülkesi olduğu için gece hayatına kendinizi çok kaptırmadan, sınırlı ve sorumlu bir eğlence anlayışı ile buraya neden geldiğinizi hiç unutmamaktır.
 

İSTER 0212 292 3904 NOLU NUMARADAN ARAYABİLİR, İSTERSENİZ info@idealsas.com MAİL ADRESİNE TELEFON NUMARANIZI BIRAKIN MALTA DANIŞMANLARIMIZ HEMEN SİZİ ARASINLAR!

Başkent Valetta'nın Tarihi ve Dar Sokakları
 
Malta'da Günlük Gazeteler

Malta'nın Turizm amaçlı kullandığı nostaljik otobüsleri

Başkent Valetta ve en önemli caddesi "Republic Street"

Malta'daki İngiliz Etkilerinden biri... Kırmızı Telefon Kulübeleri...

Malta kartpostallarında en çok yer alan fotoğraf... Başkent Valletta

Malta'nın St Julians'dan sonraki en hareketli şehri, Sliema'dan bir akşam görüntüsü

Başkent Valletta'nın Tarihi Dar Sokakları ve Uzun Merdivenli bir sokağından görüntü..
 



Biz Sizi Arayalım

 ( * ) Zorunlu alanlar.



-