MENÜ
Yurt Dışı Eğitimde Son Haberler

Londra'daki Önemli Dil Okulları

Danışmanlarımızdan Gökçe Bayram’ın Londra seyahati sırasında gezdiği Stafford House School of English, UIC, LSBF, Embassy CES, Kaplan, EC, BBP University, LSI ve Oxford House College izlenimlerini bu keyifli ve doyurucu yazıda okuyabilirsiniz…


 

Londra seyahat notlarıma Heatrow havaalanından başlamam gerek biliyorum ancak bu seyahatim için çok kolay bir gümrük işlem süreci yaşamadım! Yaklaşık 2,5 saatlik bir beklemeden sonra valizimi almaya gittiğimde valizimin Londra‘ya henüz ulaşmadığını ve ertesi gün geleceğini öğrenerek, havayolunun bana verdiği “acil gece yardım” çantamla yola koyuldum. İtiraf ediyorum verdikleri tişörtü hala kullanıyorum! Londra’ya belli bir süre için gidecek olan herkesin yapması gereken ilk şey bir metro kartı edinmek. Ben de havaalanından çıkarken metroyu kullanacağım için hemen haftalık metro kartımı aldım ve yola koyuldum! Londra toplamda 9 bölgeden oluşan oldukça büyük bir şehir olduğu için, metro kartları da bu bölgeleri kullanma durumunuza göre ayrılmış durumda. Benim konaklayacağım ev 3. bölgede olduğu için ben bölge 1-3 arası için bir metro kartı edindim. Merak edenler için bilgi vereyim 1-3. bölge arasında tam metro kartı ücreti 34,20£! Buna bir de oyster ücretini eklerseniz 39,20£ vermeniz gerekiyor. Ancak oyster depozitolu, yani geri verdiğinizde 5£’unuzu geri alabiliyorsunuz. Ek bir not 14 haftadan uzun süreli öğrenci olacaklar için ulaşım ücretleri indirimli.



İSTER 0212 292 3904 NUMARADAN ARAYABİLİR, İSTERSENİZ TELEFON NUMARANIZI BIRAKIN DANIŞMANLARIMIZ SİZİ ARASIN, info@idealsas.com

 

Bu seferki Londra seyahatimin sebebi yalnızca Londra’da bulunan okulları gezmekti. Aile yanına yerleştikten sonra ilk günüm olan pazartesi günü, Stafford House School of English‘i ziyaret ettim. Okulun Londra şubesinin gerçekten çok merkezi bir konumu var. Açık konuşmak gerekirse Stafford House School of English Londra şubesi, Londra’da en beğendiğim dil okullarından biri oldu. Okulun Londra şubesi yaklaşık 1,5 sene önce açıldığı için oldukça modern ve ferah. Stafford House School of English, CEG bünyesinde bulunduğu için, yine aynı grupta olan CATS Londra da okulun yan binasında bulunuyor. Bu kurumda da yine üniversite ve master hazırlık kursları ile lise programları sunuluyor. İki okul yan yana olduğu için ortak kullanım alanları da mevcut. Okulun Londra şubesini gezdikten sonra bir diğer şubesinin bulunduğu Canterbury şubesini de ziyaret ettim. Canterbury, Londra’ya trenle yaklaşık 1 saat uzaklıkta. Canterbury özellikle daha ufak ve sakin bir bölge tercih etmek isteyen öğrenciler için oldukça uygun. Canterbury şubesi Stafford House School of English’in ilk ve en eski şubelerinden biri. Okulda tam bir aile ortamı var. Bu açıdan özellikle daha ufak yaştaki öğrencilerin hiç çekinmeden tercih edebileceği bir şubedir.



Londra‘da ikinci günümde sırasıyla UIC, LSBF ve Embassy CES okullarını ziyaret ettim. UIC Londra şubesi, Oxford Circus’a yürüyerek iki dakika mesafede olduğu için birçok öğrenci için çok etkileyici. Okul diğer zincir okullara nazaran biraz daha ufak ancak yine de sınıfları modern ve ferah. UIC özellikle daha uygun ücret arayan öğrenciler için uygun bir seçim olacaktır diye düşünüyorum. UIC’den sonraki durağım LSBF. LSBF Londra şubesi, Londra’nın göbeğinde üniversite eğitimi alma şansı sunuyor size. Okulun iki binası da metro hattı üzerinde. Sınıflar oldukça büyük ve ferah. Yine özellikle üniversite eğitimi için daha uygun ücret ödemek isteyen öğrenciler adına iyi bir tercih olacaktır. Salı günü için son durağım şehrin biraz daha dışında olan Embassy CES. Embassy CES Londra şubesi, dil okulunun yanı sıra, lise ve üniversite programları da sunduğu için, diğer dil okulları gibi bir bina değil de daha çok bir kampüs havasında. 18 yaş altı öğrencilerin de olduğu pek çok program sunduğu için okul yurtları da yine bu kampüs içerisinde. Londra merkezinde bir okul düşünen öğrenciler için tabi ki tercih edilememesi gereken bir okul, ancak Greenwich de gerçekten etkileyici ve hoş bir bölge.



Çarşamba günü, yine Türk öğrencileri için oldukça popüler olan 2 dil okulunu ziyaret ettim. İlk durağım Kaplan Leicester Square şubesiydi. Daha sonra Kaplan’ın diğer şubesi olan Covent Garden‘i ziyaret ettim. Her iki şube de çok merkezi ve donanım olarak birbirine çok yakın. İki merkez de oldukça büyük ve öğrenciler için yararlanabilecekleri pek çok donanıma sahip. Kaplan’ın arkasından EC‘nin Londra’da yeni açtığı Euston şubesine gittim. Euston yine metroyla rahatlıkla ulaşabileceğiniz oldukça merkezi bir konumda. EC’nin yeni şubesi ise EC’nin dinamik yapısına yakışan bir şube. Diğer okullardan farklı olarak bir iş merkezinin tek bir katına konumlandırılmış. Şube yeni olduğu için sınıflar ve öğrenci alanları oldukça etkileyici ve modern. EC’nin arkasından bu sefer BBP Üniversitesi’nin Holborn şubesine gidiyorum. Burada sadece LLM öğrencileri için eğitim veriliyor. BBP Üniversitesi’nin en etkileyici yanı, bir bina üniversitesi olmasına rağmen, okuldaki donanımın normal bir üniversite kampüsünden farklı olmaması. Özellikle şehir merkezinde üniversite eğitimi almak isteyen öğrenciler için BBP Üniversitesi de iyi bir tercih olacaktır.



Londra seyahatim için değil, ancak okul gezilerim için son günüm olan Perşembe günü ziyaret ettiğim okullar ise LSI ve Oxford House College oldu. İlk olarak Oxford House College‘la başladım. Açıkça söylemeliyim ki Oxford House College‘ın Londra şubesi benim için en etkileyici yanı, ben gitmeden 2 gün önce açılmış olan yeni Primark’ın yan binasında bulunması. Evet, daha önce Londra’da bulunmuş olan kızlar şuanda gülümsüyorsunuz biliyorumJ Kim Londra’ya gitmiş ve Primark’tan alışveriş etmeden dönmüş ki! Evet, itiraf ediyorum, 3£’a aldığım çantaları arkadaşlarıma Londra’nın en ünlü butiklerinden aldığımı söyleyip hediye ediyorum! Şaka bir yana, Oxford House College Londra hem konumu hem de inanılmaz binası ile gerçekten çok etkileyici. Bina dışarıdan yeni bir binaymış gibi gözükse de yüksek tavanları, etkileyici kütüphanesi ile okul gerçekten çok gotik bir yapıya sahip. Oxford House College sonrasında son okulum olan LSI Central‘a gidiyorum. LSI Central British Museum‘a yürüme mesafesinde ve yine metro hattı üzerinde.


Okulu tanımlamam gerekirse sanırım en uygun kelime “şirin” olurdu. Okul yine İngiltere’ye özgü eski binalardan ancak restorasyona uğramış durumda ve çok modern. LSI’ın Londra merkezinde bulunmak istemeyen öğrenciler için bir merkezi daha var. O da LSI Hampstead şubesi. Hampstead‘e gittiğiniz anda sanki Londra dışına çıkmış gibi oluyorsunuz. Kendinizi tamamen başka bir şehirde hissediyorsunuz ancak merkeze çok yakınsınız. Hampstead Londra’nın en eski “village” larından bir tanesi. Şimdilerde Londralılar tarafından “suburb” olarak adlandırılsa bile bence hala bir “village“ havasında. İnsan Hampstead‘de kendini kesinlikle iyi hissediyor. LSI Hampstead’in arka tarafında kocaman bir bahçesi bulunuyor ve öğrenciler özellikle yaz dönemlerinde burada barbekü partileri yapıp futbol oynayabiliyorlar. LSI Hampstead, yine daha ufak yaşta olan öğrenciler ya da kendini şehir hayatının biraz dışında tutmak isteyenler için oldukça iyi bir tercih.



Biz Sizi Arayalım

 ( * ) Zorunlu alanlar.



-